Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
19 TEMMUZ 2026
5
Tamamı görüntülü konuşmalar üzerinden ilerleyen Baş Başa, dijital çağın ilişkilerine farklı bir pencereden bakıyor
Aşkın ekran hali
eknolojiyle
birlikte
çevremizden
‘Korkmakta
çok
Ttelefonlarımıza
odaklandığımız bir
dünyada yaşıyoruz.
haklılar’
Günlük işlerimizden
DENZI
sevdiklerimizle
l Sizce Ruzo mu Melo’dan
ÜLKÜTEKIN
iletişimimize kadar korkuyor yoksa Melo mu
Ruzo’dan?
hayatımızın büyük
SELNI ŞEKERCI : Bence ikisi de
bölümü ekran karşısında geçiyor.
birbirinden korkuyor. Ortak korku DENZI
Neredeyse tamamen görüntülü
Denklemdeki
mudur bilemem ama birini çok
konuşmalar üzerinden kurgulanan TOD ÜLKÜTEKIN
sevmek ve gönülden arzulamak
TV dizisi “Baş Başa” da değişen ilişki
günümüz şartlarında tuhaf bir
ve iletişim biçimlerini merkeze alıyor.
mesele haline geldi. Bir de
Dizinin başrolleri, Melahat (Melo) ve
eksik değişken
işin içine uzak mesafe girince
Rüzgar’a (Ruzo) yaşam veren Selin
kahramanlarımız sürekli frene
Şekerci ve Ali Yoğurtçuoğlu ile hem
irkaç ay önce yaşamını yitiren biyolog Paul R.
basıyor. Ben Selin olarak yakın
yapımı hem de yaşamı konuştuk. Ehrlich ülkemizde çok tanınmasa da dünyada
mesafede bile bu kaygıyı
hissederken onların korkusunu teorileri çokça tartışılan bir isimdi. Kimileri onu
l Melo’ya yaşam verme kararını nasıl
çok haklı buluyorum.
çevre hareketinin öncülerinden biri olarak andı,
verdiniz?
Bkimileri ise gerçekleşmeyen karamsar öngörülerini
ALI YOĞURTÇUOĞLU :
Selin Şekerci: Daha önce bizde
Bence ikisinin de korktuğu hatırlattı. Ancak Ehrlich’in ismi en çok 1968 yılında
denenmemiş bir formatın ilk temsilcisi
şey birbirleri değil, ilişkinin
yayımladığı “Nüfus Bombası” (Population Bomb) isimli kitapla
olmak heyecan veriyor zaten. Üzerine
kendisi. En azından Ruzo’nun.
yaşamaya devam edecek.
bir de okuduğum kadının sesi tonu bana
Bağlanmakla ilgili bir korkusu
İlk bakışta kitap yalnızca bir bilimsel çalışma gibi
o kadar ben gibi hissettirdi ki daha o
varmış gibi geliyor bana. Bir
durmuyordu. Aynı zamanda insanlığın geleceğine ilişkin en
zaman nasıl oynayacağımı hayal etmeye
yandan zaten uzaktan yürütülen
etkili kehanetlerden biriydi. Anlattığı
başladım. Ve şuydu: “Çabasız kendin ve bir yaz aşkı olarak başlayan
hikâye ise Ehrlich’ten çok daha önce
bir ilişkiden bahsediyoruz. Bu
gibi olmayan çalış” motivasyonuyla
başlamıştı.
yüzden ikisinin de duygusal YAŞAM
hayal ettim Melo’yu.
1798 yılının soğuk bir Londra
anlamda yatırım yapmaktan
GÜNLÜĞÜ
akşamında İngiliz din adamı ve
l Ruzo’yla tanıştığınızda zihninizde
biraz çekindiğini, tabiri
iktisatçı Thomas Robert Malthus
nasıl bir karakter canlandı? caizse yoğurdu üefl yerek
yediklerini düşünüyorum. çalışma masasının başında
Kendisini oynarken ilk baştakine göre
oturuyordu. Sanayi Devrimi
düşüncelerimde değişiklik oldu mu?
Avrupa’yı dönüştürmeye başlamıştı.
Ali Yoğurtçuoğlu: Açıkçası senaryoyu
l Çevrimiçi terapi, pandemi ile birlikte bezediğin bir şey bu bence. Ben
Kentler büyüyor, nüfus artıyor,
ilk okuduğumda bana aslında çok da
yaşamlarımızda daha sık yer bulan karakterin fiziksel olarak iyi görünmesi
toplum değişiyordu. Malthus
uzak olmayan bir karakterden söz
yeniliklerden. Bu açıdan bakınca bir gerekip gerekmediğiyle ilgileniyorum
önündeki sayılara baktığında
ediyorduk. En azından rutinleri: Bisiklete
çevrimiçi terapisti canlandırmak nasıl bir Selin’in değil. O zaman gerçeğe
insanlığın geleceği hakkında karanlık
biniyor olması, dışarıda ve doğada
deneyimdi? yaklaşıyorum kendimce. ÖMÜR
bir sonuca vardı. İnsan nüfusu
vakit geçirmesi, spor yapmayı seven
S. Şekerci: Yıllardır düzenli terapi
TANYEL
‘KAYGIYA EĞİLİMLİYİM’ geometrik olarak artıyordu. İki, dört,
biri olması… O yüzden oynarken çok
alıyorum ve ne yalan söyleyeyim demin
sekiz, 16...
yabancı gelen bir tarafı olmadı. Tabii
de belirttiğim gibi pandemi koşulları
l Kendinizle ilgili son yıllarda keşfettiğiniz
Ancak bir sorun vardı. Gıda üretimi
şunu söyleyebilirim: Biz kafamızda
işime geldi. Eskiden terapiden, bazı
şey nedir?
aynı hızla büyüyemezdi. Bir noktada insanlar çoğalacak
ne kadar canlandırırsak canlandıralım,
şeylerle yüzleşmekten kaçtığım anlar
A. Yoğurtçuoğlu: Galiba kaygıya
ama onları besleyecek kaynak bulunamayacaktı. Malthus,
dizide uzaktan ilişki yaşayan ve
olurdu ve kalkıp gidemez,
düşündüğümden daha
o yıl yayımladığı “Nüfus İlkesi Üzerine Deneme” eserinde
ekran üzerinden iletişim kuran bir
kendimi sabote ederdim.
fazla meyilliyim.
savaşların, salgınların ve kıtlıkların kaçınılmaz olduğunu yazdı.
çifti anlatıyoruz. Bu yüzden Selin’le
Çevrimiçi terapide bir
Günümüz şartlarının da
Doğa böylece dengeyi yeniden kuracaktı. Ancak bu düşünce
yaptığımız provalar ve çekimlerden
bahanem kalmadı ve
tabii ki etkisi var ama
yalnızca bir akademik tartışma olarak kalmadı, insanlığın en
önceki diyaloglarımız karakterin
bir asker gibi devam
yaş aldıkça eskiden
kalıcı korkularından birine dönüştü.
şekillenmesinde en belirleyici unsur oldu.
edebildim ve çok iyi
daha rahat baş ettiğimi
Karakterin ne kadar flörtöz, ne kadar
gelmişti. Kendi alanımla
düşündüğüm şeyler beni İNSANLIĞIN EN DEĞERLİ KAYNAĞI ZEKÂSI
sempatik olduğu ve izleyicinin ekranda
başbaşa olmak, güvenli
daha fazla kaygıya meyil
Aradan yaklaşık 170 yıl geçtikten sonra Paul Ehrlich
göreceği pek çok ayrıntı aslında Selin’le bir yerden doktorumla
ediyor. Onun dışında hem
aynı kaygıyı modern dünyanın diliyle yeniden ifade etti.
yaptığımız okumalarda ve provalarda konuşmak çok rahat
fiziksel hem psikolojik
Kitabı yayımlandığında dünya nüfusu yaklaşık 3.5 milyardı.
şekillendi. hissettirmişti. Öyle bir
anlamda düşündüğümden
Ehrlich’e göre gezegen alarm veriyordu. Önümüzdeki yıllarda
yerden de Melo’yla bağ
daha sabırlı ve dirayetli
yüz milyonlarca insan açlıktan ölecek, kaynaklar tükenecek
UZAKTAN İLİŞKİ MÜMKÜN MÜ?
kurdum aslında. Daha
bir insanım. Doğada da
ve uygarlık büyük bir krizle karşı karşıya kalacaktı. Eseri
l Yapım uzaktan ilişkiyi konu ediniyor.
çıplak ama utanmadığın
yalnız kalma fırsatım
olağanüstü bir etki yarattı ve milyonlarca sattı. Bir kuşağın
Bu konuya sizin bakış açınız nasıl?
bir hal gibi geliyor bana.
oldu son yıllarda. Tabii
çevre ve nüfus anlayışını biçimlendirdi.
“Yapabilirdim” veya “Yapamazdım” der
ki korkarak yaptığım ama
l Melo yayın açtığında Bugünden bakınca ilginç olan şey, Ehrlich’in korkularının
misiniz?
bana çok şey kattığını
ekrana takipçi yorumları bütünüyle mantıksız görünmemesidir. Gerçekten de dünya
S. Şekerci: Yapamazdım bence. Ben
keşfettiğim bir şeydi.
da geliyor. Siz olsanız nüfusu hızla artıyordu. 1800 yılında dünya üzerinde yaklaşık bir
özleyince öfkelenen biriyim, özledim
Kendime, kendi kararlarıma, kendimi
Melo’ya nasıl bir yorum gönderirdiniz? milyar insan yaşıyordu. Bugün ise sekiz milyarı aşmış durumda.
diyemediğimden belki de kendi arzumuz
yeni bir şeyin içine atmada daha fazla
S. Şekerci: Hımm burası biraz sert... Ancak Malthus ve Ehrlich hesaplarında aynı değişkeni gözden
dışında uzak kalma fikri beni yorardı,
güveniyorum artık. Tabii ki bu bir tezat:
Ben terapistimi sosyal medyada kaçırmıştı; insan yaratıcılığını.
üzerdi, beceremezdim.
Hem kaygılı olmak kaygıya daha fazla
görmek istemeyebilirdim ya. Malthus’un döneminde tarım büyük ölçüde insan ve hayvan
eğilimli olduğunu keşfetmek ama bir
gücüne dayanıyordu. Buharlı makineler, modern gübreler,
l Yine de uzaktan ilişki
l Genç yaşta tanınan
yandan da kendini o noktada bilinmeze
gelişmiş sulama sistemleri ve tarımsal mekanizasyon ortada
sizce günümüzün çevrimiçi
oyuncular zamanla
biraz daha atmak konusunda bir çelişki var.
yoktu. Ehrlich’in döneminde ise sessiz bir devrim yaşanıyordu.
yaşam koşullarında
kariyerlerini yeniden inşa
Bunun arasında gitgeller yaşıyorum.
Tarım bilimci Norman Borlaug’un geliştirdiği yüksek verimli
eskisinden daha mı
etme sürecine giriyor.
tahıl çeşitleri sayesinde başlayan Yeşil Devrim, dünya gıda
mümkün?
l Artık eskisi kadar önemsemediğiniz şey
Siz kariyerinizde böyle
üretiminde olağanüstü bir artış sağladı. Birçok bölgede kıtlık
A. Yoğurtçuoğlu:
ne?
dönemler yaşadınız mı?
korkusunun önüne geçildi. Borlaug daha sonra Nobel Barış
Görsel iletişim
S. Şekerci: İnsanların gözünde iyi
S. Şekerci: Öyle
Ödülü ile ödüllendirilecekti.
çağındayız ve bu
görünmek.
bir sürece istemsiz
Ancak hikâyenin belki de en ilginç bölümü 1980 yılında
kesinlikle bir şeyleri
giriyorsunuz.
l Kariyeriniz boyunca, “İyi ki almışım”
yaşandı. Maryland Üniversitesi’nden ekonomist Julian Simon,
kolaylaştırıyor.
Sektörün gerçekleriyle
dediğiniz risk hangisiydi?
Ehrlich’in karamsarlığına uzun süredir itiraz ediyordu. Simon’a
Ancak etrafımda
yüzleşmeniz
A. Yoğurtçuoğlu: Herhalde kariyerimin
göre insanlığın en değerli kaynağı petrol, bakır veya buğday
uzak ilişki yaşayan
gerekiyor. Bunlarla
başlangıcında, DTCF’nin oyunculuk
değildi. İnsan zekâsıydı.
arkadaşlarım var
barışmaya çalışmak,
bölümüne girmemdir. Çünkü ilk
ve yine de insan
o halde içeride
BÜYÜK İDDİA
denememde giremedim ve üç yıl boyunca
partnerini yanında
kalmaya çalışmak zaten
Onun teorisine göre kaynaklar azaldığında insanlar yeni
ailemin de desteğiyle sınava hazırlandım.
istiyor. O yüzden ne
başlı başına bir inşa
yöntemler bulacak, yeni teknolojiler geliştirecek ve çözümler
Bu bir riskti. Arkadaşları okullara girip,
kadar kolaylaşmış gözükse
oluyor. Kariyerden ziyade
üretecekti. Sonunda ikili arasında tarihe geçen bir bahis yapıldı.
kendi mesleklerini okuyup üçüncü
Selin Şekerci
de hâlâ o temel hasret
psikolojini yönetmeye
Ehrlich, nüfus artışı nedeniyle doğal kaynakların giderek
sınıfa geldiklerinde ben
kısmının geçerli olduğunu
de dönüşüyor böyle
kıtlaşacağını ve fiyatlarının yükseleceğini düşünüyordu. Simon
daha yeni oyunculuğa
düşünüyorum.
olunca, yolda değişiyor.
ise bunun tersini savunuyordu. İddiaya temel maddeler olarak
girebilmiştim ama iyi ki bu
S. Şekerci: Bence mümkün değil
Kariyer yolculuğunu bir ev
bakır, krom, nikel, kalay ve tungsten seçildi. 10 yıl sonra bu
kararı almışım. Mesleği
başarabilene de benden kocaman bir
olarak düşünürsek; işte
metallerin fiyatları artarsa Ehrlich kazanacaktı.
profesyonel olarak
alkış, saygıyla önlerinde eğiliyorum.
kullandığın malzeme,
1990 yılı geldiğinde sonuç ortaya çıktı. Beş metalin de fiyatı
yapmaya başladıktan
baktığın pencere sayısı,
düşmüştü. Bahsi Julian Simon kazandı.
l Dizi neredeyse tamamen ekran
sonra, aslında çok
kaç odalı olacak...
Bu bahis yalnızca iki akademisyenin tartışması değildi.
karşısında geçiyor ve bu yönüyle
fazla risk almadığımı
Sadece temelini attığın
Özünde geleceği öngörmeye çalışırken yaptığımız temel
günümüzdeki dijitalleşme ve ekran
düşünüyorum. Tabii
yer sabit kalıyor.
hatalardan birini gösteriyordu. İnsan çoğu zaman sorunlar
bağımlılığına oldukça güzel bir atıf var.
risk aldığım işler
Kat mı çıkıyorsun
görür ama çözümleri göremez. Çünkü çözümler henüz icat
Sizin kişisel olarak dijital sınırlarınız var
de oldu. Aklıma
yıkıp yeniden mi
edilmemiştir.
mı? Ekran süreniz ne kadar?
ilk gelen, “Zaman
yapıyorsun tamamen
19. yüzyılın sonunda bazı kent planlamacıları büyük kentlerin
S. Şekerci: Çok dijital bağımlılığı
Makinesi 1973”
senin psikolojini bu
at gübresi altında kalacağını öngörüyordu. Ardından otomobil
olan biri değilim. Hatta sosyal
filmi. O projede
değişen dinamiklerde
ortaya çıktı. 20. yüzyılın ortalarında dünyanın nüfus nedeniyle
medya kullanımımı kötü bulurlar,
oyunculuk anlamında
nasıl yönettiğinle ilgili.
açlığa sürükleneceği düşünülüyordu. Tarım teknolojileri gelişti.
çok beceremem. Ekran sürem bazen
ilk kez minimal bir
Ben de bazen balyozla
Paul Ehrlich ve Malthus’un masalarındaki hesaplar
artıyor ama en büyük nedeni maalesef
performans denemiştim.
dalıp çıkasım gelse de
bütünüyle yanlış değildi. Eksik olan şey, denkleme insan
pandemiyle birlikte gelen sevdiklerimle
Çünkü oyunculuğuma
Ali Yoğurtçuoğlu
şimdilik o evi güzelleştirmeye
hayalgücü ve yaratıcılığının eklenmemiş olmasıydı. İnsanlık
görüntülü konuşma meselesi. Çok evden
baktığınızda genellikle
çalışıyorum.
tarihinin en ilginç tarafı da budur. Sorunlar ortaya çıktığında,
çıkmayan biri olarak üşengeçliğime zıtlıkların daha belirgin
onları çözecek fikirler de çoğu zaman ortaya çıkmaya başlar.
müthiş bir eşlikçi oldu görüntülü l Kamera karşısında “iyi olduğu karakterlerde yer aldığımı
Çünkü tarih yalnızca sorunların değil, henüz icat edilmemiş
konuşmalar. Bir de aileyle farklı görünmek” ile “gerçek görünmek” söyleyebiliriz. O filmde ise daha sade bir
çözümlerin de hikâyesidir.
şehirlerde yaşayınca vazgeçilmezin arasında sizce nasıl bir denge var? oyunculuk denedim ve çok tatmin edici bir
oluyor, tıpkı Melo gibi. S. Şekerci: Oynadığın karakterle sonuç aldım.
otanyel@yahoo.com

