Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
İNSANI NASIL
ETKİLER?
Birkaç yıl önce okuduğum deniz biyoloğu
Wallace J. Nichols, “Blue Mind” (Mavi
Akıl) kitabında deniz, göl ve nehir gibi
mavi alanlarla kurulan ilişkinin insanın
zihinsel ve fiziksel iyi oluşu üzerindeki
etkilerini ele alıyordu. Kitap, son yıllarda
çevre psikolojisi ve halk sağlığı alanında
giderek daha fazla araştırılan “mavi akıl”
kavramının geniş kitleler tarafından
tanınmasına da katkı sağladı. Araştırmalar,
mavi alanlarda zaman geçirmenin stresin
azalması, zihinsel iyi oluşun desteklenmesi
ve doğayla bağın güçlenmesi ile ilişkili
olabileceğini
gösteriyor.
Uzmanlar ise
bu etkinin
yalnızca suyun
kendisinden
değil; temiz
hava, doğal
sesler, fiziksel
hareket
ve sağlıklı
ekosistemlerle
kurulan
bütüncül
ilişkiden
kaynaklandığını
vurguluyor.
9 AĞUSTOS 2026
2
Antik çağda bedenin ve ruhun iyileşmesi doğadan, sudan ve yaşamın bütününden ayrı düşünülmüyordu
EDITÖRDEN
nsan artık yalnızca
yaşamıyor, kendi
yaşamını sürekli
Mavi alanların
yönetiyor veya
İyönetmesi gerekiyor.
Kariyer planı yapıyor,
bedenini en iyi haline
getirmeye çalışıyor,
ruh halini takip ediyor,
zamanını bölümlere
iyileştirici gücü
ayırıyor, geleceğine yatırım
yapıyor. Nasıl uyuduğundan
ne kadar üretken olduğuna,
nsanlık tarih boyunca
nasıl göründüğünden boş
DAIRESEL
şifayı yalnızca hastalıkları
zamanını ne kadar “verimli”
FLORA
iyileştirmenin değil, yaşamla
geçirdiğine kadar her alan,
yeniden denge kurmanın
yönetilmesi gereken küçük
İda bir yolu olarak gördü.
bir şirkete dönüşüyor.
Bu nedenle antik dünyanın birçok
uygarlığında su kaynakları,
HHH
kıyılar ve kutsal alanlar yalnızca
Bu şirketin çalışanı
ibadet edilen yerler değil; aynı
da patronu da aynı kişi:
zamanda iyileşme mekânlarıydı.
AYÇA
Kendimiz.
Mitolojide şifa ile ilişkilendirilen
CEYLAN
Mesai de hiç bitmiyor.
yarı tanrıça anlamına gelen
Dinlenmek bile
Hemithea da bu belleğin önemli
ayca_ceylan
kendiliğinden olan bir
figürlerinden. Onun öyküsüyle
gereksinim değil artık.
çocukluğumda gerçekleştirdiğimiz
Planlanması gereken bir
aile yolculuklarından birinde tanışmıştım. Bu kez
görev. Tatil programlanıyor,
ise yolum, Marmaris’in Orhaniye köyünde yer alan
uyku ölçülüyor, yürüyüş
Martı Hemithea’ya düştü.
kaydediliyor, hobiler
Kimi yolculuklar yalnızca yeni bir coğrafya değil,
kişisel gelişim aracına
daha önce zihninizde yer eden öykülerin izini sürme
çevriliyor. İnsan kendisini
fırsatı da sunuyor. Marmaris’in çam ormanlarıyla
iyileştirmeye çalışırken
çevrili koyları ve berrak denizi arasında ilerlerken
kendisinden bir an olsun
akla ister istemez şu soru geliyor: Binlerce yıl
uzaklaşamıyor.
önce insanlar neden şifayı tam da böyle kıyılarda
bir ekosistem, temiz hava ve doğayla kurulan
Her şey kişisel bir
arıyordu?
bütüncül ilişkinin kendisi.
karara dönüştüğünde,
DOĞADA IYILEŞMEK
DENIZIN ÖĞRETTIKLERI
her aksilik de kişisel bir
Antik Yunancada “yarı tanrıça” anlamına
başarısızlık gibi görünüyor.
Bu kıyının mavi bayraklı olması, yalnızca
gelen Hemithea, bu coğrafyada şifa kültüyle
Yorulduysak zamanımızı turizm açısından önemli bir unvan değil. Su
ilişkilendirilen önemli figürlerden. Bölgede yer
iyi yönetememişizdir. kalitesinden çevre yönetimine, atık kontrolünden
alan Kastabos antik kenti, ona adanmış tapınağıyla
çevre eğitimine uzanan çevresel standartlar, burada
Mutsuzsak yanlış seçimler
antik çağda şifa arayanların uğrak noktalarındandı.
denizle kurulan ilişkinin yalnızca bugünü değil,
yapmışızdır. Geride
Söylentilere göre insanlar burada yalnızca bedensel
geleceği de gözettiğini gösteriyor. Marina yaşamı
kaldıysak kendimize
hastalıklarına çare aramıyor, gördükleri rüyaları
da bu ilişkinin doğal bir parçası. Rüzgârı okumak,
yeterince yatırım
yorumlayarak ruhsal
mevsimlere göre hareket etmek ve denizin ritmine
yapmamışızdır.
iyileşme umuduyla da
uyum sağlamak, insanın
HHH
bu kutsal alanı ziyaret
doğayla kurduğu en eski
Oysa insan geliştirilecek
ediyordu. Şifanın
ortaklıklardan biri. Belki
bir proje, ölçülecek
doğayla, suyla ve
de bugün sürdürülebilirlik
bir performans ya da
insanın iç dünyasıyla
dediğimiz birçok ilke, bu
büyütülecek bir marka birlikte düşünüldüğü
yaşam kültürünün içinde
değildir (veya değildi). bu yaklaşım, bugün
yüzyıllardır varlığını
de önemli bir soruyu
Bazen kararsız kalabilir,
sürdürüyor.
gündeme getiriyor:
verimsiz olabilir, hiçbir Mutfakta da benzer bir
Doğadan uzaklaşarak
yere varmayan bir öğleden yaklaşım benimsendiğini
Kastabos antik kenti
gerçekten iyi olabilir
görmek mümkün.
sonra geçirebilir. Yaşamın
miyiz?
Executive şef Sinan
her anının bir çıktısı olmak
Bugün bilim de benzer bir
Karaahmet, “Kendimizi
zorunda değildir.
noktaya işaret ediyor. Son yıllarda giderek daha
ürün bazlı bir mutfak olarak konumluyoruz”
Aslında insanlığa gerekli
fazla önem kazanan tek sağlık (one health)
diyor. Mönü, mevsiminde yetişen yerel ürünler,
olan daha iyi bir yaşam
yaklaşımı insan sağlığının, hayvan/bitki sağlığının
Ege’nin bitki çeşitliliği ve deniz ürünleri
planı değil, bir süreliğine
ve ekosistem sağlığının birbirinden bağımsız
etrafında biçimleniyor. Yerel üreticilerden
hayatımızın CEO’su
düşünülemeyeceğini ortaya koyuyor.
ve çevrede sürdürülebilir yöntemlerle üretim
olmaktan vazgeçebilmek.
Mavi alan terapisi diye de isimlendirilen deniz,
yapan tedarikçilerden temin edilen ürünler,
Peki size bir soru:
göl ve nehir gibi mavi alanların insanın ruh hâli
mevsimsellik anlayışıyla buluşuyor.
Yönetmeyi bıraktığımızda
üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar, suyla
Hemithea’nın binlerce yıl önce anlattığı öykü
yaşamayı hâlâ
temasın stresi azaltabildiğini, zihinsel iyi oluşu
bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Şifa yalnızca
hatırlayabilecek miyiz?
desteklediğini ve doğayla bağ kurma hissini
insan bedenine ait bir mesele değil suyun,
Hepinize iyi pazarlar.
güçlendirebildiğini gösteriyor. Deniz suyunun
toprağın, havanın ve yaşamın bütününe uzanan
içerdiği minerallerin cilt üzerindeki olumlu etkileri
bir denge hali. Belki de doğayı korumak, en
DENIZ ÜLKÜTEKIN
de araştırılıyor. Ancak asıl iyileştirici olan belki
başından beri kendimizi korumanın başka bir
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr
de tek bir bileşenden çok temiz bir deniz, sağlıklı
adıydı.
Atatürk, Hasan Âli Yücel ve
Hilmi Ziya Ülken
ürkiye’de bir ister ve Hasan Âli Yücel’den buna Fransa olduğunu Atatürk’e söyleme ve “erdem” kavramlarının bireşiminin
felsefe geleneğinin aracı olmasını rica eder. Hilmi cesaretini göstermez. Hilmi Ziya önemli bir yer edindiğini söyleyen Elibol,
oluşmasında Ziya’nın bir de düşü vardır: Ülken masa altından Hasan Ali yayımlanan son makalesi “Türkiye’nin Özgün
büyük etkisi olan Eğitim için Fransa’ya Yolu”nda “Başta Atatürk olmak üzere öncü-
Yücel’in ayağına vurup ona
THilmi Ziya Ülken, gitmek. Mustafa Kemal
Fransa’yı söylemesini ima kurucu kadro, bütünsel uygarlık ülküsünün
1918’de İstanbul Sultanisi’ni Atatürk’ün pek çok genci
etmiş olsa da Yücel bunu gerektirdiği ‘akıl’ ve ‘erdem’ bireşimini
(İstanbul Lisesi) bitirdikten eğitim için yurtdışına
yapmaz ve Atatürk karar kendi kişiliklerinde somutlaştırmış özgün bir
sonra Mektebi Mülkiye’de gönderdiği malum. Bu
verir: “Hilmi Ziya’yı gruptur” diyor ve ekliyor: Türkiye’nin özgün
AYŞE ACAR
olanaktan yararlanmak
(AÜ Siyasal Bilgiler yolu budur, bu olmalıdır.
eğitim için Almanya’ya
isteyen Hilmi Ziya,
Fakültesi) eğitim almış, Elibol’a, Hilmi Ziya Ülken’in nasıl bir
gönderelim!”
Fransa düşünü Hasan
mezun olduğu 1921 yılında Darülfünunı öğretmen olduğunu sorduğumda aldığım
ALMANYA DEĞIL
Âli Yücel’e söyler
Osmani’ye (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat
yanıtın özeti onun son derece özenli bir insan
ve tanışma sırasında FRANSA
Fakültesi’ne asistan olarak atanmıştır. Bu
olduğu... Bu özen yalnızca entelektüel bilgiye
Yücel’in konuyu
Bu sözün üzerine ne
fakültede felsefe tarihi ve sosyoloji eğitimi veya öğrencilere gösterilen bir özen değildir.
gündeme getirmesini
Hasan Âli Yücel ne de
gören Ülken o dönemlerde, “Umumi Elibol, “Her zaman şık giyinirdi, ben onu bir
ister.
Hilmi Ziya Ülken bir şey
İçtimaiyat” ve “Türk Tefekkür Tarihi” isimli gün dahi özensiz bir kıyafetle görmedim,”
Hasan Ali Yücel,
eserleri kaleme almıştır. söyler. Her ne kadar Hilmi diyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ten
1932 yılında yazdığı ve hâlâ Türk felsefe Ziya için Almanya kararı o Hilmi Ziya Ülken, Atatürk’ün gönderdiği
randevu alır, Hilmi Ziya’yı
literatürünün en önemli eserleri arasında olan gün bir düş kırıklığı olsa da
Almanya eğitiminden döndükten sonra
Hilmi Ziya
yanına alarak Paşa’ya gider.
kanaatimizce Mustafa Kemal
“Türk Tefekkür Tarihi”, Hilmi Ziya Ülken’in İstanbul Üniversitesi, Türk tefekkür tarihi
Ülken
Hilmi Ziya, “Türk Tefekkür
Mustafa Kemal Atatürk’le tanışmasına aracı Atatürk, Türk felsefe geleneğinin kürsüsünde doçent olarak atanır ve 1957
Tarihi”ni Atatürk’e takdim
olan eserdir. Bu tanışma anısını Hilmi Ziya geleceği için son derece doğru bir karar yılında ordinaryüs profesör olur. Ülken’in
ettikten sonra eserin içeriği üzerine bir
Ülken’in öğrencisi, değerli hocam Sadettin vermiştir. yazdığı eserlerin kapsamı çok geniştir, bu
süre sohbet ederler ve Hasan Âli Yücel,
Elibol’dan dinleme şansım oldu. Sadettin Elibol ile her bir araya gelişimizde yüzden Hans Reichenbach, Ülken için şöyle
Hilmi Ziya’nın yurtdışı eğitimi talebini
Hilmi Ziya Ülken “Türk Tefekkür Tarihi” doğal olarak Hilmi Ziya Ülken üzerine de der: “Bu adam beyin oburluğuna tutulmuş.”
gündeme getirir ama gitmek istediği yerin
isimli eseri, Atatürk’e kendisi takdim etmek konuşuyoruz. Ülken’in felsefesinde “akıl” İyi ki öyle olmuş!

