06 Mayıs 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

GUSTAVE FLAUBERT (12 ARALIK 1821 / 8 MAYIS 1880) Bir enerji deposu: ‘Mektuplar’ FERDA FİDAN ustave Flaubert büyük bir romancı omanlarını yazarken ne ka- olduğu kadar olağanüstü bir mektup dar zahmet çektiğini, çok G R yavaş ilerlediğini, bazen bir yazarıdır. 9 yaşında olduğu 1830’dan günde on saat çalışıp sadece bir öldüğü 1880’e kadar yaklaşık 50 yıllık sayfayı tamamlayabildiğini anla- bir dönemi kapsayan mektupları, yazarın tan Gustave Flaubert’in aslında külliyatının ve toplumsal yaşamda hep özenle ne kadar üretken bir yazar olduğu- saklamaya çalıştığı gerçek kişiliğinin daha iyi nu, akıcı ve zengin bir dille, okun- anlaşılmasını sağlayan bir edebi hazinedir. ması çok ilginç ve bazıları on say- fayı bulan mektuplar yazmakta Referans olarak alınan baskısı Bibliothèque hiç zorlanmadığını görürüz. de la Pléiade’da beş cilt olarak yayımlanan, toplamı 6 bin sayfayı geçen ve 4 bin mektuptan ‘DÜNYAYI BİR KOMEDİ oluşan bu devasa yapıt, bir çeşit otobiyografi GİBİ GÜLEREK; İZLEYELİM. DÜNYADAN BANA NE? ya da günlük olarak ele alınabileceği gibi aynı UMURUMDA BİLE DEĞİL!’ zamanda 19. yüzyılın günlük yaşamının bir “Benlik tiksindiricidir” diyen Bla- kroniği, yaşam ve sanat hakkında yıldan yıla ise Pascal’in görüşüne uyarak ya- derinleşen bir düşüncenin güzergâhı gibi de pıtlarında hep saklamaya çalıştığı incelenebilir. karmaşık kişiliğinin sınırsızca orta- Romanlarını yazarken ne kadar zahmet ya çıktığı bu mektuplarda, gençlik yıllarından itibaren son derece kö- çektiğini, çok yavaş ilerlediğini, bazen bir tümser bir yaşam görüşünü satırla- günde on saat çalışıp sadece bir sayfayı ra dökerken insanın dünyada mut- tamamlayabildiğini anlatan Flaubert’in lu olmasının olanaksız olduğunu sa- aslında ne kadar üretken bir yazar olduğunu, vunan filozof Schopenhauer’ı hay- akıcı ve zengin bir dille, okunması çok ilginç ranlıkla okuduğunu anlatır. “Mektupların içerdiği, gizli ya da aleni, hayata ve bazıları on sayfayı bulan mektuplar Yani yaşlanma korkusuyla ve geçmişe duyulan karşı küfür, çok sevdiğim bu yazarın dünya görü- yazmakta hiç zorlanmadığını görürüz. özlemle ortaya çıkmış bir fikir değildir onunki zi- şündeki bu devamlı küfür bana büyük acı veriyor.” ra yirmi yaşından itibaren gençliğinin sona erdiğini Dünya edebiyatının en güzellerinden biri Hayattan hiçbir beklentisi olmadığını her fırsat- düşünen Flaubert, kendini her zaman yaşlı hisset- ta yineleyen Flaubert, doğal olarak, başka insanlar- olduğu konusunda Proust’tan Woolf’a, miş, yaşamın anlamsız olduğunu ve zamanın çok la ilişki kurmaya çalışmaz. Geçmişte yaşanılan bazı Borges’ten Llosa’ya kadar sayısız büyük çabuk geçtiğini söyleyerek hayıflanmıştır. acı deneyimler sonucu meydana gelmiş bir komp- yazarların hemfikir olduğu Flaubert’in Daha ergenlik çağındayken bir lise arkadaşına hi- leks değildir bu duygu. Bu yüzden, sosyal bir insan mektuplarının tamamının dilimize çevrilmesi taben şöyle yazar: “Dünyayı bir komedi gibi gülerek olmak için çaba göstermemeye kararlıdır: “Her- günümüz koşullarında epey zor gözükse de izleyelim. Dünyadan bana ne? Umurumda bile değil.” kesin hayatını yaşamaktan, aile sevinçlerine katıl- yayımlanmış bölümlerinin ne kadar yetersiz maktan, sevindirici olaylar için heyecanlanmaktan ANDRÉ GIDE: ‘ÇOK SEVDİĞİM BU YAZARIN kaldığı da açıktır. ve öfkelendiren şeylere isyan etmekten aciz hissedi- DÜNYA GÖRÜŞÜNDEKİ BU DEVAMLI KÜFÜR yorum kendimi.” Zira “üslup dünyayı görmenin mutlak BANA BÜYÜK ACI VERİYOR’ yöntemidir” hatta daha da ileri giderek Öyle ki kendisine hayata atılırken çeşitli projele- VAROLUŞSAL BİR CAN SIKINTISI! rini coşkuyla anlatan bir çocukluk arkadaşına boş “Üslup hayattır, düşüncenin can damarıdır” Romantizmden esinlenme bu taedium vitae ha- hayallere kapılmamasını telkin ederken şu sert uya- yatın tamamına yayılan varoluşsal bir can sıkıntısı diyen Flaubert’in mektuplarını okumak, rıda bulunur: “Herkes gibi sen de hayatın boyunca olarak ortaya çıkar. yazarın çalışma odasına usulca girmek, onun sadece sıkıntı çekeceksin, öldükten sonra bir meza- Bu tanımlanamayan içsel buhran hissi Flaubert için bir satır üzerinde saatlerce ter dökmesine, rın olacak ve sonsuza dek çürüyeceksin.” onulmaz bir rahatsızlık gibi gözükse de bir asır sonra yazma ritüellerine, kederlerine, sevinçlerine Hevesli bir okuyucu için bu metinlerin tek olum- yapıtının temelini aynı duygu üzerine kuracak olan ve edebiyat sanatına adanmış bir ömrün suz yanı belki de budur. Cioran misali intiharı çözüm olarak ortaya koymaz. öyküsünün günden güne yazılışına tanıklık Flaubert’in hayranlarından André Gide bile, kişi- Zira Flaubert için bir kaçış yolu yok değildir ve etmektir. sel edebi hedefleri açısından bir “enerji deposu” ola- bu çare sanattır. Bu yüzden edebiyat şiddetli bir rak gördüğü ve gençlik yıllarında başucu kitabı yap- tutkudur onun için ve başka türlüsü düşünülemez: mış olduğu Mektuplar’ın bu boyutunu kabullenemez: “Kendimizi her zaman halklardan, taçlardan ve >> 8 12 Aralık 2024
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle