18 Haziran 2024 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

11 ENERJİ Önlemler yetersiz Ukrayna kaynaklı krizin Türkiye’ye yaşattığı sıkıntılar, doğalgaza bağımlılığı tüm Türkiye’yi bir kez daha “üşüme korkusu” ile karşı karşıya bırakırken, hükümetin bu durumun çözümü için 3 yıldan bu yana günlük önlemler aldığını da açıkça ortaya koydu. Son 3 yıldan bu yana AKP hükümeti tek somut doğalgaz alım görüşmesini İran’la gerçekleştirdi. Ancak bu ülke ile de anlaşma sağlanamadı. Buna karşın mevcut koşullarda Türkiye’nin tek “verimli” yeni kaynağının İran olabileceği belirtiliyor. Ancak İran ile Türkiye arasında bugün bir anlaşma sağlanması durumunda bile yeni doğalgaz hattının en erken 2012 Kasım’ında devreye girebileceği vurgulanıyor. Bu da Türkiye’nin 2012 yılına kadar söz konusu sıkıntıyı yaşamaya devam edeceği anlamına geliyor. Mısır Projesi Türkiye’nin bir başka projesi ise, Arap (Mısır) Doğalgazı Boru Hattı... Ancak Suriye’de Türkiye sınırına kadar getirilen hattın Anadolu’ya girişi, Şam ve Kahire yönetimleri arasındaki ihale anlaşmazlığı nedeniyle 1 yıldır çözülemiyor. Mısır bu nedenle Suriye’ye bu hattan kısıtlı miktarda doğalgaz veriyor. İhale anlaşmasının tamamen çözülmesi durumunda dahi bu hattın yapımının da, kamulaştırma, güvenlik sorunları, miktar uzlaşması gibi sorunlar nedeniyle 2013’ten erken bitmeyeceği vurgulanıyor. Ancak hattın taşıma kapasitesinin en fazla yıllık 4 milyar metreküp olması bu hattın da Türkiye’nin iç talebine yanıt vermekten uzak olacağı anlamını taşıyor. Doğalgaz krizinin temel nedeni dünya kamuoyuna, Ukrayna’nın Rusya’ya olan borçlarını ödememesi olarak yansıtılmasına karşın, uluslararası enerji çevreleri ise durumu farklı değerlendiriyor. Buna göre, sorunun temelini Rusya’nın doğalgaz fiyatlarını tekeline almak için, OPEC benzeri bir doğalgaz örgütünü işler hale getirmek istemesi oluşturuyor. hiçbirine yer verilmiyor. Ülkeler bazında en yüksek doğalgazın yine Rusya’dan alınması öngörülüyor. 2010 yılına kadar Rusya’dan yıllık ortalama 28 milyar metreküp doğalgaz alınması hedefleniyor. 2010 yılından itibaren ise Rusya’dan alınacak gaz miktarının 24 milyar metreküpe düşürülmesi öngörülüyor. Bu ülkeyi yıllık ortalama 9.5 milyar metreküp ile İran, 6.6 milyar metreküp ile Azerbaycan izliyor. Bunun yanı sıra 2010 yılına kadar Cezayir’den yıllık 4.4 milyar metreküp, Nijerya’dan da 1.3 milyar metreküp sıvılaştırılmış doğalgaz alınması hedefleniyor. Planlamada Mısır Doğalgazı, Katar ile imzalanan ve 2015’ten sonra devreye girmesi öngörülen doğalgaz boru hattı ile Irak’tan gaz alınması konularına ise yer verilmiyor. Geçici önlemler Enerji Bakanlığı ise kalıcı önlemler almak ve boru hatlarının çeşitliliğini artırmak yerine, oldukça pahalı olmasına karşın sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) yöneliyor. Bakanlık biri Çanakkale biri de İzmir’de olmak üzere iki LNG termilaninin inşa edilmesinin planlandığı belirtiliyor. BOTAŞ’ın olası bir kesinti sırasında buradaki tesislerden günlük yaklaşık 57 milyon metreküp seviyesinde doğalgaz pompalayabilecek bir terminal kurmayı planladığı vurgulanıyor. Bunun yanı sıra Marmara Ereğlisi’nde bulunan BOTAŞLNG tesislerinin kapasitesinin de artırılacağı ve günlük 12 milyon metreküp olan pompalama hızının da 15 milyon metreküpe çıkarılmasının planlandığı kaydediliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Planlama gösteriyor BOTAŞ’ın hazırladığı ve 2030’a kadar geçerli olacak enerji trafiği planlamalarında da Türkiye’nin ilerleyen yıllarda ciddi enerji sıkıntısı çekeceği açıkça ortaya konuyor. Planlamada, son dönemde gündemde olan projelerin Nabucco çözüm mü AB ve Türkiye doğalgaz krizinin ardından, Nabucco’yu bir an önce gerçekleştirme düşüncesi ile ortak hareket etmeye başlarken, birlik bugün (27 Ocak) Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, bir zirvenin toplanması çağrısı yaptı. Bu durum tüm Nabucco ortakları tarafından memnuniyetle karşılanmasına karşın, görüşmeler sürdükçe yeni önerilerin Türkiye’yi hiç de memnun etmediği ortaya çıktı. Buna göre AB Türkiye’den, Ukrayna’da olduğu gibi bir krizle yeniden karşılaşmama için, yapılacak olası Nabucco Hattı’nın daha önce planlandığı gibi, BOTAŞ’ın mevcut dağıtım sistemini kullanmamasını ve hattın mevcut dağıtım sistemine paralel olarak gerçekleştirilmesi teklif etti. Bu durum Türkiye’nin Nabucco sisteminden doğalgaz almasını engelliyor. Yani AB Nabucco’dan geçecek gazı sadece kendisi kullanmak istiyor. Şimdiye kadarki planlarda, Nabucco doğalgaz boru hattından geçecek gazın yüzde 15’inin Türkiye’nin kullanımına sunulması ve AB’nin geri kalan yüzde 85’lik gaz akışı için de Türkiye’ye aktarım ücdeti ödemesini öngörüyordu. Toplam uzunluğunun 3 bin 300 km olması öngörülen Proje 2002 yılında BOTAŞ tarafından başlatılmıştı. Türkiye’den çıktıktan sonra terminal ülke Avusturya’ya kadar sırasıyla Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’dan geçecek boru hattına bu ülkelerin enerji şirketleri de eşit oranda (yüzde 20) ortak olmuştu. İnşaatına 2010 yılında başlanıp, 2020 yılında bitirilmesi öngörülen projeye göre hattan Avrupa’ya yıllık 31 milyar metreküp doğalgaz taşıyacağı ve 69 milyar avroya mâl olacağı varsayılıyor. Hat, aynı zamanda AB’nin TransAvrupa Enerji Hattı’nın bir parçası olarak öngörülürken fizibilite ve mühendislik çalışmaları için de AB fonlarından faydalanılmıştı. Ancak bu yıl başında, hattın esas kaynak sağlayıcısı olması öngörülen Türkmenistan ve Kazakistan’ın doğalgaz satış hakkını Rusya’ya devretmesi proje konusunda sıkıntı yaratmış ve hatta kaynak sağlayacak asıl doğalgazın İran ile Irak’tan alınması öngörülmüştü. Irak’ta güvenli ortamın bir türlü sağlanamaması nedeniyle, bu ülke de projeden çıkarılmıştı. Hattın olası tek kaynağı ise şimdilik İran... ? ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ ? ENERJİ ENERJİ ENERJİ ENERJİ İzmir ve Çanakkale’ye kuracağı terminallerin kapasitesi 1 milyar metreküpü aşacak ve sürekli dolum yapılacağı için ortalama 3.54 milyar metreküplük LNG satın alınmış olacak. Türkiye hali hazırda Nijerya ve Cezayir’den yılda 6.5 milyar metreküp sıvılaştırılmış doğalgaz alıyor. LNG’nin 1000 metreküp fiyatı ise normal koşullarda dahi, sıvılaştırma, ulaşım ve tekrar dönüştürme maliyetleri ile birlikte 600 dolar seviyesine mal oluyor. Bu da her 1000 metreküpün neredeyse 2 katına satın alındığı anlamına geliyor. Ayrıca sıvılaştırılmış doğalgazın aktarımının yapılabilmesi için, deniz ve hava koşullarının da uygun olması gerekiyor. Aksi taktirde liman uygun olana kadar gemi bekletiliyor. Bu da fazladan maliyete neden oluyor. ?
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle