Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
3 MAYIS 2026
4
‘Euphoria’, üçüncü sezonunda karakterlerin iç dünyasını açmaktan çok onları görünür kılıyor.
Hata artık bir gelişim alanı değil, teşhir edilen bir an
Utancın estetiği
ir karakter ne zaman
anlatılmayı bırakır ve
Euphoria
izlenmeye başlar?
Euphoria’nın
BCassie’si tam da bu
neden önemli?
sorunun ortasında duruyor. Dizinin
ilk sezonunda kırılgan, sevilme
EUPHORIA yalnızca bir dizi değil, bir
ihtiyacıyla hareket eden, hatalar yapan
kuşak referansı.
DENIZ
ama hâlâ anlaşılabilir bir karakterdi. Z kuşağı üzerinde dönüştürücü
ÜLKÜTEKIN
Bugün geldiği noktada ise sanki o etkisi: Dizi yalnızca gençleri
karakterin daha gürültülü, daha teşhir anlatmıyor, aynı zamanda onların
Zorbalar ve yarattıkları
dünyayı algılama biçimini de etkiliyor.
edilebilir, daha “seyirlik” bir sürümünü
Estetiği ve diliyle bir referans noktası
izliyoruz.
olarak anılıyor. baskı: Half Man
Cassie artık bir karakter değil, bir seyir
Bir kuşak manifestosu olarak
nesnesi.
avetlilerin keyifle dans ettiği bir
algılanması: Cinsiyet kimliği, ilişkiler,
AY’A SEYAHAT
Bu bir dönüşüm mü, yoksa bir tür tasfiye
kutlama sahnesi, müzikten ve
beden algısı ve duygusal kırılganlık
mi? Bu sorunun yanıtı ABD’deki ideolojik
kostümlerden anlayabildiğimiz
gibi alanlarda Euphoria, kendi
tartışmalarda da yankı buluyor. Ancak mesele
kadarıyla bir İskoç düğünü. Bu
kuşağının deneyimlerini görünür kılan
yalnızca politik okumalarla sınırlı değil.
Dplanın peşi sıra yarı karanlık bir
bir metin işlevi görüyor.
Çünkü Cassie’nin hikâyesi artık bir gelişim
ahırda, karşı karşıya duran iki adam görüyoruz.
Oyuncuların idolleşmesi: Zendaya,
çizgisi izlemiyor. Katman katman soyulan ve Biri, üzerindeki İskoç kıyafetiyle düğün günü
Sydney Sweeney, Jacob Elordi ve
her seferinde biraz daha aşağıya çekilen bir olduğunu söylüyor ve korku dolu gözlerle
Hunter Schafer gibi isimler yalnızca
titriyor. Diğeri ise yarı çıplak halde, boks
figürle karşı karşıyayız. BAŞAK BIÇAK
oyuncu değil, aynı zamanda stil ve
yapmaya hazırlanır bir edayla, öfkeyle bakıyor
Hatalar yapan bir genç kadından,
basakbicak
duygu biçimleriyle gençler için rol
Sydney karşısındaki adama. Aralarındaki dövüşün
hatalarının içinde sıkışıp kalan bir karaktere... @gmail.com
modele dönüşmüş durumda.
Sweeney
adil olmayacağını az çok tahmin ediyoruz
Ancak asıl sorun şu: Bu dönüşüm bize ne
duruşlarından ve bakışlarından. Nitekim bir
anlatıyor? Belki de hiçbir şey anlatmıyor.
yumrukla yere seriyor iri yarı duran, “başka bir sevgiliden olan
Cassie’nin yaşadıkları bu açıdan dikkat en güçlü katman, görsellik. Cassie de bu
Sadece gösteriyor. Ve gösterme biçimi,
kardeşini” ve Half Man’in, on yıllar sürecek toksik kardeşlik
çekici. Onun yaptığı hatalar, bir içsel deneyimin en uç örneklerinden biri. Onun
giderek bir anlatıdan çok bir teşhire
hikâyesi böylelikle başlıyor.
çatışmanın parçası olarak değil, neredeyse
yaşadığı duygular, bir karakterin iç dünyasını
dönüşüyor.
ritüelistik bir biçimde sahneye konuyor. Her
açmaktan çok, izleyiciye yoğun bir duygu
ERKEKLERİN KİMLİKLERİNİ İNŞASI
KARAKTERDEN SEMBOLE
seferinde biraz daha görünür, biraz daha
paketi sunmak için var gibi.
Richard Gadd’ın, Baby Reindeer’ın büyük başarısından
Cassie’nin dönüşümü yalnızca dizi içindeki yoğun, biraz daha rahatsız edici.
sonraki yeni öyküsü, seyircisini yine zehirli, zararlı ve bağımlı
TANIK MI, ORTAK MI?
bir mesele değil. Karakterin kendisi, dizinin Sanki karakterin yaşadığı şeyden çok, o
bir ilişkiyle buluşturacağının sinyallerini veriyor ilk sahnesinden.
dışındaki kültürel ve politik tartışmaların da anın nasıl göründüğü önemli. Bu noktada Bu noktada izleyici de masum değil. Çünkü
Ancak bu kez karşımızda, kan yoluyla değil ama hayat, kader,
bir parçasına dönüşmüş durumda. dizinin dili, sosyal medyanın diliyle
bu tür anlatılar, izleyiciyi yalnızca tanık
koşullar ve hatta belki de seçimler yoluyla birbirine bağlanan
Oyuncunun gerçek hayattaki kesişiyor. Çünkü bugün utanç
olmaya değil, aynı zamanda ortak olmaya
iki üvey kardeş var. Ve onların on yıllara yayılan ilişkisi,
imajı, sosyal medyadaki algılar da tıpkı diğer duygular gibi
davet ediyor. Cassie’nin yaşadığı her düşüş
ekranda gördüğümüz basmakalıp büyüme öykülerinin çok
ve politik kamplaşmalar, dolaşıma sokulan, paylaşılan ve
anı, izleyicinin tükettiği bir ana dönüşüyor. ötesine geçiyor; karmaşıklığı ve sınırsızlığıyla toksik erkekliğin,
karakterin nasıl okunduğunu tüketilen bir şeye dönüşmüş
Çünkü izlemek, burada pasif bir eylem kontrolsüz şiddetin, öfke patlamalarının kanlı ve korku dolu
doğrudan etkiliyor. Cassie durumda. Karakterler artık
bir seremonisine dönüşüyor. Dahası bu motifler, Gadd’ın
değil. Bu da ister istemez şu soruyu
artık yalnızca bir karakter değişmiyor, teşhir ediliyor.
hikâyesinin yalnızca üst katmanlarını simgeliyor. Toprağın
doğuruyor:
değil üzerine anlam
altında, derinlerde filizlenenler, erkeklerin kendilerini nasıl
Biz bir karakterin hikâyesini mi izliyoruz
GENÇLİK ANLATISI MI,
yüklenen, yorumlanan ve
gördükleri, benliklerini hemcinslerinin bakış açısına göre nasıl
yoksa onun çöküşünü mü? Ve daha da
TEŞHİR ALANI MI?
konumlandırılan bir yüz. inşa ettikleri ve bilhassa istismarcı ve benmerkezci ebeveynlerin,
önemlisi:
Öte yandan bu sembolün Euphoria çoğu zaman bir topluma bıraktığı “miras” üzerine kurulu... Ataerkil toplumların
Bunu neden izlemekten keyif alıyoruz?
körüklediği “erkeklik” algısını inceleyen ve bir zorbanın, adım
bir sorunu var. İçi giderek Zendaya
gençlik dizisi olarak anılıyor.
adım nasıl yaratıldığını anlatan pek çok hikâye izledik. Fakat
boşalıyor. Çünkü semboller
Ancak üçüncü sezonla birlikte
BİR HİKÂYENİN SINIRI
Half Man, hem bir zorbanın nasıl yeni bir zorba yarattığı hem
karmaşıklığı taşımaz.
bu tanım giderek tartışmalı hale
Henüz sezonun tamamını izlemiş
de erkeklerin kimliklerini inşa süreçlerinin, nasıl tümüyle
Basitleştirir. Ve belki de geliyor.
değiliz. Dizinin bu tabloyu tersine çevirme
hemcinslerine bağlı/bağımlı olduğunu kusursuz bir biçimde
Cassie’nin başına gelen tam olarak Bir gençlik hikâyesi, gençlerin
olasılığını göz önünde bulundurmak
işliyor
bu. dünyasını anlamaya mı çalışır,
mümkün ama bugün için görünen şu:
Gerçekten de girizgâhta yediği yumrukla yere yığılan Niall’ın
Televizyon uzun süre yoksa onu estetik bir nesneye mi
Diziler artık yalnızca hikâye anlatmıyor.
şiddetle karşılaşma serüveni, bir sonraki sahnede, 80’li yıllarda
karakterlerin iç dünyasını dönüştürür? Dizide gördüğümüz
Duygular, görüntüler ve deneyimler üretiyor.
lisede yediği başka yumruklarla başlıyor aslında. Kırılgan ve
anlamaya çalıştı. İzleyici, şey çoğu zaman ikinciye daha
naif olduğu için cinsel yönelimi farklı olmakla suçlanan Niall’ın
İzleyiciye bir dünya sunmaktan çok, bir his
karakterle empati kurar, yakın.
hayatını kâbusa çevirecek gelişme, şiddet sebebiyle bir süre bir
sunuyor. Ancak bu hissin bir bedeli var.
onunla birlikte değişir, Travmalar, bağımlılıklar,
ıslahevinde kalan “korkunç” Ruben’in okula geri döneceğini
Çünkü bir karakter ne kadar çok teşhir
bazen de onunla birlikte ilişkiler... Hepsi son derece
öğrenmesiyle gerçekleşiyor. Hatta annesi Lori’nin (Neve
edilirse, o kadar az anlaşılır. Ve bu yüzden
düşerdi. stilize bir dünyanın içinde
McIntosh), Ruben’in annesiyle olan birlikteliği sebebiyle -ki bu
Cassie’ye bakarken şunu sormak gerekiyor:
Bugün ise başka bir şey sunuluyor. Acı, ham haliyle
şimdiden küçük kasabalarında dedikodulara yol açmış- iki üvey
Gerçekten onun ne yaşadığını mı
izliyoruz. Karakterler artık değil, işlenmiş haliyle
kardeşin aynı odayı paylaşacaklarını söylemesiyle işler Niall
görüyoruz yoksa sadece nasıl göründüğünü
yalnızca hata yapmıyor. karşımıza çıkıyor. Acı artık
için içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
mü?
Hatalarıyla birlikte teşhir yaşanmıyor, tasarlanıyor.
Hunter
Bir noktadan sonra karakter kaybolur. EBEVEYNLERİN ETKİSİ...
ediliyor. Bu yüzden izlediğimiz şey
Schafer
Utanç, burada yalnızca bir bir hikâyeden çok bir deneyime Geriye sadece görüntü kalır. Ve o görüntü ne Öyle ki Ruben’in, Niall’ın odasındaki posterleri yırtarak
yenilerini astığını gördüğümüz sahne, kısa sürede Niall-
duygu değil, bir anlatım tekniği. benziyor. Ve bu deneyimi taşıyan kadar çarpıcıysa, o kadar gerçek kabul edilir.
Ruben arasındaki problemli ilişkinin dinamiklerinin
belirleyicisi ve Niall’ın kimlik sürecinin ilk işareti oluyor.
Bir kente ne kadar ait olduğunu gece eve dönüş yolu söyler
Bu andan itibaren aralarındaki tuhaf yardımlaşma haliyle
kendisini Ruben’in zehirli erkeklik figürü üzerinden
algılayan ve gören bir Niall ile üvey kardeşinin üzerindeki
otoritesi, ondan gördüğü hayranlık ve koruma vaadiyle sözde
Kadınların kişisel güvenlik yükü
kahraman olan bir Ruben, senelere yayılacak bir trajedinin
zeminini hazırlıyorlar. Lise yıllarında başlayan kardeşlik ve
arkadaşlıkları, yalnızca annelerinin birlikteliğiyle bir ortaklığa
rkekler için bir yolculuk kenarından bisiklet sürerken sırf kamusal alandaki güvensizlik deneyiminin
KONUŞMAMIZ
dönüşmüyor; babalarının “yokluğuyla” olan travmaları da
çoğu zaman A noktasından kötülükten zevk aldıkları için yalnızca suç istatistikleriyle açıklanamadığını;
LAZIM
B noktasına gitmektir. araçlarını üzerime süren dolmuşçular tasarım, yönetişim, sosyal normlar ve cezasızlık buna katkı sağlıyor ve birbirlerine panzehir oldukları bir
Pek çok kadın içinse aynı olmuştu. Gündüz vakti. Giysim de kültürüyle birlikte düşünülmesi gerektiğini”
yoldaşlık yerine, hayatlarının en büyük zehrine dönüştükleri
Eyolculuk, risk hesaplarıyla gayet sıradandı. O an hızla güvenli vurguluyor. Türkiye’de kadın cinayetlerinin
bir yolculukta buluyorlar kendilerini. Niall, cinsel yönelimi
örülü küçük bir strateji mücadelesine sokaklara kaçmıştım. Yani mesele ve erkek şiddetinin bunca görünür olduğu,
Ruben’in erkeklik portresinden farklı olduğu için kendisini ve
dönüşür. Hele bir de hava karardıysa… “kadınlar korkuyor” cümlesinden cezasızlığın bu kadar yaygın hissedildiği
hayatını tümüyle felce uğratırken Ruben ebeveynleri tarafından
Metroda hangi vagona binmeli? ibaret değil. Mesele, kadınların kentle bir ortamda, sokak güvenliğini konuşmak
yaratılmış bir zorba olarak iyileşmenin, artık iyi biri olmanın
Kulaklık takmalı mı, takmamalı mı? erkeklerden farklı bir ilişki kurmaya bazılarına lüks gelebilir. Ancak tam tersine, bu
mümkün olmadığını tekrar tekrar kanıtlıyor. Ergenliklerinden
DILŞAD
Telefon elde mi olmalı? Taksinin plakası zorlanması. konuşma yaşamsaldır. Çünkü kadınların en
ÇELEBI
yetişkinliklerine değin her seçimleri ya birbirlerinin yüzünden
bir tanıdığa atılmalı mı? İner inmez
Özgecan Aslan’ın katlinden bu güvenli sayılan yerde, evlerinde bile öldürüldüğü
ya da birbirleriyle ilişkili bir hata silsilesinden kaynaklanıyor.
biri aranmalı mı? Otobüste en arkada
yana yıllar geçti ama kadınlar hâlâ bir düzende sokakta güvende olup olmadığımız
Geçmiş acıları ve korkuları, birbirlerinin hayatlarında yepyeni
mı oturmalı, şoföre yakın mı? Eğer
aynı cümleleri kuruyor: “O saatte sorusu kamusal eşitliğin merkezindedir.
felaketlere davetiye çıkarıyor. Birbirlerinden kopmayı
ayaktaysan arkanı yaslayabileceğin en güvenli binmesem mi?”, “Şuradan yürümeyeyim”,
denedikçe daha çok düğüm oluyorlar, faydalanamadıkça daha
GÜVENLİK ÖNERİLERİ
köşe neresi? “Taksiye bineyim ama plakasını atayım”,
çok öfkeleniyor ve birbirlerine daha çok zarar veriyorlar.
Sokaklar bize bir süre daha güven
Aslında bunlar çocukluğumuzdan beri “Arka koltuğa oturayım”, “İndiğimde biriyle
Bu yolculuğun sorumluları anneler ise Half Man’de genelde
vermeyecek gibi görünüyor. Bu nedenle
geliştirdiğimiz hayatta kalma stratejileri olduğu konuşuyor gibi yapayım.” Bunlar küçük
yeterince işlenmemiş bir halde, yalnızca çocukların gözünden
ufak bir önlemi hatırlatmak istiyorum.
için biz kadınlar çoğu zaman buna ne kadar tedbirler değil, özgürlüğün daralması. Bir kadın
karşımıza çıkıyorlar. Bu elbette biraz da karabasan gibi gizlenen
Sevdiklerinizle canlı olarak konumunuzu
zihinsel emek harcadığımızın bile farkında rotasını, giysisini, saatini, ses tonunu, hatta yüz
ebeveyn etkisiyle de ilişkili. Ancak Maura (Marianne McIvor)
paylaşabileceğiniz ücretsiz uygulamalar
değiliz. Daha yola çıkmadan olası tacizi, tehdidi, ifadesini güvenlik adına ayarlamak zorunda
ve Lori’nin ilişkilerinin sonuçlarının ve çocuklarıyla kurdukları
şiddeti hesaba katıyor ve riski azaltacak taktikler kalıyorsa orada kent eşit dağılmıyor demektir. var: Find My Friend, Google maps,
sorunlu iletişimin görünürlüğünün artması, Niall ve Ruben’in
geliştiriyoruz. Kamusal alanda bulunmanın Life360… Annem, ablam, eşim ve birkaç
Kamusal alan kâğıt üstünde herkese ait olabilir
karakterlerine yeni katmanlar ekleyebilirdi.
bedelini yalnızca zamanla veya parayla değil arkadaşımla (hatta başka ülkelerde olsak
ama fiiliyatta bazıları için daha pahalıdır.
dahi) her zaman bu uygulamalar üzerinden
dikkatle, gerilimle, tetikte kalarak ödüyoruz.
TEMPO VE GİZEM
GERÇEK GELİŞMİŞLİK ÖLÇÜTÜ
birbirimizle konum paylaşıyoruz. Bu sayede
Avustralya’da 2025’te yayımlanan bir
Altı bölümden oluşan Half Man’in açılış sahnelerinin her
İktidardaki bakış açısı bir kentin annemin ve ablamın eve döndüğünü özellikle
çalışma bu durumu “kişisel güvenlik yükü” diye
biri gelecekte ya da düğün gününde olacaklara yönelik kısa
gelişmişliğini AVM sayısıyla, süslü caddeleriyle, uygulamaya girip bakmasam bile bildirim
tanımlıyor. Kadınlar yalnızca bir yere gitmiyor,
görüntülerle tempoyu ve gizemi yükseltirken karakterlerin
yeni metro hatlarıyla, ışıklı meydanlarıyla alarak öğreniyorum. Onlar da acil bir
o yolculuğun her aşamasını önceden simüle
omuzlarına çökmüş tehditkâr hava, izleyici için yorucu bir
ölçmeyi seviyor. Oysa daha sahici bir ölçü durum olduğunda en azından en son nerede
ediyor. O gün güvenli sayılmayan bir mahalleden
var: Bir kadın, hava karardıktan sonra eve bulunduğumu anında görebilirler. deneyim halini alabiliyor. Dizi, özellikle Ruben’i canlandıran
geçeceklerse giysilerini bile buna göre seçmeleri
dönerken ne hissediyor? Rotasını özgürce Kent planlaması uzun süre yolları, Richard Gadd ve Stuart Campbell’ın yer aldığı sahnelerde,
gerekebiliyor. Bazen mahalle değil, iki sokak ötesi
bile fark ediyor. Bir caddede giydiğiniz şortla mi seçiyor yoksa “en güvenli” diye belleğine kavşakları, aktarma sürelerini konuştu. öylesine rahatsız edici, patlamanın ne zaman gerçekleşeceğini
hemen üst paraleldeki caddede aynı rahatlıkla kazınmış birkaç sokak arasında mı sıkışıyor? Şimdi başka bir şeyi de konuşmak zorunda:
tahmin edemeyeceğiniz yoğun bir korku sarmalı yaratıyor
Çünkü kadınlar için hareket özgürlüğü çoğu Korkunun altyapısını. Kadınların hareket
bulunamıyorsunuz. Bulunursunuz elbette ama ki Niall’ı canlandıran Jamie Bell ile Mitchell Robertson’ın
zaman yalnızca ulaşım meselesi değil, bir tetikte özgürlüğü, “hassas bir grup” meselesi değil,
kent size bunun bedelini hatırlatıyor.
kırılganlıkları da buna tuz biber oluyor. Toplumlar ve dahası
olma rejimi. kent hakkının ta kendisi. Çünkü bir kent
ebeveynler nasıl bir zorba yaratır ve o zorba, nasıl yeni bir
KÖTÜLÜKTEN ZEVK ALMAK
UN (BM) Women’ın yıllardır yürüttüğü “Safe gerçekten modern olup olmadığını metro
ceberutu doğurur sorusunun acımasız ve cüretkâr yanıtını
Ben bunu bir keresinde çok somut biçimde Cities and Safe Public Spaces” (Güvenli Kentler sayısı değil, kadınların gece eve dönerken
veriyor Half Man. Büyümeye yönelik umutsuz bir hikâye bu; bu
yaşadım. Bisiklet yolu olmadığı için kaldırım ve Kamusal Alanlar) programı “Kadınların omuzlarının ne kadar kasılı olduğu söyler.
sebeple de izlemesi bir hayli zor.
PUANIM: 8/10

