Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
23 AĞUSTOS 2026
6
Bavyera Alpleri, masalsı yapılarla bezeli
çarpıcı bir tarih barındırıyor
Şatolardan
Kartal
Yuvası’na
ülkeler arası politikacılarla, diplomatlarla
AHMET ARPAD
görüşmelerini burada yapmıştı. Yükseklik
neredeyse 2 bin metre. İnanılmaz bir
u yapı bir saray mı yoksa bir şato manzara, dimdik yükselen yamaçlar silme
mu? Bir düşler dünyasındayız. çam ormanlarıyla kaplı, aşağıda pırıl pırıl
“Eksantrik” Kral II. Ludwig’in
dereler... Suları yemyeşil Königsee’de şirin,
(1845-1886) karşımızda yükselen
küçük, kar beyazı gemiler çalışıyor. Çok
B“eseri” sarayla şato karışımı
ötelerde Salzburg, ufukta Alp dorukları...
bir yapı. Milyonlarca “mark”ı, ülkesinin
ÇAY EVİ
hemen hemen tüm olanaklarını, gerçekdışı
gibi görünen 200 odalı bu olağanüstü saraya Obersalzberg’i ziyarete çıkanlar ayaklarının
harcamış. Ona “çılgın” diyenler olmuş.
altındaki olağanüstü doğayı Führer’in
Neuschwanstein Şatosu bir ortaçağ şövalye
çayevinden seyrediyor. Uçurumun bağrına
şatosu gibi inşa edilmiş. Kral II. Ludwig’in
sipsivri bir çıkıntı gibi saplanan terasta
karşımızda yükselen “eseri” sarayla şato
1944 yılına dek Hitler, yanında Eva’sı,
karışımı bir yapı. Karşısında durduğunuzda bir
ayaklarının dibinde üç köpeği, keyif
an için düşler dünyasına dalıyorsunuz. “Şan ve
çatıyordu. Alpler’deki bu “kartal yuvası”
şöhret” dolu bir yaşamın özlemini çeken genç
ona Nasyonal Sosyalist Parti yönetiminin
kral burada onunla ölümsüzleşmek istemişti.
50. doğum günü armağanıydı! O günlerde
Neuschwanstein, belki de Avrupa’nın en
130 Rayh Markı’na (bugün 30 milyon Avro)
güzel şato sarayı! Bavyera Kralı II. Ludwig
çıkmıştı. Martin Bormann’ın sadece 13
insanlarla bir arada değil, kendi yarattığı
ayda inşa ettirdiği, yaklaşık 150 metrelik
düşler dünyasında yaşamış. İçine kapanık,
Herrenchiemsee Sarayı
bir kayanın sivri tepesine (1834 metre)
utangaç ancak kendini hep en büyük hissetmiş
oturtulmuş yapıya ulaşmak bir macera. Önce
bir kral. İnsanlardan uzak olmayı yeğlediği
şirin göllerinden Plansee kıyılarına, Pekin’deki yapılara el koymuştu. Mülkünü satmak
kayalara oyulmuş, abajurlarla aydınlatılmış
için masalımsı bu sarayın duvarları ardına
“Kış Sarayı”nı anımsatan bir saraycık istemeyenleri “Toplama kamplarına
124 metrelik bir tünelde ilerliyorsunuz. Sonra
çekilmiş.
kondurmayı planlamıştı. gönderirim” tehdidiyle inatlarından
tavanından sallanan kocaman bir avizenin,
Kral II.
II. Ludwig’in başka sarayları da var. Bavyera vazgeçirtmişti. Bunlardan biri de “Türkün
duvarlarındaki kollu şamdanları pırıl pırıl
Ludwig 13
Alpleri’nin çevrelediği Ammergau yöresindeki Yeri” adındaki küçük otel. Otelin sahibi
aydınlattığı, içi tamamen pirinç levhalarla
Haziran 1886’da Linderhof’u çok severdi. Olağanüstü dağ 1683’te Osmanlıların Viyana kuşatması
kaplı 47 kişilik asansörle kayaların içinden
öldüğünde manzarasıyla ünlü sarayın hemen hemen bütün sırasında I. Leopold’un ordusunda görev
41 saniyede 124 metre yükseliyorsunuz.
anlaşılmaz bir yaptığı için dönüşünden sonra oteline
odaları altın kaplı. İnsanlarından kaçan genç
Çayınızı yudumlarken olağanüstü bir
yaşam Starnberg “Türkün Yeri” adını vermişti. II. Dünya
kral, hayranı olduğu ünlü besteci Richard
Savaşı yıllarında Hitler’in koruma birimi doğayı izliyorsunuz. Ziyaret sonrasında özel
gölünün Wagner’in “Tannhäuser” operasındaki dev
sularında son mağaranın benzerini sarayın bahçesine SS’in adamları altında gizli mahzenler olan otobüsler ziyaretçileri tekrar Berchtesgaden’e
bulmuştu! Düşler yaptırmış. Yine aynı yörede, Schachen bu binada konakladı. Tarihi otel bugün
indiriyor.
dünyasının tepesine kondurttuğu 3 bin metrelik Zugspitze de ayakta.
Buraya kadar
ve Avusturya Alpleri manzaralı “Kral Evi” de Kendisine
kralı 41 yaşında
gelmişken ertesi
“halkın
ardında büyük borçlar bırakarak yaşamını düşsel bir yapı. Birinci katın rengârenk odaları
günü bir kuş
başbakanı”
yitirmişti. Ölmüş müydü, öldürülmüş müydü? şark saraylarını andırıyor. Salonu, Padişah 3.
uçuşu ötedeki
denmesini
Bugünümüze dek yanıtlanamamış bir soru. Selim’in annesi Mihrişah Valide Sultan’ın yaz
Salzburg’a
isteyen Hitler,
aylarını geçirdiği Eyüp’teki sahil sarayının
ayırın.
DUVARLAR ALTIN KAPLI
Obersalzberg
salonundan esinlenmiş! UNESCO’nun Dünya
Mozart’ın, Stefan
Münih’le Salzburg arasındaki Chiemsee,
tepesinde
Mirası Komisyonu Neuschwanstein Şatosu’nu,
Zweig’ın şirin
Güney Bavyera’nın güzel göllerinden biri.
Herrenchiemsee ve Linderhof Sarayları ile kendi çizdiği
kentine... Her yıl
Burayı çekici yapan Kral II. Ludwig’in
planlara göre
Schachen Dağı’ndaki kraliyet sarayını çoktan
temmuz-ağustos
ölümünden kısa süre önce yaptırdığı
dev bir karargâh
Dünya Mirası Listesi’ne aldı.
Çay evi
aylarında 200
Herrenchiemsee Sarayı. Versay’dan etkilenmiş
oturtmuştu.
HİTLER, ‘KARTAL’ YUVASINDA etkinlikle 250
yapıda 98 metre uzunluğundaki görkemli
“Führer” ülkeyi
bin izleyiciyi
tören salonuyla ikinci kata çıkan merdivenler
Başka bir “cevher” de yarım saat ötedeki ve savaşı
ağırlayan
ve kralın her yanı altın kaplama yatak odası Obersalzberg tepesinde! Almanya-Avusturya uzun yıllar
Salzburg
göz kamaştırıyor. II. Ludwig, bu sarayda sınırında, iki bin metreye yaklaşan bu tepenin (1000 küsur
yaşamının yalnızca 10 gününü geçirmişti! 1933’ten bu yana kötü bir ünü var. Hitler, gün) buradan Festivali
Ölümünden birkaç ay önce Tirol yöresinin başa geçer geçmez Obersalzberg’deki tüm yönetmiş kaçırılmaz!
Kıyamet evin kapısında
“Bu gezegene yeryüzü duyduğumuz bir şeyi de ilgi çekici bir fikirle
AY’A SEYAHAT
demek ne kadar uygunsuz. vermek konusunda yetersiz kalıyor. Özellikle
Oysa burası açıkça bir iklim değişikliğine vurgu yaparken değindiği
okyanus.”
“merhamet” meselesi çok yapay ve basmakalıp
görünüyor.
rthur C.
Clarke’ın bu
PERFORMANSLAR ZAYIF KALIYOR
sözleriyle
Dahası, Wagner Moura ve Greta Lee isimlerini
BAŞAK BIÇAK
açılan “The
duyduğunuzda iyi bir film izleme olasılığına
basakbicak
A Last House”,
yönelik iyimserliğinizi de bir kenara bırakmanızı
@gmail.com
hikâyesinin hemen başında,
öneririrm çünkü özellikle Lee tarafında
birazdan yaratacağı gerilimin
performanslar bile sizi yarı yolda bırakacak
kaynağına işaret ediyor. Çünkü
türden. Bunun başında, elbette senaryo ve kötü
iklim değişikliği, kaynakların kullanımı gibi
yazılmış diyaloglarla karakterler var. Bununla
pek çok çevresel etkenin gerilim unsuru olarak
birlikte, çocuk oyuncular Ruth (Riley Chung)
metnine yerleştiren film, kendi evlerinde mahsur
ve Graham (Noah Alexander Sosnowski) için
kalan bir aile üzerinden bir pandemi alegorisi
aynı şeyleri söylemek haksızlık olur. Tersine, bu
yaratıyor aynı zamanda.
ailenin bir biçimde inandırıcı olmasını ve filmin
sonuna dek izlenmesini sağlayan yegâne unsur
BELİRSİZLİK VE SÜRESİZLİK
bana göre çocuklar.
Gün doğumunda balık avlamaya çıkan
Çok tanıdık değil mi? Bilinmeyen güçler beslemesi gereken “gizemli varlık” meselesi,
Filmin kusurlu taraflarını bir kenara bırakıp
Jason (Wagner Moura) elleri boş bir biçimde
tarafından evinde kilitli tutulan bir aile ve dış başlangıçta türün öncü örneklerinden esin gerçekçi olmak gerekirse, yönetmen Louis
eve dönerken bir süredir beklenen yağmur
dünyadaki gizemli varlıklar… Bu girizgâh, alıyor. Ardından film, kendi korku öğesini Leterrier ve senarist Matthew Robinson, tam
başlıyor. Haberlerden bunun olağan ancak
haliyle akla pandemiyi ve evlerimizin içinde seyircisiyle buluşturuyor. Ancak tam da bu
olarak yapmak istediklerini başarıyorlar aslında:
su baskını riski bulunan bir fırtına olduğunu
kapalı kaldığımız ve ne zaman biteceğini ifşayla filmin temeli sarsılmaya başlıyor
Dijital platform için bir “dijital platform filmi”
öğreniyoruz. Jason eve vardığında kadraja ilkin
bilmediğimiz o dönemi getiriyor ki filmin çünkü ne korku figürü olarak sunulan “şey” ortaya koyuyorlar ve evinizde -bence burası
sallanan garaj kapısının görüntüsü giriyor. Eve
temelinde de aslında bu belirsizlik ve süresizlik özgün ne de karakterlerin bunun üstesinden önemli bir detay- ailenizle keyifle ya da korkuyla
girdiğinde ise yine kapanan kapıyı görüyoruz
duygusu hâkim. Nitekim bir süre sonra gelme halleri özenli. Bana kalırsa “The Last izleyebileceğiniz bir film yapıyorlar. Niyetleri bu
ekranda. İçeride her şey iki çocuklu bir aile
klostrofik etki, aile fertlerini ele geçirmeye House”un ayakları yere basan bir bilimkurgu
için yolunda. Ancak az gördüğümüz kapının, ve bunun da hakkını veriyorlar. Büyük ekranda
pencerelerin ve hatta dış dünyaya ulaşmayı başlıyor: Kaynakların nasıl kullanılacağı, veya kıyamet sonrası korkusu olmasının önüne görmek için bir yerlere gitmek zorunda kalmadan
sağlayacak her kanalın kilitlendiğini, Noel hayatta nasıl kalınacağı sorusuyla da çatışma geçen engel burada saklı çünkü çok basitçe neşeyle, zevkle “tüketebileceğiniz bir içerik”
ağacı almak için dışarıya çıkmak istediklerinde tetiklenerek bir aile draması yaratılıyor. daha önce hiç görmediğimiz, duymadığımız “The Last House”. Tükettikten sonra da aklınızda
fark ediyoruz. Bu noktadan sonra filmin gerilim damarını bir şey sunmadığı gibi gördüğümüz veyahut pek bir şey kalmıyor zaten.
PUANIM: 5/10

