23 Nisan 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

5 NİSAN 2026 2 Modern yaşam yalnızca zamanımızı değil, dikkatimizi, iç sesimizi ve derinlik duygumuzu da aşındırıyor EDİTÖRDEN olabilir. Günümüzde en acil sorunlardan biri zamana yeniden anlam vermeyi öğrenmek ekâ, artık belki de hiç olmadığı kadar konuşulan bir Zamanı tüketirken Zkavram. Ama aynı zamanda hiç olmadığı kadar dar bir anlama sıkışmış durumda. Bugün zekâ dediğimizde çoğu zaman hızlı düşünmeyi, pratik cevap kendimizi de mi tüketiyoruz? vermeyi, bilgiye anında ulaşmayı anlıyoruz. Oysa ngiliz akademisyen Dean Rickles, Sidney zekâ her zaman hızla ilgili Üniversitesi’nde modern fizik tarihi değildi. ve felsefesi profesörü, aynı zamanda Sahte yaşam Psikolog Howard Sidney Zaman Merkezi’nin eş direktörü Gardner bir yerde şöyle İolarak görev yapıyor. Fizikten felsefeye, nasıl anlaşılır? der: “Zekâ, bir problemi benlikten zaman bilincine uzanan çözme ya da değerli DAIRESEL çalışmalar yürüten Rickles’la Sahte bir yaşam, otantik olmayan bir ürün ortaya koyma FLORA seçim yapmanın ağırlığını, sosyal bir yaşamdır. Bunu fark etmenin kapasitesidir.” medyanın dikkatimiz üzerindeki en büyük işaretlerinden biri, Bu tanımda hız yoktur. etkisini, sahici yaşam arayışını kapana kısılmış hissetmek veya Hatta görünürlük bile ve anlam krizi ile iklim krizi kaçma ihtiyacı duymaktır. Insan, arzuladığını yoktur. Zekâ, çoğu zaman arasındaki olası bağı konuştuk. sessizdir. Yavaş ilerler, sandığı şeylere ulaşmak için inşa ettiği sahte derinleşir. Ancak içinde persona tarafından tuzağa düşürülür. Tuzağın l Söze, seçim yapmanın doğa- yaşadığımız çağ, zekâyı bir sından başlayalım. Seçim yapmayı, kendisi şudur: Eğer bu sahte personayı AYÇA performansa dönüştürdü. “geleceğin dallarını budamak” sürdürmezsen elindekileri, yani arkadaşlarını, CEYLAN olarak tanımlıyorsunuz. Buda- yaşam tarzını, ilişkilerini, kariyerini, mülklerini HHH ma eylemi acı verici midir yoksa ayca_ceylan Sosyal medya, hızlı kaybedeceğine inanırsın. Yaşamın özündeki özgürleştirici mi? düşünmeyi ödüllendiriyor. özgürlük ise insanın hiçbir zaman gerçekten Bazı dal budamaları neredeyse dayanılmaz Yapay zekâ araçları, kapana kısılmış olmadığını fark edebilmesidir. derecede acı verici olabilir. Örneğin, bir ilişkiden bilgiye ulaşmayı saniyelere Ne kadar acı verici olursa olsun otantik bilinçli olarak ayrılmaya karar vermek. Veya bağ indiriyor. Ve biz, bir varoluş doğru ve daha büyük bir şeyle kurduğunuz bir işi veya yeri bilinçli olarak geride düşünmenin kendisinden hizalanmış hissettirir. bırakmak. Genel olarak bunlar ne kadar kalıcı çok sonucunu tüketiyoruz. görünüyorsa elbette o kadar acı verici hissedilir. Artık zekâ, bir süreç fazlası. Şu anda asıl kaygım, içe dönme ve Zaten “karar vermek” kelimesinin etimolojisinde değil, sergilenen bir tefekkür etme becerisinin kaybı. Dış dünyaya bile kesme fikri vardır. Bu da kendi içinde acıyla sonuç gibi. Baudrillard’ın bütünüyle kapılıp büyülenmek. Hayal etme yankılanır ama kasıtlı budama, en azından bu acıyı savunduğu fikir bugün yetisi kayboluyor. Kişinin kendiyle baş başa bütünleştirilmemiş bilinçdışı unsurlarından haklı çıkaracak arzulanan bir plan veya vizyon daha anlamlı: “Simülasyon, kalabilme yetisi kayboluyor. Durup düşünme yetisi geldiğini fark etmek ve bunları azaltmaktır. Bu içerir. Platon bir keresinde şöyle demişti: “Erdemin gerçeğin yerini aldığında, kayboluyor. Zihinler öylesine dolu ki az önce yalnızca kendini açığa çıkarmaz aynı zamanda ilk ilahi görkemi sende parlayana, özdenetimin kutsal gerçek ortadan kalkmaz, sözünü ettiğim kendini bilme projesi neredeyse kez karşındaki ötekini -eşini, çocuklarını, anne tahtına oturduğunu görene dek kendi heykelin görünmez olur.” “sanal” olarak imkânsız hale geliyor. babanı ve diğerlerini- gerçek, bağımsız bir varlık üzerinde çalışmayı asla bırakma.” Belki de bugün zekâ için olarak görmeni sağlar. İlginç olan şu ki “Project olan da bu. Zekâ ortadan TÜKETEN BİLİNÇ TÜKETEN DOĞA l Princeton University Press tarafından yayımla- Me” sürecinde insan derine indikçe daha az bencil kalkmadı ama onun yerine nan ve Ayrıntı Yayınları sayesinde dilimize kazan- hale gelir. l Sizce anlam krizi ile iklim krizi arasında bir geçen bir “zekâ görüntüsü” dırılan Hayat Kısa: Daha Anlamlı Bir Hayat İçin paralellik var mı? Zamanı bilinçsizce tüketen bir oluştu. Kısa Bir Rehber kitabınızın “Project Me! [Tasarla SOSYAL MEDYANIN GÖRÜNMEZ BEDELİ bilinç, doğayı da tüketmeye daha mı yatkındır? HHH Beni]” başlıklı bölümü dikkatimi çeken kısımlardan Daha önce böyle düşünmemiştim ama sanırım l “Milenyum kuşağı” ve “Zoomer”ların (Z Hızlı cevap veren, çok biri oldu. Biraz, “sürpriz bozan” ola- önemli bir noktaya temas ediyorsunuz. Anlam kuşağı) yaşam sürelerini görünürlük kaygısıyla şey bilen, her konuda fikri cak ama “Project Me” ne demek? krizi şu sıralar beni çok düşündürüyor ve doğayı sosyal medya platformlarında tükettiğini, hat- olan kişi “zeki” kabul “Project Me!” çift anlam nasıl gördüğümüzle, ona nasıl davrandığımızla ta akademik çevrelerin bile bundan muaf ediliyor. Ancak düşünmek taşır. Bir yandan, kim bir şekilde ilişkili olduğunu hissediyorum. Belki olmadığını söylüyorsunuz. Burada asıl için duran, kuşkulanan, olduğunu keşfetme ve buna bu zamanla kurduğumuz ilişkiyle de bağlantılıdır. kayıp olan şey zaman mı yoksa derin yavaşlayan zihin göre kendini inşa etme Bence sorunun özünde bilimsel materyalizm düşünme kapasitesi mi? görünmezleşiyor. projesine işaret eder, var. Madde, ilahi olan her şeyden koparılıyor ve Öncelikle şunu söyleyeyim: Zekânın bir fetiş Delphi’deki Apollon bu yüzden tüketilebilir hale geliyor. Spiritüel Bu kimseye yönelik bir saldırı nesnesine dönüşmesi, Tapınağı’nda yer alan boyutları bir kenara bıraksak bile sağlıklı bir değil. Ben bile YouTube’la ve onu daha değerli ünlü “Kendini Bil” sistemin çok açık biçimde tükettiğinden fazlasını onun bana beni geri besleyen o kılmıyor. Daha yüzeysel öğüdünü düşünün. üretmesi gerekir. Görünen o ki tür olarak bugün kusursuz biçimde küratörlenmiş hâle getiriyor. Çünkü Öte yandan, dünyaya bu ilkeden tarihte hiç olmadığımız kadar uzağız. “sen evreni”yle mücadele fetişleştirilen şey, çoğu yansıttığın psikolojik Kültürün kendisi de insanın tüketici olmamasını ediyorum. Bu konuda çalışıyorum, zaman içeriğinden kopar ve projeksiyonları zorlaştırıyor. Daha öz-yeterli olmaya çalışan kitap yazıyorum ve yine de yalnızca görünür olanıyla çözümlemeyi de biri olarak fark ettim ki hükümetler ve yerel zorlanıyorum. Telefonum akıllı var olur. ifade eder. Neyin yönetimler bu çabaları çoğu zaman zorlaştırıyor. değil. Bilgisayarımı da son derece Peki size bir soru: Bugün gerçekten benliğe, neyin Bize iklim ve enerji krizinden söz ediliyor. Peki minimalist bir Linux sürümüne zekâya hayranız ama başkasına ait olduğunu ne yapıyoruz? Kişisel sorumluluk alma olasılığını düşürdüm. Bu, Odysseus’un, onu gerçekten kullanıyor görebilmeyi. Nihayetinde engelliyoruz. Daha da kötüsü, devasa ve enerji Kirke’nin tavsiyesiyle sirenlerin muyuz? bu iki hat aynı yere çıkar: şarkısına kapılmamak için kendini yoğun veri merkezleri, daha fazla elektrik Hepinize iyi pazarlar... Kendinle yüzleşmenin geminin direğine bağlamasının altyapısı inşa ediyoruz. Bu da daha fazla enerji bir parçası da dünyada Dean Rickles DENİZ ÜLKÜTEKİN teknolojik eşdeğeridir. Ne kaybedildiği gerektiriyor ve bütün bunlar karbon azaltımı gördüğün şeylerin ne kadarının deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr sorusuna gelirsek hem zaman hem de söylemiyle birlikte yürüyor. Bu açıkça çılgınca ve kendi önyargılarından ve henüz derinlik kapasitesi kaybediliyor, hatta daha sürdürülemez. Heraklitos ve Nasrettin Hoca Eşeğini kaybeden Ruhbanlar, hocaya, “Dünyanın bahçeme girdi. Ona defalarca söyledim söyleyip ekliyor: “Tek tek şeyler Nasrettin Hoca, onu vardır, tek tek şeylerin çokluğu ortası neresidir” diye sorarlar. Hoca, ama beni dinlemiyor. Ne olur, şu aramaya koyulur. hemen eşekten inerek eşeğin ön adama bir şeyler vardır ve bunlar bir birlik içinde Eşeğini ararken bir dururlar. Tersinden de birlik, ayağını gösterir ve “İşte dünyanın söyle!” Etaraftan da türkü ortası, eşeğimin ayağının durduğu Hoca, ilk komşuyu bütün, bu tek tek şeylerin birlik söylemektedir. İnsanların dikkatini içinde durmasının sonucu olarak yerdir” der. Eşek, Nasrettin Hoca dikkatle dinledikten çeker ve hocaya sorarlar: düşünülür.” bilgeliğinde kendiliği sembolize sonra düşünceli bir “Aman hocam hiç eşeğini Heraklitos’ta çokluktaki etmekte gibidir. şekilde başını sallar AYŞE ACAR kaybeden türkü söyleyerek arar uyum ve düzen, ve “Evet, haklısın” ‘KENDİMİ ARADIM’ mı?” Hoca yanıt verir: “Sormayın karşıtların birliği olan der. Büyük filozof Heraklitos da arkadaşlar, bakmadık bir şu dağın ardı kaldı. “bir”i (hen) ifade eder. İkinci komşu sinirlenir ve kendiliği kendine dert edinen, “Kendimi Orada da bulamazsam siz bendeki feryadı o ‘Heraklitos’u ayırıcı hemen lafa atılır: “Hoca, aradım” diyenlerdendir. Doç. Dr. Çetin zaman görün.” kılan nokta tabii ki bu adamın söylediklerine Türkyılmaz, “Kendini arama ve her Nasrettin Hoca’nın eşek üzerinden onun karşıtlıkları, bu inanma. Bu adam bahçeme şeyde araştırmacı olma, Heraklitos’ta anlattığı pek çok karşıtlıklara dayalı girmesin diye ben kendi aslında tek bir şeyin araştırılması olarak, bilgelik anlatısı çatışmayı ve sonunda bahçeme duvar ördüm. Şimdi her şeyin her şeyle olan ilişkisini kuran vardır. En bu çatışmanın sonucu de beni suçluyor!” düşünceyi yakalama olarak kendini belli dikkat çekici olarak uyumu bir Hoca bu kez ikinci komşuyu eder ve o bunu ‘bilgece olan’ olarak olanlardan birlik içinde düşünmesidir. da dinler ve aynı düşünceli ifadeyle, “Evet, adlandırmaktadır” diyor.* biri de Nasrettin Hoca, “Sen de haklısın” derken sen de haklısın,” der. O sırada hocanın Heraklitos’un bilgeliğini anlamada şudur: postmodern bir refleksle, “Herkesin bir karısı, konuşmaları dinledikten sonra araya karşıtların uyumlu birliğinden kastedilen görüşü vardır” demekten ziyade çokluktaki girer ve şaşkınlıkla sorar: “Hoca, nasıl olur şeyi yakalamak önem taşır. Bu “her şeyi birliği, uyumu dikkatimize sunuyor gibidir. da her iki tarafa da ‘Sen de haklısın’ dersin? her şeyle ilişkilendiren düşünce”dir. Çetin Türkyılmaz, Heraklitos’un “51. İkisi birden nasıl haklı olabilir?” Düşüncenin “ya, ya da” aşamasından Fragman”da şöyle dediğini belirtir: Hoca, karısının yüzüne bakar ve “hem, hem de” aşamasına taşınmasıdır. “Uzlaşmaz olanların nasıl bir araya gülümseyerek cevap verir: “Evet hanım, sen Nasrettin Hoca kadılık yaparken geldiklerini anlamayan kişiler… İşte bu de haklısın.” aralarındaki anlaşmazlığı gidermek kişiler evrendeki düzeni, dahası kendilerini için evine iki komşusu gelir. Biri çok BİRLİK VE BİR OLUŞ kavrayamayanlardır.” öfkelidir, başlar hocaya anlatmaya. Türkyılmaz, Heraklitos’taki birlik “Hocam” der, “benim bahçemin düşüncesini, bir oluş düşüncesi * Çetin Türkyılmaz, Filozoflarla Düşünmek, sınırındaki duvarı bu komşum yıktı ve çerçevesinde anlamamız gerektiğini BilgeSu yayınları.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle