Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
MERHABA
NİLAY ÖZER’DEN
Asla Vazgeçme - Ekrem İmamoğlu’nun Yolculuğu
kitabıyla Mustafa Balbay ve Amerika’da Demokrasi
‘Yüzü Kelebeklerle Örtülü’ kitabıyla Alexis de Tocqueville kapağımızda.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’nı 2019 ve 2024’te üç kez kazandı. Her
“sözcükler akıp gitmiş sözlükte bir süvari/ dil ne hindir ne çapraşık akıllı/ sürahiden süvariye
seferinde, “Daha fazlasını yapabilirim” mesajını verdi.
çekerken zihni/ boşluk da iyidir dalar gidersin bazen/ eşinirsin gözlerine bir yuva bulmak için
2023’te Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişimin
(“soruları çaldırmak”)
önünü açan kişi olarak “Türkiye’yi de değiştireceğiz”
Nilay Özer’in Yüzü Kelebeklerle Örtülü’deki (Everest Yayınları) şiirleri yeni bir söylemin, yapının,
diye haykırdı.
içeriğin elinden tutuyor. Yeni bir yola çıkıyor şair yankılara, gölgelere, kuyulara, Sırada cumhurbaşkanlığı vardı. Bu hedefe yürürken
23 Mart 2025’te tutuklandı. İmamoğlu önüne her engel
rüzgârlara, hayallere, anılara sığına sığına. Kelebeklerle örtülü yüzün içine kuruyor şiir tahtını.
konduğunda şöyle haykırdı: “Asla vazgeçmeyeceğim!”
Kalbi orada atıyor, damarlarında kanla birlikte ne çok yüz ne çok anı ne çok görüntü ne çok yaşam
Bu söz aynı zamanda tüm Türkiye’ye idi.
ne çok hayal dolaşıyor onunla gece gündüz.
Tutuklanmasına giden yolla, cumhurbaşkanı
adaylığına giden yol Silivri’de kesişti. Esareti göze
alaraK cesareti örgütledi. Türkiye ayağa kalktı.
GÜLTEKİN EMRE
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dipten gelen dalgayı
uzun soluklu, iktidar hedefli bir yürüyüşe çevirdi.
‘YAŞARKEN BİLİNMEZ ÖLÜM
Silivri’de beş yıl hapis yatan Mustafa Balbay,
BİR DERİNLİKTİR’
Ekrem İmamoğlu’nu üç kez ziyaret etti. Mücadelesini
Yaşam yüzlerden okunabilir mi? Ku-
kendi ağzından dinledi, yazdı.
yulara batıp çıkan güneş her zaman ye-
Mustafa Balbay’ın, Asla Vazgeçme - Ekrem
niden doğar günü, günceli, insanı ve
İmamoğlu’nun Yolculuğu (Halk Kitabevi) adlı kitabın-
dünyayı yarınlara taşımak için. İçimiz-
da, pes etmeyi hafızasından silmiş, kararlı bir insanı
deki yangınlara su taşır rüyalar. Geçmiş
daha yakından tanıyacaksınız. Silivri duvarlarına ba-
günümüzü ayakta tutar sessizce, kıya-
kınca ufku gören bir liderin uzun yolculuğuna eşlik
met koparmadan.
edeceksiniz. Umut Yorulmaz’ın söyleşisi...
Yaralar açılıp açılıp kapanır. Yangın-
Felsefi ve sosyolojik çözümlemeleri aynı yapıtta bir
lar yanıp söner (söndürülür), yanardağ-
araya getiren Alexis de Tocqueville, sadece siyasal
lar kendilerini anımsatmadan duramaz.
bir gözlemci değil, bir sosyolog ve tarih filozofudur.
Susmak zamanı elinden kayıp gitmek
“ölüm”le Amerika’da Demokrasi (Çev. Seçkin Sertdemir
değil, kişinin düşüne düşüne kendisine
Özdemir, İletişim) adlı yapıtı, modern demokrasinin
varmasıdır. “yaşam”ı! Nasıl ayrı-
toplumsal, kültürel ve siyasal etkilerini derinden
“Öfke”nin gövdede ne kadar barın- lır ki bu yapışık ikiz-
inceleyen ilk aydınlardan biri olarak karşımıza çıktığı
dığını ancak şair bilebilir yüreği dizele- ler? “Yüzü kelebekle
ve Batı toplumlarının günümüze kadarki evrimi
rine yansıyınca. “Sözcükler” hep “de- örtülü” yaşanmış bir
üzerine yazılmış kehanet niteliğinde bir kitaptır.
rinlik mimarisi”dir bu yaşamın bağrına ömür değilse, başka
Bugün hâlâ şaşırtıcı derecede modern kalmayı başaran
nedir ki? Unutulma-
yaslana yaslana.
bir yapıttır ve demokrasinin nereden geldiğini, özgürlük
yan onca capcanlı görüntü “suyun kalbine” yansır, orada yaşa-
“Unutmak” bir başka yoldur geçmişe, bugüne, yarına, aşka
ile eşitlik kavramlarını sürekli tartışmaktan vazgeçersek
ma yeniden tutunur, ayağa kalkar, yola devam!
uğraya uğraya. Mevsimler gelip geçer iç içe geçe geçe. Ölüm-
nereye doğru yol alabileceğini kavramamız açısından
ler yaşlı, yaslı, hüzünlü bir yaşam mıdır saçlara, gözlere yansı-
OKURLA EL ELE YAŞANMIŞLIĞIN İZİNDE ŞİİRLER
son derece önemli bir incelemedir.
yan? Herkesin yaşamı yüzünden okunur!
Nilay Özer “olmayan”ı oldurmuyor bu yeni, sımsıkı şiirle-
Yapıtın 1835 tarihli ilk cildinde Tocqueville,
Nilay Özer’in Yüzü Kelebeklerle Örtülü’deki (Everest Ya-
rinde. Var olanlarla yeni yollar açıyor şiirine, imgelerine. Ya-
sistemin siyasal mekanizmalarını çözümler. 1840
yınları) şiirleri yeni bir söylemin, yapının, içeriğin elinden tu-
şanmışlığın izlerini sürüyor. Anlatmıyor anlatıyormuş gibi ya-
tarihli ikinci ciltte ise Amerikan demokrasisinin daha
tuyor. Yeni bir yola çıkıyor şair yankılara, gölgelere, kuyulara,
parak sezdiriyor sezilmesi gerekenleri. Yaşamın sokaklarında,
çok sosyal boyutuyla ilgilenir.
rüzgârlara, hayallere, anılara sığına sığına.
yaşananlara bir bir uğruyor.
1789 Devrimi sırasında büyük badireler atlatmış
Uzun yol kısalır mı anıları bağrına basmadan? Anılar, ömrü
Okurun elini hiç bırakmıyor. Sanki okurlarla birlikte oluşturuyor
hatta bazı bireyleri giyotine gönderilmekten kıl
uzatmaz mı? Hayaller geleceği çabuklaştırsa keşke. Kırgınlık-
dizelerini. Söyleyeceklerini birlikte söylüyorlar. Geçmişe birlik-
payı kurtulmuş soylu bir aileden gelmesine karşın
lar, acılar yaşanmasa uçurumlara gelip durmasa şair.
te gidip geliyorlar. Hayalleri de birbirlerinden hiç de uzak değil:
demokrasiye bu kadar ilgi duyması ve tüm insanlığın
“yaşarken bilinmez ölüm bir derinliktir”: Bu dize alıp götü-
“değil misin bu türkünün ilk yakıcısı/ güvercini kumru-
kaçınılmaz akıbeti olarak görmesi de ne kadar özgün
rür herkesi bir yerlerden bir yerlere savura savura, anıları ya-
su toplar birazdan/ seni buraya saçtılar buranın darısı ol…”
bir dünya görüşü olduğunu gösterir.
ka paça yanımızda bula bula. Şu dize de okurun kalbine bir ok
(“olmayan”)
Bununla birlikte Tocqueville asla safdil bir demokrasi
olur: “yaşarken de bilinir kuyu bir derinliktir”.
Şirin içini dışını gösteren şu sorular herkesi ilgilendirmiyor
tutkunu değildir. Eşitlikçi bir toplum anlayışına dayanan
mı? “herkes ah vah ediyor/ sen ne diyorsun”. Dünyanın, ül-
‘SANKİ SÜRDÜM KENDİMİ YAZILMAMIŞ
demokrasinin olası aşırılıklarının farkındadır ve bu sistemin
kelerin, doğanın ve insanlığın yaşadığı, yaşatıldığı acılar “ah
BİR TARİHTE GERİYE DOĞRU’
de riskler içerdiğini özellikle vurgular. Bunların başında
vah” ettirmiyor mu? Bu acıları kim dindirebilir ki?
Fırtınalar kolayca gelip geçmez. Yağmurlar da şemsiyelerin
“demokratik bireycilik” ve “çoğunluğun zorbalığı” gelir
yaşamına sığınır. Yaşam var ama onu hiç yaşamayanlar da var İşte canalıcı şu dizeye gel de hayır de! “bir çocukluk anısıy-
ki yapıtının önemli bölümünü bu kavramlara ayırmıştır.
değil mi? Belki de bazı anıları, aşkları, acıları, ölümleri dize- la mı hayatta kalıyorsun” (...) “insan ister değişmesin isteme-
Ferda Fidan’ın yazısı...
lerden miras almışızdır. Başkalarının yaşadıkları, duyumsadık- nin rüyası”.
- Gültekin Emre (Nilay Özer, Yüzü Kelebeklerle
ları, duyurdukları, önümüze koydukları bizim kuyumuzda, ka- Sorular çıldırtsa da aman yanıtsız kalmasın: Dil de sözcükle-
Örtülü, Everest),
rin kalbindeki yerini hep hep hep korusun:
zanımızda, yüreğimizde kaynayıp durur bizimmiş gibi.
- Öner Yağcı (“İnsanlığın yarısı kadının güzelliğini
“sözcükler akıp gitmiş sözlükte bir süvari/ dil ne hindir ne
Biz hem kendimiz hem de bir başkası oluruz her zaman. Ya-
keşfe çıkan romancı: Ayla Kutlu!”),
çapraşık akıllı/ sürahiden süvariye çekerken zihni/boşluk da
şam bunu ister bizden ya da bize bunu sunar kabullenelim, be-
- Feridun Andaç (“Değer üreten bir insanın
iyidir dalar gidersin bazen/ eşinirsin gözlerine bir yuva bul-
nimseyelim diye.
yazdıkları: Bülent Eczacıbaşı!”, İşim Gücüm Budur
mak için (“soruları çaldırmak”)
Sesimiz de kendi sesimiz olur hem de bir başkasının sesiyle
Benim - İş İnsanının Yeni Sorumlulukları YKY /
Nilay Özer, kelebeklerle örtülü yüzün içine kuruyor şiir tah-
kol kola girip iç içe geçer, kalpler birleşir, kankalar çoğalır.
Aklımızda Bulunsun - İş İnsanları için Denemeler,
tını. Kalbi orada atıyor, damarlarında kanla birlikte ne çok yüz
Yüzler, gözler, mekânlar, giysiler anıları anılarla yoğurur:
YKY / Biraz Daha Düşününce - İş İnsanları için
ne çok anı ne çok görüntü ne çok yaşam ne çok hayal dolaşı-
“bir elbise bazen anıları taşırır”.
Denemeler, YKY),
yor onunla gece gündüz.
Öyledir, fotoğraflar da anılarla katmerlenir. Evler, balkonlar,
- Gönül Arda (Rifat Dedeoğlu, Şaziye Karlıklı,
Şu dizeler şiirlerin ve de şairin kalbindekilerin dışa vurumu-
sokaklar, kentler elbette ülkeler de anılarsız nasıl yaşanır?
Metin Sözen’le Söyleşi, ÇEKÜL),
dur “yüz / yakın plan” diyerek: “her şey beni ağlatabilecek ka-
Şu dizeyi gelin de unutun, gelin de kalbinizden indirin:
- Y. Bekir Yurdakul (Altay Öktem, Renkleri Duyan
dar güzeldi/ günler bir kitabın sayfaları gibi okundu okunmadı
“sanki sürdüm kendimi yazılmamış bir tarihte geriye doğru”.
Çocuk, Tudem / Betül Tarıman, Uykucu Kediler İçin
çevrildi/ yeniden kurmak istediğim anlar oldu kurdum da/ söz-
Tarih yazılmasa da anılar yaşanmışlığı, unutulmayanları, acı-
Çalar Saat, Dinozor Çocuk),
ları, hayıflanmaları, hüzünleri yere göğe koyamaz. cükler kurabilir leylakları öpüşleri geceyi” (“Sevgilime bir
- Vitrindekiler, kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’un
Zaman karışıp gitse de başka zamanların içine, “ölüm tam”dır, “ya- hediye: Siyah kadife kutuda altı ölü kuş”)
hazırladığı Güncel ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı
şam” da aynısı, “tam”. Zaten gel de ayır zamanın bağrına saplanan Nilay Özer, iyi ki de bir yol bulamamış şiirden başka.
n
Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor!
İyi okumalar...
lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım:
Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72
74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem
Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com.tr l Baskı: İleri Basım
KITAP Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. AŞ, Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad. No: 11A/41
Bahçelievler - İSTANBUL. l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.