Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
MERHABA
azınıyla Cumhuriyet öykücülüğünde yeniliğin
öncüsü Nezihe Meriç ve kült yapıtı Adresi Bi-
Y linmiyor ile Kressmann Taylor kapağımızda.
Edebiyatta yeni arayışlarla toplum içindeki bireyin
durumunu ortaya koyan 1950 Kuşağı’nın yaşamda
ve edebiyatta insanı köleleştiren alışkanlıklara baş-
Öykü neyin peşinde?
kaldıran, edebiyatta gerçeği derinliğiyle boyutlandıra-
rak duyguları, düşleri, düşünceleri imgeli bir anlatım-
Öykü elbette yaşamın peşinde; bütünsel anlamda doğayla yaşanan her ne varsa
la ve tüm yönleriyle mutfağında piştiği Dost ve Seçil-
tamamının izini sürüyor. Ama nasıl; yetkin bir anlatı sanatı olarak kayda alıyor,
miş Hikâyeler Dergisi yıllarındaki birikimiyle aktarmayı
başaran, Cumhuriyet öykücülüğünde yeniliğin öncü-
dönüştürüp hikâye-öykü halinde hayatı derinden kavratırken şaşırtıcı hünerle işleyip
südür Nezihe Meriç (1924 / 18 Ağustos 2009).
geliştirerek okur içselleştirmesinin de önünü açıyor.
Aydın sorumluluğuyla doluydu, derinlikli gözlemle-
riyle bireysel ve toplumsal değişimi ayrıntılarıyla ak-
ürk insanı tuttuğu takımla partideki tardı. Cumhuriyetin ilk kadın öykücülerinden biri ola-
hatta hemşerilikteki taraftarlık takın- rak öykülerinde kadın dünyasını, kadının varoluş mü-
Ttısıyla bir tuhaf görüntü veriyor. cadelesini, iç dünyasını, toplumdaki yerini ev, aile,
Sözüm meclisten dışarı; futbolda takım- sokak, gelenekte ve gelecekteki yeriyle, bütünlüğüy-
ların, seçimde siyasal partilerin, kentte ka- le aktardı, kadın ruhunun sesi oldu.
sabada hemşeriliğin koyu taraftarlarına ba-
1950’de “Bir Şey” adlı öyküsüyle başlayan yazın-
kın, körlemesine bir “bön”lük algılamak ola-
sal serüvenini anılarında, “Ben bir saatlik yürüyüşten
sı. Bunu “hikâye” peşinde koşan ama öy-
bin öyküyle dönerim. Ben öykülerimle yaşarım” di-
küden bihaber okur için de uyarlayabiliriz.
yen, öykünün mutfağında pişen, Dost Yayınları’nda
“Taraftar” okur, magazinel “ilginç”lik ara-
Nâzım Hikmet’in Bütün Yapıtları 1’i yayımladığı için
yabilir hikâyede ama öykü niye peşine takıl-
hapis cezasına çarptırılan, 1968’den “74 Affı”na ka-
sın bunun? Dili biçemiyle, anlatısıyla, ger-
dar “kaçak” yaşayan Nezihe Meriç’i Asım Bezirci’nin
çekliği okura yeniden kurdurma gücüyle,
sözleriyle ve saygıyla anıyoruz:
metni örüntüleme olanaklarıyla “ağır abi”dir
“Nezihe Meriç anlatımının güzelliği, duyarlılığı-
öykü. İlginçlik öykülem-anlatı örtüşmesin-
nın inceliği, gözlemlerinin keskinliği, işlediği sorunla-
de, gereksinirlikteki doygunlukta gözlenir.
rın ilginçliği, kadın psikolojisini yansıtmadaki ustalığı
Ancak kent öykülerinde kişiler kurnazlık tezgâhında hep
Biz, anlatı sanatı bağlamında öykünün
ve bilinçli başkaldırısıyla dikkate değer bir yazardır.”
ileriye dönük kendi hesapları peşinde.
temel sorunlarını, gereksinimlerini 1950’lerde özgür sa-
Öner Yağcı’nın yazısı...
Nitekim öyküsüne içirdiği, sürekli koruyup geliştirdiği
nat tartışmaları içinde bilimcisinden felsefecisine sanat-
Amerikalı Kressmann Taylor (19 Ağustos 1903 /
dramatik gerilimle bu olguya derinlik de kazandırıyor yazar.
çılarla birlikte, öykücü yazar kitlesinin yoğurup işleyişiyle
14 Temmuz 1996), tek bir yapıtla dünya edebiyatına
Kırda canlıları, neredeyse birbirinden ayırmaksızın in-
aşıp yerine oturttuk. (Bu ayrı yazı konusu.)
adını yazdırmayı başarmış ender yazarlardan biridir.
sanı, hayvanı, bitkiyi aralarındaki nice sürtüşmeye karşın
Kendilerine özgü yaklaşımla öykülerini işleyen işte üç
1938’de yayımlanan Adresi Bilinmiyor adlı kısa
kalem size… bütünlükle ele alıp kuşatırken buna dönük didinişlerini de
romanı (ya da uzun öyküsü), 12 Kasım 1932 ile
ekliyor anlatısına. Oysa kentte hayvan kadar her şey sal-
ERKUT ÖZAL: ‘ISKARTA’
18 Mart 1934 tarihleri arasında 40 yaşlarındaki Max
tık anlamda birer “av”dır artık, gücü yetenin üste çıktığı.
Erkut Özal (d. 1978), iki farklı başlık altında topladığı öy- ve Martin adlı iki arkadaşın birbirilerine yazdıkları
Sonuçta Emir, “yaban hayvanı” soyutlamasıyla kır-kent
kü demeti Iskarta’da (Alakarga, 2025) ilk bölümü farklı bir 19 mektuptan oluşur.
yaşamında ilginç bir karşıtlığı da vurgulamaya girişiyor di-
anlatı damarı halinde kurmaya çalışırken ikinci bölümde
Bu mektuplar aracılığıyla, İkinci Dünya Savaşı’nın
yebiliriz çünkü bunlar bir “koleksiyon”la bütünlenirken yazar
geleneksel anlatı temelinde sürdürüyor öyküsünü.
eşiğinde Almanya’nın nasıl yavaş yavaş totalitarizmin
da adeta çağımıza dönük manifesto döşüyor öykülerinde.
İlk bölümde öykü kişilerinin içsel oyuklarından dışa sı-
uçurumuna yuvarlandığını, bunun sonucu olarak iki
RIDVAN HATUN: ‘BİLLUR ÖRÜNTÜLER’
zan bireysel ezginlik, iç yangını, üst üste binen keder vb.
dostun ilişkilerinin giderek gerginleştiğini ve engelle-
ağırlık taşırken ikinci bölümde bir açıdan bunların tersin- Rıdvan Hatun, Billur Örüntüler (Can, 2023) adlı bu ilk ki-
nemez bir trajediye doğru gittiğini görürüz.
lemesini getirerek “Ölüm dediğin şey yaşamın ta kendisi. tabında öyküye dönük nahif bir derinlikle karşılıyor okuru.
Kressman Taylor, Nazi Almanyası’nı bir edebi konu
Hepimiz yaşayan ölüleriz ya da yaşamayan diriler” (83) Ötekileştirme, şiddet, eşitsizlik vb. izleksel pek çok ko-
haline getiren ilk birkaç yazardan biridir. Avrupa’da
diye düşünen insanlar aracılığıyla kuruyor anlatısını. nuya yoğunlaşırken yine de öykülemden ödün vermeksizin
savaş çanlarının çalmaya başladığı 1938 yılında,
Böylelikle öyküler, lirik hüzünlerin ince alaysamalarla sorunları toplumsal vicdanla baş başa götürmenin önünü
ABD hâlâ tarafsız ülke konumundayken Amerikan
görece her dem tazelik yaydığı metinlere dönüşüyor. açıp doğrudan kurabileceği bağla okuru kıskıvrak yaka-
kamuoyunun çok ilerisinde cesur bir öngörü sergiler
Yazar bu zengin üstelik zekice öyküleme omurgasına lıyor, ayrıca anlatısında sergilediği geliştirimle de dikkati
çünkü Hitler rejiminin oluşturduğu tehlikeyi meslek-
alaysama çeşnisi katarken buna ayrıca rüya-bilinç / bi- çekiyor. Bütün bunları özetle “örüntüleme” terimi çerçe-
taşlarının büyük çoğunluğundan önce sezmiştir.
linçdışı akışı da ekliyor. vesinde yerine oturtuyor Rıdvan.
Adresi Bilinmiyor, İkinci Dünya Savaşı’nın başla-
Çıkmaz sokak kuşatmasının söylenti, vesvese, ku- Ancak şunun altını bir kez daha çizeyim. İlk ağızda
masından bir yıl önce, Hitler rejiminin kısa süre sonra
runtu vb. akıntısına kapılmış kişilerin toplumsal, bireysel şöyle kabaca bakıldığında toplumsal vicdanla çok kolay
uygulamaya başlayacağı korkunç katliamları toplu-
huzursuzluklarını görece hastalık anlamında yapılandır- bağ kurduğu söylenebilir yazarın ama işin doğrusu sınıf-
mun henüz aklına bile getiremeyeceği bir tarihte ya-
makta sağlıklı bir yol diyebiliriz. sal temelli bu bağlam, kolay anlaşılır göndergeler halin-
zılmış, sıradan insanların korkudan, körü körüne, ya
Sonuçta gerek anlatım gerekse öyküye serdiği dil açı- de görünse de o, bunu asla şematizme yönelmeden öy-
da fırsattan istifade nasıl insanlık dışı bir ideolojiye
künün gereksinimiyle orantılı sıçramalı sezdirmelerle, ör-
sından ince bir işçilik yansıtırken bir biçimde toplumsal
biat ettiklerini anlatan vizyoner bir anlatıdır.
tüklemeler, eksiltmelerle gerçekleştiriyor.
çöküş girdabına gömülü, böylesi sorunlar yumağı arasın-
Ferda Fidan’ın yazısı...
Rıdvan’ın öykülerinde okuru saran bir güzel yan da öy-
da bir türlü çıkışta buluşamayan, top benzeri hep kendile-
- M. Sadık Aslankara (“Öykü neyin peşinde” / Erkut
rini, birbirlerini çeviren insanların serüvenlerini okuyoruz. kü kişilerine karşı sergilediği sevecen tutum. İster iyi is-
Özal, Iskarta, Alakarga / Emir Çubukçu, Yaban Hay-
terse kötü yanlarını öne çıkarsın, iyinin tokatlanacak, kö-
EMİR ÇUBUKÇU: ‘YABAN HAYVANI KOLEKSİYONU’
van Koleksiyonu, İletişim / Rıdvan Hatun, Billur Örün-
tünün alkışlanacak bir yanını bulup okurda öykü kişisi-
Emir Çubukçu (d. 1988), Yaban Hayvan Koleksiyonu
tüler, Can),
nin eksiksiz bir suretinin resmedilebilmesi için çabalıyor.
(İletişim, 2023) başlıklı yapıtıyla öyküde yeni bir arayışa
- Rıdvan Dansuk (Gültekin Emre, En Genç, Lando),
Çocuksu yanlarını da, akıllarınca şeytanlıklarını da hep
girdiğini gösteriyor.
onların masumiyeti üzerine temellendirirken bir sevile-
- Nursel Özçelik Cengiz (Sevim Kahraman, Karanlık
İlk öykülerini farklı biçemlerle yapılandırmaya çalışırken
cek taraf bulup bunu bize göstererek işliyor.
ve Mavi - ‘Bir Halikarnas Balıkçısı Romanı’, Kırmızı Kedi)
bu kez okuru, “Kır Hayvanları”, “Kent Hayvanları” başlıkla-
Evet, öykü senin benim hepimizin, yaşamın peşinde,
- Can Uyar (Tarık Zafer Tunaya, İslâmcılık Akımı, Kronik),
rı altında kurduğu bölümlerde toplumsal-bireysel sorunla-
koşuyor durmadan, yeter ki siz hot zot edip işine karış-
- Y. Bekir Yurdakul (Fatih Tuncay, Yapay Zekâ Ka-
rın odağında gezindiriyor. Kırla kent öykülerindeki bu so-
mayın onun.
n
ranlık Gölgeler, Bilgi),
runların işlenişinde farklı bir yaklaşım göze çarpıyor. Kı-
- Vitrindekiler, kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’un
ra dönük anlatı, enikonu düz mantık çizgisinde gelişiyor. www.sadikaslankara.com, her perşembe
hazırladığı Güncel ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı
Öykü kişileri kendi kavrayışlarıyla yer yer gülünesi tu- öykü-roman, tiyatro, belgesel alanlarında
Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor!
tumla dünyadan uzak ama buruk bir görüntü sergiliyor. güncellenerek sürüyor.
İyi okumalar...
lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım:
Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72
74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem
Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com.tr l Baskı: İleri Basım
KITAP
Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. AŞ, Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad. No: 11A/41
Bahçelievler - İSTANBUL. l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.