Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Değer üreten bir insanın yazdıkları:
Bülent Eczacıbaşı!
ir konuşmamızda Yılmaz Karakoyun- yışı! Bunu da şu sözleriyle açıklıyor konuş-
lu, “Türkiye’de burjuva diyebileceği- masında: “Kurumsallaşma deyince ben bir
B miz bir aile vardır, o da Eczacıbaşı ai- kurumun kişilerin varlığına bağlı olmadan
lesidir” demişti. Konumuz Türkiye’ydi, me- varlığını sürdürebilir ve geliştirebilir aşama-
selemiz ise burjuvazi kendi romancısını ne- ya gelmesini anlıyorum.”
den çıkaramamıştı? Buradan hareketle kendi deneyimlerini,
Eczacıbaşı ailesinden Şakir Eczacıbaşı’nı olanla olması gerekenleri anlatıyor
tanımış, kendisiyle uzun sohbetler etmiştim. Eczacıbaşı. Düşünen, soran, sorgulayan;
Ailenin sanatın içinde kişilerinden biriydi aynı ölçüde de öğrenme ve merak tutkusu
Şakir Bey. Hoşsohbetti, bunu sağlayan da olan bir kişi olarak karşımızdadır Bülent
onun derin kültürel birikimiydi. Bu alanda Eczacıbaşı. Üstelik önünde yaratıcı /
yapıp ettikleri ortadaydı. yönlendirici bir figür olarak da Nejat
Ağabeyi Nejat Eczacıbaşı ise iş Eczacıbaşı durmaktadır.
dünyasında bir “duayen”di. Çoğumuzun Ben buna “iyi aşı almak” diyorum. Bu aşı-
çocukluk belleğinde “Eczacıbaşı” nın tuttuğu oran da gelenek dediğimiz şe-
markasının simge adı. Ama bir önemli yanı yin nasıl sürdürülebilir bir anlayışa, yaşama
vardı ki Nejat Bey’in, gene bizlerin çocukluk ve şirket kültürüne dönüşebileceğini de bu
dönemlerine denk gelen İstanbul Kültür aile örneğinde görebiliriz.
Sanat Vakfı’nın kurucusu olması. Sanata ve Bunu bir süreç olarak görür Eczacıbaşı.
kültüre verdiği destekti. Özellikle şu tespiti de yapar:
Giderek vakfın etkinlikleri dalbudak “Biz tamamladık mı? Bizim de daha he-
sararak müzikle birlikte sinemayı, tiyatroyu nüz tamamlayamadığımızı açıkça kabul et-
da içine alan kurumsal yapıya erişti. mem gerekiyor. Bu sürecin içerisindeyiz ve
Sonrasında ise bu bayrağı aileden Bülent kesin olarak çok ciddi hedeflere doğru yol
Eczacıbaşı devraldı. alıyoruz. Ben bunun ne kadar zor olduğunu
ifade etmeye çalışıyorum.”
‘İŞİM GÜCÜM BUDUR BENİM’
Bundan birkaç yıl önce, adeta “ders kita- TESPİTLERİ, ÖNERMELERİ VE
bı” gibi okuduğum, ailenin büyük oğlu Bü- DENEYİMLERİYLE ECZACIBAŞI!
lent Eczacıbaşı’nın kitabı İşim Gücüm Bu- Bilgi toplumu olabilmenin yolu bilim ve eği-
dur Benim, sevgili Karakoyunlu’nun düşün- timden geçer. Eğer entelektüel sermayenizi
celerini nasıl da haklı çıkarıyordu. oluşturamazsanız bunların kapıları açamazsınız.
Bülent Eczacıbaşı’nın birikimi, dünya gö- Bu noktada Eczacıbaşı’nın hem tespitle-
rüşü, yaşamı anlama / kavrama bilinci ufuk ri hem önermeleri hem de bir aile şirketinin
açıcıydı. Ötesi karşımızda bir entelektü-
var oluşundan edindiği deneyimlerini aktar-
el “işadamı” duruyordu. Okuyan, düşünen,
ması önemlidir.
sorgulayan, kendine özgü bir tarzı / üslubu
Bu da bize, her anlamda burjuvazinin na-
olan bir aydın aynı zamanda.
sıl bir katalizör görevi üstlenebileceğini an-
latıyor bence! Her alanda eğitim düzeyini
‘AKLIMIZDA BULUNSUN’
yükseltmek! Dünyadaki gelişmeleri izleye-
Doğrusu bu okuma sonrasında karşıma
rek kendi değerlerini yaratabilmek için giri-
çıkan “Aklımızda Bulunsun” kitabındaki de-
şimciliğin ne denli önemli olduğunun altını
nemeleri ise öğretici olduğu kadar yönlen-
da çizerken şunları dile getirir:
dirici bir anlatıcının bakışıyla karşıladı beni.
