15 Temmuz 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

5 TEMMUZ 2026 3 Köleleşme Duvarlara kazınan ki tür köle vardır. Gönülsüz köleler, gönüllü köleler. Gönülsüz köleler zorla köleleştirilmişlerdir, köle İolduklarının farkındadırlar, isyan etmeye çalışırlar. Gönüllü köleler ise köle olmayı Cumhuriyet kendiliklerinden kabul ederler. PROF. DR. Genelde köle olduklarının farkında ÜSTÜN ski adı “Türk anlatmıştır: bile değildirler, hatta köle olmaktan DÖKMEN Ocağı” olan, “Atatürk yazı masasına geçti. İki parmakla gurur duyarlar. Siz hangi gruba 1932’de yazı yazıyordu. Kısa bir süre sonra yazdığı giriyorsunuz veya biz hangi gruba “Halkevi” kâğıdı çıkardı. Bana uzattı ve ‘Profesör giriyoruz? Eolarak ismi bize bunu okuyun’ dedi. Kâğıda baktım, GÖNÜLSÜZ KÖLELER değişen, günümüzde Latin harfleriyle yazılmıştı ama Türkçe ise Resim ve Heykel kelimelerdi. Okudum. Atatürk memnun Kölelik tarihi çok eskidir. Ümit Aydın’a göre Müzesi olarak hizmet bir şekilde çevresindeki dostlarına baktı ve insan yalnızca Tanrı’ya atfedilen yaratma eylemine TOLGA veren bina, başkentin sadece ‘voilà’ (İşte) dedi. Ardından da ‘Kısa özenmiş, başka insanları sahiplenerek Tanrı’ya en önemli kültür AYDOĞAN bir süredir aramızda olan bir Avrupalı, bizim benzemeye çalışmış, mutlak güç olmak istemiştir.* duraklarından birisidir. dilimizi Latin harflerinde zorlanmadan akıcı Doğada güçlü zayıfı yener, ezer. Bazı karınca Günümüzde resim bir şekilde okuyor’ dedi” türleri diğer bazı türleri köle karınca olarak sergilerine, konferanslara ve konserlere ev Ernst Egli’nin 1927’de tanık olduğu kullanırlar. Bu durum ahlaka aykırı değildir. Ancak sahipliği yapan binada Atatürk’ün de önemli bu olay bir yıl sonraki Harf Devrimi’nin insanların hemcinslerini köleleştirmeleri, onları alınıp dokunuşları bulunmaktadır. hazırlığına da örnek olmuştur. satılan birer eşyaya dönüştürmeleri ahlak dışıdır. Osmanlı döneminde 1912’de kurulan Türk Tarih boyunca tüm dünyada köle sahipleri ATATÜRK’ÜN İZLERİ Ocakları, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) kölelerine istedikleri her şeyi yapmışlardır. Onların Gazi, 1927’de yine bir gün binanın Bey’in çabalarıyla çeşitli kentlerde faaliyet emeklerini sömürmüşler, dövmüşler, tecavüz inşaatını ziyaret etmiş ve Mimar Arif Hikmet göstermiştir. etmişler, aç bırakmışlar, hatta çocuklarını ellerinden Bey’den bir istekte bulunmuştur. Arif Cumhuriyetin alıp satmışlardır. Bütün kutsal kitaplar ve filozoflar Hikmet o isteği bakın nasıl anlatır: ardından yine aynı insanlara kölelerine iyi davranmalarını tavsiye “Atatürk, Latin harfleri ile bir metni isimle bir kültür etmişler ancak köleliğin ortadan kaldırılmasını kâğıt üzerine yazmış ve bunun mermere yuvası olarak faaliyet söylememişlerdir.* işlenmesini bize emretmişlerdi. Hiç kimse gösteren Türk Bir zamanlar köle azat etmek övülen bir davranıştı. Latin harfi bilmediği için her harf kopya Ocakları, Ankara’da Bazı köle sahipleri bir köleyi yaşlandığında azat Ocağı binasının içindeki edilerek yazılmıştı. Bir gün Atatürk da teşkil edilmiş, etmek isterlerdi ancak ha şu düğün geçsin, ha bu konferans salonunun yakın arkadaşlarıyla inşaata geldiler. ilk Türk Ocağı bayram geçsin derlerdi, bu arada köle ölüverirdi. tiyatro ve opera salonu Yazılmasına devam edilen mermerde ne binası da Ulus’ta O zaman çok üzülürler, kölenin tabutunun üzerine olmasını istemiştir. yazdığını sordular. Mustafa Necati bir Şengül Hamamı’nın Türk Ocakları Merkez azatlık belgesini iliştirirlerdi. Bu davranış olsa olsa şeyler söylemeye çalıştı ama okuyamadı. yanındaki eski bir Rum okulunda hizmet Başkatibi Uluğ (İğdemir) Bey ve Türk timsahın göz yaşı sayılır. “Tom Amcanın Kulübesi” Mustafa Kemal, ‘Bir yıl sonra anlarsınız’ vermiştir. Burada Cumhuriyetin ilk Ocakları Başkanı Hamdullah Suphi isimli romanda Tom Amca’yı yaşlılığında ailesinden dedi. Bir yıl sonra Harf Devrimi yapıldığı konferansları verilmiş, ilk resim sergileri Bey’in çabalarıyla bütçe ayarlanmış, koparıp satarlar. Evin oğlu uzaktan gelip bu durumu zaman mermerde yazılanın Gençliğe Hitabe düzenlenmiş ancak zaman içinde yeni Arif Hikmet Bey konferans salonunu öğrenir ve hemen Tom Amca’yı geri satın almak olduğunu hepimiz çok iyi anlamıştık.” ve daha geniş bir binaya gereksinim genişletmiş, soyunma odaları yapmış, için satın alanların evine gider. Fakat Tom Amca Arif Hikmet Bey anılarında Atatürk’ün duyulmuştur. Namazgâh olarak bilinen dekorların değişimi için de asansör tesisatı ölmüştür. Genç beyaz onun mezarının başına gider, beraberindeki kişilerin Mehmet Emin tepede, 21 Eylül 1925 günü ulu önder kurulmuştur. Sonuçta konferans salonu kar yağmaktadır, paltosunu çıkarıp mezarın üzerine (Yurdakul) ve Hamdullah Suphi (Tanrıöver) tarafından temeli atılan yeni “Türk Ocağı” tiyatro ve opera temsillerine uygun duruma örter. Bu davranışı beyaz adamın fazileti olarak da Beyler olduğunu, hatta Gençliğe Hitabe’nin binasını Mimar Arif Hikmet (Koyunoğlu) getirilmiştir. 1930 yılında bu binada yorumlayabilirsiniz, timsahın gözyaşı olarak da. Latin harfleriyle yazılması fikrini Hamdullah Bey 18 ayda inşa etmiştir. Hikmet Bey konser veren ünlü Alman keman virtüözü Spartacus köle arkadaşlarıyla Roma’ya karşı isyan Suphi’nin önerdiğini ifade etmiştir. Bu iş bu özel yapı için “Ankara’da betonun ilk George Kulenkampff’a salonuna akustiği etmiş fakat başarılı olamamıştı. 1971’de Haitililer için İstanbul’da yaşayan Hüsni Hat Hakkı kullanıldığı bina” olarak tanımlamaktadır. sorulduğunda Kulenlampff böyle güzel bir Toussaint Louverture liderliğinde Fransızlara Bey kitabeyi yazmakla görevlendirilmiş, salonun Avrupa’da bile ender olduğunu ifade başkaldırdılar ve zafer kazandılar. Yine Hintliler ATATÜRK’ÜN DÜŞÜ... yazıları da taş ustası Hüseyin Avni Bey etmiştir. Gandhi liderliğinde bağımsızlıklarına kavuştular. Atatürk büyük önem verdiği bu binayı mermer duvara işlemiştir. Böylece Harf Libya ve Cezayir mücahitleri ülkelerinin bağımsızlığı inşaatı sırasında sık sık ziyaret etmiştir. Devrimi’nden bir yıl önce Türk Ocağı’nın LATİN HARFLERİNE HAZIRLIK için kan döktüler. Ancak Birleşmiş Milletler Binayı özel kılan bir hatıra ise Arif Hikmet duvarına Atatürk’ün isteğiyle Latin harfleri Salonda birçok tiyatro ve opera temsili onları anarşist diye mahkûm etti. O günkü Türkiye Bey’in anılarında yer alır: Karlı bir günde kazınmıştır. yapılmıştır, bunların en önemlisi de ilk Türk Cumhuriyeti de mücahitlerin aleyhine oy kullanarak inşaat sahasına gelen Atatürk tek kolu Günümüzde binaya girdiğinizde Nutuk’ta operası Özsoy’dur. Ayrıca Harf Devrimi’nin bu ülkelerin köle kalmalarını istedi. (Çöl Aslanı olmayan taş ustası Hüseyin Efendi’yi görmüş da yer alan “Gençliğe Hitabe” sizi karşılar. de izleri binanın duvarlarına yansımıştır. Ömer Muhtar anarşist değildi.) ve büyük bir üzüntüyle nedenini sormuştur. Altında ise “20 Teşriniewel Perşenbe 1927” Bilindiği üzere Osmanlı döneminde de Kolunu Kurtuluş Savaşı’nda kaybettiğini diye yazılıdır. Latin harflerine geçme geçilmek istenen Latin harflerine ilk önce GÖNÜLLÜ KÖLELER söyleyen Hüseyin Efendi ile Atatürk uzun sürecinde dil henüz oturmadığı için de Mayıs 1922’de Azerbaycan geçmiştir. İkinci sınıf insan olduğunu düşünmek bence bir süre sohbet etmiştir. Çaydanlık “Cumhuriyet” sözcüğü, “Cümhuriyet”, Atatürk de bu konuda çalışmalar gönüllü köleliktir. Geçmişte öğrencilerime ve bulunamayınca tencerede çay “muhtaç” sözcüğü “mühtaç”, “perşembe” yapmış, Sofya’da askeri ataşe büyük gruplara konferans verdiğimde bazen, demlenmiş, Atatürk’e ikram sözcüğü “perşenbe” ve “teşrinievvel” olarak görev yaptığı dönemde “Dünya genelinde erkeklerin matematik becerisi edilmiş ve Gazi bir ara ufku sözcüğü “teşriniwel” olarak yazılmıştır. Latin harfleriyle ilgilenmiş, kadınların matematik becerilerinden daha yüksektir işaret ederek, “Hikmet Bey Yani bugün alfabede olmayan “w” harfi İstanbul’daki Madam görüşüne ‘evet’ diyenler ellerini kaldırsın lütfen” şu karşıdaki boşlukta orman kullanılmıştır. Atatürk’ün devrimlerinin Corinne’e Latin harfleriyle derdim. Erkeklerin yanı sıra kadınlar da ellerini şu bataklıkta ise bir park izlerini taşıyan bu binada Cumhuriyetin ilk mektuplar göndermiştir. Ayrıca kaldırırlardı. Bunun üzerine, “Köleliğin en kötüsü yapacağım” demiştir. Yıllar sergileri, ilk resim yarışmaları da yapılmıştır. Milli Mücadele döneminde gönüllü köleliktir, kadınlar erkeklerin zihinsel açıdan içinde “Orman” dediği yer Birçok konseri, ilk tiyatro, opera ve Mazhar Müfit (Kansu) Bey’e kendilerinden daha üstün olduklarına inanıyorlarsa Hamdullah “Atatürk Orman Çiftliği” olmuş, operetleri bu binada izleyen Atatürk ve onun yapılacak devrimlerin içinde Harf ikinci sınıf insan olduklarını düşünüyorlar demektir” Suphi “bataklık” dediği yere ise Théodore devriminin izleri bu binanın duvarlarına Devrimi’nin de olacağını belirtmiştir. derdim. Yapılan pek çok araştırmaya göre kadınların Leveau tarafından tasarlanan “Gençlik sinmiştir. Tıpkı Gençliğe Hitabe gibi… 1927’de Ankara’ya davet edilen matematik ve diğer zihinsel becerileriyle erkeklerin Parkı” olarak inşa edilmiştir. mimar Ernst Egli de ilginç bir becerileri arasında anlamlı bir farklılık yoktur. 27 Mart 1928 günü Ankara’ya ayrıntıdan söz etmiştir. Bir gün Modern yaşamda hepimiz kendimizi özgür gelen ünlü Viyana Opereti, Milli Eğitim Bakanı Mustafa hissediyoruz. Duygular doğrudur ancak bazı Millet Bahçesi’ndeki ahşap Necati ile Çankaya Köşkü’ne duygular onlara eşlik eden bilişsel yanılsamalarla at küçük salonda gösteri yaparken gittiklerini, Gazi’nin odasında başı gider. Yeterince özgür olduğumuz konusunda dekorlar oyuncuların üzerine Ercüment Ekrem (Talu), Falih ciddi kuşkularımız var. Galiba bir zamanlar zincirli devrilmiş, temsil yarıda Rıfkı (Atay), Yunus Nadi köleler vardı, şimdilerde kredi kartlı, cep telefonlu kalmıştır. Bunun üzerine Atatürk Arif Hikmet (Abalıoğlu) gibi önemli isimlerin köleler çıktı ortaya. Ne alsam satıcı “Kartınıza talimat vererek inşaatı süren Türk Koyunoğlu bulunduğunu belirtmiş ve şöyle taksit yapayım mı?” diye soruyor. Ben de yapın diyorum, böylece altı ay sonraki kazancımın nereye BERRIN KARADENZI gideceği şimdiden belli oluyor. Bunun yanı sıra eğer cep telefonunuz yoksa toplum sizi yok sayıyor. berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr v Fazıl Say Jazz Quintet Bankada hesap açtıracaksanız cep telefonunuza mesaj gelecektir. Cep telefonunuz yoksa hesap Kültür rotası açtıramazsınız. Devlet, özellikle maliye cep telefonunuza sürekli mesaj gönderir. Cep telefonları Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye olmayanlar parkta yatan evsizler gibi ortada kalmış kültür sanat dünyasında bu hafta sayılırlar. öne çıkan etkinlikler… Bunların yanı sıra internetteki algoritmalar yoluyla pek çok çağdaş insanın davranışı onlar farkında ünyaca ünlü piyanist ve besteci ruhuyla birleştirerek yeni bestelerini olmadan kontrol altında tutulur. MK Ultra programı DFazıl Say, yeni caz projesi “Say dinleyicilerle buluşturacak. Piyano da zihinlere zincir vurma yollarından birisidir.* Plays Jazz on Tour” kapsamında başında Fazıl Say’a vokalde Ezgi Bazılarına göre kredi kartı ve cep telefonu büyük Türkiye turnesine çıkıyor. Yedi kentte Alaş, flütte Aslıhan And, saksafonda özgürlük sayılır. Bazı zincirli köleler de beslenme ve 10 konser verecek sanatçı, klasik Serdar Barçın ve davulda Ferit barınma sorunu yaşamadıkları için kendilerini şanslı müzik anlayışını cazın doğaçlamacı Odman eşlik edecek. sayıyorlardı. “Rüzgâr Gibi Geçti” filminde köleler özgürlüklerini aldıktan sonra beyaz sahip sokakta eski v Fıstıklı Teras’ta Müzede Suare... kölesine rastlar, kölesi “Hanımım ben sıkıldım bu hürriyetten” der. Köleliğe alışmış kişiler özgür olunca akıp Sabancı Müzesi, “Müzede bocalarlar. Köleliğin belki de en kötü yanı sahipte ve S Suare: American Express kölede alışkanlık yapması, kanıksanmasıdır. ile Bir Yaz Gecesi Sineması” v Gülinler etkinliğiyle yaz akşamlarında açık * Aydın, Ü. (2025). Köle ve Kölecikler. Yayınevi belirsiz. hava sinemasını sinemaseverlerle lternatif müziğin dikkat çeken buluşturuyor. Sabancı Vakfı’nın Aprojelerinden Gülinler, 11 Temmuz’da İmtiyaz Sahibi: desteğiyle düzenlenen program Blind sahnesinde dinleyicilerle buluşacak. 5 TEMMUZ 2026 SAYI: 1891 CUMHURİYET VAKFI adına n Yayın Koordinatörü kapsamında aşkı, tesadüfleri Gülin Kılıçay’ın öncülüğündeki proje, indie ALEV COŞKUN DENİZ ÜLKÜTEKİN ve ikinci şansları konu alan pop ve alternatif rock tınılarını bir araya Genel Yayın Yönetmeni n Reklam Genel Müdürü MİNE ESEN iyi hissettiren filmler, temmuz getiren repertuvarıyla sevilen şarkılarını EVSUN SİNEM ALKAN Sorumlu Müdür pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr ayı boyunca her perşembe saat canlı seslendirecek. Konserde grubun beğeni BETÜL BERİŞE 21.00’de Fıstıklı Terası’nda Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık toplayan parçalarının yanı sıra dinleyicilere özel Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul gösterilecek. bir performans sunulması bekleniyor. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611 Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle