Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
(29 TEMMUZ 1805 / 16 NİSAN 1859)
Demokrasinin ruhunu arayan
aristokrat:
Aleksis de Tocqueville!
Alexis de Tocqueville’in modern kıl payı kurtulmuş soylu bir aileden
demokrasinin toplumsal, kültürel ve gelmesine karşın demokrasiye bu
siyasal etkilerini derinden inceleyen kadar ilgi duyması ve tüm insanlığın
ilk aydınlardan biri olarak karşımıza kaçınılmaz akıbeti olarak görmesi de ne
çıktığı Amerika’da Demokrasi, Batı kadar özgün bir dünya görüşü olduğunu
toplumlarının günümüze kadarki evrimi gösterir.
üzerine yazılmış kehanet niteliğinde bir
Yapıtında demokrasinin devrim
kitaptır.
sayesinde “yaratıldığını” düşünenleri
Edebi biçemi, fikirleri, titiz eleştirirken Fransız Devrimi’nin aslında
çözümlemeleriyle bugün hâlâ modern demokrasinin çıkış noktası değil vesilesi
kalmayı başaran bir yapıttır ve olduğunu söyler. ABD’deki düzenli ve
demokrasinin nereden geldiğini, oturmuş sistem onun düşüncesinde bu
özgürlük ile eşitlik kavramlarını sürekli açıdan gerçek bir model oluşturur.
tartışmaktan vazgeçersek nereye doğru
Bununla birlikte Tocqueville kesinlikle
yol alabileceğini kavramamız açısından
safdil bir demokrasi tutkunu değildir,
son derece önemli bir incelemedir.
zira eşitlikçi bir toplum anlayışına
Amerika’da Demokrasi’nin 1835 dayanan demokrasinin olası
tarihli birinci cildinde, sistemin aşırılıklarının da farkındadır ve bu
siyasal mekanizmalarını çözümleyen sisteminde diğerleri gibi belirli riskler
Tocqueville, 1840 tarihli ikinci cildinde içerdiğini de özellikle vurgular.
ise Amerikan demokrasisinin daha çok
Bunların başında da “demokratik
sosyal boyutuyla ilgilenir.
bireycilik” ve “çoğunluğun zorbalığı”
1789 Devrimi sırasında büyük badireler gelir ki yapıtının önemli bir bölümünü
atlatmış hatta bazı bireyleri giyotinden bu kavramlara ayırmıştır.
Oysa o yıllarda ülkesi Fransa’da Temmuz Monarşisi diye
FERDA FİDAN
bilinen ve bir ölçüde Fransız Devrim’inin prensiplerinden
uzaklaşarak tekrar kraliyet sistemine dönme eğilimi göste-
TOCQUEVILLE: ‘YEPYENİ BİR DÜNYA İÇİN
ren siyasal rejim hüküm sürüyordu.
YENİ BİR SİYASET BİLİMİNE İHTİYAÇ VAR!’
Ancak Tocqueville soylu ailesi ve akrabalarıyla bozuş-
2 Nisan 1831’de Fransa’nın Le Havre limanından
mak pahasına monarşik sistemin artık devrini tamamlamış
Amerika’ya doğru yelken açan geminin yolcuları arasında
olduğuna emindir.
İçişleri Bakanlığı’nın resmi görevlisi olarak Amerikan ce-
yazar” dediği Montesquieu’den de esinlenmiştir.
zaevi sistemini incelemek üzere yola çıkan Alexis de Tocquevil-
Ancak İngiliz modelinin Avrupa ülkeleri için artık tükendiği-
DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI:
le adlı genç bir yargıç da vardır.
ni ilk görenler aydınlardan biri olduğundan gözünü “Saf bir de-
KOŞULLARIN EŞİTLİĞİ!
Ancak Meşrutiyet yanlısı aristokrat bir aileden gelen genç
mokrasi” olarak betimlediği ABD’ye çevirmiştir.
Tocqueville, incelemesinin başlangıcında “koşulların eşitliği”
adam için bu resmi görev sadece bir bahanedir çünkü asıl amacı
Zira “Amerika Cumhuriyeti” Fransa’da olduğu gibi salt za-
adını verdiği kavramın demokrasinin temel taşı olduğunu yazar.
ABD’deki demokratik sistemin mekanizmalarını çözümlemektir.
limlerin değil binlerce masumun da infaz edildiği kanlı bir dev-
Burada kastedilen, bireyler arasında kurulacak mükemmel
Somut verilere dayanan bir inceleme yazmak isteyen Toc-
rim sonrası kurulmamıştır.
bir eşitlik değil, doğuştan gelen ayrıcalıkları ortadan kaldırma-
queville uzaktan ahkâm yürütmek yerine, demokrasiyi yerinde
Bu yüzden demokrasi ve devrim arasındaki tarihsel bağı or-
ya ve bireyleri sosyal, yasal ve siyasal alanlarda birbirine ya-
gözlemlemek ister.
tadan kaldıracak bir alternatif ortaya koymak ve her toplumun
kınlaştırmaya yönelik derin ve tarihsel eğilimdir.
Sadece gözlemlemek yetmez tabii, ABD’nin kurucu babaları
binlerce insanın kanını dökmeden de demokratik bir sisteme
Bununla birlikte Tocqueville kesinlikle safdil bir demokra-
Alexander Hamilton, James Madison, doğal haklar ile bireysel
geçiş yapabileceğini kanıtlamak ister.
si tutkunu değildir, zira eşitlikçi bir toplum anlayışına dayanan
özgürlükleri kuvvetle savunması ve siyasi gücün ademimerke-
Demokrasinin devrim sayesinde “yaratıldığını” düşünenle-
demokrasinin olası aşırılıklarının da farkındadır ve bu sistemin-
zileştirilmesinden yana olması açısından en önemlileri kabul et-
ri eleştirirken Fransız Devrimi’nin aslında demokrasinin çıkış
de diğerleri gibi belirli riskler içerdiğini de özellikle vurgular.
tiği Thomas Jefferson’un metinlerini de dikkatle incelemiştir.
noktası değil vesilesi olduğunu söyler.
Bunların başında da “demokratik bireycilik” ve “çoğunlu-
New York’tan New Orleans’a uzanan ve 10 ay süren uzun bir
Tocqueville dışındaki aydınların o sıralar pek ilgilenmedi-
ğun zorbalığı” gelir ki yapıtının önemli bir bölümünü bu kav-
Amerika seyahati sonunda genç adam Fransa’ya notlar, düşünce-
ği ABD’deki düzenli ve oturmuş sistem onun düşüncesinde bu
ramlara ayırmıştır.
ler, anılar, röportajlarla dolu defterlerle ve kesin bir inançla döner:
açıdan gerçek bir model oluşturur.
“Yepyeni bir dünya için yeni bir siyaset bilimine ihtiyaç var.”
DEMOKRATİK BİREYCİLİK
DEMOKRASİNİN DÜNYAYA GELİŞİ VE
Bu noktada, önce bireycilik ve egoizm arasındaki ilişkiyi ni-
‘AMERİKA’DA DEMOKRASİ’
KARŞI KONULMAZ, EVRENSEL GELİŞİMİ!
telendirir. Doğal ve içgüdüsel bir duygu olan egoizm her insa-
Atlantik’in diğer yakasında kaldığı süre boyunca yazdığı
1789 Devrimi sırasında büyük badireler atlatmış hatta bazı nın ruhunda olan “insanın kendisinden başka hiçbir şeyle il-
yüzlerce sayfanın sonucu olan Amerika’da Demokrasi’nin
bireyleri giyotine gönderilmekten kıl payı kurtulmuş soylu bir gilenmemesine ve kendisini diğer her şeye tercih etmesine yol
1835’de yayımlanan birinci cildinde Tocqueville, sistemin
aileden gelmesine karşın demokrasiye bu kadar ilgi duyması ve açan tutkulu ve abartılı bir benlik sevgisidir”.
siyasal mekanizmalarını çözümler.
tüm insanlığın kaçınılmaz akıbeti olarak görmesi de ne kadar
İlkel ve asosyal bir duygu olduğu için bazı koşullarda insanın
1840’da yayımlanan ikinci ciltte ise Amerikan demokrasisi-
özgün bir dünya görüşü olduğunu gösterir. içindeki hayvani duyguların da ortaya çıkmasına neden olabilir.
nin daha çok sosyal boyutuyla ilgilenir.
Yıllar sonra yapıtının 10. basımına yazdığı önsözde şöyle der: Bireycilik ise koşulların eşitliğinin gitgide önem
Tocqueville bir asır önce Yasaların Ruhu adlı yapıtında, İn-
“Bu kitap tek bir fikrin sürekli ışığında yazıldı: Demokrasi- kazanmasıyla ortaya çıkmış yeni bir kavramdır.
giltere’deki anayasal monarşi sisteminin kurumlarını mercek
altına alarak Fransız toplumuna anlatan ve “Her gün okuduğum nin dünyaya gelişi ve karşı konulmaz, evrensel gelişimi.” Bireyci insan başkalarına zarar vermez, ancak toplumdan
>>
10 14 Ağustos 2025
Resim: THÉODORE CHASSÉRIAU