“Ben girişimcilik eğitiminin sadece giri-
Bir “ders kitabı” olarak nitelendirdiğim ki-
şimci olmak isteyen gençler için değil, baş-
tabında Eczacıbaşı, yaşadığımız yüzyıla na-
ka açılardan da önemli olduğuna inanıyorum.
sıl okuduğunu anlatırken önümüzdeki yeni binyılın ger- Her ne kadar Bülent Eczacıbaşı bir aile şirketi öyküsün-
Aile şirketlerinin geleceği açısından da bu şirketlerin yö-
çekliğine ilişkin de şu öngörülerini dile getiriyordu: den yola çıksa da birikimini / deneyimini, bilgi ve beceri-
netiminde görev alacak gençlerin girişimcilik eğitimi alma-
“Dünya 21. yüzyıla girerken her şey yolunda gidiyor gibi sini hem buradaki konuşmalarına hem de yazdığı dene-
ları, şirketin dinamizmi ve girişimci ruhunu ayakta tutmak
görünüyordu. Teknolojik gelişmelerin etkisiyle tetiklenen melerine ustaca yansıtan bir düşün insanı bence.
açısından önem taşıyor.
küreselleşme fırtınası, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökü- İmlediğim gibi bir ailenin şirketleşme / kurumsallaşma
Ayrıca her yönetici aynı zamanda girişimci bakış açısıyla
şünden sonra hızlanarak dünyayı sarmış; ekonomik, siya- öyküsü kadar, bir şirketin nasıl yönetilebileceğine ilişkin
hareket etmek zorunda. Her yöneticinin hem lider hem de
si, toplumsal, teknolojik boyutları olan bir küresel bütün- de önemli bilgiler / tanıklıklardan söz ediyor Eczacıbaşı.
girişimci olduğu kurumlara ihtiyacımız var.”
leşme sürecine girilmişti. Bir aile şirketinin ikinci kuşak temsilcisi olarak Bülent
Yenilikçi bir bakışın, yönetişimin ve kurum kültürünün
Küreselleşmenin yol açacağı gelişmeler yoğun biçimde Eczacıbaşı’nın hem içten hem de dıştan bakışı söyledik-
nasıl yaratılabileceğinin adeta yol haritasını çizen biridir
lerini daha da önemsetiyor. Sorduğu şu iki soru bu an-
tartışılıyor, ancak bu sürecin gelişmiş ve gelişmekte olan
Bülent Eczacıbaşı.
lamda önem taşıyor:
ülkeler arasındaki gelir uçurumlarını azaltacağına ve
Size onun bu yöndeki yaşama / çalışma “mottosu” di-
“Özellikle ilgimi çeken iki soru var: Birincisi, Türkiye’nin
küresel ekonomik büyümeyi artıracağına ilişkin beklentiler
yebileceğimiz şu düşüncesini aktarmak isterim: “İş dün-
aile şirketleri, kendi türlerinin iyi bilinen hastalıklarıyla baş
ağır basıyordu.” (*)
yasında birer para kazanma makinesi olmam dışında, in-
etmekte ne kadar başarılılar, kendilerini bekleyen sorunla-
İŞ İNSANININ YENİ SORUMLULUKLARI! sanların yaşamına anlam katan kurumlara ihtiyacımız var.”
ra ne kadar hazırlıklılar? Aile şirketlerinde yönetişimi iyileş-
“İş insanının yeni sorumlulukları” adını verdiği kitabının Kendi kurumlarına dönük şu tespiti de kayda değerdir:
tirmek için yapılabilecek şeyler neler?”
alt başlığını pekiştiren bir nehir söyleşi yalnızca ailenin ta- “Biz markamızın ruhunu tanımlamak için epeyce mesai
rihine değil, ülkemizin ekonomisine, tarihsel toplumsal ve DEĞER ÜRETİRKEN MARKALAŞMA harcamış bir kuruluşuz.”
kültürel yapısına dönük önemli tanıklıkları içeriyor. Değer üretirken markalaşma, güven ve yönetişim anla- Abartısızca şunu söyleyebilirim ki, Eczacıbaşı’nın bu
>>
14 Ağustos 2025
18
İSA TERLİ / AA