Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
büyük bir değişimin sancılarıyla yazdıklarım her
karşı karşıyayız demektir. Bu da bizi bir baş-
gün yeniden biçimleniyordu. Edebiyat dergile- ka açılıma, ütopik evren kurulumuna taşıya-
rinde süreğen, dizgeli olarak görünmem 1973’te caktır ister istemez.
Yansıma’yla başladı, yazın dünyası beni ilk kez Böyle olunca bu kadınları, günün yaşayan
bu yolla tanıdı sanıyorum. kişileri yerine ancak gelecekte yaşayabilecek
birer ana karakter halinde almak belki daha
‘HALLEY’DE YEDİ KADIN,
doğru, gerçekçi olur.
KENDİLERİNE ÖZGÜ ADA
Hamasi söz yok, komut yok, emir verme-
OLUŞTURAN YEDİ KADINLA
emre uyma yok, herkesin “üzerine vazife”
TANIŞTIRIYOR BİZİ’
aldığı, sistemi ayakta tutup çalıştıran bir iş-
Gelelim kısa süre önce Cumhuriyet Ki-
n
gücü, ahlak gücü var, o kadar.
tapları tarafından yayımlanan Halley’de
Buradan bu sonsuzluk penceresinden bak-
Yedi Kadın adlı romanına ağabey. Yazın ve
tığımızda da tam anlamıyla bir ütopik roman
düşün aşamasını sormak isterim öncelikle.
Halley’de Yedi Kadın.
Halley’de Yedi Kadın’ı büyük kentlerin can-
Anlatıcının duygusu net: Hallerine, tavır-
n
gılından çıkılıp nefes almak, erkek şiddetinden
larına, dirençlerine şaşırdığı kadar, bu kadınla-
kaçmak, yılgınlık-yorgunluk-bıkkınlıktan kur-
ra -eski eşi ve kızlarının aksine- güveniyor da.
tulmak gibi amaçlar nedeniyle metropollerden
Kendisini kabul eden, saygı gösteren Hal-
kıyı kentlerine taşınarak orada tutunmaya, ye-
ley nasıl iyileştiriyor, nasıl hani iyi geliyor?
ni yaşam kurmaya odaklanan gerçek-kurmaca,
Ve romanın anlatıcısında romanın yazarı
anı-hikâyelerden ayrı tutmak gerekiyor.
M. Sadık Aslankara’dan hangi izler vardır?
Daha önce Sığınak’ta taşra kentinin
Yazarlar kurmaca anlatılarında kişilerine
değişmezliği içinde yaşayan insanları
kendilerinden geçerek de uzanabilir ama yine
almıştım, Ömürdeğer’de tam tersine yer
de bunlarla akrabalık içinde değildir.
değiştirmeyi göçmen kuş misali adeta
Anlatıcımız geleneksel Anadolu muhafazakârı;
güdüsel olarak yaşayan bir bireyle kurmaya
utanır, kızarır, Halley kadınlarının açık saçık
girişmiştim romanı. Halley’de Yedi Kadın’ın
konuşmaları karşısında ne yapacağını şaşırır,
bunlarla hiçbir ilgisi yok.
kendisi bu kadınlar kadar özgür değildir çünkü.
Roman bizi, düşünceleriyle inançlarından
Tabuları baskındır hâlâ, bunda direndiği
ödün vermeksizin ruhsal dünyalarının akışı
görülür hatta, kimi davranışları yakıştıramaz
yönünde yaşayabilmek amacındaki üç kadın-
kadınlara. Böylece biz, kendisinin de karısı,
la, sonradan onlara eklemlenen, sonuçta toplu-
kızlarıyla geleneksel bir ilişki ağı içinde ya-
ca kendilerine özgü ada oluşturan, zaten yaşam
şadığını kavrarız.
biçimleriyle de farklı yedi kadınla tanıştırıyor.
Tamam laiktir, Atatürk’ün partisine
Biz kadınları, onlarla rastlantıyla tanışan,
oy veren, yerel bağlamda kimi siyasal-
bir tür “karşı-anlatıcı” bağlamında nitelene-
demokratik yapılanmalarda görev yapmışlık
bilecek erkek anlatıcının tuhaflıklar da taşı-
duygusu taşıyan biridir, ne ki bütün
yan algılayışı doğrultusunda tanıyoruz.
davranışları, gitgide değişse de kadınlarla
Ancak bu karşı-anlatıcı, Brechtiyen bir
ilişkisi, onlara bakışı, onları algılayışı,
oyuncu edasıyla dağınık, gelişigüzel savruluşlarla anlatmaya
ter aynı zamanda, ışık tutsun, yardım etsin diye bekler.
kavrayışı gelenekçi çizgiyi aşmış değildir kesinlikle.
çalışsa da bunu başaramaz ama onun tutumuna bakarak biz Şu bizim “hakîm”, “cahil” halkımızın trajik yalnızlığının
Burası anlatıcının, bir erkeğin değişime dönük dişilerce öğü-
öteki kadınları içerden algılarız yine de.
bir tür simgesidir diyebiliriz romandaki anlatıcı için. Kendi-
tüldüğü değirmendir aslında, buna karşın süzgecinden geçire-
Ana karakter, yaşadığı sıkıntılardan ötürü kendine sığınak
ni bir “halt” sanma duygusunu da ekleyebiliriz buna.
mediği, kabullenemediği gerçeklik algısı, ahlakı sürer yine de.
arayan işte bu şaşkın anlatıcı. Arkaik karşı-anlatıcılık yapısı, Günlük yazıyor sürekli anlatıcı, bu defterleri sakınmasız
Nitekim kadınlardan en iyi anlaşabildiğinin Sofya olması
romanda boyut değiştirir, ötekilerin varlığını ortaya koyma-
ortalıkta bırakabildiği halde ilginçtir yazar, okur olarak
da doğal çünkü eski kuşağa daha yakın anlatıcımız, bir tuhaf
nın, o yedi kadını göstermenin aracı kılar onu. bizim bunlara göz atmamıza izin vermiyor, belli ki
ilişki içinde olduğunu düşündüğü, enikonu duygusallık ya-
Kendince bir kadın cehenneminden kaçmışken yolu ironik yazdıkları da kendi kıratıyla orantılı, o defterlerden bize
şadığı Gülşen’e daha mesafeli söz gelimi. İlginç değil mi?
bir kadın cennetine ulaştırır adamı, ne ki her an yaşadığı
geçebilecek bir “şey” yok, kendi nesnesi, varlığı, bu
Buna göre anlatıcıyla M. Sadık Aslankara arasındaki örtü-
değişim nedeniyle bir türlü karar veremez, herhalde bir defterleri açıklamaya yetiyor olmalı.
şürlüğü ayrışırlığı da okura bırakalım, ne dersin?
kadın arafıdır bu.
Yazarlar, karakter konumuyla yerleştiriyorsa anlatıcıyı, o
‘HALLEY, FARKLI COĞRAFYALARDAN
zaman romanın ana omurgasında farklı işlevsellik yükleye-
“ŞU BİZİM ‘HAKÎM’, ‘CAHİL’ HALKIMIZIN
BİR TÜRKİYE YELPAZESİ’
biliyor ona. Okur, bu nedenle kendisine katılmak zorunda
TRAJİK YALNIZLIĞININ BİR SİMGESİDİR
Sofya, Ulviye, Hürriyet, Gülşen, Leman, Tülay, Şazi.
n
değil ille. Hatta tam tersine Halley’i, oradaki kadınları daha
ROMANDAKİ ANLATICI”
Ulviye’yle Hürriyet Hanım, içerlek konuma sahipler. Gül-
yakından tanımak için bu anlatıcıya karşı kuşku da besleye-
Halley’de Yedi Kadın’da, defterler dolusu günlükler
n şen ile Şazi başlarına buyruk. Leboşlar (Tülay, Leman) ise
bilir. Çünkü basit çıkarlarını da gözeten biri aynı zamanda.
tutan sıradan bir mali müşavir, muhasebecinin yaşamdan
tam tersi dışarlak kadınlar.
kopardığı, payına düşen geliştiren, değiştiren sıra dışı bir “ALIP KAÇIRAN, UÇURAN, IŞINLAYAN
Bir tiyatro oyununun kahramanları gibi düşünüyorum
serüveni işliyorsun. Yedi kadın, sonsuz dünyalar... Süper-
BİR METAFOR ‘HALLEY’. FANTASTİK ister istemez zira öylesine bütünleniyor, paslaşıyor ve öyle-
nova yaşamlar, mücadeleli, hüzünlü, zorlu... BİR DÜNYA ÖRÜNTÜSÜ DE!”
sine ayrışıyorlar da.
Tüm romanı bu adamın düşüncelerinden okuyor, takip edi-
Halley Pansiyonu’nda, üyeleri, işleticileri Halley-
Bu bağlamda Halley’de Yedi Kadın’ı performans roman
n
yoruz. Sinematik bir açıyla bir dışgöz, kamera görevi görü- ci Femiler Sofya, Ulviye, Hürriyet, Gülşen, Leman, Tülay,
diye nitelersem yanılır mıyım ağabey?
yor. Kimi yakın kimi uzak planlarla bütünleniyor sekanslar. Şazi’nin yol hikâyeleriyle bütünlenen devasa bir kadın so-
Biz Halley’deki kadınları tanıdıkça onların hangi sınıfsal
Sonra ölümün gölgesi ama buna pabuç bırakmayan ya-
runsalı incelikle işli. Arada kızıp köpürse de hamasi bir yapılardan geldiklerini kavrayıp ekonomik, kültürel, düşün-
şamın coşkusu hem tüm ağırlığıyla işli hem de kimi hınzır- yapıt değil Halley’de Yedi Kadın.
sel dünyalarına dalarak tanıklığa koyuluruz. Farklı coğraf-
ca başını uzatan mizahla çevrili satırlarda... Yaşamın acılarından payını fazlasıyla almış, felekle ve yalardan bir Türkiye yelpazesi, gökkuşağı çıkar ortaya, eni-
Biçemi açmanı rica ederek sorarsam disiplinlerarası bir ceberut eril baba devletle bir tamam cebelleşmiş kadınla-
konu bir kültür tarihi, uygarlık tarihi eşliğinde.
roman diyebilir miyiz Halley’de Yedi Kadın için? rın kalesi, adeta bir rehabilitasyon merkezi, kadınlar için Anlatıcı bunlara değinmez, o küçük dünyasından açtığı
Soru önemli, çünkü okur bizim şu tuhaf anlatıcımızı yer-
sığınma evi görevi gören Halley Pansiyonu, bu bağlamda pencereden, tam göremesek bile ayakucumuzda yükselerek
li yerine oturtamazsa yandı gülüm keten helva. Onun, yadır- nasıl bir metafor?
gözlediğimiz kadarıyla bu kadınların hangi dünyalardan na-
ganabilecek bakışıyla romanın bütünlenmesi, anlatının fark- Alıp kaçıran, uçuran, ışınlayan bir metafor “Halley”; kadını, sıl çıkageldiğini öğrenir, Halley’deki yeni dünyayı nasıl ku-
lı bir yapıda kurulmasını zorunlu kılıyor. içinde debelendiğini düşündüğü konumdan çekip çıkaran, alıp onu
rup oluşturduklarını anlarız kendimizce.
Romanı başkalaştıran da zaten bu aykırı adamın bir anda eylemlilik içinde bir başka konuma taşıyan lokomotif örneğin. Hayatın her yakasında gözlediğimiz çelişkiler yumağının
yedi kadının arasına dalması ama bunu yaparken görünür ol-
Devinimin hiçbir zaman kesintiye uğramadığı / uğratılma- bir benzerinin Halley’deki kadınlar arasında da yaşandığını
mak için çabalamayışı. Yaşadığı sıkıntılardan sonra paket- dığı, eylem içinde eylemsel sürekliliğin sağlanıp korundu- söylememiz gerekiyor.
lenmiş nesne havasında kendini sunuyor adam bu ortamda. ğu, böyle de yaşandığı, adeta dünya dışı bir ortam, gezegen- Böyle olunca doğal ki her kadın kendi toprağını işleyip
Fakat derinlerde tersine bir su da yürür roman boyunca. sel bir farklılık da diyebiliriz buna. Bu yüzden “Halley” de- kendi kültürünü üreten bir varlığa dönüşüyor.
Anlatıcı bir yandan teslimiyetçidir öte yandan komik bir bil- miş olsalar gerek pansiyonun adına. Tümü de bu kadınların kendi varlıkları, doğruları yönünde
mişlik de yansıtır enikonu.
Orada öyle hazır duran, lök gibi çökmüş de sığınak ha- kararlar alıp adımlar attığına göre, kendi hayatını işleyen,
Buna göre çelişkileriyle birlikte tanırız onu, sakarlıkları, linde sabit bir korumacılık görevi üstlenmiş salt sütre gerisi heykelini yapıp anıtını diken birer kadın varlık olarak
şaşkınlıklarıyla, tamam aptal değildir, kendince kurnazlıklar dünya ortamı değil yani. sevgili Gamze, senin söylediğine benzer bir “performans”
da sergiler hatta, ne var ki biri çıksın önüne, yol göstersin is- Öyleyse biz Halley’de fantastik bir dünya örüntüsüyle sergiliyor diye nitelenebilir pekâlâ, değil mi?
>>
24 Nisan 2025
8
VEDAT ARIK