09 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 5 Eylül 2017 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ZARİFE SELÇUK ‘Tutuklu gazeteci ayıbı sona ermeli’ Çanakkale’deki Adalet Kurultayı’nda düzenlenen Tutuklu Gazeteciler ve Kapatılan Basın Yayın Kuruluşları Çalıştayı’nın sonuç raporunda Türkiye’de 171 gazetecinin tutuklu olduğu, 187 basın yayın kuruluşunun kapatıldığı belirtildi. Gazetecilerin yazıları, eleştirileri nedeniyle tutuklanmasına son verilmesi çağrısı yapılan çalıştayda, hükümetin gündeminde olan ‘cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasından’ da vazgeçilmesi çağrısı yapıldı. Adalet Kurultayı sırasında, CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in moderatörlüğünde tutuklu gazeteciler ve kapatılan yayın kuruluşları çalıştayı yapıldı. Tutuklu gazeteci aileleri, gazeteciler, avukatlar, gazeteci örgütleri ile sendika temsilcilerinin katıldığı çalıştayın sonuç raporunda dikkat çeken başlıklar yer aldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Çakırözer, “Tutuklu gazeteci ayıbı artık sona ermeli. Gazeteciler düşündükleri yazdıkları ve eleştirdikleri için hapse atılmamalı” diye konuştu. Bağımsız Gazetecilik Platformu P24 yazarlarından Avukat Figen Çalıkuşu, Türkiye’de 171 gazetecinin tutuklu olduğunu 187 basın yayın kuruluşunun kapatıldığını belirtti. Çalıkuşu, “Gazetecilerin yazılarının ya da açıklanan düşüncelerinin ‘cebir ve şiddet’ unsuru ile bir tutularak cezalandırılmak istenmesi tam bir akıl tutulmasıdır” dedi. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, “11 Eylül’de Cumhuriyet yazar ve yöneticilerinin Silivri’de duruşması var. Çağlayan’dan neden Silivri’ye alındı bu duruşmalar? Oraya bizlerin, yurttaşların rahat gidememesi için. Gazetecilerin özgürlüğü için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. ‘Tek tip’e hayır! Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, konuşmasında hükümetin gündemindeki “cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulaması” konusunda kaygılarını paylaştı. Olcayto, “Meslektaşlarımız tek tip elbiseleri giymeyi asla kabul etmiyor. İnsan onuruna aykırı buluyor. Koğuşlarımızda çıplak dolaşacağız diye açıklama yaptılar. Gazetecilik suç değildir. Bu insanlara tek tip kıyafetleri giydirmek çok acı” dedi. Tüm çalıştay katılımcıları insan haklarına aykırı olduğu ve olumsuz sonuçlar doğuracağı nedeniyle böyle bir uygulamanın hayata geçirilmemesi çağrısı yaptı. Tutuklu gazeteci Murat Aksoy’un eşi Şehriban Aksoy, tutuklu gazeteci ailelerinin yaşa Adalet Kurultayı’ndan çıkan raporda 171 gazetecinin tutuklu bulunduğu belirtilirken, cezaevlerindeki şartların da insanlık onuruna aykırı olduğu ifade edildi ‘Medya hiçbir dönem bu hale gelmedi’ Daha önce üç ay tutuklu kalan Ankara Temsilcisimiz Erdem Gül, cezaevindeki gazetecilerin Türkiye’deki hak ve özgürlük mücadelesini yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışarıdaki adalet arayışı onları çok heyecanlandırıyor. Hayat sadece içeridekiler için değil, biz dışarıdakiler için de çok zor. Dışarıdaki düşünce özgürlüğü, içeriden daha kısıtlı” dedi. Türkiye’de medyanın tutuklu gazeteciler konusundaki tutumunu da eleştiren Gül, “Hiçbir dönem medya bu hale gelmedi. Meslektaşlarının cezaevinde olmasını hatta yok olmasını isteyen gazeteciler olduğunu görmek çok üzücü” dedi. 9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen gazetemiz avukatlarından Bülent Utku, “Anladık ki Türkiye’de hukuk yok. Mahkemede hakim hâkim değil, yasa yasa değil. Bu süreçte barolara olağanüstü görev düşüyor. Adalet Nöbeti gibi eylemliliklere ihtiyaç var. İnsan hakları, demokrasi ve hukuka inanan insanlar ölçüsünde birlikteliğimizi sağlamak lazım. Alevi, Kürt, Türk gibi toplumu ayıran özellikler gibi görünen kavramları görmezden gelmeliyiz” dedi Gazetemiz avukatlarından, Ahmet ve Mehmet Altan’ın da avukatlığını yapan Ergin Cinmen ise yaşanılan dönemin 12 Eylül’den daha fazla hak ihlaline sahne olduğunu belirterek, “Bu dönemin iki önemli dikkat çeken özelliği var. Birincisi biz Türkiye’de hep ‘ifade ve basın özgürlüğü sorunludur’ derdik. Şimdi düşünce özgürlüğünü ihlal etmeye başladılar. Yani bırakın yazıyı, ifadeyi; artık düşünceyi sorguluyorlar. Cumhuriyet davasında atılan manşeti, arkasındaki niyeti ve düşünceyi sorguluyorlar” dedi. İkinci olarak “Savunma özgürlüğünün sıfırlandığını” belirten Cinmen, “Siz müvekkilinizle görüşürken kayda alınıyorsunuz. Savunma hakkınız elinizden alınıyor. Burada barolarımızın bir şeyler yapması lazım” diye konuştu. dıkları sorunları, “Sadece eşim tutuklu değil. Bizim de her şeyimiz elimizden alındı. Dışarıda tutuklu gibiyiz. Geçmişe kıyasla büyük kısıtlamalar altında görüşebiliyoruz” sözleri ile aktardı. Tutuklu gazeteci Ali Bulaç’ın avukatı Mehmet Ali Devecioğlu ise yaşananların insan onuruna aykırı olduğunu belirterek, “Bu konuları sürekli gündemde tutarak bu direnci kırabiliriz” dedi. 90’lar göndermesi Türkiye’de gazeteciliğin her zaman zor dönemler yaşadığını belirten Birgün Gazetesi yazarı Doğan Tılıç, “90’larda öldürülen gazetecileri sayıyorduk, bugün tutuklu gazetecileri sayıyoruz. Bizler ne ölüleri saymak, ne de tutukluları saymak gibi bir durum la karşı karşıya kalmamalıyız. Tutuklu gazeteciler meselesi sadece gazetecilerin meselesi değildir. Bu genel özgürlükler, dayanışma meselesidir” diye konuştu. Kapatılan İMC TV Yayın Koordinatörü Eyüp Burç, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılan yayın kuruluşlarının birçoğunun haklarını arayamadığını vurguladı. Burç, “Şu anda tek umut AİHM’yi zorlamak ve kapatılan kurumların gelecek yollarını açmak” dedi. Tutuklu Sözcü gazetesi muhabirleri Gökmen Ulu ve Mediha Olgun’un avukatlığını yapan Celal Ülgen ise “Düşünce özgürlüğünün suç olmadığını göstermek için evrensel hukuku hatırlatacağız. Gerekirse cezaevlerine atılacağız ama hukuktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. l ANKARA/Cumhuriyet Evrensel muhabiri Özer’e gözaltı Evrensel gazetesinin Tunceli muhabiri Kemal Özer, OvacıkTunceli yolundaki arama noktasında gözaltına alındı. Evrensel’in haberine göre; sabah saatlerinde polisler tarafından evi basılan ve yerinde bulunamayan Kemal Özer, akşam saatlerinde OvacıkDersim yolundaki arama noktasında gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesine ilişkin henüz bir bilgi verilmeyen Kemal Özer, Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Özer’in gözaltı gerekçesinin avukatına bugün aktarılacağı bildirildi. haber 5 Umudun türküsü... Sessizlik bize göre değil... Alevlerin alacakaranlığında yitik zamanların sevdalarını topluyoruz artık. Gizemli hüzünler, bizi kışkırtan bakışlar kendi kıskançlığımızın içinde gizleniyor. O son fırtınayı, yağmurları, gök gürültüsünü anımsıyor musun? Annen kollarını açmış, başını göğsüne yaslamıştın. Mavi evlerin kiremitleri uçuşuyordu. Her sevda bir özgürlük getirir insana... Her sevda denizlerin mavisinde kendini bulur. Bir her şeyi, sevgiyi, sevişmeyi unuttuk. Gözlerimiz aydınlık sabahlara tutsak. Güray Öz gibi, akılları her gün firar ediyor içerideki arkadaşlarımızın... Ne diyordu Güray Öz: “Cumhuriyet davası önceki davalardan daha çürük.” Silivri günlerini anlatıyor Güray: “Aklımız her gün firar ediyordu. Her gün dışarıdaydık biz. Uçup yıldızlara, öteki hayatlara ulaşmamızı engelleyemediler.” Biz hapishaneleri bilirdik... Öyle bir kuşaktan geliyorduk... Kimimiz 12 Mart’ın kimimiz ise 12 Eylül’ün hışmına uğramıştı. Beynimize kelepçe vurulsa bile yıldızların yanına gider, öteki hayatlarla buluşmayı bilirdik. Sessizlik bize göre değil... Esmer yüzlere önce kış güneşi kondu ardından yaz güneşi. Hayata sarılmayı hapishanelerde öğrendik biz.... Sevgiyi... Emeği... Tutkuyu... Barışı... Özgürlüğü... Aşkı... Haydi, hayatın, umudun türküsünü söyle! HHH Bir hafta önceydi... Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu... Karl Krolow’un ağıtları tüm yüzlere yansıyordu. Düşsüz uykularımızda kömür rengi bükülen kurşunlar görülüyordu. Bir aşk masalının orta yerindeydik oysa... Tüm sevişmeleri yarım bırakmıştık. Ağlamak istiyor ama ağlayamıyorduk. Gazeteleri okuyordum... Avrupa Komisyonu Komiseri Nils Muiznieks, tutuklu gazetecilerin AİHM’deki davalarına müdahil olmuştu. Haberi Duygu Güvenç yazmıştı Cumhuriyet’te... Diyordu ki: “AİHM, Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin davalarına ilişkin dikkat çekici bir karar aldı. Mahkeme, Avrupa Konseyi İnsan Halkları Komiseri Nils Muiznieks’in aralarında Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel ve Ahmet Şık’ın da bulunduğu gazetecilerin davasına müdahillik talebini kabul etti...” Muiznieks, şubat ayında yayımladığı raporda, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların alarm verici düzeyde olduğunu belirtmişti. AİHM’nin kararını değerlendiren Rıza Türmen, “Türkiye’deki basın özgürlüğü davaları için çok önemli bir gelişme” demişti. HHH Zaman akıp gidiyor... HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bayram mesajında, her türlü kanunu, anayasayı, uluslararası sözleşmeyi ve siyasi ahlakı ayaklar altına alanların HDP’yi tasfiye etmeye çalıştıklarını belirterek “İki bayram geçti ama bu uygulamalar amacına ulaşamadı ve 22 bayram da geçse asla ulaşamayacak” diyordu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Enis Berberoğlu’nu ziyaret etti bayramda bir grup CHP milletvekiliyle. Kılıçdaroğlu dedi ki: “Suçsuz bir kişinin adaletsizce hapse konulmasını sindiremiyorum.” Ve devam etti CHP lideri: “Yargı belli makamlardan aldığı talimatla karar veriyorsa o ülkede adalet yoktur, o ülkede can ve mal güvenliği yoktur. Can ve mal güvenliğinin teminatı bağımsız yargı ve adalettir. Milletvekillerinin tutuklanmalarını içimize sindiremiyoruz.” HHH Sessizlik bize göre değil... Özgürlüğün kucakladığı eski mevsimleri aramaya gerek yok artık Sevgili Akın Atalay... Yakındır en güzel giysilerimizi giyip meydanlarda toplanmamız... Çünkü her sevda özgürlük getirir hayata! Sivas Kongresi’NİN 98’İNCİ yıldönümü Kurtuluş Savaşı’na giden yolda temel taşlardan biri olan, manda ve himaye reddedilerek, Misakı Milli’nin sınırlarının çizildiği Sivas Kongresi’nin 98. yıldönümü nedeni ile Sivas’ta törenler düzenlendi. Törenlerde konuşan TBMM Meclis İdare Amiri Salim Uslu, kongrede “manda himaye kabul edilemez” ile milli sınırların bir bütün olduğu haykırışının İstiklal Savaşı ile taçlandırıldığını, aziz milletin vatana, bayrağa ve özgürlüğe karşı güçlere direnişini dost düşman herkese gösterdiğini ifade etti. Milli Eğitim Bakanı İs met Yılmaz da Atatürk ve kongre üyeleri olmak üzere milli mücadelenin tüm kahramanlarını saygıyla andığını belirterek, “Sivas, milli mücadele hareketinin teşkilatlandırılmasında önemli bir rol oynamış, Cumhuriyetin temelleri burada atılmıştır. Sivas 108 gün boyunca milli mücadeleye merkezlik etmiş, bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlara ev sahipliği yapmıştır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Sivas Kongresi’nin yıldönümü nedeniyle mesajlar yayımladılar. l DHA C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle