29 Mart 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

29 MART 2026 5 Mert Ramazan Demir: Çocukken bir hikâyeye inanıyordum ve arkadaşlarımı buna inandırmaya çalışıyordum. Aslında baktığında gerçekte var olmayan bir hikâyeyle bağ kurabildiğimde kendimi çok iyi hissediyordum. ‘Hiçbir hayal kendiliğinden gelişmez’ n Sesiniz de çok güzel. Feryat figan bir söyleme DENI Z ÜLKÜTEKI N tarzı vardır ya. O nasıl çıktı sizden? Aslında daha önceden bildiğim bir şey değil ama Kendini biliyorsam da hatırlamıyorum. (Gülüyor) İçimde aşarı, tanınırlık ve tüm bunların varmış demek ki öyle bir yerden çıkıverdi. getirdikleri, götürdükleri... Belki bu bulmakla ilgili... yoldan pek çok isim geçti, geçiyor. n Ben sizi “başarılı bir hayalperest” olarak tanım- n Konuşurken manevi yönü Ancak kimileri önüne çıkan kalıplarla yüksek biri olduğunuzu fark lıyorum. Yani hayallerini gerçekleştirme ve gerçekçi Bkendi yöntemiyle baş ediyor; Mert ettim. Bunu biraz saklıyor kılma konusunda çok başarılı buluyorum sizi. Ramazan Demir de bu isimlerden. Nerede musunuz? Bunun çok çalışmak ve çok çabalamakla olduğunun, ne istediğinin ve kimi zaman yoluna Aslında saklamıyorum. Ben de alakalı olduğunu düşünüyorum. Hiçbir hayal çıkan çıkmaz sokakların farkında. Bu farkındalık, büyüyorum diyeyim, değişiyorum. kendiliğinden gelişmez. Bazen çok çabalamak da tüm benliğiyle “an”da olma çabasının bir getirisi Eskiden böyle biri değildim. Daha hiçbir şeye yetmiyor. Çünkü o az önce söylediğim aslında. Çocukluk düşlerini gerçekçi kılmak ve maskeliyordum kendimi. Belki gibi bizim işimiz, doğru insanların buluşma işi. farkında olmadan bende olmayan bunu yaparken de özündeki en yüksek duyguya Tabii ki sen kendi enerjini öyle belirliyorsun başka bir şeyi göstermeye tutunmakla ilgili bir duruş bu. Disney+’ta yayına ya da istediğin insanlarla çalışma konusunda o çalışıyordum. Şimdi giren “Bize Bi’Şey Olmaz”da Aktan’a yaşam kadar özgür olmasan da kendini bir nebze özgür duygularımı daha rahat veren Demir ile keyifli bir sohbette buluştuk. tutabiliyorsun. O konudaki hayallerimi güzel ifade ede biliyorum. iletiyor olabilirim. Çünkü aynı şekilde emek n Aktan karakteri sizde nasıl duygular uyandırdı? O biraz kendini verelim istiyorum. Yani sete hiçbir zaman şöyle bulmakla ilgili Bir gece kulübü sahibi, çocuk yaşta ailesini galiba. gitmek istemiyorum: Bugün de geldik işte... kaybetmiş. Hayatla kurduğu sevgi bağı çok az. O yüzden başlarda zor oldu ama sonra sevdim. Onu n Hep yüzde 100’ünüzü veriyorsunuz ve herkes- yaşadıkça daha da sevmeye başladım. ten onu bekliyorsunuz. Görmediğinizde de bunu doğrudan ifade edebiliyorsunuz diyebilir miyiz? n Aslında hayatla kurduğu bağın sevgi kısmının Tam olarak bahsettiğim şey bu. Ben bunu az olması bir öfke yaratıyor ama bir hüzün de var. ifade ederken hiç gocunmam. Bunu ekip Bu hüzün sizde var mıydı? arkadaşlarımdan da isteyebilirim herhangi birinden Bu hem benim insanları fazla gözlemlememden de. Çünkü oraya o anın içinde kalmaya yüzde hem de oynadığım daha önceki karakterlerden de 100 odaklı geliyorum. Kendi hayatımı bir tarafa bildiğim bir şey. bırakıp o an ne yapacaksak tüm mental ve fiziksel n Biraz tarif eder misiniz, nasıl bir duygu? gücümü vermekle ilgileniyorum. Orada bir şey Dışarıdan bakıldığında defolu bir karakter gibi yolunda gitmezse bir anda senin bütün modunu duruyor. Hatalar yapıyor, yanlış kararlar veriyor... değiştirebilir. Yönetmen gününde değildir, ekip Ancak ben karakterlerime öyle yaklaşmıyorum. çalışmak istemiyordur, oyuncu ezbersiz gelmiştir... Çünkü insan hata yaparken veya bir karar verirken Birçok şey olabilir orada. O yüzden doğru genelde ne yaptığını bilmeden insanlarla buluştuğumda yüzde 100’ü daha iyi yapar bunu. Ben çıkartabiliyorum. de tam anlamıyla büründüğüm ‘İNANILMAZ BİR ANDI’ karakterde “bu n Peki sizin için hikâye anlatmak, belli yaşam- yaptığım bir hata” lara bürünüyor olmak, mesleki kısmı bir tarafa diyerek mesafe bırakırsak ne kadar önem taşıyor? koymuyorum. O an Valla çok değişiyor. Bazen çok manasız şeyler neyi gerektiriyorsa; yapıyormuşum hissine kapılmıyor değilim ama bağırmayı, ağlamayı sonrasında birileriyle bağ kurabildiğini görmek ya da senaryo dışı bir o kadar iyi hissettiriyor ki. Bunu en çok askere refleksi çekinmeden gittiğimde yaşamıştım. Oraya gelen aileler, o yapıyorum. O ailelerin çocuklarıyla saatlerce vakit geçirdiğimde dünyanın içinde, bıraktığım iz o kadar ilginç geldi ki bana. Mesela tamamen “anda kalmayı” kovalıyorum. engelli bir kız, odasındaki posterlerini gösterdi n Bu söylediğinizin iyi bir hikâye anlatıcısı olma- bana. Ailesi, “Eğer tedaviye başlarsan seni bir nın da püf noktalarından olduğunu düşünüyorum. şekilde Mert Ramazan Demir ile görüştüreceğiz” Kesinlikle öyle ama bizim işlerde çok fazla demiş. Ve kız bunun hayaliyle istemediği bir parametre var. Bazen hayal ettiğin gibi olmuyor tedaviye başlamış. Bu, kulağıma askerdeyken o atmosfer. Ya da karşındaki oyuncu, oradaki geldi. Buluşunca açıkladılar. İnanılmaz bir andı oyuncular... Belki yönetmenin başka bir fikri benim için. O samimiyeti geçirdiğimde yaşadığım olabiliyor. O yüzden doğru insanlar buluştuğunda böyle bir taraf var. Bir de manalı şeyler yaptığımda daha yaratıcı bir şeye dönüşüyor. Aynı yerde yaşadığım his var. Yaptığımız işler her zaman buluşmak gerekiyor biraz. çok fazla mesaj kaygısı gütmüyor ama güttüğü zamanlar o da çok hoşuma gidiyor. n Aynı yerde buluşmak da herhalde fikirlerin biraz çatışması sonucu ortaya çıkıyor diye düşünü- n Eğer kamera icat edilmemiş ve dünyada hiç yorum. daha önce sahne kurulmamış olsaydı hikâyelerinizi hepimiz aynı fikirdeyiz değil mi? Tamam. Şimdi oturmuş diye düşündüm. Evet ama günün sonunda bir karar vermek anlatmak için nasıl bir yol bulurdunuz? O bir anda sette karar verilmiş bir şeydi, bu sahneyi iyi yapmakla ilgilenelim. Yoksa gerekiyor. O karar verilmeden o sahneye İyi soruymuş! Vallahi ben zaten böyle senaryoda yoktu. Aktan çektiği acı gereği “aman kendi oyunumu tutayım en azından” girildiğinde oyuncu kendi bildiğini yapıyor, yapıyordum çocukken. Bir hikâyeye inanıyordum. arkadaşlarıyla dans ediyor, çok fazla içki tüketiyor ya da yönetmen tarafında “ben istediğim gibi yönetmen kendi bildiği oyunu veriyor. Kendi Kafamdan bir hikâye uyduruyordum ve sabaha kadar. Hayatta da olur ya çok “cool” şeyler çekemedim” gibi durumlar oluyor. Bizde öyle bir bildiği açılarda çekiyor… arkadaşlarımı buna inandırmaya çalışıyordum. yaparsın, içersin filan dans edersin ama sonunda şey olmadı. O yüzden hep huzurla ayrıldım setten. Hiç kamera da yoktu sahne de. Aslında baktığında n ”Bize Bi’Şey Olmaz”da bu yaşanmadı sanırım. kendini çok arabesk bir şeyin içinde bulursun. gerçekte var olmayan bir hikâyeyle bağ Yaşanmadı kesinlikle. Bence Pınar (Bulut) o Sette de öyle oldu. Ben şarkıyı mırıldanıyordum, O AN KARAR VERİLEN SAHNE kurabildiğimde kendimi çok iyi hissediyordum. gerçekliği güzel bir şekilde yansıtmış sahnelere, Neslihan dedi ki “Böyle bir şey mi yapsa, rakıya Belki o zamanlar kötü bir histi bu ama şu an... n Ben onu biraz şuradan da çıkardım. Hakan mı düşse?” O saatten sonra rakıya geçmiş. Sabah Neslihan (Yeşilyurt) da öyle. Miray (Daner) ile Altun’un “Bir Telefon” şarkısını söylüyorsunuz bir zaten kimyamız çok güzel tuttu. Ve bu birleşim artık saat altı, insanlar mekânı temizliyor... “Hadi n Şu an çalışıyor mu? sonucu ortaya şu çıktı: Kayda girmeden önce sahnede. Sanki bir defada çekilmiş ve duygusu tam yapalım” dedik bir anda ve girdik, tekte çektik. Çalışıyor, aynen. (Gülüyor) ebeveynlerin eğitmen rolünü üstlendiğini, kimi sürekli geri bildirimle beslenen bir onu biçimlendiren bir rehber vardır. Yeteneğin üçüncü adımı: zaman da okul veya kulüp ortamında profesyonel gelişim yolculuğudur. 4 Tiger Woods, genç koçların sürece dahil olduğunu gösterir. Önemli Her antrenman belirli bir amaca yaşta dünyanın en iyi golf Profesyonelliğe geçiş olan, çocuğun artık yalnızca içsel motivasyonla hizmet eder. Her hata dikkatle koçlarıyla çalışarak oyununu değil, dışsal yönlendirmelerle de gelişmeye analiz edilir. Her ayrıntı defalarca mükemmelleştirdi. ve ustalığa ilk adımlar başlamasıdır. işlenerek kusursuzlaşır. 4 Serena Williams, Patrick 4 Mozart, yüzlerce eserini Mouratoglou gibi deneyimli GELİŞİMİ BİÇİMLENDİRMEK TÜBI SAD Başkanı tekrar tekrar düzenleyerek müzikal antrenörlerle oyununu yeniden 3 Bu aşamada öğretmen ve koçların niteliği dehasını keskinleştirdi. MEHMET ALI TOMBALAK tasarladı. belirleyici olur. Alanında yetkin, çocuklarla 4 Serena Williams, binlerce 4 Josh Waitzkin, Tai Chi’yi çalışmaktan keyif alan bir rehber, öğrencinin servis atışıyla kendini sınadı ve Grandmaster William C.C. yaşamında gerçek bir dönüm noktası olabilir. erakla başlayan ve oyunla mükemmelliğe yaklaştı. Chen’den öğrenerek farklı bir ustalık Destekleyici bir rehberin varlığı, çocuğun beslenen yolculuk, bir noktada 4 Kobe Bryant, her güne 800 yoluna adım attı. çalışmalarına düzen kazandırır. Çalışma saatleri profesyonelleşir. Çocuk artık isabetli şutla başlayarak disiplinini efsaneye 4 Alperen Şengün, NBA’da mentorlarının artar, oyun planlı bir rutine dönüşür. Boş yalnızca oynayan biri değildir. dönüştürdü. rehberliğiyle oyun zekâsını derinleştirdi. zamanlar bile bilinçli pratiğin alanına evrilir. MYaptığı işte fark yaratmak, daha 4 Tiger Woods, aynı vuruşu saatlerce Koç, yalnızca teknik bilgi aktaran kişi değildir. Bu dönemde çocuklar artık “çalışmak zorunda iyi olmak ister. Bu evre, öğretmen veya koçun tekrarlayarak sezgiyi refleks haline getirdi. Geri bildirimlerle gelişimi hızlandıran, hatalardan devreye girdiği, merağın yön bulduğu ve oyunun oldukları” için değil, çalışmayı sevdikleri için 4 Josh Waitzkin, kaybettiği oyunları analiz ders çıkarmayı öğreten ve zihinsel dayanıklılığı yerini planlı çalışmanın aldığı dönemdir. zaman ayırırlar. İçsel motivasyonları, en güçlü ederek sezgiyi stratejiye dönüştürdü. besleyen bir yol göstericidir. Çocuk hâlâ yaptığı işten keyif alır ancak bu itici güç haline gelir. Öğrenme, zorunluluktan 4 Alperen Şengün, NBA’da bire bir antrenmanlarla Bu aşamada rekabet artık yerel sınırları aşar, kez eğlenceye amaç eşlik eder. İşte farklılaşma çıkıp tutkuyla sürdürülen bir yolculuğa dönüşür. eksiklerini parçalara ayırarak kapatıyor. küresel bir boyuta taşınır. Yolculuk, profesyonel bu aşamada belirginleşir. Öğretmen veya koç, Psikolog Anders Ericsson’un tanımladığı USTALIĞIN MİMARLARI bir kimliğe ve disipline dönüşür. Genç yetenek, çocuğun yeteneğini fark eder. Yaptığı işi takdir, “deliberate practice” (bilinçli pratik), olağanüstü teşvik eder ve ona yeni ufuklar açar. başarının temel taşıdır. Basit tekrarın ötesine Profesyonelliğe geçişte artık yalnız ilerlemek bilinçli pratik ve doğru rehberlikle ustalığa adım Araştırmalar, bu dönemde kimi zaman geçen bu süreç odaklanmış, hedefe yönelik ve mümkün değildir. Her büyük ustanın yanında, atar.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle