Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Months
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
11 OCAK 2026
2
EDITÖRDEN
Yeşil geleceği istiyoruz ama
elki de artık
en büyük
korkumuz
bilinmezlik.
BNe
yaşayacağımızı, ne
bedelini kim ödeyecek?
hissedeceğimizi, hatta
ne düşüneceğimizi
lışverişten dönerken poşetler yanındaki insanların yeşil dönüşüme bakışını
önceden bilmek İnsanlar çevreyi korumak
DAIRESEL
biraz daha hafif, hesap biraz ortaya koyuyor. Sonuçlar kesin: İnsanlar
istiyoruz. Belirsizlik,
FLORA
istiyor ve bunu ekonomik
daha ağır. Etiketlere bakarken çevreyi korumak istiyor ve bunu ekonomik
artık yalnızca rahatsız
yalnızca temel gıdaların değil büyümenin önüne koymaya hazır. Ancak artan
büyümenin önüne koymaya
edici değil, neredeyse
Ayaşamın da pahalılaştığını yaşam maliyetleri ve yetersiz kamusal destek,
tahammül edilemez bir hazır. Ancak artan yaşam
hissediyoruz. Tam da bu noktada, çevreyi bu isteğin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
durum gibi algılanıyor.
korumak ve doğayla uyumlu yaşamak hâlâ Ankete göre dünya genelinde her 10 kişiden
maliyetleri ve yetersiz
güçlü bir talep olarak karşımızda duruyor. 8’i çevreyi korumayı ekonomik büyümenin
HHH
kamusal destek, bu isteğin
Ancak bu talebin arkasında giderek daha önünde tutuyor. Temiz hava, temiz suya erişim
Her şeyin açık, kesin
yüksek sesle sorulan bir soru var: Bu ve kirliliğin azaltılması, ülkeler arasında farklı
sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
ve öngörülebilir olması dönüşümün bedelini kim önceliklerle de olsa ortak bir beklenti olarak
AYÇA
ödeyecek? öne çıkıyor. Çevrenin korunması artık soyut
beklentisiyle yaşıyoruz.
CEYLAN
Türetim Ekonomisi Derneği’nin bir ideal değil; doğrudan yaşam kalitesiyle
Planlar yapıyor,
bileşeni olduğu Yeşil Ekonomi ilişkilendirilen temel bir gereksinim olarak
senaryolar kuruyor,
Koalisyonu (GEC) ve görülüyor.
ayca_ceylan
“en kötü olasılığa”
Savanta tarafından
TÜRKIYE’DE ÇEVRE VE EKONOMI
göre hazırlanıyoruz.
yayımlanan “Küresel
BIRLIKTE DÖNÜŞÜYOR
Peki bu tüm bu hazırlık
Yeşil Tutumlar
Araştırma, Türkiye’de kamuoyunun çevre
hâli bizi daha güvende
Anketi 2025”,
ve ekonomi arasında bir tercih yapmak yerine
mi kılıyor yoksa dünyanın
iki alanı birlikte güçlendiren politikalara açık
dört bir
daha kırılgan, daha
ve kararlı bir destek verdiğini gösteriyor.
tedirgin bir ruh haline
Katılımcıların yüzde 93’ü, devletin hem
sürüklüyor?
ekonomiye hem de çevreye fayda sağlayan
politikaları önceliklendirmesi gerektiğini
HHH
düşünüyor. Bu yaklaşım, çevre korumanın
İstatistiklerin,
ülkedmizde bir “fedakârlık” değil, kalkınmanın
verilerin, deneyim
ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğünü ortaya
koyuyor.
paylaşımlarının
Türkiye’de en çok desteklenen politika
dünyasında artık artık
başlığı ise ekonomik büyümeyi ve çevreyi
her şeyin formülünü
birlikte koruyan yasal düzenlemelerin
arıyoruz. Aşktan
oluşturulması. 2025 yılında katılımcıların
sağlığa, güvenlikten
yüzde 45’i, bu tür bütüncül yasaları
mutluluğa kadar her
çevresel dönüşüm için atılması gereken
şey birkaç doğru
en öncelikli adım olarak tanımlıyor. Bu
adımda ulaşılabilir bir
veri, toplumun çözümü bireysel tercihlerde
taslak artık. değil, kamusal düzenlemelerde
aradığını net biçimde
HHH
gösteriyor.
Ancak bu güçlü toplumsal
Sosyal medya,
iradeye karşın uygulamada ciddi bir
kişisel gelişim dili ve
boşluk hissi var. Türkiye’de katılımcıların
hız kültürü bu algıyı
yüzde 69’u, geçen yıla kıyasla çevreyi
daha da besliyor. Her
korumak için kişisel olarak daha fazla
sorunun bir yanıtı, her
adım atıldığını belirtirken çevre dostu
sorunun bir çözümü,
tercihler yapmanın önündeki en büyük
her duygunun bir
engel olarak devlet desteğinin yetersizliğini
reçetesi olmalıymış gösteriyor. Katılımcıların yüzde 62’si,
çevreyi korumaya yönelik adımlar atarken
gibi davranıyoruz.
kamusal destek eksikliği yaşandığını ifade
Ancak unutmayın,
ediyor, yüzde 94’ü ise hükümetin iklim
belirsizlikle yaşamayı
kriziyle mücadelede ve çevresel dönüşüm
öğrenmek, teslim
sürecinde çok daha fazla sorumluluk alması
olmak değildir. Tam
gerektiğini düşünüyor. Bu oran, çevre
tersine yaşamın
meselesinin Türkiye’de yalnızca bireysel
denetlenemeyen
farkındalık düzeyinde değil, açık bir
taraflarını kabullenme kamusal görev olarak görüldüğünü ortaya
koyuyor.
cesaretidir. Belki de
Belki de bugün asıl mesele şu soruda
belirsizlik, korkulacak
Yeşil dönüşüm kamusal bir sorumluluk
düğümleniyor: Yeşil geleceği kiminle,
bir boşluk değil
nasıl ve hangi adalet anlayışıyla kuracağız?
Anket verileri, çevresel eylemlere güven oranı yüzde 83 gibi yüksek yavaşladığını veya toplumsal
yaşamın nefes aldığı
Çevreyi korumak, yalnızca doğayı değil
yönelik güçlü kamuoyu desteğine bir seviyedeyken Avustralya’da bu destekle yeterince buluşamadığını da
bir aralıktır. Hepinize
toplumsal güveni de onarmayı gerektiriyor.
karşın siyasi liderlerin sürdürülebilir oran yüzde 29, Güney Afrika’da açıklıyor. Bu tablo, yeşil dönüşümün
iyi pazarlar...
Güven ise ancak yük adil paylaşıldığında,
bir gelecek sağlama yeteneklerine ise yalnızca yüzde 22. Daha bir iyi niyet sorunu değil güçlü
kamusal sorumluluk açıkça üstlenildiğinde
duyulan güven konusunda dikkat yüksek gelir düzeyine sahip yönetişim, şeffaflık ve kamusal
DENIZ ÜLKÜTEKIN
ve yeşil dönüşüm bir fedakârlık çağrısı
çekici bir bölünmeye işaret ediyor. ülkelerde görülen bu şüphecilik, sorumluluk meselesi olduğunu
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr
olmaktan çıkıp ortak bir gelecek projesine
Çin’de siyasi liderlere duyulan çevre politikalarının neden sıklıkla ortaya koyuyor.
dönüştüğünde yeşerebilir.
Aşk ve eros
yatan şeyin onun erostan koparılması
sikolog Rollo May, Batı bakıldığında oldukça gariptir.
geleneğinde dört çeşit aşk Bu durumun antitezi 1920’lerde, olduğunu söyler. Eros, doğumla ölüm
olduğunu söyler. Birincisi Rollo May’in ifadesiyle “neredeyse arasında tutkuyla yaşayabilmek için
seks veya şehvet diye bir gecede” ortaya çıkmıştır. muhtaç olduğumuz bir gerilimdir.
Padlandırılan “libido”dur. Seks ve seks üzerine düşünceleri Modern insan seksi tamamen erosun
İkincisi üretme veya yaratma dürtüsü kaygı yaratan geriliminden kaçmak için
bastırmanın karşıtı olarak zihinlerin
olan “eros”tur. Dostluk, kardeşlik sürekli sekse takılı kaldığı bir bir tür uyuşturucu olarak kullanmaktadır.
sevgisi anlamına gelen “philia” üçüncü döneme geçiş yapılır. Seks üzerine Erostan bu biçimde kaçmak kendimiz
AYŞE ACAR
ve diğer insanlarla olan ilişkilerimizde
sırada yer alırken ötekinin refahı için konuşmak bir tür özgüven ve
özgürlük şartı olarak anlaşılırken insani duyarlılığın yitirilmesi ve bunun
adanmış sevgi olan “agape” dördüncü
sonucu olarak kayıtsızlık çukuruna
sırada yer alır. Godot’u bekler gibi beklediğimiz uzaylılar
düşmemize neden olan şeydir.
May şöyle der: “İnsanın her gerçek aşk bir gün gelse onlarla iletişim için elimizde
bu konudan başka ciddi bir şey kalmamış
deneyimi, bu dördünün değişen oranlarda
EROS VE HIZIR
gibidir.
karışımıdır.* Dört aşktan hangisinin ön
Eros, tıpkı Hızır gibi çorak toprakların
Değişimin niteliğini, “seksi” ifadesinin
planda olduğunu belirlemek bir anlamda kim
yeşil ağaçlarla, çimenlerle dolmasını
bizde yarattığı izlenimden de anlamak
olduğumuzu ve ömrü nasıl geçirdiğimizi
sağlayan, insana yaşam ruhu üfleyen yaratıcı
mümkündür. Bugün modern bir kadına seksi
bize söylemektedir.
güçken şimdilerde May’in ifadesiyle, “bir
olduğunu söylemek bir tür iltifat olarak
Tek işlevi bu olmasa da seks her insanın
çocuğa, pembe tombul, şakacı bir yaratığa,
kabul edilirken Viktorya döneminde kadınlar
biyolojik varlığını başlatan unsurdur. May,
bazen de yayı ve oklarıyla oynayan şişman
bunu bir hakaret olarak kabul ediyordu.
bu dört sevgi türü arasında seksi Freud’un
bir bebeğe” dönüşmüştür.
Rollo May eskiye oranla günümüzde seks
çalışmalarında (cinsellik gibi seksten daha
Aşk Tanrısının geçirdiği bu hazin değişim,
üzerine medyada, okullarda veya gündelik
geniş bir kavramı da hesaba katarak) modern
insan bilincinin geçirdiği değişimle ilgili
yaşamda rahatça konuşmalar yapılmasını
tarihin tez ve antitezine ilişkin çatışmanın
bize dikkate değer şeyler söylemektedir.
olumlu bir gelişme olarak değerlendirir.
sesi olarak tanımlar.
Bilinçler, tanrısal yani tutkuyla iş yapan,
Ancak seksin bir tür tekniğe dönüşmesi
tutkuyla ilişkiler kuran düzeyden kendi
SEKSIN DÖNÜŞÜMÜ
ve kolay ulaşılır olması onu aynı zamanda
ve ötekinin varlığını sıradanlaştıran ve bu
Tez, Viktorya dönemidir. Antitez ise
sıradanlaştırmıştır. Gündelik yaşamın
nedenle yaşamı derinleştiremeyen çocuksu
sonrası. Viktorya döneminde sekse yönelik
gerginliğinin giderilmesinde bir araca
bir düzeye düşmüştür.
ani ortaya çıkan istekler, dürtüler hemen dönüşen ve mekanikleşen seks, ona yönelik
bastırılmalıdır, irade bunu gerektirir. İşin arzunun azalmasına ve irade sorunlarına Kaynakça
bu yanına hak vermemek elde değil ancak neden olmuştur.
* Rollo May, Aşk ve İrade, çeviren Yudit
May, seksi kısırlaştırmanın altında
seksten iğrenmeyi kutsallaştırmak bugünden Namer, Okuyan Us Yayınları.

