13 Mayıs 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

3 MAYIS 2026 4 ‘Euphoria’, üçüncü sezonunda karakterlerin iç dünyasını açmaktan çok onları görünür kılıyor. Hata artık bir gelişim alanı değil, teşhir edilen bir an Utancın estetiği ir karakter ne zaman anlatılmayı bırakır ve Euphoria izlenmeye başlar? Euphoria’nın BCassie’si tam da bu neden önemli? sorunun ortasında duruyor. Dizinin ilk sezonunda kırılgan, sevilme EUPHORIA yalnızca bir dizi değil, bir ihtiyacıyla hareket eden, hatalar yapan kuşak referansı. DENIZ ama hâlâ anlaşılabilir bir karakterdi. Z kuşağı üzerinde dönüştürücü ÜLKÜTEKIN Bugün geldiği noktada ise sanki o etkisi: Dizi yalnızca gençleri karakterin daha gürültülü, daha teşhir anlatmıyor, aynı zamanda onların Zorbalar ve yarattıkları dünyayı algılama biçimini de etkiliyor. edilebilir, daha “seyirlik” bir sürümünü Estetiği ve diliyle bir referans noktası izliyoruz. olarak anılıyor. baskı: Half Man Cassie artık bir karakter değil, bir seyir Bir kuşak manifestosu olarak nesnesi. avetlilerin keyifle dans ettiği bir algılanması: Cinsiyet kimliği, ilişkiler, AY’A SEYAHAT Bu bir dönüşüm mü, yoksa bir tür tasfiye kutlama sahnesi, müzikten ve beden algısı ve duygusal kırılganlık mi? Bu sorunun yanıtı ABD’deki ideolojik kostümlerden anlayabildiğimiz gibi alanlarda Euphoria, kendi tartışmalarda da yankı buluyor. Ancak mesele kadarıyla bir İskoç düğünü. Bu kuşağının deneyimlerini görünür kılan yalnızca politik okumalarla sınırlı değil. Dplanın peşi sıra yarı karanlık bir bir metin işlevi görüyor. Çünkü Cassie’nin hikâyesi artık bir gelişim ahırda, karşı karşıya duran iki adam görüyoruz. Oyuncuların idolleşmesi: Zendaya, çizgisi izlemiyor. Katman katman soyulan ve Biri, üzerindeki İskoç kıyafetiyle düğün günü Sydney Sweeney, Jacob Elordi ve her seferinde biraz daha aşağıya çekilen bir olduğunu söylüyor ve korku dolu gözlerle Hunter Schafer gibi isimler yalnızca titriyor. Diğeri ise yarı çıplak halde, boks figürle karşı karşıyayız. BAŞAK BIÇAK oyuncu değil, aynı zamanda stil ve yapmaya hazırlanır bir edayla, öfkeyle bakıyor Hatalar yapan bir genç kadından, basakbicak duygu biçimleriyle gençler için rol Sydney karşısındaki adama. Aralarındaki dövüşün hatalarının içinde sıkışıp kalan bir karaktere... @gmail.com modele dönüşmüş durumda. Sweeney adil olmayacağını az çok tahmin ediyoruz Ancak asıl sorun şu: Bu dönüşüm bize ne duruşlarından ve bakışlarından. Nitekim bir anlatıyor? Belki de hiçbir şey anlatmıyor. yumrukla yere seriyor iri yarı duran, “başka bir sevgiliden olan Cassie’nin yaşadıkları bu açıdan dikkat en güçlü katman, görsellik. Cassie de bu Sadece gösteriyor. Ve gösterme biçimi, kardeşini” ve Half Man’in, on yıllar sürecek toksik kardeşlik çekici. Onun yaptığı hatalar, bir içsel deneyimin en uç örneklerinden biri. Onun giderek bir anlatıdan çok bir teşhire hikâyesi böylelikle başlıyor. çatışmanın parçası olarak değil, neredeyse yaşadığı duygular, bir karakterin iç dünyasını dönüşüyor. ritüelistik bir biçimde sahneye konuyor. Her açmaktan çok, izleyiciye yoğun bir duygu ERKEKLERİN KİMLİKLERİNİ İNŞASI KARAKTERDEN SEMBOLE seferinde biraz daha görünür, biraz daha paketi sunmak için var gibi. Richard Gadd’ın, Baby Reindeer’ın büyük başarısından Cassie’nin dönüşümü yalnızca dizi içindeki yoğun, biraz daha rahatsız edici. sonraki yeni öyküsü, seyircisini yine zehirli, zararlı ve bağımlı TANIK MI, ORTAK MI? bir mesele değil. Karakterin kendisi, dizinin Sanki karakterin yaşadığı şeyden çok, o bir ilişkiyle buluşturacağının sinyallerini veriyor ilk sahnesinden. dışındaki kültürel ve politik tartışmaların da anın nasıl göründüğü önemli. Bu noktada Bu noktada izleyici de masum değil. Çünkü Ancak bu kez karşımızda, kan yoluyla değil ama hayat, kader, bir parçasına dönüşmüş durumda. dizinin dili, sosyal medyanın diliyle bu tür anlatılar, izleyiciyi yalnızca tanık koşullar ve hatta belki de seçimler yoluyla birbirine bağlanan Oyuncunun gerçek hayattaki kesişiyor. Çünkü bugün utanç olmaya değil, aynı zamanda ortak olmaya iki üvey kardeş var. Ve onların on yıllara yayılan ilişkisi, imajı, sosyal medyadaki algılar da tıpkı diğer duygular gibi davet ediyor. Cassie’nin yaşadığı her düşüş ekranda gördüğümüz basmakalıp büyüme öykülerinin çok ve politik kamplaşmalar, dolaşıma sokulan, paylaşılan ve anı, izleyicinin tükettiği bir ana dönüşüyor. ötesine geçiyor; karmaşıklığı ve sınırsızlığıyla toksik erkekliğin, karakterin nasıl okunduğunu tüketilen bir şeye dönüşmüş Çünkü izlemek, burada pasif bir eylem kontrolsüz şiddetin, öfke patlamalarının kanlı ve korku dolu doğrudan etkiliyor. Cassie durumda. Karakterler artık bir seremonisine dönüşüyor. Dahası bu motifler, Gadd’ın değil. Bu da ister istemez şu soruyu artık yalnızca bir karakter değişmiyor, teşhir ediliyor. hikâyesinin yalnızca üst katmanlarını simgeliyor. Toprağın doğuruyor: değil üzerine anlam altında, derinlerde filizlenenler, erkeklerin kendilerini nasıl Biz bir karakterin hikâyesini mi izliyoruz GENÇLİK ANLATISI MI, yüklenen, yorumlanan ve gördükleri, benliklerini hemcinslerinin bakış açısına göre nasıl yoksa onun çöküşünü mü? Ve daha da TEŞHİR ALANI MI? konumlandırılan bir yüz. inşa ettikleri ve bilhassa istismarcı ve benmerkezci ebeveynlerin, önemlisi: Öte yandan bu sembolün Euphoria çoğu zaman bir topluma bıraktığı “miras” üzerine kurulu... Ataerkil toplumların Bunu neden izlemekten keyif alıyoruz? körüklediği “erkeklik” algısını inceleyen ve bir zorbanın, adım bir sorunu var. İçi giderek Zendaya gençlik dizisi olarak anılıyor. adım nasıl yaratıldığını anlatan pek çok hikâye izledik. Fakat boşalıyor. Çünkü semboller Ancak üçüncü sezonla birlikte BİR HİKÂYENİN SINIRI Half Man, hem bir zorbanın nasıl yeni bir zorba yarattığı hem karmaşıklığı taşımaz. bu tanım giderek tartışmalı hale Henüz sezonun tamamını izlemiş de erkeklerin kimliklerini inşa süreçlerinin, nasıl tümüyle Basitleştirir. Ve belki de geliyor. değiliz. Dizinin bu tabloyu tersine çevirme hemcinslerine bağlı/bağımlı olduğunu kusursuz bir biçimde Cassie’nin başına gelen tam olarak Bir gençlik hikâyesi, gençlerin olasılığını göz önünde bulundurmak işliyor bu. dünyasını anlamaya mı çalışır, mümkün ama bugün için görünen şu: Gerçekten de girizgâhta yediği yumrukla yere yığılan Niall’ın Televizyon uzun süre yoksa onu estetik bir nesneye mi Diziler artık yalnızca hikâye anlatmıyor. şiddetle karşılaşma serüveni, bir sonraki sahnede, 80’li yıllarda karakterlerin iç dünyasını dönüştürür? Dizide gördüğümüz Duygular, görüntüler ve deneyimler üretiyor. lisede yediği başka yumruklarla başlıyor aslında. Kırılgan ve anlamaya çalıştı. İzleyici, şey çoğu zaman ikinciye daha naif olduğu için cinsel yönelimi farklı olmakla suçlanan Niall’ın İzleyiciye bir dünya sunmaktan çok, bir his karakterle empati kurar, yakın. hayatını kâbusa çevirecek gelişme, şiddet sebebiyle bir süre bir sunuyor. Ancak bu hissin bir bedeli var. onunla birlikte değişir, Travmalar, bağımlılıklar, ıslahevinde kalan “korkunç” Ruben’in okula geri döneceğini Çünkü bir karakter ne kadar çok teşhir bazen de onunla birlikte ilişkiler... Hepsi son derece öğrenmesiyle gerçekleşiyor. Hatta annesi Lori’nin (Neve edilirse, o kadar az anlaşılır. Ve bu yüzden düşerdi. stilize bir dünyanın içinde McIntosh), Ruben’in annesiyle olan birlikteliği sebebiyle -ki bu Cassie’ye bakarken şunu sormak gerekiyor: Bugün ise başka bir şey sunuluyor. Acı, ham haliyle şimdiden küçük kasabalarında dedikodulara yol açmış- iki üvey Gerçekten onun ne yaşadığını mı izliyoruz. Karakterler artık değil, işlenmiş haliyle kardeşin aynı odayı paylaşacaklarını söylemesiyle işler Niall görüyoruz yoksa sadece nasıl göründüğünü yalnızca hata yapmıyor. karşımıza çıkıyor. Acı artık için içinden çıkılmaz bir hal alıyor. mü? Hatalarıyla birlikte teşhir yaşanmıyor, tasarlanıyor. Hunter Bir noktadan sonra karakter kaybolur. EBEVEYNLERİN ETKİSİ... ediliyor. Bu yüzden izlediğimiz şey Schafer Utanç, burada yalnızca bir bir hikâyeden çok bir deneyime Geriye sadece görüntü kalır. Ve o görüntü ne Öyle ki Ruben’in, Niall’ın odasındaki posterleri yırtarak yenilerini astığını gördüğümüz sahne, kısa sürede Niall- duygu değil, bir anlatım tekniği. benziyor. Ve bu deneyimi taşıyan kadar çarpıcıysa, o kadar gerçek kabul edilir. Ruben arasındaki problemli ilişkinin dinamiklerinin belirleyicisi ve Niall’ın kimlik sürecinin ilk işareti oluyor. Bir kente ne kadar ait olduğunu gece eve dönüş yolu söyler Bu andan itibaren aralarındaki tuhaf yardımlaşma haliyle kendisini Ruben’in zehirli erkeklik figürü üzerinden algılayan ve gören bir Niall ile üvey kardeşinin üzerindeki otoritesi, ondan gördüğü hayranlık ve koruma vaadiyle sözde Kadınların kişisel güvenlik yükü kahraman olan bir Ruben, senelere yayılacak bir trajedinin zeminini hazırlıyorlar. Lise yıllarında başlayan kardeşlik ve arkadaşlıkları, yalnızca annelerinin birlikteliğiyle bir ortaklığa rkekler için bir yolculuk kenarından bisiklet sürerken sırf kamusal alandaki güvensizlik deneyiminin KONUŞMAMIZ dönüşmüyor; babalarının “yokluğuyla” olan travmaları da çoğu zaman A noktasından kötülükten zevk aldıkları için yalnızca suç istatistikleriyle açıklanamadığını; LAZIM B noktasına gitmektir. araçlarını üzerime süren dolmuşçular tasarım, yönetişim, sosyal normlar ve cezasızlık buna katkı sağlıyor ve birbirlerine panzehir oldukları bir Pek çok kadın içinse aynı olmuştu. Gündüz vakti. Giysim de kültürüyle birlikte düşünülmesi gerektiğini” yoldaşlık yerine, hayatlarının en büyük zehrine dönüştükleri Eyolculuk, risk hesaplarıyla gayet sıradandı. O an hızla güvenli vurguluyor. Türkiye’de kadın cinayetlerinin bir yolculukta buluyorlar kendilerini. Niall, cinsel yönelimi örülü küçük bir strateji mücadelesine sokaklara kaçmıştım. Yani mesele ve erkek şiddetinin bunca görünür olduğu, Ruben’in erkeklik portresinden farklı olduğu için kendisini ve dönüşür. Hele bir de hava karardıysa… “kadınlar korkuyor” cümlesinden cezasızlığın bu kadar yaygın hissedildiği hayatını tümüyle felce uğratırken Ruben ebeveynleri tarafından Metroda hangi vagona binmeli? ibaret değil. Mesele, kadınların kentle bir ortamda, sokak güvenliğini konuşmak yaratılmış bir zorba olarak iyileşmenin, artık iyi biri olmanın Kulaklık takmalı mı, takmamalı mı? erkeklerden farklı bir ilişki kurmaya bazılarına lüks gelebilir. Ancak tam tersine, bu mümkün olmadığını tekrar tekrar kanıtlıyor. Ergenliklerinden DILŞAD Telefon elde mi olmalı? Taksinin plakası zorlanması. konuşma yaşamsaldır. Çünkü kadınların en ÇELEBI yetişkinliklerine değin her seçimleri ya birbirlerinin yüzünden bir tanıdığa atılmalı mı? İner inmez Özgecan Aslan’ın katlinden bu güvenli sayılan yerde, evlerinde bile öldürüldüğü ya da birbirleriyle ilişkili bir hata silsilesinden kaynaklanıyor. biri aranmalı mı? Otobüste en arkada yana yıllar geçti ama kadınlar hâlâ bir düzende sokakta güvende olup olmadığımız Geçmiş acıları ve korkuları, birbirlerinin hayatlarında yepyeni mı oturmalı, şoföre yakın mı? Eğer aynı cümleleri kuruyor: “O saatte sorusu kamusal eşitliğin merkezindedir. felaketlere davetiye çıkarıyor. Birbirlerinden kopmayı ayaktaysan arkanı yaslayabileceğin en güvenli binmesem mi?”, “Şuradan yürümeyeyim”, denedikçe daha çok düğüm oluyorlar, faydalanamadıkça daha GÜVENLİK ÖNERİLERİ köşe neresi? “Taksiye bineyim ama plakasını atayım”, çok öfkeleniyor ve birbirlerine daha çok zarar veriyorlar. Sokaklar bize bir süre daha güven Aslında bunlar çocukluğumuzdan beri “Arka koltuğa oturayım”, “İndiğimde biriyle Bu yolculuğun sorumluları anneler ise Half Man’de genelde vermeyecek gibi görünüyor. Bu nedenle geliştirdiğimiz hayatta kalma stratejileri olduğu konuşuyor gibi yapayım.” Bunlar küçük yeterince işlenmemiş bir halde, yalnızca çocukların gözünden ufak bir önlemi hatırlatmak istiyorum. için biz kadınlar çoğu zaman buna ne kadar tedbirler değil, özgürlüğün daralması. Bir kadın karşımıza çıkıyorlar. Bu elbette biraz da karabasan gibi gizlenen Sevdiklerinizle canlı olarak konumunuzu zihinsel emek harcadığımızın bile farkında rotasını, giysisini, saatini, ses tonunu, hatta yüz ebeveyn etkisiyle de ilişkili. Ancak Maura (Marianne McIvor) paylaşabileceğiniz ücretsiz uygulamalar değiliz. Daha yola çıkmadan olası tacizi, tehdidi, ifadesini güvenlik adına ayarlamak zorunda ve Lori’nin ilişkilerinin sonuçlarının ve çocuklarıyla kurdukları şiddeti hesaba katıyor ve riski azaltacak taktikler kalıyorsa orada kent eşit dağılmıyor demektir. var: Find My Friend, Google maps, sorunlu iletişimin görünürlüğünün artması, Niall ve Ruben’in geliştiriyoruz. Kamusal alanda bulunmanın Life360… Annem, ablam, eşim ve birkaç Kamusal alan kâğıt üstünde herkese ait olabilir karakterlerine yeni katmanlar ekleyebilirdi. bedelini yalnızca zamanla veya parayla değil arkadaşımla (hatta başka ülkelerde olsak ama fiiliyatta bazıları için daha pahalıdır. dahi) her zaman bu uygulamalar üzerinden dikkatle, gerilimle, tetikte kalarak ödüyoruz. TEMPO VE GİZEM GERÇEK GELİŞMİŞLİK ÖLÇÜTÜ birbirimizle konum paylaşıyoruz. Bu sayede Avustralya’da 2025’te yayımlanan bir Altı bölümden oluşan Half Man’in açılış sahnelerinin her İktidardaki bakış açısı bir kentin annemin ve ablamın eve döndüğünü özellikle çalışma bu durumu “kişisel güvenlik yükü” diye biri gelecekte ya da düğün gününde olacaklara yönelik kısa gelişmişliğini AVM sayısıyla, süslü caddeleriyle, uygulamaya girip bakmasam bile bildirim tanımlıyor. Kadınlar yalnızca bir yere gitmiyor, görüntülerle tempoyu ve gizemi yükseltirken karakterlerin yeni metro hatlarıyla, ışıklı meydanlarıyla alarak öğreniyorum. Onlar da acil bir o yolculuğun her aşamasını önceden simüle omuzlarına çökmüş tehditkâr hava, izleyici için yorucu bir ölçmeyi seviyor. Oysa daha sahici bir ölçü durum olduğunda en azından en son nerede ediyor. O gün güvenli sayılmayan bir mahalleden var: Bir kadın, hava karardıktan sonra eve bulunduğumu anında görebilirler. deneyim halini alabiliyor. Dizi, özellikle Ruben’i canlandıran geçeceklerse giysilerini bile buna göre seçmeleri dönerken ne hissediyor? Rotasını özgürce Kent planlaması uzun süre yolları, Richard Gadd ve Stuart Campbell’ın yer aldığı sahnelerde, gerekebiliyor. Bazen mahalle değil, iki sokak ötesi bile fark ediyor. Bir caddede giydiğiniz şortla mi seçiyor yoksa “en güvenli” diye belleğine kavşakları, aktarma sürelerini konuştu. öylesine rahatsız edici, patlamanın ne zaman gerçekleşeceğini hemen üst paraleldeki caddede aynı rahatlıkla kazınmış birkaç sokak arasında mı sıkışıyor? Şimdi başka bir şeyi de konuşmak zorunda: tahmin edemeyeceğiniz yoğun bir korku sarmalı yaratıyor Çünkü kadınlar için hareket özgürlüğü çoğu Korkunun altyapısını. Kadınların hareket bulunamıyorsunuz. Bulunursunuz elbette ama ki Niall’ı canlandıran Jamie Bell ile Mitchell Robertson’ın zaman yalnızca ulaşım meselesi değil, bir tetikte özgürlüğü, “hassas bir grup” meselesi değil, kent size bunun bedelini hatırlatıyor. kırılganlıkları da buna tuz biber oluyor. Toplumlar ve dahası olma rejimi. kent hakkının ta kendisi. Çünkü bir kent ebeveynler nasıl bir zorba yaratır ve o zorba, nasıl yeni bir KÖTÜLÜKTEN ZEVK ALMAK UN (BM) Women’ın yıllardır yürüttüğü “Safe gerçekten modern olup olmadığını metro ceberutu doğurur sorusunun acımasız ve cüretkâr yanıtını Ben bunu bir keresinde çok somut biçimde Cities and Safe Public Spaces” (Güvenli Kentler sayısı değil, kadınların gece eve dönerken veriyor Half Man. Büyümeye yönelik umutsuz bir hikâye bu; bu yaşadım. Bisiklet yolu olmadığı için kaldırım ve Kamusal Alanlar) programı “Kadınların omuzlarının ne kadar kasılı olduğu söyler. sebeple de izlemesi bir hayli zor. PUANIM: 8/10
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle