Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
3 MAYIS 2026
2
EDITÖRDEN
eterince
havalı
görünüyor
muyuz?
YYeterince
neşeli, yeterince enerjik
miyiz? İnsanlar bizimle
birlikte olmak, bize yakın
olmak istiyor mu?
Sosyal medya çağında
belki de kendimize en
sık sorduğumuz sorular
bunlar. En azından öyle
görünmek... Hepimizin
ortak arzusu bu. Yoksa
yanılıyor muyum?
Peki, kırılganlığımız
nerede? Dostlarla yapılan
bir akşam buluşmasının
tasasında mı saklı?
Yoksa kimse görmeden
yaşanan, aniden geliveren
bir ağlama krizinde mi?
Aşırı sıcak günler artık
Hüzün, utanç, korku...
Bunlar insanın kendine
ait alanlarıydı. Bugün ise
kırılganlık ya gizleniyor
Japonya’da 40 dereceyi aşan günler artık yeni bir adla anılıyor:
ya da sergileniyor. Her
“kokushobi.” İklim krizi yalnızca doğayı değil, onu anlatma
iki durumda da aynı şey
biçimimizi de değiştiriyor.
oluyor: Dönüşüyor.
‘kokushobi’
HHH
aponya, iklim benimle yeni bir gelişmeyi paylaştı. Haziran ile ağustos ayları arasında
DAIRESEL
Gizlediğimizde
değişikliğinden giderek Japonya Meteoroloji Ajansı’nın dokuz gün boyunca sıcaklıklar
FLORA
bastırılmış bir ağırlığa, daha yoğun etkilenen (JMA), açıklamasına göre 40 40 derecenin üzerine
sergilediğimizde ise çoğu ülkelerden. Ancak ben derece sıcaklık ve üzerindeki çıkarken 5 Ağustos 2025’te
Jorayı düşündüğümde günler artık “kokushobi” Gunma eyaletindeki
zaman bir performansa...
aklıma yalnızca sıcaklık olarak adlandırılacak. Bu Isesaki kentinde 41.8
Sosyal medyada karşımıza
rekorları veya meteorolojik sözcük genel hatlarıyla derece ile yeni bir
çıkan “samimi” anları
veriler gelmiyor. Aynı zamanda “şiddetli sıcak gün” ulusal rekor kırıldı.
düşünün. Ağlayan insanlar,
doğayla uyumlu bir öğretinin, anlamına geliyor. Böylece Aşırı sıcak günlerin
dert anlatanlar, içini
AYÇA
gündelik yaşamın içinde hâlâ JMA’nın yaz günleri için sayısı da önceki
dökenler...
CEYLAN
hissedilebildiği güçlü bir kullandığı resmi sıcaklık rekorları geride
İlk bakışta bu bir
kültürel damar geliyor. Bunu sınıflandırması da daha bıraktı. Örneğin
ayca_ceylan
açıklık, bir cesaret gibi
2021’de davet edildiğim konuk görünür hale gelmiş oldu. Tokyo’da 35 derecenin
görünüyor ama şu soruyu
sanatçı programı ve sonrasındaki sergi süreci 40°+ Kokushobi: üzerindeki gün sayısı
da beraberinde getiriyor:
sırasında geçirdiğim 40 gün boyunca yerelden Şiddetli sıcak gün. 25’e yükselirken uzun
Bu gerçekten yaşanan
öğrenme fırsatı bulmuştum. En azından ülkenin 35°+ Moshobi: Aşırı sıcak yıllar ortalaması 4.5
bir kırılganlık mı, yoksa
güneyinde yer alan Yamaguchi’de doğa yalnızca gün. gündü. Kyoto’da ise 35
paylaşılmak üzere yeniden
gözlemlenen bir manzara değil, ilişki kurulan, 30°+ Manatsubi: yaz ortası derecenin üzerindeki gün
kurgulanan bir duygu mu?
dinlenen, birlikte yaşanan bir varlık gibiydi. Bu günü. sayısı 52’ye çıktı; ortalama ise
Çünkü görünür olan
bağı mitolojik anlatılarda, mevsim ritüellerinde 25°+ Natsubi: yaz günü. 18.5 gün seviyesindeydi. JMA’nın
her şey, ister istemez bir
Burada dikkat çekici olan, 40 derecenin artık mevsimsel tahminleri, 2026 yazında da haziran-
ve gündelik dilde de sezmek mümkündü.
izlenme olasılığını da yalnızca bir ölçüm değeri olarak kalmaması. ağustos döneminde ülke genelinde normalin
Tam da bu yüzden, iklim krizinin Japonya’da
Yeni bir isim gerektirecek kadar ayrıksı, üzerinde sıcaklık olasılığının yüksek olduğuna
taşır. Ve izlenme olasılığı, yarattığı yeni sözcüklere dikkat kesilmek bana
tehlikeli ve toplumsal olarak hissedilir bir eşiğe
bir “gözlemci etkisi” ayrıca anlamlı geliyor. Çünkü iklim değişikliği işaret ediyor.
dönüşmesi. Belki de iklim krizinin en çarpıcı
yalnızca sıcaklıkları, yağış rejimlerini ya da
olarak duyguyu bile
BIR GERÇEKLIK
yanlarından biri bu: Önce doğayı değiştiriyor,
mevsim geçişlerini dönüştürmüyor; dili de
biçimlendirebilir.
Bugün Japonya’nın “kokushobi” diyerek
sonra o değişimi anlatmak için dilimizi. Yeni
dönüştürüyor. Canlı olan her dil gibi, iklim
HHH
yaptığı şey, yalnızca bir hava durumu terimi
kavramlar yalnızca sözlüğe eklenmiyor aynı
çağında dil de yeni deneyimleri anlamlandırmak
Peki hüzün, insanın
üretmek değil. Bize şunu hatırlatıyor: İklim krizi
zamanda yeni bir çağın tanıklığını da kayda
için yeni sözcükler üretiyor. Bu yalnızca
kendisiyle barışık
artık uzak bir gelecek senaryosu değil gündelik
geçiriyor.
Japonya’ya özgü değil hem küresel ölçekte hem
yaşayabildiği bir süreç yaşamın, kamusal sağlığın ve dilin
de ülkesel ölçekte iklimle birlikte yeni bir sözlük
VERILERLE JAPONYA’DA
içine yerleşmiş bir gerçeklik.
olamaz mı? Her duygunun
oluşuyor.
IKLIM KRIZI
Belki de şimdi bize düşen,
bir karşılığı, bir ritmi, bir
Sözcükler önemli. Çünkü bazı durumları
Bu kararın ardında bu yeni iklim sözlüğünü
zamanı olduğunu kabul
yalnızca ölçmek yetmiyor; onları anlamak,
yalnızca dilsel bir tercih Bu kelime Türkçede de dikkatle
etmek... toplumsal belleğe yerleştirmek ve görünür
değil, değişen iklim kurmak, her yeni
Ama biz, kırılganlığımızı kılmak da gerekiyor. Cumhuriyet’in, “Gezegenin
gerçekliği var. JMA kelimeyi yalnızca
Dili” sürdürülebilirlik sayfalarında da her
bir yere saklamakla
verilerine göre 2025 nasıl seçildi? çevirmek
ay buna dikkat çekmeyi önemli buluyoruz.
meşgulüz. Ya da onu
yazı, Japonya’da değil, onun
İklim krizinin yaşamımıza taşıdığı yeni
gösterirken bile kontrol
1898’den bu Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), 40 işaret ettiği
sözcükleri, kavramları ve bunların Türkçedeki
altında tutmakla.
yana kaydedilen derece ve üzerindeki günler için resmi bir isim kırılmayı
karşılıklarını düşünmek yalnızca dil açısından
Ve belki de en çok bu
en sıcak yaz belirlemek amacıyla 13 aday sözcüğü kamuoyuna da birlikte
değil, yaşadığımız çağın gerçekliğini kavramak
yüzden, hiç olmadığımız
oldu. Ülke sundu. JMA verilerini aktaran nippon.com’a göre düşünmek.
açısından da önemli. Çünkü kriz, önce doğayı;
kadar görünürken hiç
genelindeki şubat sonu ile mart sonu arasında yapılan çevrimiçi Çünkü bazı
sonra da o doğadaki kırılmayı anlatma
olmadığımız kadar yalnızız.
ortalama ankette kokushobi, 202 bin 954 oy alarak ilk sıraya eşikler
biçimimizi değiştiriyor.
Hepinize iyi pazarlar...
sıcaklıklar yerleşti. İkinci sırada ise 65 bin 896 oyla chomoshobi yalnızca
YAZ GÜNLERI IÇIN RESMI ISIMLER
mevsim yer aldı. JMA, nihai seçimde hem kamuoyunun termometrede
DENIZ ÜLKÜTEKIN
Geçen hafta, Japonya’daki sürecimde normallerinin eğilimini hem de dil ve meteoroloji uzmanlarının değil,
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr
tanıştığım küratör bir arkadaşım, iklim 2.36 derece değerlendirmelerini dikkate aldı. dilde de
sözlüğüne duyduğum merakı bildiği için üzerine çıktı. başlıyor.
Sevginin gerekliliği
evmek” ve olmayan bir durumdur” diyor. olabilir mi?
kendimizi bırakmamızı telkin eden coşku,
“gereklilik” yan
geleni dinleyebilmek ve onu karşılayabilmek Bazılarımız nereden geldiğimizi, kimden
SEVGININ ETKILERI
yana durduğunda
için frenlenmeli, geri çekilmeli, içine
ya da neyden geldiğimizi hep merak ederiz.
Ötekine içimizde yer açan sevgi
sevme deneyimi
kapanmalıdır. Coşku kaygısızca akmamalı,
Irigaray, “Varlığı kök saldığı yer ile bilinen
“Süzerine bir gölge siperlerin indirilmesine, egomuzun geri
paylaşmaya uygun ortamı hazırlamak için
bir ağaç olmaktır belki de en derin düşümüz”
çekilmesine neden olan şeydir. Bizi
düşer gibidir. Sevmek, özgürlüğü
kendini tutmalıdır. Konuşmanın büyüsüne
diyor. Belki de ağaçları bu kadar hayranlıkla
ötekinin beklentisine uygun olmaya
çağrıştırırken gereklilik zorunluluğu
kapılmak yerine dinlemelidir.”
seyretme nedenimiz onların dallar, gövdeleri
mecbur bırakır. Bu mecburiyet insanda
ima eder. Bu ikisinin; özgürlükle
ya da yaprakları değildir; bir kökleri olduğunu
EN GIZLI HALIN TESLIMI
insanca olan işitmenin ve konuşmanın
zorunluluğun yan yana nasıl durduğunu
içten içe biliyor olmamızdır.
AYŞE ACAR
Eğer bunu başarırsak konuşmada akan
yaşam bulmasıdır.
anlamak zor gibi görünse de Kant’ın
Sahi, nerededir varlığımızın kökleri? Bu
sevgi bizden kendini dile getirdiğinde
çözümü dikkate değerdir. İnsan Sevgiyle teslim olduğumuz
soruya verilen şu yanıt oldukça değerli: “İki
dinleme ve konuşmanın birbirinden
bedeniyle doğaya, zorunluluk alanına aittir kişi bizden onu dinlememizi,
kişi arasındaki birleşmeden bir olarak doğarız.
hiç ayrılmadığını, iç içe geçtiğini
ancak düşünce yetisiyle özgürdür. ona kulak vermemizi ister.
İki farklı varlık arasındaki birleşmenin
anlamak mümkündür. Sevgi bizden
Konuşmaya verdiğimiz önem
Peki bu iki alanı, zorunlulukla özgürlüğü
meyveleriyiz her birimiz. Varlığımız, iki
yerini konuşulana verilen konuşurken ne söylediğimizi
birbirine bağlayan nedir? Kant, “Yargı
insanın arasındaki kesişimde yaşayan bir
öneme bırakır. İçimizde bilmeden ötekine en gizli halimizi
yetisidir” diyor ama biz bu kez psikiyatr
bedenlenişe karşılık gelir.”
teslim edendir.
Luce Irigaray’a kulak vereceğiz. Irigaray, bize ait olayan sözcüklere
Sevginin neden olduğu insanca karşılaşmada
Teslim ettiğimiz sözün
“Sevgidir” diyor. Sevgi, geleneğimizin sıklıkla yer açılırken yeni bir
dinleme ve konuşmayı iç içe geçiren deneyim
ne olduğunu bile bilmeden
ayırdığı beden ve ruh arasındaki sürekliliği kendilik, ötekinin içimizde
belki de köklerimizle temas edebildiğimiz
onaran, içimizdeki fiziksel hisle tinsel hissi oluşturduğu bir kendilik aynı birbirimize sözümüzü vermek...
yegâne deneyimdir. Egoların geri çekilmesi ve
birleştirmeyi başaran şeydir.* zamanda bir coşkuya neden Karışarak karşılaşmak bu olsa
sevginin bizzat deneyimi... Hangi söz bana ait,
olur. Bu coşku birbirimize karşı gerek. Baş döndürücü. Hangi
Irigaray, “Sevgi ötekine dışımızda olduğu
söz bana ait, hangi söz ötekine? hangi söz ötekine? Ben sensem, sen kimsin ve
kadar içimizde de bir yer ve zaman açar. özenli olmaktan daha fazlasıdır.
de ben kimim?
Böylece ötekinin bize emanet ettiği bu varlık Irigaray şöyle diyor: Ben sensem, sen kimsin ve de
yaşayabilir, büyüyebilir, filizlenebilir. Bu “Neredeyse ilahi bir hevesle ben kimim? Öznellikleri eriten
arzunun aceleciliğiyle gerçekleşmesi mümkün hareket edebilmek için bu deneyim varlığımızın kökü * Luce Irigaray, Doğmak, Fol Yayınları.
Luce Irigaray

