Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
4 HİNDİSTAN Sihlerin altın kenti AMRİTSAR Yazı ve fotoğraflar Yelda Baler rs. Bandari’nin bahçeM sinde salıncağa bineceğimizin hayaliyle yol alıp duruyorduk günlerce. Pakistan’ın çöllerini Sarı Otobüsle geçerken, Quetta’nın egzoz dumanlı yollarını yürürken düşlerimi sallanan iki salıncağın rüzgarıyla serinletiyordum. Çok değil bir kaç saat içinde Pakistan sınırını aşıp Amritsar’a geçecek ve bir başka dünyanın içine girecektik. İstanbul’dan “Sarı Otobüsle” yola çıktıktan sonra, önce İran’da nargile tüttürmüş, şiirler okumuş, Pakistan’da dükkanlarda yerlerde oturarak alışveriş yapmış, tabaklardan çay içmiş, evlere misafir olmuştuk. Lahor’u arkamızda bırakıp sınıra doğru ilerlerken doğanın, yerleşimlerin, insanların neredeyse her kilometrede değişeceğini hayal bile edememişim. Pencap eyaletindeydik ve Lahor Pakistan Pencap’ının başkenti, Amritsar da Hindistan Pencap’ının başkentiydi. 14 Ağustos 1947’de sınırlar çizilmiş milyonlarca Hindu ve Sih Hindistan’a, Müslümanlar da Pakistan tarafına göçmüşler. İngiliz sömürgesi altındaki bölgede katliamlar, çatışmalar olmuş ve yüz binler ölmüştü. Müslümanların kurduğu “temiz ülke” Pakistan’a karşılık, bu dönemde Sihler de “Saflık Memleketi” Kalistan adlı yeni bir devlet daha kurmaya niyetlenince çatışmaların önü ardı kesilmemiş. Daha sonra eyalet merkezi Chandigarh’a taşınmış. Sih hareketi 1984’te iyiden iyiye hız kazanmış ve Altın Tapınak, Pencap’tan Sih olmayanların kovul masını ve Bağımsız Kalistan Devleti’nin kurulmasını isteyen silahlı militanlar tarafından işgal edilmiş. Başbakan İndria Gandhi döneminde askeri operasyonla Altın Tapınağa girilmiş militanlar çıkarılmış. Bütün bu olayların yanında 1985’te İndra Gandhi’nin Sih korumaları tarafından suikast sonucu öldürülmesi Pencap’ın en ağır yaralarından biridir. Sınırı bir kaç saatte geçtikten sonra Mrs. Bandari’nin evinin bahçesinde otobüsten fırladığım gibi salıncaktaydım. Geniş caddelerin kenarlarında bahçeler içinde iki katlı evlerin bulunduğu zengin muhitin mütevazı bir yerindeydik. Bahçeyi saran yasemin kokusu akşamla birlikte çıkagelmişti. Aklımızda gece gideceğimiz Altın Tapınak ve izleyeceğimiz törenler, yerleşme ve yemek işi ni hallettikten sonra dışarı çıktık. Bütün yollar bisiklet rikşalarla doluydu. Zayıf çelimsiz adamların rikşanın arkasına bindirdiği iki kişiyi nasıl çektiğini, hele hele pedalları çevirmek için arada ayağa kalktığında gücü nereden aldığını kestirmek gerçekten güç. Altın Tapınak Sihlerin kenti Amritsar 1577 yılında 4. Sih Gurusu Ram Das tarafından kurulmuş. Altın Tapınak’ın içindeki göl nedeniyle “nektar havuzu” yani Amritsar adıyla anılmaktadır. Moğol hükümdarı Ekber tarafından yaptırılan tapınak 17641802 yılları arasında restore edilmiş ve 100 kilo altın varakla kaplanmış ve böylece Altın Tapınak olmuştur. Bindiğimiz rikşalar bizi Altın Tapınak’ın önüne getirmişti. Her yer her şey öylesine etkileyiciydi ki soluksuz kalmıştım. Dışarının tüm hengame ve karmaşasını kapının dışında bırakıp içeri süzülüvermiştik. Kalabalık her yerdeydi ama garip bir sessizlik de kol geziyordu. Karanlığın içinde rengarenk sarileriyle şişman Amritsarlı kadınlar, rengarenk sarıklarıyla şişman Amritsarlı erkekler, ?