25 Mayıs 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

C SPOR FUTBOL 11 KASIM 2008 SALI DERBİNİN ARDINDAN erbide çok farklı bir F.Bahçe izledim. Oysa maça giderken hiç ümidim yoktu. Biliyordum ki Sarı Lacivertliler iyi futbol oynamıyordu, zor bir dönemden geçiyordu. “Ne olacak bu takımın hali” diye taraftar da hayıflanıp duruyordu. Birilerinin müdahale etmesi gerekiyordu. Bir neşter vurma zamanı gelmişti. Bu kadar kötü futbolun altında başka bir şeyler mi yatıyordu? Neden her biri kendini gösteremiyordu? Anlayacağınız işler yolunda değildi. Ama Arsenal ve G.Saray maçları F.Bahçe’nin yeniden dirilişi oldu. İki karşılaşmada da takım daha rahat oynamaya başladı, futbolcular daha çok koştu, top vermedi, top sektirmedi, bireysel yetenekler ayağına aldığı toplarla daha da ön plana çıktı. F.Bahçe’ye de yakışanı buydu. Sorun demek ki Alex’teymiş... Hep söyledim; bir kez daha yineliyorum, Brezilyalının oynamadığı maçlarda F.Bahçe’nin durumu işte ortada. Sarı Lacivertlilerde oyun Alex’e endekslenmiş, bütün toplar onda toplanıyor. Her topa o vuruyor, olur olmadık yerlerde gelip topları alıyor. Hücum pozisyonuna gelmişken top istemesiyle tempoyu düşürüyor. Alıyor, yana veriyor, yine alıyor; her şey allak bullak oluyor. Alex’in yokluğunda Selçuk’un, Josico’nun ve Deivid’in nasıl oynadığını herkes gördü. Hepsi de görevlerini olağanüstü yaptı. Yine kafa olarak hepsi rahattı. Herkes top kullandı, herkes topa vurdu, goller attılar. Alex varken bunların hiçbiri olmuyordu. Aragones’in yerinde olsam bu takımı bozmam. Ama Alex iki maçtır sakat olduğu için oynamadı. Yedekte oturmasını da kimse kabullenemez. Evet; karşı çıkanlar çok olur. En başta İspanyol teknik adam Aragones böyle bir şeyi zaten yapamaz. Ancak şurası bir gerçek ki; Alex’siz F.Bahçe göze daha hoş geliyor. Bu bir teknik direktör olarak değil, tabii ki spor yazarı olarak benim görüşüm. SPOR POLİTİKASI Haydi Altay! HİKMET ÇETİNKAYA Bir dönemin o ünlü futbol takımı... Mustafa Denizli’den Küçük Mustafa’ya; kaleci Akın’dan Ayfer ve Ayhan Elmastaşoğlu’na; Miço Mustafa’dan Mithat Mıhçıoğlu’na kadar pek çok ünlü futbolcu... Efsane kaptan Bayram Dinsel, Vahap Özaltay, Mithat Mıhçı ve Doğan Akın... Ne zaman İzmir’e gitsem Altay Kahvesi’ne şöyle bir bakarım... İzmir hem sanayide hem de futbolda geriledi. Altay, Karşıyaka, Göztepe, İzmirspor ve Altınordu. Altay Kulubü 1914 yılında kuruldu... Pek çok ünlü futbolcu yetiştirdi. Futbolcular Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’a geçti.. üç büyüklerde top koşturdu... Göztepeli kaleci Ali, Nevzat, Özer, Halil ulusal formayı kaç kez giydi... Kaleci Ali, uzun yıllar kalemizi korudu ulusal takımımızda. Altay; Beşiktaş’ın ve ulusal takımımızın unutulmaz oyuncularından Teknik Direktör Feyyaz Uçar’la şampiyonluğa koşuyor... Turkcell Süper Lig’de İzmir’den takım yok! Altay bu kez yarıştan kopmayacak gördüğüm kadarıyla. Kopmamalı da! TFF Bank Asya Birinci Ligi’nin siyahbeyazlı İzmir ekibine başarılar diliyorum... Bu bir uzun yolculuktur... Altay mutlaka Turkcell Süper Lige adım atacaktır önümüzdeki yıl. ??? Fenerbahçe ve Altay benim çocukluk tutkum... Bir de Manisa’da Sakarya... Siyah Beyazlı Manisapor, renklerini Sakarya’dan almıştı... Yıllar yılları kovalıyor... Kalede Mümin (Eskişehirspor’un unutulmaz kalecisi), Çetin Bayrıl(Arnavut Çetin), Sükse Yalçın... Gençlikspor... Güler ve Gürsel kardeşler... Çetin Bayrıl Gençlerbirliği’ne gitmişti. Sinirliydi çok. Orta hakem Sulhi Garan’a kafa atınca futbol yaşamı bitmişti... ‘Ebedi Boykot’ Manisaspor Turkcell Süper Ligi’ne el salladı... Sezon başından bugüne değin izlediği yol haritası ise oldukça başarılı. Manisaspor, TFF Bank Asya Birinci Ligi’nden yeniden geldiği Turkcell Süper Ligi’ne dönebilir mi? Siyahbeyazlı ekip, teknik direktör Levent Eriş’le sezon başında iyi bir çıkış yakaladı. Varsıl forvet oyuncularına sahip Manisaspor, Levent Eriş’le çıktığı Turkcell Süper Lige (20042005) 2009’da dönebilir. Koşan bir takım Manisaspor. Genç futbolculardan kurulu. Kaptan Sezer Öztürk henüz 23 yaşında... 3 büyüklerde oynayabilecek nitelikte. Zaman zaman öteki Anadolu takımlarına da değineceğim... İyi haftalar! D Alex’siz F.Bahçe DERBİNİN DÜNYADA EŞİ YOK D HİLMİ TÜRKAY ünyanın en büyük derbileri arasında hatırı sayılı bir yeri bulunan GalatasarayFenerbahçe derbisinin dışında dünyada da benzer heyecanı yaşatan derbiler var. Arjantin’in Buenos Aires kentinin iki takımı arasında ‘El Superclassico’ diye de bilinen mücadelenin aktörleri Boca Juniors ve River Plate’tir. İtalya’da AC Milan ve Inter arasındaki derbi maçları her dönem ilgi odağıdır. İtalya’daki bir başka derbi heyecanı ise başkent takımları Lazio ve Roma arasında yaşanmaktadır. Futbolun beşiği İngiltere’de üst düzey derbilerden en çok ilgi çekeni Liverpool ve Everton’un karşılaştığı Merseyside derbisidir. Derbilerin en ilginci ise Mısır’ın Al Alhy ve Zamalek takımları arasında yaşanıyor. Her seferinde 110 bini aşan taraftar, Kahire Uluslararası Stadı’nı doldurarak takımlarından mutlak zafer bekler. İskoçya’da derbi heyecanı ise İskoç Ligi’ni domine eden Celtic ve Glasgow Rangers arasında yaşanır. Almanya’daki en ateşli derbi ülkenin kuzeydoğusunda yer alan ve Rhein nehrinin kıyısındaki bölgenin adını alan Ruhr derbisi Schalke 04 ve B.Dortmund arasında oynanmaktadır. Ateşli tribünleriyle dikkat çeken Yunanistan futbolunda ise Panathinaikos ve Olympiakos arasındaki maçlar dışında AEK ve Panathinaikos derbileri de unutulmayanlar arasında yer alır. 5
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle