09 Eylül 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

30 AĞUSTOS 2026 3 Her şeyi hatırlamak ister miydik? Hemen herkesin, ‘Evet’ yanıtını vereceği bu soru hafızanın nasıl işlediğine yönelik bir kuşkuyu da beraberinde getiriyor Hafızanın kusuru us nöropsikolog Aleksandr Luria, 1920’lerde olağanüstü bir insanla karşılaştı. Adı Solomon Shereshevski’ydi. 30 AĞUSTOS R Luria ona uzun sayı dizileri, anlamsız heceler veya kelimeler veriyor, ine bir 30 Ağustos’a Shereshevsky bunları yıllar sonra bile ulaştık. Bence 30 hatırlayabiliyordu. Belleği yalnızca güçlü Ağustos Başkomutanlık değildi, dünyayı algılama biçimi de sıra Meydan Muharebesi dışıydı. Sesler onda renkleri, kelimeler Y Türk tarihinin en tatları ve görüntüleri çağrıştırıyordu. önemli, en büyük zaferidir. Tarihteki Bugün “sinestezi” olarak adlandırdığımız savaşları iki ana gruba ayırabiliriz. bu özellik olağanüstü belleğiyle de iç içe Birincisi liderlerin sınırlarını geçmiş görünüyordu. PROF. DR. genişletmek, güçlerini artırmak için ÜSTÜN yaptıkları savaşlardır. Avrasya’da UNUTAMAMAK! büyük Türk imparatorluklarının, DÖKMEN Luria onu yaklaşık 30 yıl inceledi ve Roma’nın, Osmanlı’nın, Napolyon’un, sonunda bu sıra dışı vakayı, “The Mind İngiltere’nin, Hitler’in genişleme hareketleri, Avrupalıların of a Mnemonist” Yeni Dünya’da yaptıkları soykırımlar bu gruba girer. kitabında anlattı. İkinci grup savaşlar ise yok edilmek istenen ülkelerin YAŞAM İlk bakışta hayatta kalabilmek için yaptıkları öz savunma (nefsi insanın sahip GÜNLÜĞÜ müdafaa) savaşlarıdır. Mustafa Kemal’in liderliğinde olmak isteyeceği yapılan Kurtuluş Savaşı veya Ömer Muhtar liderliğinde bir süper güç Libyalıların yaptıkları savaş ise ikinci gruba girer. gibi görünüyor. Selçuklular, Malazgirt Savaşı’nı kaybetselerdi Kim hiçbir şeyi birkaç yıl sonra tekrar gelip Anadolu’ya girerlerdi, unutmamak yine yerleşirlerdi. Mohaç’ı kaybetseydik bir süre sonra istemez ki? Oysa benzeri bir Mohaç’ı kazanabilirdik. Ancak eğer Kurtuluş Shereshevski’nin Savaşı’nı kaybetseydik büyük bir ihtimalle bu savaşın sorunu zamanla rövanşı olmayacaktı. ÖMÜR tam da bu oldu. Saldırı savaşları başka ülkelerin topraklarına ve Unutamıyordu. TANYEL mallarına çökme anlamı taşır. Öz savunma savaşları Eski anılar ise bir toplumun toprağını, malını, canını koruması yenilerinin demektir. Kurtuluş Savaşı’mızın, “Ya istiklal ya ölüm” arasına giriyor, sloganı Shakespeare’in, “Olmak veya Olmamak” sıradan bir sözcük zihninde onlarca deyişine eşdeğerdi. Bu savaşı kazanan milletimiz, görüntü ve duyumu harekete geçiriyordu. Mustafa Kemal’in önderliğinde “olmayı”, daha da ötesi Olağanüstü belleği günlük yaşamı “çağdaş olmayı” başarmıştır. kolaylaştırmak yerine zaman zaman zorlaştırıyordu. Belki de belleğin en 26 AĞUSTOS büyük başarısı her şeyi saklamak değil, Rivayete göre Yunan savunma hatlarını gezen neyin unutulacağını bilmektir. Yeni bir anı oluşurken beynin temporal beklenmedik bir bedeli vardır. Funes bir İngiliz generali, “Türkler eğer bu hattı altı aydı Günümüzde insanların yaşamlarının loblarının derininde yer alan hipokampus genellemekte zorlanır. Çünkü düşünmek aşabilirlerse altı günde aştıklarını iddia edebilirler” büyük bölümünü kaydettiği bir dünya önemli bir rol üstleniyor. Ancak anılar tek yalnızca hatırlamak değildir. Benzerlikleri demişti. Türkler o hattı altı saat içinde aştılar. 26 olsa nasıl olurdu? Eşinizle 10 yıl bir bölgede, bir bilgisayar dosyası gibi bulmak, ayrıntıların bir kısmını göz Ağustos sabahından itibaren işgal kuvvetleri bütün önce yaptığınız bir tartışmayı farklı saklanmıyor. Zaman içinde farklı kortikal ardı etmek ve dünyayı kavramlara hatlarda yenilmeye başlamışlardı. Bu durum karşısında mı hatırlıyorsunuz? Kayıtlardan açıp ağlarla kurulan bağlantılar değişiyor. Bazı dönüştürmek gerekir. Her ağacı eksiksiz kuvvetlerini bir araya getirmeye çalışıyorlardı. Mustafa bakabilirsiniz. Arkadaşınız size böyle bir anılar güçlenirken bazılarına ulaşmak hatırlarsanız, bazen ormanı göremezsiniz. Kemal ise düşman kuvvetlerinin kimisini batıya, şey söylemediğini mi iddia ediyor? Kayıt zorlaşıyor. Prefrontal korteks ise neyi Bugün ise Shereshevski’nin ve kimisini kuzeye, kimisini kuzey doğuya, kimisini de oradadır. Hafızanın yerini kanıt almıştır. hatırlayacağımızı, hangi bilginin o anda Funes’in tuhaf dünyasına giderek güneye sürerek Dumlupınar’da bir araya toplamak İlk bakışta kusursuz bir dünya gibi değil önemli olduğunu belirleyen kontrol yaklaşıyoruz. Telefonlarımız yıllar istiyordu. mi? süreçlerine katılıyor. önce çektiğimiz fotoğrafları saklıyor. Oysa insan belleği sandığımız kadar 29 AĞUSTOS Bir de amigdala var. Badem biçimindeki İletilerimiz, e-postalarımız ve sosyal güvenilir değildir. Psikolog Elizabeth 29 Ağustos günü işgal kuvvetleri büyük ölçüde bu küçük yapı, özellikle duygusal açıdan medya paylaşımlarımız geçmişimizin dev Loftus’un öncülük ettiği ve onlarca yıldır Dumlupınar’a doğru sürülmüştü. O günün gecesi Mustafa önemli yaşantıların bellekte iz bırakmasını bir dijital arşivini oluşturuyor. Arama sürdürülen çalışmalar, olaydan sonra Kemal sıtma nöbeti geçiriyordu, sahra çadırında sedirde etkiliyor. Bu nedenle ilk aşkımızı, büyük motorları ve yapay zekâ sistemleri verilen yanlış bilgilerin insanların daha yatıyordu. Gece boyunca birliklerden düşmanı belli bir korkuyu ya da yıllar önce aldığımız bu arşivlerin içinde unutulmuş bir sonra ne hatırladığını değiştirebildiğini yönlere sürerek ulaştıkları noktalar hakkında bilgiler kötü bir haberi aynı gün kahvaltıda ne cümleyi bile yeniden bulmayı giderek gösteriyor. Bir olayı hatırlarken geliyordu. Başkomutan sedirden kalkmadan her telgraf yediğimizden çok daha kolay hatırlıyoruz. kolaylaştırıyor. geçmişi kusursuz bir video kaydı gibi sonrasında uzanıp her bir birliğin ulaştığı son noktayı İnsanlık tarihinde belki de ilk kez sorun, oynatmıyoruz. Bellek, dış etkilerle SÜRECİ BEYİN YÖNETİYOR haritada işaretliyordu. Gece yarısına doğru son telgraf geçmişi nasıl hatırlayacağımızdan çok, değişebilen bir sistem. Beyin, yaşantımınızın eksiksiz geldiğinde battaniyeyi atıp sedirden fırladı, “Sardık!” diye ondan nasıl kurtulacağımız. Fakat burada Ancak belleğimizin bu özelliği avantaj tutanağını tutmuyor. Seçiyor, bağırdı. Düşman kuvvetleri Dumlupınar’da sarılmışlardı. küçük bir ayrım yapmak gerekiyor. İnsan da sağlıyor olabilir. İnsan ilişkilerinin güçlendiriyor, yeniden düzenliyor ve Bugünkü haberleşme sistemi olmadığı için gerek düşman için unutmak bazen iyileştirici olabilir. bir kısmı, geçmişin ayrıntılarının bazen erişimi azaltıyor. Belki de sağlıklı birliklerinin gerekse Türk ordusunun bu durumdan haberi Toplumlar içinse aynı şey her zaman zamanla silikleşebilmesiyle sürüyor bir hafızayı değerli kılan şey, yalnızca yoktu. Kalktı, giyindi Fevzi ve İsmet Paşa’yla bir araya geçerli değildir. olabilir, söylenen bazı kötü sözlerin hatırlayabilmesi değil, gerektiğinde geldi. 30 Ağustos’ta imha savaşı başlayacaktı. Çünkü bireyin unutması yarasını tonu unutulur, yaşadığımız utançların unutabilmesidir. kapatabilir. Toplumun unutması ise bazen 30 AĞUSTOS keskinliği azalır, yıllar önceki yenilgiler Jorge Luis Borges bunu bilim yaranın hiç açılmadığına inanmasına yol 30 Ağustos sabahı Yunan kuvvetleri çepeçevre bugünkü benliğimiz üzerindeki ağırlığını insanlarından farklı bir yoldan anlatmıştı. açar. Dün söylenen bir söz, alınan bir sarıldıklarını gördüler. Çember içine alınmışlardı. kaybeder. Unutmak geçmişi değiştirmez 1942’de yayımlanan “Funes el karar ya da yaşanan bir olay hafızadan Çemberin sadece İzmir yönünde küçük bir bölümü ama geçmişin üzerimizdeki gücünü memorioso” isimli öyküsünün kahramanı silindiğinde geçmiş değişmez. Yalnızca açıktı, oradan kaçabilirlerdi. Çemberin bir kenarının açık değiştirebilir. Ireneo Funes hiçbir şeyi unutamaz. geçmiş hakkında anlatılan hikâye değişir. bırakılmasının iki nedeni vardı. Birincisi tam bir çembere Bilimsel araştırmalar unutmanın Gördüğü her yüzü, bulutu ve ayrıntıyı İnsan bazen unutabilmeli. Toplumun alınan düşman, bütün gücüyle savaşırdı, Türk ordusu yalnızca bir arıza olmadığını gösteriyor. hatırlar. Ancak bu olağanüstü yeteneğin hafızası ise biraz daha inatçı olmalı. yine kazanırdı ancak çok zayiat verirdi. İkinci neden ise başkumandanın tüm düşman kuvvetlerini öldürmek BERRIN KARADENZI istememesiydi. (Benzeri taktiği Bandırma’yı ve Erdek’i v Londra’nın yıldızları kurtarırken Halit Paşa da uygulayacaktı.) berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr 31 Ağustos-9 Eylül arası düşman kuvvetleri İzmir’e Bodrum Kalesi’nde doğru kaçtı, hemen arkalarından gelen Türk askeri, Kültür rotası savaşın 14. günü İzmir’e girdi. İzleyen günlerde bir akşam yemeğinde arkadaşları başkomutana şaka yapmak için, Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye “Paşam sen bir günlük hesap hatası yaptın; ‘Afyon’dan kültür sanat dünyasında bu hafta taarruza geçtiğimizin 15. günü İzmir’e gireriz’ dedin, öne çıkan etkinlikler… 14. gün girdin” dediler. Paşa bu şakayı ciddiye aldı, “Bu benim hatam değil, askerimin hatası, onları izlerken sürekli olarak 15 dakika uyuyup öyle izleyin diye telgraf çektim, bu bir tavsiyeydi, askerim tavsiyemi dinlemediler, uyumadan takip ettiler ve 15 günlük yolu 14 günde aldılar, v Beyoğlu o yolun hakkı 15 gündü” dedi. Dostlarım, siz 15 günlük yolu, ayağında çarıkla 14 Sineması’nda günde alanların torunlarısınız. Bunun farkında mısınız? Dedelerimizin bastıkları o topraklar mübarektir. Farkında filmler ücretsiz ondra’daki Royal mıyız? Bir süre önce tanınmış bir din adamı “Keşke LOpera House’un seçkin Beyoğlu Sineması, Kurtuluş Savaşı’nı Yunanlar kazansaydı” dedi. Bu bir müzisyenlerinden oluşan İBB eylül ayında nankörlüktür, onca şehide yapılmış bir saygısızlıktır. Covent Garden Sinfonietta, 4 ödüllü Türk filmleri ve çocuk Napolyon, “Her türlü hatayı affedebilirim ama ve 5 Eylül’de Türkiye’deki ilk yapımlarından oluşan seçkiyi v Zafer Bayramı coşkusu nankörlüğü asla” demiş. Biz 30 Ağustos’a nankörlük konserlerini Bodrum Kalesi Kuzey ücretsiz olarak sinemaseverlerle etmiyoruz. Hendeği’nde verecek. Maestro stanbul’da 30 Ağustos Zafer Bayramı, kentin buluşturacak. 6. SinemAda Philippe Chizhevsky yönetimindeki İfarklı noktalarında düzenlenecek ücretsiz Seçkisi kapsamında “Tavşan konser ve etkinliklerle kutlanıyor. Gün boyunca orkestraya piyanist Adam Gutseriev İmtiyaz Sahibi: İmparatorluğu”, “Sarı Zarflar” 30 AĞUSTOS 2026 SAYI: 1899 CUMHURİYET VAKFI adına n Yayın Koordinatörü sürecek programlarda Athena, Yeni Türkü, Emre ve çellist Dali Gutserieva solist gibi filmlerin yanı sıra çeşitli ALEV COŞKUN DENİZ ÜLKÜTEKİN Altuğ, Melek Mosso ve farklı sanatçılar bayram kısa filmler gösterilecek. Çocuk olarak eşlik edecek. Programında Genel Yayın Yönetmeni n Reklam Genel Müdürü coşkusunu müzikseverlerle paylaşacak. Kalamış MİNE ESEN Matinesi’nde ise “Marakuda Strauss’un “Burleske”si ile EVSUN SİNEM ALKAN Sorumlu Müdür pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr Atatürk Parkı, Müze Gazhane ve kentin çeşitli Taş Devri Efsanesi”, “Yürüyen Çaykovski’nin “Rokoko BETÜL BERİŞE meydanlarındaki konserler, ücretsiz olacak. Şato” gibi yapımlar izleyiciyle Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Varyasyonları” gibi klasik müziğin Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul Zafer Bayramı’mızın 104. yılı kutlu olsun. buluşacak. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. öne çıkan eserleri seslendirilecek. reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611 Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın otanyel@yahoo.com
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear