Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
27 EYLÜL 2026
6
Islandman ile birlikte yayınladığı ‘Mecnun’ şarkısını kısa süre önce dinleyicilerle buluşturan ARKADAŞ, sorularımızı yanıtladı
‘Müzik beni ele geçirdi’
iyatroyla adım müziğimi yaparken de daha hareketli yerlerde
attığı sahnede
arıyorum.
şimdilerde
l Elektronik müzikle Türkçe sözleri oldukça
müzisyen
doğal biçimde bir araya getiriyorsunuz.
Tkimliğiyle
Kendimi iyi ifade etmeye çabalıyorum, bir
yer alıyor Arkadaş Deniz
şey, doğrudan söylenmek dışında kaç farklı
Koşar. Pandemide herkesin
şekilde söyleniri araştırıyorum. Fonetik olarak
evlere kapandığı dönemde
kulağıma güzel gelen cümlelerin, başka şarkı
DENİZ
başlayan bir hikâye bu:
sözlerinin neden hoşuma gittiğini bulmaya
ÜLKÜTEKİN
Zihnindeki cümleleri elektro
çalışıyorum.
pop tınılarıyla birleştirerek
kısa sürede dikkat çeken şakrılara imza atan
VE SONRA DANS ETTİK
ve ARKADAŞ sahne ismiyle evrene yayan
l Bu yıl yayınladığınız “ve sonra dans ettik”
Koşar’dan notalarla buluşan öyküsünü
hangi duygu ya da hikâyeden doğdu?
dinledik...
Yazlık bir kasabada gün batarken sahilde
l Bize kendinizi biraz anlatır mısınız? Bir de
geçen bir yaz aşkı hikâyesi olarak kurdum.
“ARKADAŞ” isminin çıkış hikâyesi nedir?
Çok sevdiğim boş bir sahil var orayı hayal
Ben Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
ederek sözlerini yazdım. Gençlik, yazın coşan
Tiyatro mezunuyum ve uzun bir süre
duygular, bunun geçiciliği, andan duyulan haz,
hayatımda sadece tiyatro oldu. Pandemide
dışarıdan görünmeyecek kadar küçük
eve kapanınca müzikle baş başa kaldım
bir duyguyu içeride büyük yaşamak
ve öğrenmeye başladım. Bir süredir kendi
konularını hissettirmek istedim.
şarkılarımı bağımsız olarak ARKADAŞ ismiyle
l “EX ARKADAŞLAR
yayınlıyorum ve konserler veriyorum. Şarkı
Kafamda ikisi aynı yerde birleşiyor, müzikte de ağlamıştım onu
MEZARLIĞI”nın ardından yeni bir
yapımının tüm aşamalarını odama zamanla
oyun oynuyorum tiyatroda da. hatırlıyorum.
albüm planınız var mı?
kurduğum stüdyomdan yapıyorum. Üretimin
l Pandemi, müzikal yolculuğunuzda bir
l “ARKADAŞ” sizin
Albüm fikrine bir süredir uzaktım
her aşamasında bağımsız olmak çok hoşuma
kırılma noktası olmuş gibi görünüyor. O
için bir sahne personası mı,
çünkü kemik dinleyici kitlem
gidiyor. Bu arada işin en sevdiğim kısmı
dönemde ne değişti?
yoksa tiyatronun kolektif
henüz var mı bilmiyorum ve tekli
kesinlikle konserler. Konser verebilmek için
Kırılma değil de doğrudan çıkış noktası oldu.
yapısı içinde yeterince alan
yayınlayınca bile dinleyicilere
müzik yapıyor bile olabilirim. Arkadaş benim
Ben şarkı söylemekten aşırı utanıyordum.
bulamayan tarafınızın
ulaştırmakta zorlanırken albümü
gerçek adım, mahlas olduğunu varsayan çok
Ukulelem ile cover videoları çekip utanarak
sesi mi?
insanlara nasıl duyururum
oluyor. Annemle babam koymuş Arkadaş Zekai
paylaşmaya başladım, derken yavaş yavaş
ARKADAŞ,
endişelerim vardı ama bugün
Özger’den etkilenerek. Ben de hazır böyle bir
sesimle barıştım (hâlâ barışmaya devam
abartılmış ve
albüm yapmak istediğime karar
ismim varken sahne adım olarak kullanmak
ediyorum). Sonra müzik prodüksiyonu
özgürleşmiş, performatif verdim. Kendimde albüm içerisinde
istedim.
öğrenmek istedim. Evden çıkamadığım için
ve baya da dramatik bir halim.
sound olarak bir tutarlılık çok da
bolca zaman da vardı. Ableton’ın o zaman
KIRILMA DEĞİL ÇIKIŞ Tiyatronun sınırlarından taşan bir
aramıyorum. Nasıl bir albüm olur onu
üç aylık bir demo sürümü vardı, indirip
versiyonum.
da bilmiyorum ama hayal kurmaya
l Müziğiniz çok içgüdüsel ve uzun zamandır
YouTube’dan videolar izleyerek öğrenmeye
başladım. Benim de içinde hikâyeler
l Şarkılarınızın sesi oldukça
sizinleymiş gibi hissettiriyor; oysa dediğiniz
başladım. Bir videoda “Tüm tuşlara basıp
olan yeni bir dünya kurmaya
gibi önce tiyatro daha baskındı. Bugün müzik hareketli ve dansa yakın, sözleriniz ise
ne işe yaradıklarını görmekten korkmayın”
ihtiyacım var.
yaşamınızın merkezine mi yerleşti? zaman zaman karanlık.
diyordu. Ben de öyle tuşlara basarak deneme
Ağlayarak dans etmek konseptini
Müzik çok uzak bir hayal gibiydi. Şu anki l Kendinizde “star ışığı”
yanılma yöntemiyle takıldım biraz. Sonra
gibi hayatımın merkezinde konumlanacağını çok seviyorum. Karanlık, öfke, görüyor musunuz?
Türkiye’de Beats By Girlz, şimdiki adıyla
asla tahmin edemezdim. Ben sadece oyunculuk mutsuzluk bunlar hem sözle hem Başkaları ne der bilmiyorum
Kreşendo kuruldu ve online Ableton ve müzik
yapacağımı sanıyordum ama müzik yavaş yavaş hareketle aşılabilen duygular. ama ben sürekli “Pearl”
prodüksiyonu atölyesi yaptılar. Ben de katıldım
beni ele geçirdi. Tiyatro yapmayı hâlâ istiyorum ve ordan da aldığım bilgilerle deneye deneye Sahnede saçma sapan danslar filmindeki “Please, I’m a star”
bu arada. Müzik hayatıma girince kendimi daha buraya kadar geldim. İlk yaptığım şarkının ederek şarkılarımı söylemek (Lütfen, ben bir yıldızım) repliğini
iyi ifade edebileceğim bir araç bulmuş oldum. yanlışlıkla proje dosyasını silmiştim ve baya istiyorum belki bu yüzden tekrarlıyorum.
‘Sosyal medya olmadan bağımsız müzik olmaz’
l Sosyal medyada yalnızca bilemiyorum. Müziği odamda sessizlikte oturuyor olurum. Ben, sağlamak ve aktarmak için de
müziğinizi değil, backstage’inizi
bazı hislerle yapıp paylaşınca da benim gibi hisseden var mı, şarkımı arkada neler döndüğünü paylaşmayı
ve müzik hikâyelerini de
insanlar dinliyor mu, ne düşünüyor dinleyen duygularına tercüman seviyorum. Müzik hikâyelerini de
paylaşıyorsunuz. Bu açık ve
bilemiyorum ve bilmek istiyorum. olunmuş hissetti mi, o şarkıya ne bir arkadaşıma anlatıyordum ve
mesafesiz tavrın tiyatro ve
Benim de mesafelerim var tabii oldu, bunlar hakkında konuşmak anlatırken çok keyif aldığımı fark
performans geçmişinizle bir
ki ama iletişimi beni dinleyenle istiyorum. Backstage konusunda, ettim. Başkalarına da anlatmak
ilişkisi var mı?
kurduğumu bilmek benim için başkalarının backstage’de neler istedim ve o içeriklerim de böyle
önemli. Yoksa odamda müziğimi yaptığını görmek çok ilgimi çekiyor başladı. Tiyatroyla ilişkisi anlatmaya
Şu an sosyal medya olmadan
bağımsız müzik nasıl olur yapmış bir yerlere atmış ve ve öğretici de oluyor. O iletişimi olan ilgim olabilir.
Çocuklar nasihatlerden çok yetişkinlerin davranışlarını örnek alıyor
Haftanın etkinliği
Kadıköy Çizgi Festivali
Geleneksel hale gelen Kadıköy Belediyesi
Çizgi Festivali’nde çizerler, yayınevleri,
Çocuklara yasak
etkinlikler ve çizim atölyeleri sizi bekliyor.
Bugün son gün, kaçırmayın.
Yer: Kadıköy-Yoğurtçu Parkı
Tarih: Bugün Saat: 13.00-18.00
Haftanın kitabı
yetişkinlere serbest
“Dünya” kitabında çocuklar,
ocuklar,
normaldi. Ekranda şiddet normaldi ama evde, okyanusların derinliklerinden
ÇOCUKLARLA
kendilerine
okulda değildi. dağların zirvelerine uzanan
BİR ÖMÜR
yasak olan
555 çıkartma ile dünyamızı
ÇOCUK EĞİTİMİNİN
davranışları
Ç keşfediyor.
BÜYÜK ÇIKMAZI
büyüklerin
Zaman ilerledikçe düzelmesi gereken şeylerin
yaptığını gördüğünde büyük
Yayınevi: Altın Çocuk
daha da kötüye gitmesi büyük bir hüsran nedeni
bir şaşkınlık yaşıyor. Eyleme Kitapları
elbette. Her gün şiddet, hakaret, hırsızlık,
dönüşmeyen sözlü uyarı,
Yaş: 7+ Sayfa: 48
haksızlık haberleriyle karşılaşıyoruz. Üstelik
çocuklarda değiştirici etki
ÖMÜR KURT
şiddet, git gide dozunu artırıyor. Evet, eskiden
yaratmıyor ve onları doğruya
omur@
Evde deneyin
de her şey mükemmel değildi ama şimdiki kadar
yöneltmiyor. Zaman içinde
cocuklarlabiromur.
com da kötü değildi. Tarihin her döneminde insanlar
tüm yanlışlar normalleşiyor
Çocuklar, yetişkinler karşısında edepli olmalı,
haksızlığa uğramış, şiddet gösterip şiddet
ve birer davranış halini alıyor.
Tekerleme zamanı
bacak bacak üstüne atmamalı, yüksek sesle
görmüş. Ancak dünya ileri gidiyor, durmuyor.
İşte asıl sorun da burada başlıyor.
Çocuklar sözcük oyunlarına ve tekerlemelere
konuşmamalı, kimseyi alaya almamalı, sesini
Toplumlar, geçmişten çıkardıkları derslerle daha
bayılır. Bu hafta onlarla zor bir tekerlemeyi
SÖYLEDİĞİMİ YAP,
çıkarmamalı, sessiz ve uslu olmalı, bir köşede
iyiye ve doğruya yönelmeli. Nitekim çocuklara
ezberleyip tekrar etme oyunu oynayın.
YAPTIĞIMI YAPMA! put gibi durmalıydı. Oysa yetişkinler böyle
verdiğimiz nasihatler de bunun bir sonucu.
miydi? Onlar istedikleri her şeyi yapabilirlerdi.
Çocukken, çocukların söylemesi ayıp Yani yanlıştan aldığımız dersi düzeltmeye
Söylemleriyle eylemlerinin uyuştuğu anlar
olan şeyleri yetişkinlerden duyduğumda çok yönelik bir tavır. Oysa yalnızca söylemek
Haftanın şarkısı
nadirdi. Örneğin çocuklara, “Büyüğüne
şaşırırdım. Örneğin çocukların küfretmesi ayıptı yetmiyor... Çocukların yaptığı yanlışlar
küçüğüne, herkese saygılı ol” derlerdi ama
ama yetişkinlerin küfretmesi ayıplanmıyordu. kızılmamalı, ayıplanmamalı. Çünkü çocuklar,
Bu hafta çocuklarınızla
kendileri bazen saygısızlık yapabilirlerdi.
Çocukların yalan söylemesi affedilmezdi yetişkinlerin yaptıklarını yansıtıyorlar. Üstelik
ve torunlarınızla
Toplumdaki bu genel tavır pek çok yerde
ama yetişkinler, “beyaz yalan” dedikleri tamamıyla! Ve çünkü çocuklar, yetiştikleri
birlikte Fransız çocuk
kendini gösteriyordu. Okulda, hastanede, evde,
aldatmacaları rahatlıkla yapabiliyorlardı. toplumun, büyüdükleri evin, mahallenin, sokağın
şarkısı olan “Jean Petit
devlet kurumlarında, siyasi konuşmalarda,
Yetişkinlere serbest olan her şey çocuklara yansımasıdır. Ve tüm bunlara ek olarak; dijital
Qui Danse”yi dinleyin
ekranda... Yetişkin olmak “her şeyi bilmek”
yasaktı. Yetişkin yaparsa hoş görülür ama çocuk dünyanın... Evet, dijital dünya da artık çok
ve başka bir kültürün
demekti. Gerçekten öyle miydi? Örneğin okulda
yaparsa şiddet görürdü. Yetişkinler kendilerini büyük bir belirleyici! Yaşamını çocuk eğitimine
şarkısını tanıyarak bu
iki çocuk kavga ettiğinde onlara şiddetin kötü
iyi yetiştirememişlerdi ama çocuk yetiştirmeye adamış bütün uzmanların söylediği gibi çocuklar
şarkı hakkında sohbet
bir şey olduğu söyleniyordu ama mecliste
çalışıyorlardı. Bu aslında “Söylediğimi yap ama kulaktan değil, gözden öğrenir. Bu yüzden ne
edin.
milletvekillerinin yumruk yumruğa kavga etmesi
yaptığımı yapma!” tavrıydı. söylediğimiz değil ne yaptığımız önemli.

