Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
5 TEMMUZ 2026
6
Demet Sağıroğlu ile
Müzeler
yeniden ‘Aşk Perisi’
Demet
Sağıroğlu,
1990’lı yıllarda
yayımlanan
şarkısı “Aşk
ş
ifa arıyor
Perisi”ni Melis
Fis ile yeniden
yorumladı.
ir müzeye neden dikkat ve farkındalık pratiğine
Şarkı,
gideriz? Bir sergi dönüştürmek.
tüm dijital
görmek, yeni bir
platformlarda
HEM SANAT HEM NEFES
sanatçı keşfetmek veya
dinleyiciyle buluştu. Çalışma, Sağıroğlu’nun
New York’taki Museum
Bbir eser karşısında
geçmişte seslendirdiği şarkıları günümüz
of Modern Art (MoMA)
durup düşünmek için. Son
sanatçılarıyla yeniden kaydedeceği projenin ilk
ise bu deneyimi sesten
yıllarda bu listeye yeni bir neden
teklisi olarak yayınlandı.
bedene taşıyor. Müzenin
daha eklendi: Kendini daha iyi
BALA
“Artful Practices for Well-
hissetmek. Dünya çapında birçok
GÜRCAN
Being” isimli sesli turunda
müze, “wellness” (iyi yaşam) odaklı
ziyaretçiler, bir psikoterapistin
MADRA
programları koleksiyonlarının ve
rehberliğinde eserlerin önünde
sergi takvimlerinin doğal bir uzantısı
nefes egzersizleri ve farkındalık
haline getiriyor. Meditasyon turlarından nefes
çalışmaları yapıyor. Sam Gilliam’ın
egzersizlerine, yoga seanslarından sessiz
10/27/69 (1969) isimli eseri karşısında seviyelere uygun çeşitli yoga stillerini kapsıyor.
saatlere kadar uzanan bu etkinlikler, sanatın
katılımcılardan önce nefeslerine odaklanmaları, Sabah seansları canlı gong banyosu gibi ek
estetik deneyimin ötesinde ruhsal iyilik haline
ardından kendilerini en çok çeken rengi seçip pratikler sunarken, akşam seansları daha çok
de katkı sağlayabileceği fikrine dayanıyor.
bu rengin bedenlerinde ve duygularında nasıl nefes çalışmasına ve iş sonrası rahatlamaya
Bu alandaki en yeni örnek, Los
bir karşılık bulduğunu hayal etmeleri isteniyor. odaklanıyor.
Angeles’taki Getty Museum’dan. Müzenin
Böylece, belki birkaç saniye içinde önünden
KÜLTÜREL KİMLİK AŞINIYOR MU?
başlattığı “OMMM: Our Museum
geçilip gidilen bir eser, dakikalarca
Mindfulness Meditation” isimli Ancak müzelerin meditasyondan bedensel
süren bir dikkat ve iç gözlem
12 bölümlük podcast serisi,
pratiğe doğru genişleyen bu yelpazesi,
deneyimine dönüşüyor.
ziyaretçiyi koleksiyondaki eleştirilerden de bağımsız değil. Bu eleştirilerin
Natural History Museum’un
eserlerle sesli bir yolculuğa temelinde, müzenin kendisini hangi
da dahil olduğu bazı müzeler ise
çıkarıyor. Galeri eğitmeni ve geeksinimlerin sözcüsü olarak konumlandırdığı
sergi alanlarını tamamen fiziksel
meditasyon uygulayıcısı Lilit sorusu yatıyor. Kimi eleştirmenlere göre
pratiğe açıyor. Müze, 25 metrelik
Sadoyan’ın sunduğu serideki müzelerde hızla yaygınlaşan egzersiz ve sağlıklı
mavi balina iskeleti Hope’un
yaşam (wellness) etkinlikleri, bu mekânların
her bölüm, koleksiyondan tek
altında sabah ve akşam saatlerinde
Lilit
asırlardır taşıdığı kültürel kimliği aşındırma
bir eseri merkezine alıyor. Kısa
yoga seansları düzenliyor.
Sadoyan
riski taşıyor. Bu bakış açısına göre asıl tehlike,
bir sanat tarihi anlatısının ardından
Sabah seansları müze henüz halka
izleyiciyi nefes egzersizleri ve rehberli ziyaretçilerin bir esere sessizce bakmayı giderek
açılmadan, akşam seansları ise gün
“zaman kaybı” olarak görmeye başlaması ve
meditasyonla eserin içinde daha uzun süre batımından sonra yapılıyor. East of Eden
müzenin de kendini bu doğrultuda “deneyim
kalmaya çağırıyor. Amaç, sanat eserine stüdyosuyla işbirliği içinde yürütülen program,
ekonomisi”nin bir parçası olarak yeniden
bakmayı bir bilgi edinme eyleminden çok Vinyasa, Rocket Yoga ve Slow Flow gibi farklı
konumlandırması.
Harbiye’de temmuz
“Wellness” endüstrisinin bize iyiliği bir hedef,
bir performans, hatta bir tüketim biçimi olarak
konserleri
sattığı bir gerçek. Ancak sanatı anlamlandırmak
için yeni bir katman eklemek, sanatı psikolojik
İstanbul’un en köklü sahnelerinden Harbiye
ve varoluşsal boyutlarıyla değerlendirmeye
Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda temmuz
açmak da yepyeni bir zenginlik katıyor.
ayındaki konserler şöyle: 6 Temmuz / Derya Uluğ,
Bu, aynı zamanda sanata uzak duran olası
7-8 Temmuz / Ustalara Saygı, 9-10 Temmuz /
izleyicileri de içeri çekmek için bir yöntem.
Konstantinos Argiros, 11 Temmuz / Beat, 12
Getty’den MoMA’ya uzanan bu örnekler,
Temmuz / Alphaville, 13 Temmuz / Güler Duman
müzelerin rolünün yalnızca kültürel mirası
& Oğuz Aksaç, 19 Temmuz / Bülent Ortaçgil,
koruyan veya bilgi aktaran bir yer olmaktan
20 Temmuz / Şevval Sam, 21 Temmuz / Nilüfer
uzaklaşarak, ziyaretçilerin yavaşlayabildiği
ile Senfonik Geceler, 22 Temmuz / Pink Martini,
ve kendileriyle yeniden temas kurabildiği bir 23 Temmuz / Sibel Can, 24 Temmuz / Teoman,
alan olarak yeniden tanımladığını gösteriyor. 25-26 Temmuz / Mabel Matiz, 27-28 Temmuz
Böylece sanat, bakılan bir nesne olmaktan çıkıp / Melike Şahin, 29 Temmuz / Yıldız Tilbe, 30
nefesin, dikkatin ve duygusal farkındalığın Temmuz / Gülşen, 31 Temmuz / Sıla.
aracına dönüşüyor.
Japon tiyatrosuna lirik bir övgü
agasaki,
JAPON TİYATROSUNA SAYGI
AY’A SEYAHAT
60’lı yıllar...
Gerçekten de 50 yıllık bir zaman
Bir yakuza
aralığında kabukiye âşık bir kamerayla
liderinin
hareket eden “Kokuho”, yakın plan
Nyeni yıl
çekimlerle efsanevi Japon tiyatrosunun
nedeniyle konuklarına
epik hikâyelerini yeniden canlandırıyor.
verdiği kabuki* gösterisi
Makyajlar, kostümler, mekânlar ve
eşliğindeki ziyafetteyiz.
özellikle Ryô Yoshizawa’nın nefes kesici
BAŞAK BIÇAK
Baş kahramanımız Kikuo
performansıyla Kikuo ve Shunsuke’nin,
basakbicak
(gençliğini Soya Kurokawa
Kabuki hikâyelerinde geçen “mor salkımlar
@gmail.com
canlandırıyor), birazdan
gibi” kardeşlikle ve rekabetle birbirine
yetim kalacağından
geçen yaşamlarını anlatan film, sanata
habersiz, Osaka’nın ünlü
adanmış bir yaşamın veya kabukiden başka
kabuki ustasını yeteneğiyle kendisine hayran
bir şeyi olmayan, olmasını da istemeyen
bırakıyor. 17. yüzyılda, ortaya çıkışından
birinin ödediği -ödemeyi tercih ettiği-
hemen sonra Şogunluk tarafından kadınlara
bedelleri gösteriyor. Bu noktada filmin
yasaklanan ve erkeklerin, kadın rollerini
ironik bir biçimde, toplumun bu sanattan
üstlenmeye başladıkları Kabuki tiyatrosunda
kadınları dışlaması gibi anlatının da
kokuho, yani “ulusal hazine” haline gelecek
kadın karakterlerini öykülemede
bir ustanın hüzünlü yükselişini anlatan film,
silikleştirdiğini belirtmek gerek.
aynı zamanda Kabuki sanatına da lirik bir
olduktan sonra Osaka’da, kabuki ustası kurallardan oluşan
Kokuho’nun, kabuki sanatına
şiir yazıyor.
