Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
28 HAZİRAN 2026
2
EDITÖRDEN
zellikle uzay ve
fizik konularıyla
ilgilenen kişiler,
insanlığa seslenirken
Öşuna benzer ifadeler
kullanırlar:
“Devasa bir evrenin içinde
ne kadar küçük bir nokta
olduğunuzun farkında mısınız?”
İnsanın evrendeki hacimsel ve
zamansal önemsizliğine atıf yapan
bu tanım, çoğu zaman dünyadaki
çatışmaların, savaşların,
gündemlerin ve bireysel
kaygıların aslında ne kadar
anlamsız olduğunu vurgulamak
için kullanılır.
Kendisiyle biraz zaman
harcayınca oldukça zihin
yorucu olan bu düşünceyi farklı
yönlerden anlamak mümkün.
Milyarlarca galaksinin
bulunduğu, milyarlarca yıllık
bir geçmişe sahip olduğu
düşünülen bir evrende insan
ömrünün son derece küçük bir
yer kapladığını kabul etmek
gerekir. Hatta insanlık tarihinin ‘Artık hiç kimse güvende değil!’
tamamı bile kozmik ölçekte göz
açıp kapayıncaya kadar geçen bir
aht kavgaları, aile içi kelimesi kaçınılmazlık olacak. l Bu sezonda yanıtlanan en büyük
süreden ibaret sayılabilir.
savaşlar, entrikalar, ihanet, soru ne olacak?
Ancak bu düşüncenin ilginç bir EN BÜYÜK DENIZ SAVAŞI
veraset oyunları, trajedi, Sanırım bu yıl bir sürü büyük soru
tarafı var.
l Dizi, görkemli bir savaşla başlıyor.
şiddet ve kan... George R.
yanıtlanacak ve karakterler hakkında
Bu savaşı neden önceki sezonun
HHH TR. Martin’in, “Game of
mevcut pek çok gizem perdesi
kapanışı yerine yeni sezonun açılışı
Bizi alçakgönüllüğe çağırma
Thrones” evrenine ait “Buz ve Ateşin aralanacak. Galiba dünya çok daha
olarak planladınız?
alt metni taşıyan bu bakış açısı,
Şarkısı” serisinden uyarlanan “House keskin ve net hale geliyor. Bence bu
Çünkü Westeros tarihinin
insan deneyiminin değerini de
of the Dragon” dizisi, açılışındaki sezonla ilgili en büyük şey, herhangi
gelmiş geçmiş en büyük deniz
küçümseyebiliyor.
nefes kesici Boğaz Savaşı’yla bir gerçek hayat durumunda olduğu
savaşının zorluğunun hakkını nasıl
Peki bir şeyin büyük olması, onun
izleyicilerini yeniden “oğula oğul” gibi birini stres altında gördüğünüzde
vereceğimizle ilgili düşüncelerimiz
anlamlı olduğunu gösterir mi?
diyen Westeros onun hakkında ne kadar çok şey
vardı. Bunu nasıl yapacağız, nasıl
Bir yıldızın ölümü olağanüstü
AY’A SEYAHAT
diyarına götürüyor. öğrendiğinizle ilgili. Üçüncü sezonun
başaracağız ki neticede üstesinden
bir fiziksel olay olabilir. Ancak
oyuncularımızın çoğuna uyguladığı
Atmosferinin savaşla
gelmek için küçük bir meydan okuma
o olaya hayranlık duyabilen, onu
aşırı baskı, bu insanların özünde ve
ve taht kavgalarıyla
değildi. Sezonların ritmi açısından
anlamlandırabilen ve onun üzerine
aslında kim olduklarına gerçekten ışık
daha da “kana
düşünebilen yine insandır. bakıldığında sanırım insanlar “Game
bulanacağının” ve tutacak.
Sevgi, dostluk, merak, sanat, of Thrones” sezonlarının yavaş bir
Rhaenyra’nın ise
l Son olarak, sezonun geri
özveri veya acı gibi insana ilişkin tırmanışa, sonra belki ortalarda bir
büyük bir değişim
kalanı hakkında başka ne ipucu
deneyimler kilometrelerle veya patlamaya ve sona doğru bir başka
BAŞAK BIÇAK
geçireceğinin
Ryan verebilirsiniz?
ışık yıllarıyla ölçülebilir mi? patlamaya sahip olmasına çok alıştı.
sinyallerini ilk
basakbicak
Condal
İlk iki bölüm ne kadar
Bunların değeri büyüklüklerinden Ama bu aynı zamanda sezonda
@gmail.com
bölümlerden itibaren
çılgın olsa da bence bizi
değil de yaşanmış olmalarından
gideceğimiz yerin tonunu
veren diziyi ve sezon
bekleyen çok şey
belki silahları bırakıp işleri çözmenin
gelir.
da belirliyor. Buradan
boyunca bizi bekleyen
var. Gerçekten de
farklı bir yolunu bulma ihtimalinin
Kozmik perspektifin bizi
itibaren çok fazla
sürprizleri yaratıcı ve yapımcı Ryan
hikâyenin ilk perdesi
ortaya çıktığı anlar oldu ama sanırım
götürmesi gereken yer kendimizi
tırmanış var. Ekranda
Condal, Cumhuriyet’e anlattı.
kapıdan fırlayıp
her iki taraf da gitgide daha fazla
evrenin merkezinde görmemek
gördüğünüzü değilse
çıkıyor gibi ve bizi
kayıp yaşadıkça bir tür kısasa kısas,
olabilir ancak yaşamın değerini l Üçüncü sezonda, önceki
bile, “House of the
çok farklı yerlere
küçümsemek de insana özgü bir sezonlardan farklı olarak nasıl bir uçurum kenarında risk alma durumu
Dragon”ın hikâye
götürüyor. Tüm
hata olabilir. atmosferle karşılaşacağız? devreye giriyor. Gerçekten bütün bu
anlatımının ritmini
oyuncuların en iyi
Sonuçta evet, çok küçük bir karakterlerin taşıdığı o kadar çok kötü
Sanırım dizinin tonu başından beri
ve tonunu kesinlikle
performanslarını
noktadayız ama bildiğimiz
oldukça sağlam ve istikrarlı devam yük ve kin var ki bunlar biriktikçe
değiştiriyor.
sergilediklerini
kadarıyla evrene bakıp kendi
ediyor. Bu bir Westeros dizisi. ahlaki sınırlar genişliyor ve işler daha
Değişiyor; gerçekten
görüyorsunuz.
küçüklüğünü düşünebilen tek
da bulanıklaşıyor. Sanırım sadece bu
Shakespearevari bir aile trajedisi. artık her şeyi göze
Görkemli sahneler,
nokta da yine biziz. Hepinize iyi
Ve dizinin ruh hali, üçüncü sezonda sezonda değil, son sezona girerken de alıyoruz ve buradan
pazarlar. ejderhalar var ve sezonu,
işler karardıkça ve biraz daha kasvetli açılmaya -kaçınılmaz olarak- devam
sonrasında, kimsenin ya da
diyebilirim ki, çarpıcı bir
bir hal aldıkça değişmeye başlıyor. edecek ve daha karanlık bir ruh hali
DENIZ ÜLKÜTEKIN hiçbir şeyin güvende olduğunu
noktada bitiriyoruz.
Birinci ve ikinci sezon boyunca, hâkim olacak. Bu sezonun anahtar sanmıyorum.
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr
Masa, koltuk ve akıllı telefon
laton’un, “Şölen” diyaloğunda duran o masa ve o koltuk bizim bu dünyaya
Aristophanes mitsel bir kök salmamıza yardım eden unsurlardan
hikâye anlatır. Hikâyeye
biridir.”
göre insan kökensel olarak
Kullandığımız tüm eşyalar arasında
Piki yüzü ve dört bacağı
akıllı telefonun üzerimizde yarattığı
olan küre formunda bir varlıktır.
etkiyse bunun tam tersidir. Akıllı
Zeus, onu sergilediği taşkınlık ve telefon masa veya koltuk gibi
kendini beğenmişlik yüzünden ikiye değildir. O “aynılık”tan, hep aynı
böler, amacı onu güçsüzleştirmektir. şey olmaktan mahrumdur. Masa
İşte o günden beri insan, öbür veya koltuk dikkatimizi çekmek
yarısını, kendisine daimi mutluluğu
için uğraşmazken akıllı telefonun
getirecek olan bütünlüğü aramaktadır. dikkatimize sürekli el koyan bitmek
Byung
Antik Yunanda bu duruma “symbolon” bilmez içerikleri vardır. Akıllı telefon
Chul Han
(sembol) denmektedir. Byung Chul Han, bize kendimizle baş başa kalma veya şeylerle
ritüellerin önemine dikkat çektiği çalışmasında: oyalanma olanağı vermez, o tüm ilginin kendisinde
“Ritüeller sembolik eylemlerdir” olması için icat edilmiştir adeta!
Akıllı telefon, Zeus’un insanı ikiye bölmesi gibi
der.*
Ritüeller (dini veya seküler) ikiye böler ve güçsüzleştirir. Bu öyle bir güçsüzlüktür
insanın “dünyada olma” halini ki “dikkat dağınıklığı” denen sorunun bir virüs
“evinde olma” haline dönüştürür. gibi tüm yaş gruplarında yaygınlaşmasına neden
Bunun nedeni ritüellerin tekrara olmuştur. İnsan artık dikkatini bir türlü kendinde
toparlayamayan varlıktır. Chul Han, dikkat eksikliği
dayanmasından kaynaklıdır. Arada
bozukluğunun, dizisel algının patolojik ölçüde
bir, aklımıza geldikçe yapılan
keskinleşmesinin sonucu olduğunu söylemektedir.
davranışları ritüellerden ayıran
AYŞE ACAR
Dizisel algıdan kasıt, algının asla yerinde duramaması
şey ritüellerin yoğunluk üretme
becerileridir. Ritüeller kanıksanmış ve şeylerde oyalanmayı unutmuş olmasıdır.
Rutine uygun olanı demode olarak lanse eden
şeyler değildir, eğer öyleyse o ritüelin bizi etkilemesi
neoliberalizm, insanları yenilik ve yerinde durmayan
pek mümkün değildir.
(hızlı) yaşama çağırmakta ve böylece insanların
Ritüel olarak kabul ettiğimiz olaylara ve şeylere
dikkatlerini parçalayıp onları deyim yerindeyse solan
gerekli özeni göstermemiz işin en önemli yanını
yapraklara çevirmektedir.
oluşturur. Tüketmek değil, mecburen eşlik etmek
“Artık her şey hızlandı. Teknoloji çağında
değil, o olay, o şey, o gün ya da an için özenle
yaşıyoruz, bu hıza sen de yetiş! Yoksa çok şey
hazırlanmak… Peki ne önemi var bunun? Chul
kaçıracaksın!” sloganlarıyla inşa edilen bu durum her
Han, Arendt’den yardım alarak bu konuya açıklık
fırsatta eleştirilmesi gereken son derece tehlikeli bir
getiriyor:
durumdur.
AKILLI TELEFON ETKISI
Ritüeller yaşamı istikrarlı kılarlar, tıpkı bir
“Ritüeller yaşamı istikrarlı hale getirirler. Mekânda
masanın, bir sandalyenin biz farkında olsak da
şeyler neyse, yaşamda ritüeller odur. Evimizdeki
olmasak da bize istikrar vermesi, bizi bir anlamda
aynı iskemle, aynı masa biz farkında olalım veya
korumaya alması gibi.
olmayalım, yerinde durmayan zihnimizin veya
dünyanın karşısına bir sabitlik olarak çıkar. Biz *Byung Chul Han - Ritüellerin Yok Oluşuna Dair.
farkında olalım ya da olmayalım hep aynı yerinde Çeviri: Çağlar Tanyeri, İnka Kitap

