Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Coco Brun-Manzara Anıları
25 EKİM 2026
6
BERRIN KARADENZI
berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr
Kültür rotası
Bir heykelin kokusu
Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye
kültür sanat dünyasında bu hafta
öne çıkan etkinlikler…
I
v ‘Elizabeth
nasıl olur?
Costello’
Yüzyıllarca sanatın dışında tutulan koku, güncel sanatın
BALA
en güçlü malzemelerinden birine dönüşerek izleyiciyi
GÜRCAN
bakmanın ötesinde hatırlamaya ve hissetmeye çağırıyor.
MADRA
anat tarihi, büyük ölçüde gözün baktı. Kant, kokuyu
tarihidir. Mağara duvarlarındaki duyuların en “nankörü”
boyalardan Rönesans fresklerine, sayıyor, onu estetik
empresyonistlerin ışığından bugünün yargının dışında bırakıyordu. Hegel’e göre
Sdijital ekranlarına kadar sanatı de yalnızca görme ve işitme “kuramsal” yani
M. Coetzee’nin “Romancının Romanı”
hep bakarak anladık. Müzeler de buna göre sanata yakışır duyulardı. Koku fazla bedensel,
eserinden uyarlanan Elizabeth Costello,
J.
kuruldu: Mesafeli durulan, sessizce izlenen, fazla geçici, fazla öznel bulunuyordu. Tablo ve
yazarın etik sorumluluğunu ve sanatın
dokunulmayan yerler. Bu düzende koku ya hiç heykel kalıcıydı, koku ise birkaç saat içinde uçup
toplumsal işlevini sahneye taşıyor. Saim
yoktu ya da bir kusur sayılıyordu. Oysa son gidiyordu.
ve dokusunu yitirdi. 1992’de Rirkrit Tiravanija,
Güveloğlu’nun uyarlayıp yönettiği oyun,
yıllarda giderek daha fazla sanatçı, izleyiciden Koku, sanatın çevresinden yine de hiç eksik
New York’taki 303 Gallery’nin ofisini mutfağa
tiyatronun dönüştürücü gücünü ve estetik
eserine bakmasını değil, onu koklamasını istiyor. olmadı. Tapınaklarda yakılan tütsüler, kiliselerin
çevirdi ve ziyaretçilere Tay usulü yeşil köri
kaygıların sınırlarını tartışmaya açıyor. Tansu
Fransız sanatçı ve günlük kokusu,
pişirdi. Galeriyi saran baharat kokusu, sanat ile
Biçer, Tülin Özen, Defne Koldaş ve Sezer
tasarımcı Coco Brun’ün sarayların gül suları dini
gündelik yaşam arasındaki duvarı yıktı.
Arıçay’ın rol aldığı yapım, 4 ve 5 Kasım’da
“Landscape Memories” ve törensel deneyimin
Bugün koku dünyanın en büyük müzelerinde.
Paribu Art’ta..
(Manzara Anıları) isimli ayrılmaz parçasıydı.
2021’de Anicka Yi, Londra’daki Tate
çalışması bunun en Ancak bunlar sanatın
Modern’in dev Türbin Salonu’nda havada
v Griye inat, ‘Kendine Has’
yeni örneklerinden biri. kendisi değil, onu
süzülen makinelerin arasına her hafta değişen
Üç seramik heykelden çevreleyen atmosfer
ve bölgenin geçmişini çağrıştıran kokular yaydı. endine Has, müziğin farklı sesleri bir
oluşan yerleştirme, güney olarak görüldü.
Bir hafta Kara Veba’ya iyi geldiğine inanılan 14. araya getiren gücünden ilhamla 31
K
İtalya’daki Puglia’nın Kırılma 20. yüzyılın
yüzyıl baharatları bir başka hafta insanlardan çok Ekim’de Kendine Has Sahnesi’ni KüçükÇiftlik
denizini, toprağını ve bitki başında avangart
önceki prekambriyen denizleri, bir diğerinde ise Park’a taşıyor. Gecede Büyük Ev Ablukada,
örtüsünü üç ayrı kokuyla hareketlerle geldi. İtalyan fütürist
binanın elektrik santrali olduğu makine çağının Jakuzi ve Arkadaş farklı müzikal dünyaları
anlatıyor. Brun, Givaudan’ın parfümörü Carlo Carrà, 1913’te yayımladığı “Seslerin,
kömür ve ozon kokusu salona yayılıyordu. aynı sahnede buluşturacak.
Laurène Sourdillon ile birlikte denizi temsil Gürültülerin ve Kokuların Resmi” başlıklı
HATIRLAMANIN DUYUSU
eden Marino’yu, yağmur sonrası toprağı anlatan manifestoda resmin yalnızca gözle sınırlı
v Candan Erçetin’den
Terra’yı ve Akdeniz bitki örtüsünden esinlenen kalamayacağını ilan etti. 1938’de Paris’te, Kokunun sanattaki yükselişi rastlantı değil.
Bosco’yu geliştirmiş. Üstelik bu üç koku Marcel Duchamp’ın mekân düzenlemesini Koku, belleğe en doğrudan ulaşan duyu. Bir
‘Rengâhenk’ konser
bir araya geldiğinde önceden tasarlanmamış üstlendiği Uluslararası Sürrealizm Sergisi’nde kokunun bizi yıllar öncesine, bir mutfağa veya
dördüncü bir koku ortaya çıkıyor. Hava akımları, ise şair Benjamin Péret’nin paravanların ardında bir deniz kıyısına götürebildiğini hepimiz andan Erçetin,
ziyaretçilerin konumu ve kokuların birbirine kahve kavurduğu ve salonun bu kokuyla biliyoruz. Coco Brun’ün eserinin Rengahenk projesiyle
C
karışma biçimi deneyimi sürekli değiştiriyor. dolduğu anlatılır. adının “Manzara Anıları” olması 11 Kasım akşamı Ankara
Joseph Beuys-
Yağ sandalyesi
Çalışma, Aralık 2025’te Art Basel Miami Beach bu yüzden anlamlı: Brun, Puglia’yı ATO Congresium Kongre
MALZEME OLARAK KOKU
haftasında The Standard otelinde “Terra Aura” göstermek yerine hatırlatıyor. ve Sergi Merkezi’nde
Sonraki on yıllarda koku, sanatın en
ismiyle sergilendi. Ekranların gözümüzü durmadan sahnede olacak.
cesur isimlerinin elinde bir malzemeye
Bu yakın tarihli örnek, kokunun sanat meşgul ettiği bir çağda koku Balkanlardan Anadolu’ya
dönüştü. Joseph Beuys, 1960’lardan
tarihindeki rolünü düşünmek için iyi bir fırsat. sanatı bizi başka bir dikkat türüne uzanan müzikal mirası
itibaren heykellerinde kullandığı
Sanatın öncelikle göze hitap ettiği inancının davet ediyor: Fotoğraflanamayan, buluşturan konser, Batı’nın
hayvansal yağın zamanla değişip
güncel sanatla birlikte kırıldığını biliyoruz. Peki kaydedilemeyen ancak orada bulunarak senfonik anlayışıyla
bozulmasını eserin bir parçası saydı.
bu dönüşüm nasıl gerçekleşti? deneyimlenebilen bir sanat. Belki de Doğu’nun geleneksel
Candan
1964 tarihli “Fat Chair”de (Yağ
kokunun yüzyıllarca kusur sayılan ezgilerini bir araya
Erçetin
SANATTA KOKUNUN YERİ
Sandalyesi) bir sandalyenin oturağına
geçiciliği, bugün onu en değerli kılan getirecek.
Batı düşüncesi kokuya uzun süre kuşkuyla yerleştirdiği yağ, yıllar içinde rengini
özelliği.
BÜYÜK RES M

