Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
10 MAYIS 2026
6
Yağmurun açtığı kapı:
Vazelon Manastırı
uştul Manastırı’nın yalnız örtmez, onları büyütür. Her şeyi
eksilmiş taşlarından olduğundan daha eski, daha derin,
sonra yol bu kez bizi, daha içli gösterir.
Vazelon (Yahya) Manastır’ın kökleri eski zamanlara
K Manastırı’na götürdü. uzanır. Anadolu’nun en eski
Trabzon’un Maçka ilçesinde, Kiremitli manastırlarından biri sayılır. İlk
köyü sınırları içerisinde ve Galyan yapının bir mağaranın önünde
Vadisi’nde yer alan bu eski yapı, o gün kurulduğu sonra yüzyıllar boyunca
GÜVEN fl
bize yalnızca tarihini değil, yağmurun büyüyüp değiştiği anlatılır. Bugün
altında açtığı kapıyı da gösterdi. görülen kilise ile keşiş odalarının daha
BAYKAN
Dışarıda sağanak, içeride taş duvarlar, geç dönemlere ait olduğu, kuzeydeki
elimizde çay… Ve bir pencerenin şapelde eski fresklerin izlerinin
önünde asılı kalan tek soru: Bu ormana bakan bulunduğu bilinir. Bütün bunlar Vazelon’u
havadan değil, biraz da zamandan koruyordu ömrünü daha başka ölçüyor. Koşuşturduğumuz
kaçıncı kişiydik? yüzyılların üst üste bıraktığı katmanlı bir
sanki. günlerin, aceleyle harcadığımız zamanların
Bir önceki durağımız Kuştul Manastırı’ydı. belleğe dönüştürür.
karşısına, sabırla beklemiş taşlar çıkıyor. O
PENCEREDEKİ SORU
Eksilmiş taşların, suskun duvarların, hafızaya
zaman anlıyorsunuz: Biz geçiyoruz ama bazı
YAĞMURLA GELEN SIĞINAK
dönüşmüş bir yapının önündeydik. Yolculuk İnsan bazı yerleri uzaktan güzel bulur,
yerler kalıyor.
Ve tam o sırada yağmur bize eşlik etti...
elbette orada bitmedi. Çünkü Maçka’nın bazı yerleri ise ancak içinde bir süre kalınca
Karadeniz’de yağmur bazen bir hava olayı
YOLUN BIRAKTIĞI
dağları, bir sırrını gösterirse ötekini geride anlar. Vazelon Manastırı o gün benim için
değil, yol arkadaşıdır. Siz nereye giderseniz
saklar. Yol bizi Vazelon Manastırı’na çağırdı. tam da böyle oldu. Taşlarına bakarak değil, Sümela Manastırı’nı elbette ayrı bir yere
o da oraya gelir. Manastıra vardığımızda da
Eğer Kuştul kırılmış bir hatıraysa, Vazelon içinde oturarak, duvarlarını seyrederek değil, koyarım. Kuştul Manastırı’nı da öyle. Ama
öyle oldu. Önce ince ince başladı, çoğaldı.
yaralı ama dimdik duran bir gövde gibidir. Aynı yağmurdan kaçıp ona sığınarak anladığım bir Vazelon bana ikisinden başka bir şey daha
Sonra yıllar öncesinden
coğrafyanın içindedir yer. söyledi: Sığınmanın da bir hafızası olduğunu…
bizi tanıyormuş gibi
ama insanda bıraktığı Sonra birbirimize baktık. Hiç unutmam Bir yapının yalnız geçmişte değil, bugün
manastırın taşlarına
duygu başkadır. Biri o bakışı. Neredeyse aynı anda aynı soruyu de insana kapı açabildiğini… Bir yağmur
vurdu. O an anladık
daha çok eksikliğin sorduk: Bu pencereden bu güzelim ormana anının bazen tarih bilgisinden daha kalıcı
ki Vazelon Manastırı
diliyle konuşur, öteki bakan kaçıncı kişiydik acaba? olabildiğini…
yalnızca görmek için
varlığını, ağırlığını O soru, orada, yağmurla çayın arasında asılı İnsan bazen bir manzarayı değil, bir anı
geldiğimiz bir yer değil,
ve içindeki vakarı kaldı. Ve bence o yolculuğun en derin yerine ömür boyu taşır. Vazelon Manastırı’ndan biraz
o gün bize kapısını açan
hâlâ taşır. de orada yerleşti. Çünkü bazen bir gezinin özü, böyle döndüm. Orada gördüğüm şey yalnız taş
bir sığınaktı.
gördüğünüz şeyde değil, sorduğunuz sorudadır. değildi. Taşın içinde birikmiş zaman, yağmurun
ORMANIN
O anı bugün bile
Bizden önce bu pencereden kimler baktı? Kaç altında büyüyen sessizlik ve dostlukla
İÇİNE DOĞRU
büyük bir sıcaklıkla
kişi yağmura bizim gibi tutuldu? Kaç kişi paylaşılan bir andı. Belki de bu yüzden,
Vazelon hatırlıyorum. Termostan
elindeki sıcak bardakla dünyadan biraz olsun Vazelon Manastırı’nı anlatırken yalnız tarih
Manastırı’na bardaklarımıza çay
uzaklaştı? Kaç kişi tam o noktada hayatın ne anlatmış olmuyorum. Biraz memleketi, biraz
ilerledikçe orman döktük. Yağmur
kadar geçici, doğanın ne kadar kalıcı olduğunu dostluğu, biraz da insanın bazı yerlere neden
koyulaşır. Çam dışarıda kendi şarkısını
düşündü? yeniden dönmek istediğini anlatıyorum.
ağaçlarının arasından söylüyordu. Biz, yılların
Vazelon Manastırı’nın içindeki o kısa mola, Siz yolunuzu bir gün Maçka’ya düşürürseniz
süzülen ışık, yolun içinden geçip gelmiş
hafızamda bir gezi ayrıntısından çok daha ve bilinen güzergâhların biraz dışına çıkmak
üstünde parçalı o taş yapının içinde,
fazlası olarak kaldı. Çünkü bazen bir yapıyı isterseniz, yüzünüzü Vazelon Manastırı’na
gölgeler bırakır. Taş, bir pencerenin kıyısına
gerçekten anlamak için onun duvarlarına çevirin. Çamların arasından yükselen o eski
ağaç, yosun, toprak, oturduk. Önümüzde
bakmak yetmiyor; bir süre onun içinde oturmak yapıya bakın. Yağmur varsa daha da iyi. Çünkü
Galyan Vadisi’nin derin
nem, yağmur kokusu
gerekiyor. O yapı artık size dışarıdan görünen bazı yerler güneşte güzel görünür; bazıları ise
yeşili, Karadeniz’in o
birbirine karışır.
bir tarih parçası olmaktan çıkıyor, yaşamınıza yağmurla birlikte gerçek sesini bulur.
koyu orman dokusu
Sanki doğa bu yapıyı
dokunan bir şeye dönüşüyor. Ve belki siz de bir gün o pencerede durup
vardı. Ağaçlar yağmurla
çoktan kalbinin içine
İçeride otururken taşların yılları nasıl aynı soruyu sorarsınız: Bu ormana bakan
daha koyu, daha diri,
almıştır. Vazelon
biriktirdiğini düşündüm. O duvarlar neler kaçıncı kişiyim? O zaman anlarsınız ki bazı
daha canlı görünüyordu.
Manastırı’na
görmüştü kim bilir. Kaç kış geçmişti yolculuklar yalnız gidilip gelinmez; insanın
Çayın buharı yüzümüze
yaklaşırken insanda
üstlerinden, kaç bahar gelmişti, kaç yağmur içinde kalır. Vazelon Manastırı da benim için
vuruyor, yağmurun
hafif bir ürperti
inmişti pencerelerine. Orada yalnızca birkaç tam olarak böyledir: Trabzon’un, dağlara,
kokusu içeri doluyor, taş
de başlar. Çünkü
saat kaldık belki ama o yapı, yüzyılların içinden yağmura ve zamana emanet ettiği kadim bir
duvarlar bizi dışarıdaki
orman bazı yerleri
bakıyordu bize. İnsan böyle yerlerde kendi sığınak gibi.
Romantik bir imge
değil, adil bir zaman
ANNELERE DUYARLI
nneler Günü yandan zaman kazandırıcı
Anna Jarvis ve akıllı tasarımlar ona,
TASARIMLAR
sayesinde
kendine ayıracağı zamanı
1914’ten
tüm yaşamı boyunca
Tasarım ve anneler sadece ürün ölçeğinde kesişmiyor. Mekân ve
A beri
verebilir.
mimari tasarımda da annelere duyarlı yaklaşımlar var. Annelere a-t
kutlanıyor. Amerika’da fedilmiş anıtların ötesinde, mimarlığın annelikle karmaşık bir ilişk-i
Bir anne için çocuğun
si var. Metro turnikesinden geçemeyen bir bebek arabası, bir ya-
bu yıl bugün için 38
beslenmesi en önemli
pının depo odasına sıkıştırılmış emzirme alanı, yanında oturma ye-
milyar dolar harcanması
konudur. Eğer bir aile
ÖZLEM
ri olmayan parklar... Bir anne olarak tümünü ve daha fazlasını kent
bekleniyor. Türkiye’de
söz konusuysa ve istisnai
içinde kızımla gezerken deneyimledim. Bunlar kuşkusuz gözden
YALIM
Hepsiburada/FutueBright
bir baba katkısı yok ise kaçmış ayrıntılar değil, o tasarımları kimin yaptığı ve yaparken top-
tarafından yapılan lumun çok önemli bir parçasını oluşturan annelerin konforunu ne
mutfak zamanın en çok
denli önemsediği ile ilgili kararlar.
analizlere göre e-ticarette bugün için
harcandığı yer. Gelişen
Zooco Estudio tarafından tasarlanan Santa Monica’daki Big and
ortalama 4700 TL harcıyoruz. 10 kişiden
teknolojilerle donatılan
Tiny kafe, çalışma alanı, eğitim alanı ve çocuk bölümünü aynı an-
9’u hediye almayı planlıyor. Anneler Günü
pişirme cihazları, anneleri
da barındırıyor. Tasarımcılar bunu bir yenilik gösterisi olarak değil,
ekonomisi giyim, çanta, ayakkabı, çikolata,
bir duruş olarak tercih ettiklerini belirtiyor: Profesyonel sorumlu-
hedef kitle olarak alıyor.
içecekler, yemeğe götürme deneyimi, kısa luklar ile bakım sorumlulukları birlikte tasarlanmayı hak eden ge-r
Bu tasarımlar arasında
çeklikler onlara göre.
tatiller, çiçekler, takılar, aksesuvarlar, ev
Hint bir Silikon Vadi
eşyaları arasında büyüyor. Türkiye’de
girişimcisinin Posha adlı
ADİL BİR ŞEKİLDE DESTEK
annelerin nedense ev işlerinden sorumlu
ürünü en yenilerden. 2015’te MASS Design
olduğu gerçeği ile küçük ev aletleri
Group, Malawi’nin Ka-
Geçen yıl TIME dergisinin
kategorisi diğer alanlara göre biraz daha
sungu kentinde Mater-
inovasyon listesinde yer
nity Waiting Village’ı ta-
önde koşuyor. Annelerimize Türk kahvesi
farkındalık tarihi oldu. Ne var ki
alan bu ürünü Wired
sarladı. Mimarisinde tek
ve çay makinesi, robot süpürge, kahvaltı
günümüzde bu minnet duygusu, tüketim
dergisi editörü incelemiş. Bu yapay zekâ
bir kurumsal blok ye-
ve tencere setleri alıyoruz. Amerikalı
dürtüsünün en önemli motivasyonlarından.
rine Malavi köylerinin
destekli robot size fikirler veriyor, yemekleri
tüketiciler ise en çok mücevher, özel bir
mekânsal mantığından
Ticari bakış açısı her yıl artan rakamlar
kişiselleştirebiliyor. 1000 adet tarif sunuyor
deneyim, elektronik eşyalar, çiçekler ve
esinlenen ortak avlular
gösterse de anneler ile ilgili olarak farklı
ve yemek pişerken cep telefonunuza
etrafında daha küçük
kutlama kartları ile giyim hediye ediyor
düşünenler yine tasarımcılar.
fotoğraflar atarak rapor veriyor.
bileşenler önerdi. Tasa-
annelerine.
Dikkatimi çeken diğer bir tasarım ise rım, ilk kez anne ola-
ÜCRETSİZ BAKIM EMEĞİ
cak kadınlarla deneyim-
kalabalık aileler için “planlama” sorununu
KÖKLERİ ESKİYE DAYANIYOR
Uluslararası Çalışma Örgütü, dünyadaki li anneler arasında bilgi paylaşımını teşvik ediyor, hava koşullarına
çözerek bu yükü annelerin üzerinden
Bugünün kökleri Anna Jarvis’in 1908’de
dayanıklı barınak sağlıyor ve evinden uzakta olan ve hamileliğinin
tüm ücretsiz bakım emeğinin yüzde
kaldırmaya yarayan Skylight takvim. Bu
annesi onuruna başlattığı kampanyadan
son döneminde bir yere ihtiyacı olan kadınlar için gelir olanakla-
76.2’sinin kadınlar tarafından yapıldığını
akıllı takvim, evin ortasında duran 27
daha eskiye uzanıyor. 1872’de şair ve rı sunuyor. Bu yapı üzerinde yapılan bir araştırma, standart devlet
söylüyor. (Kadınlar günde ortalama 4.5,
yapılarına göre hemen her tasarım kategorisinde anlamlı biçimde
inçlik bir ekran ve tüm aile bireylerini bu
kadın hakları savunucusu Julia Ward
daha yüksek memnuniyet olduğunu gösteriyor.
erkekler 1.5 saat). Kendim de yalnız bir
planlama işine dahil ediyor. Bu ürünün asıl
Howe, Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından
Anneleri gerçekten onurlandırmak istiyorsak, onları yalnızca
anne olarak biliyorum ki bu oran kadınların
tasarım değeri; okul programları, görevler,
Barış için Anneler Günü’nü önermiş.
sevgiyle değil zamanla, mekânla, teknolojiyle, politikayla ve daha
sosyal statülerine göre çok daha uzun
Anna Jarvis’in annesi Ann Reeves Jarvis, yemekler, işler gibi görünmez bir mental
adil sistemlerle desteklemeliyiz. Anneler Günü bir duygu günü ola-
sürelere doğru yükselir. bu durumda
Amerikan iç savaşı sırasında “Anneler yükü tek bir kişinin zihninden alıp ortak bilir ama aynı zamanda bir tasarım eleştirisi günü de sayılır çünkü
anneliğin romantik bir imge olmasından artık sıkıldık. Annelik dün-
“zaman” bir annenin belki de ihtiyacı olan
Günü Çalışma Kulüpleri”ni örgütlemiş. bir yüzeye aktarmasında. Özetle sıradan
yadaki en karmaşık, en görünmez ve en az tasarlanmış çalışma bi-
Annelik şefkati ile toplumdaki yaraları en değerli meta. bir takvim değil, aile içi emeğin yeniden
çimlerinden biridir. 27 yıllık annelik serüvenimde ulaştığım en iyi
sarmaya çalışan bir örgütlenme, zamanla Bir anneyi çiçekler, zarif ve kalıcı
dağıtımı ile anneler adına adalet arayan bir
tanım belki de bu oldu.
toplumun annelere neler borçlu olduğunun
hediyelerle sevindirmek çok güzel. Diğer arayüz.
Fotoğraar: Ali Fatih Akçay