Hanjiro’nun koruması altına giren Kikuo, sahne ışıklarından
duyduğu saygı ve onu hayata
önce istenmediği bir ailenin parçası oluyor uzak, karanlık
geçirenlere beslediği hayranlık
İNTİKAM, HIRS, TUTKU
ardından da bu sanatın içine doğmuş yüzü ile sahne
öylesine büyük ki gelenek
Shûichi Yoshida’nın aynı isimli eserinden
bir çocuğa, “dışarıdan gelen tehdide” ışıklarının
tarafından ötelenen kadınlar
yönetmen Lee Sang-il’in, kabuki sanatına
dönüşüyor. Hanjiro’nun oğlu ve olası ardılı
aydınlattığı
gibi ne yazık ki “Kokuho”nun
duyduğu büyük bir aşkla sinemaya
Shunsuke’nin (Ryusei Yokohama) parlak yüzünün
kadın karakterlerini de benzer
uyarladığı “Kokuho”nun, bizi
kabukideki rakibi haline gelen, giderek
bir kaderle baş başa bırakıyor.
karşılayan melodramatik
halef ilan edilişiyle ise birbirinden
Sonuçta “Kokuho” bir
açılışının tek nedeni
tümüyle düşman olarak ayrışmasına
sanatçının doğuşunun,
olay örgüsü değil. Ana
görülen Kikuo’nun, neden oluyor. Öyle
kavisli yükselişinin ve
karakterine yıllar
sonrasında yıllara ki sahnede kadın
toplum kurallarının gölgesinde
boyu hâkim olacak
yayılan anlatı boyunca rollerini canlandırırken
büyüyen ve serpilen bir sanatın,
bir intikam, hırs ve
kendisini -ne pahasına
sergilediği olağanüstü o topluma nüfuz eden gelişiminin
tutkuyu filizlendiren bu
olursa olsun- onnagata portreyle gerçek yaşamdaki öyküsü. Kabukinin, Japonya’nın savaş
girizgâh, aynı zamanda
sanatına vakfedişini baskın erkeklik figürü sanatında sonrası tarihindeki yerini ve her sanat
onun sahne önündeki
biçimi gibi ona adanan sanatçılarını nasıl
izliyoruz. Ne pahasına ustalaştıkça karakterinde derinleşen bir
performansının ve
olursa olsun diyorum ikiliğe dönüşüyor. Elbette hemen her biçimlendirdiğini görmek için etkileyici
sahne arkasındaki
çünkü bu adanış, yükseliş öyküsünde olduğu gibi çetrefilli ve bir deneyim. Kokuho’yu, TOD TV’de
karakterinin çizgilerini
izleyebilirsiniz.
Kikuo’nun kabukiye yıkıcı bir yalnızlaşma onunki ve “Kokuho”,
de kalınlaştırıyor.
duyduğu arzu uğruna bu destansı tiyatronun gösterişli tasvirleriyle
Çünkü Yakuza lideri *Şarkı, dans ve pandomim unsurlarını bir araya
yaptığı hatalar, kırdığı
babasının intikamını Kikuo’nun yükselişini daha da görkemli getiren 17. yüzyıl başlarından kalma geleneksel
almayı deneyip başarısız kalpler, hırsıyla çiğnediği kılıyor. bir Japon halk tiyatrosu.
Yeni yeteneklere destek
Dijital platform TikTok, Türkiye’deki
yeni müzik yeteneklerini desteklemek
için “Music LIVE House” projesini
başlatıyor. Yaz boyunca sürecek proje
kapsamında, doğrulanmış müzik içerik
üreticileri canlı yayın performansları ve
izleyici etkileşimleriyle liderlik tablosunda
yarışacak. Öne çıkan beş finalist,
Bodrum’daki büyük finalde ünlü isimler ve
sektör profesyonellerinden oluşan jürinin
karşısına çıkacak. Yarışmanın kazananı
ise SoundOn desteğiyle kendi şarkısını
yayımlayacak.
PUANIM: 7.5/10

