Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
16 AĞUSTOS 2026
6
Saatte 200 kilometreyle
anda kalmak
apadokya’nın
DAIRESEL
sıcak hava
FLORA
balonlarıyla
dolu gökyüzü
Kbu kez Marco
Waltenspiel ve Marco
Fürst’ün sıra dışı uçuşlarına
sahne oldu. Yaklaşık 2 bin
800 metre yükseklikteki
AYÇA
sıcak hava balonundan
CEYLAN
atlayan ikili, farklı
irtifalardaki balonları slalom
ayca_ceylan
parkuruna dönüştürerek
saatte 200 kilometreye
varan hızla uçuşlarını tamamladı. Red Bull
sporcuları Waltenspiel ve Fürst ile korku ve
özgürlüğü, anda kalmayı, doğayla ilişkilerini
ve dünyaya yukarıdan bakmanın değiştirdiği
bakış açısını konuştuk.
l Kapadokya dünyanın en sıra dışı
coğrafyalarından biri. Burada uçmak sizin
M. Fürst: Güvendiğimiz partnerlerle Kontrol listenizdeki bütün maddeleri
için ne ifade ediyor? Burayı uçtuğunuz diğer
çalışmak da bize korkmadan atlayabilme tamamlıyorsunuz ve kalkış zamanı geldiğinde
yerlerden farklı kılan ne?
özgürlüğü veriyor. Elbette bu balon slalomu
zihniniz berrak oluyor. Elbette risk var
Marco Waltenspiel: Bence buranın projesinde, balonun hemen yanındaki
ama onu mümkün olduğunca azaltıyoruz.
UÇUŞUN 4 ANAHTARI
coğrafyası gerçekten çok özel. Elbette platformda dururken hâlâ karnınızda
Her atlayıştan önce de ısınıyoruz; böyle bir
etrafınızda bu kadar çok balonun olması da
kelebekler uçuşuyor. Her atlayış farklı; uyum
atlayışta yaklaşık 4G’lik bir kuvvete maruz 4 ANTRENMAN: Bu uçuşların arkasında yoğun fiziksel
dünyanın her yerinde
sağlamanız, hazırlık ve düzenli antrenman var.
kalabiliyoruz ki bu skydiving için bile oldukça
görebileceğiniz bir şey
esnek olmanız
yüksek. 4 KONTROL LISTESI: Her atlayış öncesinde
değil. Balonların dışında
gerekiyor ve
ekipmanlarını ve birbirlerini kontrol ediyor,
ÖLÇEK DEĞİŞİYOR
burada gerçekten sevdiğim
önünüzde hazırladıkları kontrol listesindeki adımları
bir diğer şey de ışık. her zaman tamamlayarak riskleri mümkün olduğunca azaltıyorlar.
l Böylesine benzersiz doğal coğrafyalarda
Kayaların ve coğrafyanın bilinmeyenler
4 ESNEKLIK: Her uçuş farklı. Değişen koşullara ve
uçmak, yıllar içinde doğayla ilişkinizi
gün boyunca çok farklı var. Ancak ben bilinmeyenlere hızla uyum sağlayabilmek gerekiyor.
değiştirdi mi? Bu yerleri korumaya yönelik
ışıklar yarattığını buna korku
4 ODAK: Zihni berrak tutmak, çevrenin farkında
daha büyük bir sorumluluk hissetmenize
düşünüyorum. demezdim
olmak ve tamamen o ana odaklanmak uçuşun temel
neden oluyor mu?
Marco Fürst: Nereye çünkü korku parçalarından biri.
M. Fürst: Kesinlikle. Yıllar geçtikçe bu
giderseniz gidin manzara zihninizi bloke
spor sayesinde görebildiğimiz coğrafyaların
değişiyor. Uçarken çok eder. Bu daha
değerini çok daha fazla anlamaya başladım.
sanki başka bir gezegenmiş gibi görünüyor. Özellikle burası...
hızlı hareket ettiğiniz için çok heyecan.
Bu sabah örneğin hava hâlâ karanlıkken
Tabii ki Ay’a hiç gitmedim ama bazen aşağıya baktığımda
de her şey sürekli farklı
l Belki biraz
kalkış noktasına gidip güneşin doğuşunu “Burası Ay olabilir” diye düşünüyorum. Her şeyi bambaşka
görünüyor. Bir gün bir
da merak?
izledik. Bunları deneyimleyebilmenin bir perspektiften görüyorsunuz ve bu, her şeyi değiştiriyor.
yöne, ertesi gün başka bir
M. Fürst:
değerini gerçekten biliyorum. Dağlarda bir M. Fürst: Yukarıdayken yerdeki sorunlar küçülüyor.
yöne uçtuk ve manzara tamamen değişmişti.
Evet, bir tür merak. Çünkü her şey sürekli
İnsan yerdeyken bazen küçücük sorunları bile çok büyük
çöp görürsek onu da yanımıza alıyoruz.
Kapadokya'da uçmak her seferinde başka bir
değişiyor.
görebiliyor ama yukarı çıktığımızda artık o kadar önemli
Bu yerleri korumak istiyoruz çünkü onları
deneyim.
görünmüyorlar. Biz de orada kendimizi küçücük hissediyoruz.
deneyimlemeye devam etmek istiyoruz.
l Böyle bir atlayıştan önce zihinsel olarak
KORKUDAN ÇOK MERAK M. Waltenspiel: İkimiz de
nasıl hazırlanıyorsunuz? Odaklanmanıza l Bu biraz kişisel gelişim alanına da giriyor aslında.
çocukluğumuzdan beri doğanın içinde spor
yardımcı olan ritüelleriniz veya rutinleriniz Sorunları gereğinden fazla büyütmemek gibi...
l Pek çok insan yüksekten korkuyor ama
yaparak büyüdük ve bu sizinle kalıyor. Çok
var mı? M. Waltenspiel: Aynı zamanda sizi ana getiriyor.
siz gökyüzünde özgürlüğü buluyor gibisiniz.
seyahat ediyor ve pek çok farklı yer görüyoruz.
M. Waltenspiel: Belirli bir rutinim Gündelik yaşamda zihninizde pek çok düşünce var ama bizim
Kendi yaşamınızda korku ile özgürlük
Bu alanları ve genel olarak doğayı korumanın
yok. Ekipmanımı kontrol ediyorum ve her sporumuzda tek bir şeye odaklanmak zorundasınız ve geri
arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlarsınız?
son derece önemli olduğunu düşünüyorum.
şeyin yolunda olduğundan emin olmak için kalan her şey ortadan kayboluyor. Uçmaktan öğrendiğimiz
M. Waltenspiel: Aslında bu, korkudan
birbirimizi de kontrol ediyoruz. Bir arkadaşım şeylerden biri de bulunduğumuz yerin farkında olmak. Bence
l Dünyayı yukarıdan bu kadar çok
ne anladığınıza bağlı. Bizim için uçarken
bana, “Ne zaman gerilirsen manzaraya bak, insanlar bunu biraz kaybetti. Yerdeki sorunlar her zaman
veya atlarken korkunun zihnimizde bir yeri kez görmüş biri olarak, gökyüzünden
bulunduğun yerin tadını çıkar ve gerçekten göründükleri kadar büyük değil.
yok. Yaptığınız şeye saygı duymak ve neleri baktığınızda yerdeki insanların çoğu zaman
orada ol. Sonra yeniden yapacağın şeye
gözden kaçırdığı neyi fark ediyorsunuz?
yapabileceğinizi bilmekle ilgili. Kendinizi l Dünyayı yukarıdan gördükten sonra insanlara yalnızca
odaklanabilirsin” demişti. Bence çok iyi bir
tanımanız ve kendinize güvenmeniz gerekiyor. M. Waltenspiel: Dünya düz değil! Düz tek bir kelime bırakabilseydiniz, bu ne olurdu?
yaklaşım.
Anda olmak çok önemli ve benim için güven olmadığına ilişkin kanıtımız var. (Gülüyor) M. Fürst: Rüya.
M. Fürst: Bir uçak pilotu gibi düşünün.
duygusunu yaratan da bu. Yukarıdan neye bakarsanız bakın, her yer M. Waltenspiel: Nefes.
Dünyanın ortasından Büyük Taarruz’a
Uluslararası Akşehir Temmuz 1922’de ordu ve kolordu komutanları
Nasreddin Hoca Şenlikleri bir futbol karşılaşması bahanesiyle Akşehir’e
için Akşehir’deydik. Hıdırlık çağrılmış. Maçın ardından karargâhta buluşup
Tepesi’nde “Nasreddin’den taarruzun zamanını ve uygulanışını konuşmuşlar.
67.Günümüze Gülmece”yi Gündüzleri arabaların arkasına bağlanan çalılarla
konuştuk; gülmenin nasıl güçlü bir itiraza Konya yönünde toz kaldırılıp geri çekilme sanısı
dönüştüğünden söz ettik. Ardından kenti yürümek yaratılıyordu. Geceleri kağnıların tekerlerine keçe
için Hıdırlık’tan ayrıldık. İlk durağımız türbe oldu.
sarılıyor, birlikler cepheye ilerliyordu. Toz bir
Türbede insanı kapıda oyundu; gece yürüyen ordu gerçeğin kendisi.
karşılayan bir fıkra var. Çevresi Mustafa Kemal, 20 Ağustos 1922’de Akşehir’e
açık yapının kapısında büyük bir geldi ve 26 Ağustos sabahı taarruz emrini verdi.
kilit duruyor. Her yanı açık bir Karargâh 24 Ağustos’ta Şuhut ve Kocatepe yönüne
Büyük Taarruz bu odalarda hazırlanmış; haritalar
hareket etti.
yeri kilitlemek ancak Nasreddin
açılmış, eksikler konuşulmuş.
Çalışma odasına girince binanın bütün ağırlığı
Hoca’nın aklına yakışırdı.
Ahşap merdivenlerden üst kata çıkarken insan
Yakındaki taş ise “Dünyanın burada toplanıyor. Masadaki haritalara ve
yavaşlıyor. Mustafa Kemal’in, İsmet Paşa’nın
Ortası”nı gösteriyor: koltuklara bakıyorsunuz. Aylarca beklenmiş,
ve Asım Gündüz’ün odalarında masalar, eski
eksikler giderilmiş. Sonunda hazırlık birkaç
“Dünyanın ortası burasıdır.
telefonlar ve fotoğraflar yerli yerinde. Koridorlarda
GÜVEN
sözcüğe dönüşmüş:
İnanmayan ölçsün.”
geçmişten kalmış bir hareket duygusu var.
“26 Ağustos sabahı umumi taarruz icra
BAYKAN İtiraz edecek olanın işi
olunacaktır.”
zor. Önce nereden ölçmeye
NEDEN AKŞEHİR?
Bu cümlenin arkasında işgal edilmiş kentler,
başlayacağına karar vermesi
Karargâhın Akşehir’e taşınması rastlantı
evladını cepheye gönderen anneler ve sabaha kadar
gerekiyor. Erdal Hoca, Nâzım Hikmet’in “Türk
değildi. Sultan Dağlarının eteklerindeki kent
çalışan ustalar var. Bu yüzden odadaki masanın
Köylüsü” şiirini okudu: “Topraktan öğrenip /
doğal bir savunma alanıydı, demiryolu sevkiyatı
üzerinde bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesi
Kitapsız bilendir. / Hoca Nasreddin gibi ağlayan /
kolaylaştırıyordu. Arasta’nın ustaları ordu için
duruyor.
Bayburtlu Zihni gibi gülendir.”
çalıştı, silahlar onarıldı, kadınlar giysi dikti.
24 Ağustos’ta Akşehir halkı karargâhı cepheye
Biz hocayı hep gülen yüzüyle hatırlıyoruz.
Akşehir halkı evini, dükkânını ve emeğini açtı.
uğurluyor. Sokaklar ve evlerin damları insanlarla
Oysa Anadolu’nun gülmecesi yoksulluğu ve
Vitrinler savaşın büyük planlardan ibaret
doluyor. İki gün sonra Büyük Taarruz başlıyor.
haksızlığı da taşır. Hocanın kahkahası kimi zaman
olmadığını gösteriyor. Bir su kabağı barutluğa
Sabah “Dünyanın ortası burasıdır” sözünün
ağlamamanın yoludur. dönüşmüş, bir bastonun içine meç yerleştirilmiş.
önünde durmuştuk; öğleden sonra ülkenin
Yeterli silah yoktu; ne buldularsa değerlendirdiler.
BİR BELEDİYE BİNASI
yönünü değiştiren kararın verildiği odadaydık.
Duvardaki cephane hazırlayan kadınların fotoğrafı
Türbeden ayrılıp birkaç sokak sonra Batı
Bir yanda hocanın kilidi, öte yanda Büyük
da aynı gerçeği anlatıyor. Komutanların adlarını
Cephesi Karargâhı Müzesi’ne girdik. Dışarıdan Taarruz’un haritaları... Erdal Hoca’nın okuduğu
biliyoruz; o kadınların, demircinin, kağnı süren
sade bir yapı, büyük kararlar her zaman görkemli dize yeniden geldi aklıma: “Hoca Nasreddin
köylünün adını bilmiyoruz. Onlar olmadan
salonlarda alınmıyor.
gibi ağlayan...”
kazanılmış bir zafer de yok.
1904-1905 yıllarında belediye binası olarak
Akşehir dünyanın ortası mıdır, ölçmedim.
GİZLİ HAZIRLIKLAR
yaptırılan yapı, 18 Kasım 1921’den 24 Ağustos Ama tarihimizin tam ortasında durduğu
1922’ye kadar Batı Cephesi Karargâhı olmuş. Hazırlıklar gizlilik içinde yürütülmüş. 28 kesin.

