Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Y. BEKİR YURDAKUL İLE ‘SAHİBİNE ULAŞMAYACAK MEKTUPLAR 1, 2’
VE YAZIN YOLCULUĞU ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ...
‘Ne zaman yazıya otursam yanı
başımda bağdaş kuran, oyuna /
kendisine çağıran çocukluğum’
Sevdiğim, huzur bulduğum, Sözü her yerde olan, her yere ulaşan
heyecanlandığım, bana iyi geldiğini fark bir bakışla kuşatır okuyanı, dinleyeni.
ettiğim çok özel bir dildir yazı benim için.
Yazdıklarında bu düşünce
Mektuplarsa biraz anı, biraz masal, ikliminin rengini hep bulursunuz.
deneme ve şiir biraz da… Bende biriken
Size eşlik eden düşüncenin,
ne ki kendime saklamaya razı olmadığım.
duygunun tanıklığını getirir; tek tek karşınıza
Hikâyelerdir aslında hepsi, yazılmasa çıkarır. Bir hafıza sunar okuruna.
olmazdı dediğim.
Y. Bekir Yurdakul ile bunlardan bir demet
Y. Bekir Yurdakul bir dil / kültür olan, dört kitap olarak tasarladığı Sahibine
eylemcisi. Yazıda ve yaşamda bunun Ulaşmayacak Mektuplar’ın (KeKeMe
Yayınları) yayımlanan ilk ikisini ve yazın
izlerini süren, yazın dünyamızın
yolculuğunu konuştuk.
zenginliğini yazıya taşıyan biri.
‘NİCE İYİ YAZAN ARASINDA KONUŞMAYI ‘ANI, ANLATI, ANI-ÖYKÜ, DENEME, DİL
SEVMEYEN DE ÇOKTUR’ YAZILARI VE MEKTUP DAHA ÇEKİCİ
Sevgili Bekir, söze nereden başlayalım?
n BENİM İÇİN’
Söz’den elbette! Bizim seninle aramızdaki söz
n Kitaplarına baktığımızda, dil üzerine yazıların
bağının yılını saymalı mı, bilemedim! Yaklaşık elli ağırlıklı olarak öne çıkıyor. Ardından edebiyatın ve
yıl desem abartmam...
kültürel ortamımızın tanıklığını içeren kitapların…
Şimdi yeni kitabını okurken “çok sözü olan bir
Kitap kurma fikri nasıl oluştu?
arkadaş” olarak hatırladığım o günlere döndüm.
YURDAKUL - İlk kitabım Sözü Doğru Desene
Yani, konuşmayı / anlatmayı seven biri olarak
yirmi beş yaşında. Yıllar içinde iki de kardeşi oldu:
karşıma çıkmıştın. “Çok konuşan ama iyi konu-
Ne Varsa Dilimde ve Dilimsel Şeyler. Anı türündeyse
şan, iyi yazar” diyebilir miyiz?
dört kitabım var.
Y. BEKİR YURDAKUL - Evet, neredeyse yarım yüzyıl. Anı, anlatı, anı-öykü, deneme, dil yazıları ve mektup
Söz girdi aramıza, söz bağ oldu, sımsıkı sardı, kuşat- daha çekici benim için.
tı. Hep kıymet verdik bu dostluğa. Ve ne çok paylaştık!
İlk kalem oynattığım yıllarda hem sevgili dostum
Doğrudur anlatmayı, konuşmayı sevmelerim.
Öner Yağcı hem de sen, yazdığım her şeyi bir dosya-
İyi konuşmanın yazma becerisine katkısına gelince
nın parçası olarak değerlendirmemi önermiştiniz.
yazının yolunu açar, kısaltır gibi gelir bana -ne ki bir
Yaşamın sözleri gibi, sizin dediklerinizi de dikkate
yandan da nice söz ustasının hiç yazmadığını da
alınca basının dilinde karşılaştığım özensizliklerin yanı
anımsarım. Ve nice iyi yazan arasında konuşmayı
sıra özenli örnekler de önce gazete ve dergi yazılarım-
sevmeyen de çoktur.
da yer buldu.
Derken kimileri ilk kitabımda bir araya geldiler. Son-
‘DİL YAKAMI HİÇ BIRAKMIYOR!’
rası, kalem nereye çağırdıysa oraya ve hiç erinmedim.
Senin yazma yolculuğuna neredeyse adım
n
adım tanık biriyim. Orada heyecan / tutku / bilgi
ÖĞRETMEN YAZAR!
var. Bunların mayası da elbette dil, dile gösterdi-
Dil eğitimi kadar çocukların da yetişmesi ko-
n
ğin özen. Yazı dille ve düşünceyle inşa edilir.
nusunda özenli, hassas olduğunu biliyorum.
Seni buraya, yani yazmaya yönelten neydi?
Bu yönelimin özünde olan neydi?
YURDAKUL - Dilin daha ilkokul yıllarımda farkına
YURDAKUL - Uzun öğretmenlik yıllarımda hep ken-
vardığımı biliyorum. Bunda başta ilkokul öğretmenim
dilerini bulmalarını, farklılıklarının ve değerlerinin ayrı-
Süleyman Kılıç’ın bilgiyi yaşamla ilişkilendirmemiz, işe
mında olmalarını istedim.
yarar kılmamız konusundaki özeni etkiliydi sanırım. Bir
Ve bildiklerinin davranışlarına yansıdığında anlamı
de baktım dil yakamı hiç bırakmıyor!
olacağını duyumsatmaya çabaladım.
Etkili ve iyi konuşma yolculuğumu da kendi dil oku-
n Çocukları öylesine ciddiye alan birisin ki bu
lumda yaptım / yapmaktayım, editörlüğüm de öyle.
neredeyse her bir kitabına yansıyor.
O dil okulumun öğretmenleri öncelikle dilimizin bü- rımında bile olmadan- beni bu deryaya itmesiyle oldu.
Çocuk olmak, çocuk kalmak yanının izlerini
tün söz varlığı, sonra başta Ömer Asım Aksoy olmak “Ben de yazmalıyım” heyecanından “Bunu ben yaz-
görüyorum bazen bu çalışmalarında. Seni buna
üzere bütün söz / yazı ustalarıydı. malıydım” hevesine akmalarım beni daktilo başına ça-
yönelten neydi asıl?
Yazmaya yönelişim bendeki taşıran damlayı benden ğırdı. Çok geçmeden inşa etmeye çabaladığım dillere
önce fark eden dostlarımın -kimisi bile isteye, kimisi ay- yazıyı da katmış oldum. YURDAKUL - Ne zaman yazıya otursam gelip
>>
6 23 Nisan 2026
KADİR İNCESU

