Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
5 TEMMUZ 2026
3
Köleleşme
Duvarlara kazınan
ki tür köle vardır. Gönülsüz
köleler, gönüllü köleler.
Gönülsüz köleler zorla
köleleştirilmişlerdir, köle
İolduklarının farkındadırlar,
isyan etmeye çalışırlar.
Gönüllü köleler ise köle olmayı
Cumhuriyet
kendiliklerinden kabul ederler.
PROF. DR.
Genelde köle olduklarının farkında
ÜSTÜN
ski adı “Türk anlatmıştır:
bile değildirler, hatta köle olmaktan
DÖKMEN
Ocağı” olan, “Atatürk yazı masasına geçti. İki parmakla
gurur duyarlar. Siz hangi gruba
1932’de yazı yazıyordu. Kısa bir süre sonra yazdığı
giriyorsunuz veya biz hangi gruba
“Halkevi” kâğıdı çıkardı. Bana uzattı ve ‘Profesör
giriyoruz?
Eolarak ismi bize bunu okuyun’ dedi. Kâğıda baktım,
GÖNÜLSÜZ KÖLELER değişen, günümüzde Latin harfleriyle yazılmıştı ama Türkçe
ise Resim ve Heykel kelimelerdi. Okudum. Atatürk memnun
Kölelik tarihi çok eskidir. Ümit Aydın’a göre
Müzesi olarak hizmet bir şekilde çevresindeki dostlarına baktı ve
insan yalnızca Tanrı’ya atfedilen yaratma eylemine
TOLGA
veren bina, başkentin sadece ‘voilà’ (İşte) dedi. Ardından da ‘Kısa
özenmiş, başka insanları sahiplenerek Tanrı’ya
en önemli kültür AYDOĞAN bir süredir aramızda olan bir Avrupalı, bizim
benzemeye çalışmış, mutlak güç olmak istemiştir.*
duraklarından birisidir. dilimizi Latin harflerinde zorlanmadan akıcı
Doğada güçlü zayıfı yener, ezer. Bazı karınca
Günümüzde resim bir şekilde okuyor’ dedi”
türleri diğer bazı türleri köle karınca olarak
sergilerine, konferanslara ve konserlere ev Ernst Egli’nin 1927’de tanık olduğu
kullanırlar. Bu durum ahlaka aykırı değildir. Ancak
sahipliği yapan binada Atatürk’ün de önemli bu olay bir yıl sonraki Harf Devrimi’nin
insanların hemcinslerini köleleştirmeleri, onları alınıp
dokunuşları bulunmaktadır. hazırlığına da örnek olmuştur.
satılan birer eşyaya dönüştürmeleri ahlak dışıdır.
Osmanlı döneminde 1912’de kurulan Türk
Tarih boyunca tüm dünyada köle sahipleri
ATATÜRK’ÜN İZLERİ
Ocakları, Hamdullah Suphi (Tanrıöver)
kölelerine istedikleri her şeyi yapmışlardır. Onların
Gazi, 1927’de yine bir gün binanın
Bey’in çabalarıyla çeşitli kentlerde faaliyet
emeklerini sömürmüşler, dövmüşler, tecavüz
inşaatını ziyaret etmiş ve Mimar Arif Hikmet
göstermiştir.
etmişler, aç bırakmışlar, hatta çocuklarını ellerinden
Bey’den bir istekte bulunmuştur. Arif
Cumhuriyetin
alıp satmışlardır. Bütün kutsal kitaplar ve filozoflar
Hikmet o isteği bakın nasıl anlatır:
ardından yine aynı
insanlara kölelerine iyi davranmalarını tavsiye
“Atatürk, Latin harfleri ile bir metni
isimle bir kültür
etmişler ancak köleliğin ortadan kaldırılmasını
kâğıt üzerine yazmış ve bunun mermere
yuvası olarak faaliyet
söylememişlerdir.*
işlenmesini bize emretmişlerdi. Hiç kimse
gösteren Türk
Bir zamanlar köle azat etmek övülen bir davranıştı.
Latin harfi bilmediği için her harf kopya
Ocakları, Ankara’da
Bazı köle sahipleri bir köleyi yaşlandığında azat Ocağı binasının içindeki
edilerek yazılmıştı. Bir gün Atatürk
da teşkil edilmiş,
etmek isterlerdi ancak ha şu düğün geçsin, ha bu konferans salonunun
yakın arkadaşlarıyla inşaata geldiler.
ilk Türk Ocağı
bayram geçsin derlerdi, bu arada köle ölüverirdi. tiyatro ve opera salonu
Yazılmasına devam edilen mermerde ne
binası da Ulus’ta
O zaman çok üzülürler, kölenin tabutunun üzerine olmasını istemiştir.
yazdığını sordular. Mustafa Necati bir
Şengül Hamamı’nın
Türk Ocakları Merkez
azatlık belgesini iliştirirlerdi. Bu davranış olsa olsa
şeyler söylemeye çalıştı ama okuyamadı.
yanındaki eski bir Rum okulunda hizmet
Başkatibi Uluğ (İğdemir) Bey ve Türk
timsahın göz yaşı sayılır. “Tom Amcanın Kulübesi”
Mustafa Kemal, ‘Bir yıl sonra anlarsınız’
vermiştir. Burada Cumhuriyetin ilk
Ocakları Başkanı Hamdullah Suphi
isimli romanda Tom Amca’yı yaşlılığında ailesinden
dedi. Bir yıl sonra Harf Devrimi yapıldığı
konferansları verilmiş, ilk resim sergileri
Bey’in çabalarıyla bütçe ayarlanmış,
koparıp satarlar. Evin oğlu uzaktan gelip bu durumu
zaman mermerde yazılanın Gençliğe Hitabe
düzenlenmiş ancak zaman içinde yeni
Arif Hikmet Bey konferans salonunu
öğrenir ve hemen Tom Amca’yı geri satın almak
olduğunu hepimiz çok iyi anlamıştık.”
ve daha geniş bir binaya gereksinim
genişletmiş, soyunma odaları yapmış,
için satın alanların evine gider. Fakat Tom Amca
Arif Hikmet Bey anılarında Atatürk’ün
duyulmuştur. Namazgâh olarak bilinen
dekorların değişimi için de asansör tesisatı
ölmüştür. Genç beyaz onun mezarının başına gider,
beraberindeki kişilerin Mehmet Emin
tepede, 21 Eylül 1925 günü ulu önder
kurulmuştur. Sonuçta konferans salonu
kar yağmaktadır, paltosunu çıkarıp mezarın üzerine
(Yurdakul) ve Hamdullah Suphi (Tanrıöver)
tarafından temeli atılan yeni “Türk Ocağı”
tiyatro ve opera temsillerine uygun duruma
örter. Bu davranışı beyaz adamın fazileti olarak da
Beyler olduğunu, hatta Gençliğe Hitabe’nin
binasını Mimar Arif Hikmet (Koyunoğlu)
getirilmiştir. 1930 yılında bu binada
yorumlayabilirsiniz, timsahın gözyaşı olarak da.
Latin harfleriyle yazılması fikrini Hamdullah
Bey 18 ayda inşa etmiştir. Hikmet Bey
konser veren ünlü Alman keman virtüözü
Spartacus köle arkadaşlarıyla Roma’ya karşı isyan
Suphi’nin önerdiğini ifade etmiştir. Bu iş
bu özel yapı için “Ankara’da betonun ilk
George Kulenkampff’a salonuna akustiği
etmiş fakat başarılı olamamıştı. 1971’de Haitililer
için İstanbul’da yaşayan Hüsni Hat Hakkı
kullanıldığı bina” olarak tanımlamaktadır.
sorulduğunda Kulenlampff böyle güzel bir
Toussaint Louverture liderliğinde Fransızlara
Bey kitabeyi yazmakla görevlendirilmiş,
salonun Avrupa’da bile ender olduğunu ifade
başkaldırdılar ve zafer kazandılar. Yine Hintliler
ATATÜRK’ÜN DÜŞÜ...
yazıları da taş ustası Hüseyin Avni Bey
etmiştir.
Gandhi liderliğinde bağımsızlıklarına kavuştular.
Atatürk büyük önem verdiği bu binayı mermer duvara işlemiştir. Böylece Harf
Libya ve Cezayir mücahitleri ülkelerinin bağımsızlığı
inşaatı sırasında sık sık ziyaret etmiştir. Devrimi’nden bir yıl önce Türk Ocağı’nın
LATİN HARFLERİNE HAZIRLIK
için kan döktüler. Ancak Birleşmiş Milletler
Binayı özel kılan bir hatıra ise Arif Hikmet duvarına Atatürk’ün isteğiyle Latin harfleri
Salonda birçok tiyatro ve opera temsili
onları anarşist diye mahkûm etti. O günkü Türkiye
Bey’in anılarında yer alır: Karlı bir günde kazınmıştır.
yapılmıştır, bunların en önemlisi de ilk Türk
Cumhuriyeti de mücahitlerin aleyhine oy kullanarak
inşaat sahasına gelen Atatürk tek kolu Günümüzde binaya girdiğinizde Nutuk’ta
operası Özsoy’dur. Ayrıca Harf Devrimi’nin
bu ülkelerin köle kalmalarını istedi. (Çöl Aslanı
olmayan taş ustası Hüseyin Efendi’yi görmüş da yer alan “Gençliğe Hitabe” sizi karşılar.
de izleri binanın duvarlarına yansımıştır.
Ömer Muhtar anarşist değildi.)
ve büyük bir üzüntüyle nedenini sormuştur. Altında ise “20 Teşriniewel Perşenbe 1927”
Bilindiği üzere Osmanlı döneminde de
Kolunu Kurtuluş Savaşı’nda kaybettiğini diye yazılıdır. Latin harflerine geçme
geçilmek istenen Latin harflerine ilk önce
GÖNÜLLÜ KÖLELER
söyleyen Hüseyin Efendi ile Atatürk uzun sürecinde dil henüz oturmadığı için de
Mayıs 1922’de Azerbaycan geçmiştir.
İkinci sınıf insan olduğunu düşünmek bence
bir süre sohbet etmiştir. Çaydanlık “Cumhuriyet” sözcüğü, “Cümhuriyet”,
Atatürk de bu konuda çalışmalar
gönüllü köleliktir. Geçmişte öğrencilerime ve
bulunamayınca tencerede çay “muhtaç” sözcüğü “mühtaç”, “perşembe”
yapmış, Sofya’da askeri ataşe
büyük gruplara konferans verdiğimde bazen,
demlenmiş, Atatürk’e ikram sözcüğü “perşenbe” ve “teşrinievvel”
olarak görev yaptığı dönemde
“Dünya genelinde erkeklerin matematik becerisi
edilmiş ve Gazi bir ara ufku sözcüğü “teşriniwel” olarak yazılmıştır.
Latin harfleriyle ilgilenmiş,
kadınların matematik becerilerinden daha yüksektir
işaret ederek, “Hikmet Bey Yani bugün alfabede olmayan “w” harfi
İstanbul’daki Madam
görüşüne ‘evet’ diyenler ellerini kaldırsın lütfen”
şu karşıdaki boşlukta orman kullanılmıştır. Atatürk’ün devrimlerinin
Corinne’e Latin harfleriyle
derdim. Erkeklerin yanı sıra kadınlar da ellerini
şu bataklıkta ise bir park izlerini taşıyan bu binada Cumhuriyetin ilk
mektuplar göndermiştir. Ayrıca
kaldırırlardı. Bunun üzerine, “Köleliğin en kötüsü
yapacağım” demiştir. Yıllar sergileri, ilk resim yarışmaları da yapılmıştır.
Milli Mücadele döneminde
gönüllü köleliktir, kadınlar erkeklerin zihinsel açıdan
içinde “Orman” dediği yer Birçok konseri, ilk tiyatro, opera ve
Mazhar Müfit (Kansu) Bey’e
kendilerinden daha üstün olduklarına inanıyorlarsa
Hamdullah
“Atatürk Orman Çiftliği” olmuş, operetleri bu binada izleyen Atatürk ve onun
yapılacak devrimlerin içinde Harf
ikinci sınıf insan olduklarını düşünüyorlar demektir”
Suphi
“bataklık” dediği yere ise Théodore devriminin izleri bu binanın duvarlarına
Devrimi’nin de olacağını belirtmiştir.
derdim. Yapılan pek çok araştırmaya göre kadınların
Leveau tarafından tasarlanan “Gençlik sinmiştir. Tıpkı Gençliğe Hitabe gibi…
1927’de Ankara’ya davet edilen
matematik ve diğer zihinsel becerileriyle erkeklerin
Parkı” olarak inşa edilmiştir.
mimar Ernst Egli de ilginç bir
becerileri arasında anlamlı bir farklılık yoktur.
27 Mart 1928 günü Ankara’ya
ayrıntıdan söz etmiştir. Bir gün
Modern yaşamda hepimiz kendimizi özgür
gelen ünlü Viyana Opereti,
Milli Eğitim Bakanı Mustafa
hissediyoruz. Duygular doğrudur ancak bazı
Millet Bahçesi’ndeki ahşap
Necati ile Çankaya Köşkü’ne
duygular onlara eşlik eden bilişsel yanılsamalarla at
küçük salonda gösteri yaparken
gittiklerini, Gazi’nin odasında
başı gider. Yeterince özgür olduğumuz konusunda
dekorlar oyuncuların üzerine
Ercüment Ekrem (Talu), Falih
ciddi kuşkularımız var. Galiba bir zamanlar zincirli
devrilmiş, temsil yarıda
Rıfkı (Atay), Yunus Nadi
köleler vardı, şimdilerde kredi kartlı, cep telefonlu
kalmıştır. Bunun üzerine Atatürk
Arif Hikmet (Abalıoğlu) gibi önemli isimlerin
köleler çıktı ortaya. Ne alsam satıcı “Kartınıza
talimat vererek inşaatı süren Türk Koyunoğlu
bulunduğunu belirtmiş ve şöyle
taksit yapayım mı?” diye soruyor. Ben de yapın
diyorum, böylece altı ay sonraki kazancımın nereye
BERRIN KARADENZI
gideceği şimdiden belli oluyor. Bunun yanı sıra
eğer cep telefonunuz yoksa toplum sizi yok sayıyor. berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr
v Fazıl Say Jazz Quintet
Bankada hesap açtıracaksanız cep telefonunuza
mesaj gelecektir. Cep telefonunuz yoksa hesap
Kültür rotası
açtıramazsınız. Devlet, özellikle maliye cep
telefonunuza sürekli mesaj gönderir. Cep telefonları
Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye
olmayanlar parkta yatan evsizler gibi ortada kalmış
kültür sanat dünyasında bu hafta
sayılırlar.
öne çıkan etkinlikler…
Bunların yanı sıra internetteki algoritmalar yoluyla
pek çok çağdaş insanın davranışı onlar farkında
ünyaca ünlü piyanist ve besteci ruhuyla birleştirerek yeni bestelerini
olmadan kontrol altında tutulur. MK Ultra programı
DFazıl Say, yeni caz projesi “Say dinleyicilerle buluşturacak. Piyano
da zihinlere zincir vurma yollarından birisidir.*
Plays Jazz on Tour” kapsamında başında Fazıl Say’a vokalde Ezgi
Bazılarına göre kredi kartı ve cep telefonu büyük
Türkiye turnesine çıkıyor. Yedi kentte Alaş, flütte Aslıhan And, saksafonda
özgürlük sayılır. Bazı zincirli köleler de beslenme ve
10 konser verecek sanatçı, klasik Serdar Barçın ve davulda Ferit
barınma sorunu yaşamadıkları için kendilerini şanslı
müzik anlayışını cazın doğaçlamacı Odman eşlik edecek.
sayıyorlardı. “Rüzgâr Gibi Geçti” filminde köleler
özgürlüklerini aldıktan sonra beyaz sahip sokakta eski
v Fıstıklı Teras’ta Müzede Suare...
kölesine rastlar, kölesi “Hanımım ben sıkıldım bu
hürriyetten” der. Köleliğe alışmış kişiler özgür olunca
akıp Sabancı Müzesi, “Müzede
bocalarlar. Köleliğin belki de en kötü yanı sahipte ve
S
Suare: American Express
kölede alışkanlık yapması, kanıksanmasıdır.
ile Bir Yaz Gecesi Sineması”
v Gülinler
etkinliğiyle yaz akşamlarında açık
* Aydın, Ü. (2025). Köle ve Kölecikler. Yayınevi belirsiz.
hava sinemasını sinemaseverlerle
lternatif müziğin dikkat çeken
buluşturuyor. Sabancı Vakfı’nın
Aprojelerinden Gülinler, 11 Temmuz’da
İmtiyaz Sahibi: desteğiyle düzenlenen program
Blind sahnesinde dinleyicilerle buluşacak.
5 TEMMUZ 2026 SAYI: 1891
CUMHURİYET VAKFI adına
n Yayın Koordinatörü
kapsamında aşkı, tesadüfleri
Gülin Kılıçay’ın öncülüğündeki proje, indie
ALEV COŞKUN
DENİZ ÜLKÜTEKİN
ve ikinci şansları konu alan
pop ve alternatif rock tınılarını bir araya
Genel Yayın Yönetmeni
n Reklam Genel Müdürü
MİNE ESEN iyi hissettiren filmler, temmuz
getiren repertuvarıyla sevilen şarkılarını
EVSUN SİNEM ALKAN
Sorumlu Müdür
pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr
ayı boyunca her perşembe saat
canlı seslendirecek. Konserde grubun beğeni
BETÜL BERİŞE
21.00’de Fıstıklı Terası’nda
Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık toplayan parçalarının yanı sıra dinleyicilere özel
Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş.
AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul
gösterilecek.
bir performans sunulması bekleniyor.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83.
reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611
Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın

