09 Eylül 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

pinar.aksu@cumhuriyet.com.tr 30 AĞUSTOS 2026 5 Çayoğlu korku, kader, geleceği bilmenin bedeli ve bilinmeyene duyulan merak üzerine düşüncelerini anlattı ‘Kaderi bilmek, bugünü değiştirir’ emen herkes kendi geleceğinde olacakları önceden bilmek ister belki. H Ancak böylesi bir bilgiye sahip olmak, duyulduğu kadar iyi mi? Serkan Çayoğlu’nun başrolünde yer aldığı “Öngörü”, bu sorunun peşinden gidiyor. Biz DENIZ de Çayoğlu ile bir araya geldik, ÜLKÜTEKIN yaşam verdiği Kemal karakterini ve Disney+’ta yayınlanan filmin onda yarattığı sorular ile yanıtlarını konuştuk. l Film ve dizilerde dublörler oyuncuların yerine geçer; “Öngörü”de ise siz bir dublörü canlandırıyorsunuz. Role hazırlanırken dublörlerin dünyası hakkında neler keşfettiniz? Setlerden dolayı yabancı olduğum bir dünya değil. Dışarıdan çok gözü kara bir meslek gibi görünüyor ama arkasında inanılmaz bir hazırlık ve teknik var. Dublörün açısından bakınca o yalnızca görevini yapıyor ama birkaç saniyenin verdiği adrenalin ve zevk çok başka. Yüzde 100’ünle orada olmak zorundasın ve her defasında kalbinin sesi dışarıdan gelenleri bastırıyor. Hatta üzerinizdeki mikrofon fl sayesinde ses masasına kadar gidiyor. l Dublörlük biraz da görünmeden başkasının kahramanlığını mümkün kılan bir meslek. Oyunculuk ise tam tersine görünürlük üzerine kurulu. Kemal’i oynarken bu karşıtlık üzerine düşündünüz mü? Aslında görünmemek ikisinin de ortak yanı. Oyuncu-kişi olarak sette görünür olabilirsiniz ama kamera kayda girdiğinde artık başkasının yaşamının olsa da her şey zamanında güzel sanki. bir anındasınız. O yüzden iki mesleği birbirinin tam l Almanya’nın düzeni içinde büyüyüp karşıtı gibi görmüyorum. Dublörlerle oyuncular Türkiye’ye geldiniz; ekonomi eğitiminin arasında çok benzer bir taraf, ikisi de hazırlığını ardından oyunculuğu seçtiniz. Yaşamınızdaki bu yapıp belli bir noktandan sonra kendini ana yön değişikliklerine baktığınızda kendinizi hâlâ bırakması. gezgin bir ruh olarak mı görüyorsunuz, yoksa l Dublörlük fiziksel olarak özel bir alan. Kemal yıllar içinde biraz daha “topraklandınız” mı? için ayrıca bir hazırlık yaptınız mı, yoksa yıllardır Topraklandım tabii ama gezgin tarafımı da tamamen ortadan kaldırdığını düşünmüyorum Ben rüyaya daha yakın görüyorum. Çünkü sürdürdüğünüz spor rutini yeterli oldu mu? kaybetmedim. Hatta bu yaz gezme işini abartmış ama korktuğunuz şeyle karşılaştıkça onun rüyada da yaşadığınız şey o an size tamamen gerçek Güçlü ya da fit olmak yeterli değil. Bedeninizi olabilirim. (Gülüyor) Türkiye’ye gelmek bambaşka sizin üzerinizdeki hakimiyeti değişiyor. Bazen geliyor. Uyandığınızda parçaları birbirine oturtmaya, tanımanız ona hükmedebilmeniz gerekiyor. Nasıl bir şeyi getirdi. Belki önceden bilinmeyene yeniyorsunuz, bazen sadece onunla yaşamayı anlamaya çalışıyorsunuz. Mantık kavramını yitiriyor. düşeceğinizi, bedeninizi nasıl kullanacağınızı, gitmek daha kolaydı. Şimdi kurduğum düzen ve öğreniyorsunuz. Bence cesaret de zaten hiç “Öngörü”de de gerçek bir dünyanın içindeyiz ama nerede kendinizi bırakacağınızı bilmeniz gerekiyor. sorumluluklarım başka seviyede ama topraklanmayı korkmamak değil. bir noktadan sonra bildiğimiz kurallar yetmemeye Beyinle kasın ilişkisi ön plana çıkıyor. Benim aynı yerde kalmak olarak görmüyorum. İnsan gittiği başlıyor. Geçmiş, gelecek, kader, sezgiler birbirine amacım Kemal’in yıllardır bu işi yaptığına seyirciyi yerde de düzen kurabiliyor. Yeni hikâyeler ve ‘KADERİ DEĞİŞTİREMEYİZ’ karışıyor. Göreceğiniz şeyi de seçemiyorsunuz. inandırabilmekti. bilmediğim şeyler beni hep heyecanlandırıyor. Her l Zihinden çok kalpte beliren, insana bir şeylerin Güzel bir şeyi görmek motive edebilir ama zaman geri dönebileceğin bir yerin olmasını bilmek olacağını hissettiren öngörülere inanır mısınız? l Sizce Kemal’in korkusuzluğu, kaybedecek değiştiremeyeceğiniz kötü bir şeyi görmek insanın risk iştahını kabartıyor. Sizce öngörü ile kader arasında bir ilişki var mı? bir şeyi olmadığını düşünmesiyle mi ilgili? Kendi yaşam sevincini etkiler. Sanırım sezgilerime inanıyorum. Bazen bir insanla l Bugünkü Serkan Çayoğlu, oyunculuğa deneyimlerinizden yola çıkarsanız korkuların üzerine ‘YENİ HİKÂYELER HEYECANLANDIRIYOR’ ya da bir durumla ilgili nedenini açıklayamadığınız başladığınız dönemdeki halinize baksa en çok gitmek onları gerçekten yenmemizi sağlıyor mu? bir his geliyor. Farkında olmadan gördüğümüz, l Kendi geleceğinizden tek bir şeyi kesin hangi konuda fikrini değiştirmesi isterdi? Sevdikleri tarafından terk edilmiş ve hatta babası duyduğumuz şeyler de bizi etkiliyor ama “öngörü” olarak öğrenme şansınız olsa bunu bilmek ister tarafından öldürülmeye çalışılan biri Kemal. Her şeyi hemen çözmek zorunda olmadığını demek fazla iddialı. Kaderi değiştiremeyiz bizim miydiniz? Korkuyla başka bir ilişki kuruyor. Hatta korkunun söylerdim herhalde. Doğru veya yanlış bildiklerimiz elimde değil o. Değiştirebiliyorsak da ona kader Merak eder miydim? Kesinlikle. Hatta öğrenme kendisinde ne yarattığını keşfetmeye çalışıyor bizim yönümüzü değiştiriyor ama yıllar geçtikçe diyemeyiz. Film de biraz bu sorunun etrafında şansım olsa kendimi tutabilir miydim, ondan da emin gibi. Sürekli ölüme meydan okuyor, burun buruna bazı şeylerin tek bir doğru cevabı olmadığını dolaşıyor zaten. Bilmemek bazen daha güzel. değilim ama öğrendiğiniz anda bugünü de değiştirmiş geliyor. Selen’le beraber bu biraz değişiyor çünkü anlıyorsunuz. Ama çok fazla da akıl vermek (Gülüyor) oluyorsunuz. İyi bir şeyse onu beklemeye, kötü bir ilk defa risk sadece kendisiyle ilgili değil. Birine iyi mi olur onu da bilemedim. Çünkü bugün bağlanıyorsunuz ve kaybetme korkusu geliyor. Ben l “Öngörü”yü bir rüya, bir masal, yoksa gerçeğin şeyse ondan korkmaya başlıyorsunuz. İkisinde de bildiğim şeylerin çoğunu zaten o yanlışlardan, kendi adıma korkuların üzerine gitmenin onları içinde süren bir kâbus olarak mı görüyorsunuz? anın bir kısmını kaybediyorsunuz. Sabretmek zor kararsızlıklardan, denemelerden öğrendim. Aydınlıkta saklananlar ir sabah uyanıyorsunuz ve sosyal Bir çocuğun yanında duran kedi ilan edip sonra ortadan kaldırılması gereken bir medyada karşınıza şu cümle çıkıyor: görüntüsünden daha hızlı dolaşıma giren şey, nesneye dönüştürmek başka. “Başıboş kediler de toplatılmalı.” çocuğu tırmalayan kedi görüntüsüdür. Bir süre Bunu ayırt etmenin yolu da bazen çok basit: Bir kedi olarak bu cümleyi sonra insan, gördüğü şeyin gerçekliğin kendisi Cümlede canlı hâlâ canlı olarak mı duruyor B okuyunca şunu merak ederim: olduğunu sanmaya başlar. yoksa bir probleme mi dönüşmüş? Başıboş kedi ne demek? Oysa gördüğü şey, gerçekliğin seçilmiş bir ORTAK SEVGİMİZ Benim bildiğim kediler vardır. Sokakta parçasıdır. Tarihe biraz yakından baktığımızda Bugün bana sorarsanız Türkiye’nin bu konuda yaşayanlar, evde yaşayanlar, apartman bunun ne kadar güçlü bir yöntem olduğunu hâlâ çok güçlü bir avantajı var: Kediler. boşluğunda uyuyanlar, bir bakkalın görüyoruz. Çünkü Türkiye’de, özellikle İstanbul’da, kedi önünü mesken tutanlar, vapur iskelesinde Cadı avlarını düşünün. Avrupa’nın çeşitli yalnızca bir sokak hayvanı değil. Mahallenin güneşlenenler... Bir de insanlarla aynı kenti bölgelerinde insanlar büyücülükle suçlandı, sakini. Bakkalın müdavimi. Apartmanın paylaşanlar. yargılandı ve öldürüldü. Önce bir isim verildi. kapıcısı. Balıkçının bekleyeni. Çocuğun oyun Ama son zamanlarda Sonra o isim bir korkuya dönüştü. Sonra korku arkadaşı. Yaşlı bir insanın sessiz dostu. Bir PINAR AKSU kelimeler değişiyor. bir toplumsal kabule. Ve sonunda suçlama, vapurun yolcusu. Bir cami avlusunda uyuyan Önce köpekler cezalandırmanın gerekçesi haline geldi. canlı. Bir pencerenin önünde güneşlenen komşu. “başıboş” oldu. Ardından Bugün “cadı avı” dediğimiz kavramın hâlâ Bazen de hiçbir şey yapmadan bütün gün sizi “tehlike”, “sorun”, kullanılmasının nedeni de bu. Bir kişiyi ya da izleyen o kedi.. “saldırı”, “halk sağlığı grubu gerçeklerden bağımsız biçimde, sürekli Yüzyıllardır kent yaşamının içine karışmış, tehdidi” gibi kelimeler suçlama ve korku üreten bir anlatının içine insanlarla kendi kurallarınca bir arada yaşamış giderek daha sık yerleştirmek. bir canlıdan söz ediyoruz. kullanılmaya başlandı. Üstelik o hikâyenin içinde kediler de Şimdi aynı dil kedilerin Belki de bu yüzden kediler Türkiye’nin en vardı. Bir hayvanın davranışı değişmemişti. SARI’NIN ortak sevgi noktalarından biri. Bu ortaklığın üzerine doğru genişliyor. Değişen, insanların ona yüklediği anlamdı. KÖŞESI Nitekim bugünlerde kıymetini unutmamak gerek. Kedi aynı kediydi ama hikâye değişmişti. Bir Çünkü bir gün birileri size bir canlıyı “sorun” sosyal medyada “Başıboş başka dönemde uğursuzluktu. Başka bir yerde olarak göstermeye başladığında, yalnızca Kedi Sorunu” adıyla bir büyücünün yardımcısıydı. Bugün ise bazı sosyal hesabın ortaya çıkması ve daha önce köpekleri medya hesaplarının dilinde “popülasyon”, “Gerçekten sorun mu” diye sormayın. “Bu canlı hakkında hangi kelimeleri kullanmaya hedef alan bir hesabın kedilerin kamusal “tehdit” ve “sorun”. değildir. Bazen doğru bir olayın yalnızca belirli alanlardan uzaklaştırılmasını istemesi, bu dil başladık?” diye de sorun. Biz değişmiyoruz. Bizi anlatan kelimeler bir bölümünü göstermek, korkuyu büyütecek Ben Sarı: Bunları bir kedi olarak değil, bu değişiminin yeni bir örneği. değişiyor. İşte bu yüzden haber başlıklarına, kelimeleri seçmek, tekil bir vakayı bütün bir Kelimeler yalnızca olup biteni anlatmaz. kentin kedilerinden biri olarak söylüyorum: sosyal medya paylaşımlarına, videoların üzerine gruba yaymak ve insanlara hangi duyguyla tepki Bazen olup bitene nasıl bakmamız gerektiğini de yazılan birkaç kelimeye biraz daha dikkatli Bizi sevmeniz gerekmiyor. Ama bizi bir vermeleri gerektiğini hissettirmektir. “sorun”a dönüştürmeden önce, kelimelerinizi söyler. “Mahallede yaşayan kediler” başka bir bakmak gerekiyor. görüntüdür. “Başıboş kedi popülasyonu” başka. “İstila” mı deniyor? “Patlama” mı? “Tehdit” biraz daha dikkatli seçin. Medya avlanma KORKU ÇOK HIZLI YAYILIR kararlarının en üst uygulayıcı noktası. Haber “Kedi popülasyonunda patlama” dediğinizde mi? “Başıboş” mu? “Kontrol altına alınmalı” Bir kedi tırmalayabilir. Bir köpek saldırabilir. artık karşınızda tek tek canlılar değil, kontrol mı? “Toplanmalı” mı? “İhbar edin” mi? dili, görsel kullanımı her zaman gazeteciler Bir hayvan hastalık taşıyabilir. Bunların hepsi edilmesi gereken bir kitle vardır. “Kedi sorunu” Bu kelimeler peş peşe geldiğinde yalnızca tarafından bilinçli olarak seçilir. Eğer bir konuşulabilir, araştırılabilir, önlem alınabilir. dediğinizde ise daha da ileri gidersiniz. Kedi artık yayında bizlerden “sorun” olarak söz ediliyorsa bir hayvan hakkında bilgi edinmiyoruz. Aynı Ama “Bir kedi tırmaladı” cümlesinden “kediler sorunun kendisi olur. zamanda o hayvan hakkında ne hissetmemiz bilin ki o gazetede bu başlığı atan kişinin halk sağlığı tehdididir” sonucuna geçmek, artık İşte manipülatif dilin en tehlikeli tarafı burada toplumun ana değerleriyle derdi vardır. gerektiğini de öğreniyoruz. yalnızca bilgi vermek değildir. Aradaki boşluğu başlar. Bir popülasyonu bilimsel yöntemlerle Ne yazık ki aranızda aydınlıkta saklananlar Manipülasyon her zaman yalan söylemek korku doldurur. yönetmek başka şey, bir canlıyı önce “sorun” var. Biz biliyoruz. Sizler ise hâlâ fark etmediniz. ‘Yalnızlık tarafını düşündüm’ l Fatih Sultan Mehmet genellikle hükümdarlığı, fetihleri ve dehasıyla anlatılıyor. Rolü çalışırken bu büyük tarihsel kimliğin arkasındaki insanı anlamak için en çok hangi yönüne odaklandınız? Merakına çok odaklandım ve hâlâ da öyle. Çünkü Fatih’i araştırdıkça karşıma sadece fethetmek isteyen bir hükümdar çıkmadı. Dillere, bilime, sanata, farklı kültürlere ilgisi olan ve sürekli öğrenen bir insan var. Bu kadar büyük hedeerin arkasında da bence o merakın ciddi bir payı var. Bir de yalnızlık tarafını çok düşünüyorum. Hatta en çok etkilendiğin yer orası. Çok genç yaşta çok büyük bir gücü elde ediyor. Bununla beraber çok büyük bir sorumluluğa sahip. Herkes Fatih’e bakıyor ama Mehmed’in gerçekten ne düşündüğünü paylaşabileceği insan sayısı giderek azalıyor. Herkesin bildiği şeyin arkasındaki insanı anlamak veya anlamaya çalışmak benimde yalnız kaldığım anları daha anlamlı kılıyor.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear