Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
PUANIM: 7/10
27 EYLÜL 2026
4
Süt Çiftliği, ailesini kaybeden iki çocuğun yasını, annelerinden ayrılan buzağıların yalnızlığıyla buluşturan dokunaklı bir ilk film
Yas, umut ve süt
erde uzanan bir grup bakışta basit görünüyor. Ancak üzerine
AY’A SEYAHAT
çocuk. Yattıkları yerden düşünüldüğünde Halid’in mantarı
sakince kalkıp dans gibi beklenmedik bir tılsımı anlatının
etmeye başlıyorlar. İrem üzerine serpiştiriyor: Süt çiftliğinde,
Y(Mira Saikali) huzurla doğumdan hemen sonra “sözde” özel
takip ediyor ritmi ve birazdan içine bakıma alınan buzağıları annelerine
düşeceği acıdan habersiz, belki de son kavuşturmak... İrem, annelerinden ayrı
mutlu anını yaşıyor. kalan hayvanları gördüğünde doğal
BAŞAK BIÇAK
olarak tepki gösteriyor ve kısa sürede
“Süt Çiftliği”, 12 yaşındayken
basakbicak bir katkı sağladığı hissine kapılmakta güçlük aralarındaki bağların sırf metaforik olmadığını
“kendisi gibi olduğunu” öğrendiği
ailesini trafik kazasında kaybettiği için @gmail.com
çektim. Tek başına, bir mağarada yeniden fark ediyoruz. Çünkü ister korunaklı bir
babaannesinin yanına, bir süt çiftliğine yeni arkadaşı Halid’le birlikte yeni
yaşama başlayan ve bir mağarada iyileşme
çiftlikte refah içinde yaşayan İrem olsun ister
yerleşmek zorunda kalan İrem’in doğan hayvanları kurtarmayı deniyor.
olasılığını fark eden iki çocuğun öyküsü ve
savaştan kaçarak yaşama tutunmaya çalışan
hikâyesiyle açılıyor. Burada tanışacağı ve Bu girişim haliyle en çok çiftlikte çalışan ve
kendileri gibi olan hayvanları kurtarma arzuları
Halid olsun ister mikrop kapmasın diye
kader ortaklığı kuracağı Halid’in o da bir öksüz ve yetim olan Halid’in
öylesine gerçek ve içten ki filmi etkileyici ve
annesinin sütünden mahrum kalan buzağı...
başına dert açıyor ve iki çocuğun
(Ediz Metin) söylediği gibi o da
inandırıcı kılmaya yetiyor da artıyor bile.
İnsan veya hayvan, varlıklı veya savaş sürgünü
yazgı ortaklığı, pastoral manzaralar
herkes gibi normal bir çocuk
bir garip. Her birinin yası, kaybı farklı ancak
ANNEDEN AYRILMAK
arasında bana yer yer Reha
başlangıçta. Normal bir yaşam
yoksunlukları aynı. Çünkü hepimizin
Erdem’in “Koca Dünya”sını Bu filmle ilk uzun metrajını çeken
sürdürürken korkunç bir
doğasında aynı şey var ve
anımsatan bir serüvene Elif Eda bir söyleşisinde, anne
acıyla tanışıyor. Bilmediği bir
süt, bunun ilk temeli. Bu
dönüşüyor. Kendileri gibi olduktan sonra inekler ve
yerde, tanımadığı insanlarla
yüzden bir bakıma
olmasın diye küçük bir buzağıyı yavrularının birbirinden
yaşamak zorunda kaldığında
hem çatışmanın
kurtarmaya çalışırken en çok ayrılması üzerine
tek çareyi anılarda buluyor.
özünde filmde hem
korktukları şeyle yüzleşiyorlar: düşünmeye başladığını
Annesi ve babasıyla çektiği
varoluşun hem de
İrem’in telefonunu kaybı bir ve bu fikrin tohumlarının
onlarca video, İrem için bir tür
soyut ve somut
bakıma ailesinin hafızadan, atıldığını söylemiş.
sığınağa dönüşüyor. Bu yüzden
haliyle büyümenin,
anılardan da gidişine, Halid’in Gerçekten de “Süt
ilk andan itibaren İrem’in iç
iyileşmenin. Dünya
savaş ve sürgün anıları ise yitip giden
Çiftliği”, annesinden
dünyasını ve ailesiyle ilişkisini, bu
üzerindeki canlıların
her şeyi yeniden hatırlatıyor ona.
ayrılan her canlının,
videolar ve fotoğraflar aracılığıyla
bu alabildiğine “sıradan”
“Süt Çiftliği”nde, süt üretiminin koşulları filmdeki gibi “korunma amaçlı
öğrenmeye başlıyoruz.
tabiatı üzerine dokunaklı bir
ve işleyişiyle ilgili olarak öyküye eklemlenen bile olsa” ne denli büyük bir
KAYIP VE İYİLEŞME film “Süt Çiftliği” ama mayası
anlaşma meselesi ve köylülerle olan çatışma ise yalnızlığa, kimsesizliğe, çaresizliğe
Filmin bu andan sonra, İrem’in yaşadığı umut dolu.
bana göre İrem ve Halid’in iyileşme, büyüme ve mahkûmiyete dönüştüğünü bir kez daha
Ayvalık Film Festivali’nde gösterilen Süt
kayıp ve iyileşme yolculuğu sırasında, ve acıyla yüzleşme yolculuğunu bazı anlarda hatırlatıyor. Bu yüzden o buzağı gibi yerde
hikâyede çatışma yaratan çözümü ise ilk sekteye uğratıyor. Çünkü bütününde, anlatıya yatan İrem’i veya Halid’i gördüğümüzde, Çiftliği, yakında vizyonda.
BERRIN KARADENIZ
berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr
Kültür rotası
Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye
kültür sanat dünyasında bu hafta
öne çıkan etkinlikler…
Macaristan
parlamento
binası
Buda Tepesi
Tarihi hamamlar ve Gül Baba’nın silinmeyen anısı Macaristan’da bizden izler taşıyor
v Gönül İşi
Budapeşte’de Türk izleri
alerist, 25. kuruluş yılını “Gönül İşi” sergisiyle kutluyor.
olan Aziz Stephen Bazilikası Budapeşte’nin
G50’ye yakın sanatçının eserlerini bir araya getiren
Gül Baba
AHMET ARPAD
yüreğinde yer alıyor. Neo-Rönesans
sergi, galerinin 2001’den bugüne uzanan sanat yolculuğuna
tarzındaki bu görkemli yapı, yüzyıllara
odaklanıyor. 7 Kasım’a dek Galerist’in Beyoğlu’ndaki
aklaşık 145 yıl (1541- uzanan bir tarihin ve inancın tanığı.
mekânında görülebilecek sergide geçmiş yapıtların yanı sıra
1686) Osmanlı egemenliği Macaristan’ın ilk Hıristiyan kralı olan
sergi için üretilen çalışmalar da yer alıyor.
altında kalan Macaristan’ın Aziz I. Stephen’a adanmış, 8 bin 500 insan
başkenti Budapeşte günümüz aynı anda ibadet edebiliyor. Budapeşte’de
YAvrupa’sının en güzel ve en kesinlikle görülmesi gereken başka bir yapı
etkileyici kentlerinden. Görkemli mimarisi, da dev parlamento. Tuna’nın kıyısında
canlı kültürü ve Tuna Nehri kıyısındaki 268 metre uzunluğunda, Neo-Gotik
pitoresk konumuyla büyüleyici ve tarih
tarzında inşa edilmiş, yaklaşık 700 odadan
dolu. Günümüzde “hamamlar, kaplıcalar
oluşuyor. Bu simge yapı Londra’daki
kenti” olarak anılan Budapeşte, Roma
Westminster Sarayı’nı andırıyor. Kubbesi
dönemine kadar uzanan zengin bir hamam
96 metre yüksekliğinde. Aziz Stephen Tacı,
kültürüne sahip. Doğal termal kaynaklar
kraliyet asası ve küresiyle bir arada kubbe
hem tarihi hem de modern tesislere su
salonunda sergileniyor.
kaynağının üzerine kurulmamış olduğu için
sağlıyor. Budapeşte’nin altındaki 120
suyu yakındaki Lukás kaplıcasından yeraltı
BUDA TEPESİ
kaynaktan her gün yeryüzüne çıkan 30 bin
borularıyla getiriliyor. Budapeşte’nin
Tarihi Buda tepesine bir gezi yapmadan
metreküp termal suyu içlerindeki mineraller
kaplıcalarına gelince, en ünlüsü 1913
Budapeşte’ye veda edilmez. Geçin Arpad
ile kas, cilt ve solunum sorunları yaşayanlar
yılında açılmış olan 18 havuzlu Széchenyi
köprüsünden Tuna’nın öteki kıyısına,
için kaçınılmaz. Budapeşteliler kaplıcalarda
kaplıcası ve Avrupa’nın en büyük termal
v ‘Klasik mi dediniz?’
gezinin kalenin sokaklarında, seyredin karşı
günlük yaşamın stresini unutuyor,
banyolarından. Her yıl 2 milyona yakın
kıyıları... Burada görülecek çok şey var:
rahatlıyor, yeniden enerji topluyor.
insanın ziyaret ettiği kaplıcaya yakın başka
ef Cem Mansur yönetimindeki Gedik Filarmoni Orkestrası,
Macar Ulusal Galerisi ve Tarih Müzesi,
Budapeşte’yi ziyaret eden birçok turist de
bir sevilen termal banyo da ünlü Gellért
Şyeni sezonun ilk konserinde “Klasik mi dediniz?”
Kraliyet sarayı, Aziz Matthias Kilisesi
tarihi kaplıcalara ve hamamlara uğramadan
Oteli’nin altında.
başlığıyla farklı dönemlerin müzikal anlayışlarını 14 Ekim’de
ve Balıkçı Tabyası Buda’da görülmesi
ülkesine dönmüyor.
Süreyya Operası’nda dinleyiciyle buluşturacak. Programda
gerekenlerden. 14 metre yüksekliğindeki
GÜL BABA
Meriç Artaç’ın Ouverture to the Sun, Mozart’ın 21. Piyano
OSMANLI HAMAMLARI
Veba Sütunu, Yahudi Sinagogu gibi diğer
1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman
Konçertosu ve Prokofiev’in Klasik Senfonisi yer alırken,
Budapeşte’nin sıcak termal kaynakları
ilginç yapılar da önerilir. Kent merkezine
tarafından Isparta’dan Macaristan’a
Mozart’ın eserini piyanist Eliso Bolkvadze yorumlayacak.
Roma İmparatorluğu zamanında
dönerken Buda ile Peşte’yi birbirine
yollanan Bektaşi dervişi ve şair Cafer,
keşfedilmişti. Ardından Osmanlılar
bağlayan sekiz köprüden en görkemlisi
Budapeşte’de bir tekke kurmuştu. Sarığında
döneminde bu sağlıklı yeraltı suları,
olan, 1849’da hizmete giren 375 metre
hep taze gül taşıdığı için kendisine “Gül
hamam geleneğiyle tedavi amacıyla
uzunluğundaki “Zincirli Köprü”yü
Baba” denen derviş 1541 yılında, 1 Eylül
kullanılmaya başlamıştı. Macaristan
yeğleyin. İki dev aslan heykelinin arasından
günü Budin savaşında şehit düşmüştü.
1300 kaplıcasıyla bir dünya rekorunu
geçerek yine Peşte’ye dönün.
Bektaşi hoşgörüsü ile kısa zamanda
elinde tutuyor. Budapeşte’de hâlâ çalışan
kendini insanlara sevdirmişti. Şeyhülislam
ÜNLÜ KAFELER
Rudas ve Király o dönemden kalmış iki
Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze
Türk hamamı. Rudas hamamında altı Viyana gibi Budapeşte de kahveleriyle
namazına Kanuni Sultan Süleyman da
termal buhar banyosunun yanı sıra bir de ünlü. Kent gezintilerine ara verip bazıları
katılmıştı. Gömüldüğü sekizgen türbe v Eric Christian
yüzme havuzu var. 1574 yılında Osmanlı kesinlikle ziyaret edilmeli. İçlerinde en
kesme taştan ve durduğu tepeye “Gültepe-
ünlüsü 1894’te açılan New York Café.
Beylerbeyi Veli Bey döneminde inşa ilk kez İstanbul’da
Rozsadomb” adı verilmiş. 1997 yılında
“Dünyanın en güzel kafesi” unvanını
edilmiş olan Veli Bey Hamamı Lukács
Türk ve Macar hükümetlerinin işbirliği
taşıması olağan. Kahvenizi yudumlarken
Kaplıcası’na yakın. Hamam, kentin en eski
iyanist ve besteci Eric Christian, klasik müziği modern
ile yapılan restorasyonun ardından açılışa
duvarların altın rengi, mermer sütunlar ve
banyolarından. İçinde büyük bir havuzu
Pve sinematik bir anlatımla buluşturduğu besteleriyle ilk
dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman
ışıl ışıl avizelerle nefes kesici bir atmosfer
ve dört küçük termal havuzu var. 450
kez İstanbul’da sahnede olacak. Avrupa müziği ile New York
Demirel de katılmıştı.
sizi büyülüyor. Paris Udvar, Callas Café ve
yıllık hamam, Budapeşteliler için gizli bir
ruhunu harmanlayan Christian, 1 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell
GÖRKEMLİ BAZİLİKA
sırdır! Budin Beylerbeyi Sokollu Mustafa Muvész Kávéhá Café de mutlaka görülmeli.
Platinum Sahnesi’nde kendi bestelerinden oluşan repertuvarını
1906 yılında İmparator Franz Joseph
Paşa tarafından 1570 yılında açılmış olan 1827’de açılmış olan Ruszwurm Pastanesi
seslendirecek.
tarafından açılan ve büyüleyici bir yapı
Király Hamamı (Kral Hamamı) bir sıcak su geleneksel Macar tatlılarıyla ünlü.

