Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
8 ŞUBAT 2026
5
Ezgi Emel, sosyal medyada ‘linçlerle’ nasıl başa çıktığını bu sözlerle anlattı:
Gerçek güç
‘Fikrime saldırıldığında
iptal edilemiyor
endimizi kötülüğe
ne kadar hazırladık?
KONUŞMAMIZ
Duyduğumuz
LAZIM
haberlerin ne kadarı
kişisel almıyorum’
Kartık uykularımızı
kaçırmıyor? Ben sanıyordum ki
artık tamamım. Sosyal medyada
zgi Emel bir eğitimci. Aldığı
maruz kaldıklarım, kötülük
felsefe eğitiminin ardından
karşısında dehşete kapılma
‘Algoritmaya bir
çocuk kitaplarıyla adını
sınırlarım ittire ittire benim için
duyurmuştu. Şimdilerde sosyal
“kötülük” tanımını öylesine
Emedyanın tüm alanlarında etkin
kere dikkat ettim’
genişletti ki artık ne duysam
bir biçimde düşüncelerini meraklılarına
şaşırmam sanıyordum. Ben...
aktarmayı sürdürüyor. Son olarak u Video paylaşırken algoritmaya
DILŞAD
Asfaltta yalnız kalmış çiçekle,
YouTube’da kendisine ait “Kötü Emeller” ne kadar dikkat ediyorsun?
ÇELEBI
boynu bükük masa lambasıyla bile
kanalı, “Mecbur muyum” isimli podcast’i
Dikkat etmiyorum. Bir kere
empati kuran ben... Beni böyle
ve canlı sosyal bilimler şovu “Mahalle
dikkat ettim, “Izleyiciler
hissizleştiren, Pink Floyd’un
Yanarken” programlarında izleyiciyle
psikolojik egoizmi merak
deyimiyle “comfortably numb” (rahatça uyuşmuş) yapan
buluşuyor. Ezgi Emel’le sosyal medya ve
ediyorlar” diye bir veri sundu
sistem sanmıyorum ki sizleri de en saf halinizle bıraksın.
tartışma kültürü üzerine konuştuk.
YouTube. “Bir deneyeyim”
Siz de alıştınız değil mi kadına, çocuğa, hayvana, insana,
dedim, egoizm videosu
u YouTube’daki ilk videonun tarihi Kasım
doğaya şiddet haberlerine. Alışmadık demeyin, aksi halde
yaptım. Ben bu işi keyfi olarak
2024. Ondan önce nasıl hayatını sürdürüyordun?
delirirdiniz. Bir pazar sabahı elinizde gazete sakince
yaptığım için gerçekten
Ben felsefeden mezun olduktan sonra
köşenizde oturup okuduğunuza göre siz de bendensiniz.
merak etmediğim konuyu
ne yapacağımı bilmiyordum. Gerçeklikten
Tepkileriniz beşse üçe, hatta ikiye düştü değil mi?
çalışasım gelmiyor. Psikolojik
kopuk bir motivasyonla
20 yıl önce Passolini’nin “Salo”sunu boş koltukların
egoizm benim için lisede
felsefe okudum. Sonra
arkasına saklana saklana izlerken “Bu gerçek değil, bir
kapılıp sonra ayrıldığım bir
tam mezun olurken bir
sistem eleştirisi” diye teselli ediyordum kendimi. Bugün
trendir. O yüzden hiç ilgimi
okuldan iş teklifi aldım.
sosyal medya, daha beterini, daha gerçeğini yüzümüze
çekmedi, zoraki yaptım
“Biz ‘çocuklarla felsefe’
vuruyor. Sontag’ın eleştirdiği televizyonun bile yavaş
ve o videoda da
diye bir ders sunmak
kaldığı bugünün dünyasında maruz bırakıldığımız uyaran
bu hissediliyor
istiyoruz. Böyle bir
bombardımanı bizi hem duyarsızlaştırıyor hem de kimin
zaten, az izlendi.
pedagoji var, Avrupa’da
acısına bakacağımızı bilemez hale getiriyor: Gazze’ye
Bir daha da
çok meşhur, Türkiye’ye
mi yanalım, Afganistan’a mı, kendi topraklarımıza
yapmadım.
ORHUN
bunu getirmek istiyoruz”
mı? Afganistan’da kız çocuklarının okula gitmesi
ATMIŞ
dediler. Beş yıl boyunca
yasaklanıyor.
çeşitli okullarda fikirler ve kişiler bu kadar steril bir şekilde paylaşıyorum. TikTok’ta videolardan kesitler
Atatürk’e şükrediyoruz. Kadınlar ve çocuklar
çocukların eleştirel ayrıştırılmalı mı? Bunu sorgulamaya paylaşıyorum; tam neye hizmet ediyor
köleleştiriliyor. Atatürk’e şükrediyoruz. İran’da rejime
düşünme becerilerini geliştirmesini teşvik başladım, belki bununla ilgili bir video bilmiyorum ama âdettendir diye yapıyorum.
karşı direnenlerin kaçının öldüğünü bile tam olarak
eden bu pedagojik bir program uyguladım.
yapabilirim.
bilmiyoruz. Atatürk’e şükrediyoruz. Ama giderek
u Senin kanalın başarısına gelirsek felsefe
Anaokulundan sekizinci sınıfa kadar her
korkuyoruz. Artık uykularımızı başkalarının acısı değil,
ve psikoloji gibi alanlarda bu kadar ilgi
AVRUPALILAR NİYE GARİP?
yaş grubunun dersine girdim. O benim
kendi endişelerimiz kaçırıyor. Şeriat kelimesi dizlerimizi
olması aslında “toplum cahil” algısıyla zıtlık
için çok eğitici bir deneyimdi. Çocuklarla
u YouTube’da takipçi sayını artıran ya da ilk
çözüyor sonra yine akşam ne yesek diye düşünüyoruz.
oluşturuyor. Bunu nasıl yorumlarsın?
tartışmak... Her yaş grubuyla farklı konular
sıçramayı yaptığın video hangisiydi?
Öte yandan şeriatın esamesi okunmayan topraklardan
Kesinlikle katılıyorum. Bir açlık var;
tartışabiliyorsun. “Dördüncü sınıf şu konuyu
İstikrarlı bir şekilde ilerledi ama şu
başka vahşet haberleri geliyor. Epstein belgeleri yeni
insanlar eksik kaldıklarını hissediyorlar
anlamıyor, beşte anlıyorlar” gibi bilişsel
an en çok izlenen videom “Avrupalılar iğrençliklerle meydana çıkıyor.
ve bunu doldurmaya çalışıyorlar. Bilginin
zıplamaları fark etmeye başlıyorsun. Çok
Niye Böyle Garip?” O videom kanalımın Dert değil, yine unuturuz. Belgelerde isimler var,
sunumuyla da alakalı bu. Eski yöntemlerdeki
öğretici bir deneyimdi ama takdir edersiniz
potansiyelinin 3-4 katı izlendi. Orada bağlantılar var, uçuş kayıtları var, tanıklıklar var.
o “ezerek, aşağılayarak öğretme” yöntemini
ki çocuklarla çalışmak çok da yorucu.
Avrupa’ya saydırıyorum, belki de o yüzden. Sistematik olarak sömürülen, susturulan çocuklar var.
dışarıda bırakınca insanlar ilgi gösteriyor.
Kitap da güzeldi, Joseph Henrich’in bir Buna karşın dünyada gerçek anlamda yanan pek bir şey
Jargondan kurtulup meseleyi erişilebilir
‘UZANTINIZ DEĞİLLER’
yok. Ne iktidarlar devriliyor ne servetler buharlaşıyor.
antropoloji kitabı. Bir de ben yazın çektiğim
kıldığınızda insanlar merak ediyor. Bazı
u Sosyal medyada genelde yorumlara pek
videolarda çok enerjik oluyorum çünkü
akademisyenlerdeki o “bilgi satma” tavrı
YETERİNCE UYANIK MIYIZ?
cevap verilmez ama sen iletişime giriyorsun...
tatilde oluyorum. Hem enerjim hem tonum
insanları soğutuyor. Benim önceliğim karşı
Tam da burada “woke culture” (uyanık kültür) devreye
Yorumlara cevap vermeyi de çok
çok iyiydi. Avrupa’ya saydırmak bizim
tarafa fikri aktarabilmek, ne kadar bildiğimi
giriyor. Woke-farkında olmak iddiası taşıyor. Eşitsizliği
seviyorum. Tartışma bağımlısıyım. Orada bir
ülkemizde sevilen bir olay. Hep ulaşılmak
göstermek değil.
görmek, şiddeti tanımak, dili düzeltmek, doğru yerde doğru
tartışma olsun, beraber doğruya ulaşalım...
istenen bir “ideal” var ama ulaşamıyoruz. O
tepkiyi vermek... Biz “bayan” kelimesiyle uğraşadururken
Benim tartışma yürütücülüğü formasyonum
‘ÇOCUĞUN SÜREKLİ
yüzden “Bari gömelim” gibi bir tepkisellik
her gün gelen kadın cinayeti haberleri, 6 Şubat’ta kaybolan
olduğu için zaten hayatım tartışmayla geçti.
de oluyor. O tarz Avrupa yeren içeriklerin HUYUNA GİTMEK YANLIŞ’
çocuklar, Afganistan’daki kadınlar, Epstein adasındaki kız
Biri bir fikrime saldırdığı zaman bunu kişisel
bir alıcısı var.
u Bizde otorite hep olumsuz algılanır ama
çocukları gösteriyor ki bu farkındalık gücün merkezine
almama refleksim gelişti. Bu geliştirmesi
u Peki bu süreçte “YouTube’a video
otorite aynı zamanda düzen ve verimlilik de
temas ettiğinde dağılıyor. “Woke kültür”, dünyayı yakması
zor bir refleks bu arada, insanlar genelde
yapıyorum ama sayılar artmıyor, boşa mı
getirir. Z kuşağının otorite algısı, teknolojiyle iç
gereken bir dosya karşısında bile etkisiz
fikirlerini kendilerinin uzantısı olarak
yapıyorum” diye düşündüğün oldu mu? içe büyümeleriyle birlikte nasıl değişti? Bizim
kalıyor. O zaman biz neyin farkındayız?
görme eğiliminde oluyorlar. Bu anlaşılır
Hiç olmadı. Ben izlenmelere çok kuşaklara göre farkı ne?
Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik
bir durum ama ben öyle olmadığım için
takılmıyorum. Milyon izlenen ama etkili Öncelikle şunu belirteyim; benim
şiddet söz konusu olduğunda, “MeToo”
“Tartışalım, ne diyorsun” diyorum. Kişisel
olmamış, konuşulmayan bir sürü “apır sapır” çalıştığım okuldaki öğrenciler sınavda
akımı bir kırılma anıydı. Bastırılmış
almıyorum. Derim de kalındır. Bir insanın
hata yapmadan gelen bir grup olduğu için
içerik var. Ben izlenmelerime oranla epey
olanlar sonunda konuşuyordu. “Woke
olumsuz eleştirisinin bana dokunabilmesi
örneklemim Türkiye genelini temsil etmiyor.
konuşulduğumu düşünüyorum. O yüzden
kültür”ün bir neticesi olarak toplumsal
için gerçekten tanıdığım, sevdiğim ve fikrine
beni izlenmelerden ziyade “Bir tartışma Bizim öğrenciler otoriteye biat eden, en
dışlama halinde vuku bulan “Cancel culture”
değer verdiğim bir insan olması lazım. Üzen
yaratabildim mi” sorusu ilgilendiriyor. azından ailesinin veya sınav sisteminin
(iptal kültürü) burada güçlü göründü. Ama
eleştiriler aldığım zamanlar da oluyor tabii
O açıdan her videom beni tatmin ediyor. otoritesine uyum sağlayan çocuklar. Ama
bu güç, seçici bir güçtü. Daha çok orta
ki ama alelade bir YouTube yorumundan
artık bir otoriteyi sorgulama hali var,
Sonuçta çalışıyorum, doğru bilgiler sınıfın, erişilebilir figürlerin üzerinde işledi.
çok etkilenmiyorum, sadece o tartışmaya
“Bunu niye böyle yaptın” diye soruyorlar.
sunuyorum. Bazen sonradan da videolar Yukarı doğru değil, yatay düzlemde çalıştı. Düşmeleri
girmekten hoşlanıyorum. Sosyal medya
Hocalara dava açma aşamasına gelenler
yükselebiliyor, gündem oluyor vesaire. sistem için maliyetsiz olanlar gitti. Epstein ise başka bir şey
lincini şu ana kadar ufak tefek yaşadım ama
var. Otoritenin sorgulanmasının bir yere
İzlenmelere oranla etkimi yüksek buluyorum. söylüyor: Gerçek güç iptal edilemiyor!
beni duygusal anlamda etkilemedi.
kadar sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu noktada Sartre’ın “kötü niyet” kavramı rahatsız
u Bir yandan diğer sosyal medya mecraları
u Peki, olumsuz taraflarında ne görüyorsun
Eskiden hoca bir karar verirdi, hiçbir hesap edici bir açıklama sunuyor. Kötü niyet, insanın
Twitter, TikTok ve Instagram’da da etkinsin.
sosyal medyanın?
verilebilirlik yoktu. Şu an artık hesap özgürlükten kaçma halidir. Kişinin, kendisini başkaları
Bunların hepsi farklı kitlelere hitap ediyor.
Sosyal medyanın en olumsuz tarafı,
verebilirlik olmak zorunda ve o kuşak tarafından verilmiş rollere, koşullara, “zaten böyle”lere
Platformları ve takipçileri nasıl karşılaştırırsın?
bence tartışma zeminini çok sığlaştırması
bunu talep ediyor. Öte yandan, velilerden bağlaması özgür olduğu gerçeğiyle yüzleşmek yerine
X’te (Twitter) hayattan nefret eden bir
ve bizi “kişi ile fikri” birbirinden ayırmaya
kaynaklanan problemler de var. Bir anlatı özgür değilmiş gibi davranması... Ama bu masum bir
kitle var, en çok orayı seviyorum. Sosyal
zorlayan bir sterilizasyona itmesi. Bu
gelişti: “Çocuğa ses yükseltirsen travmatize yanılgı değil, bir kendini aldatma biçimi. Bugün woke
medyanın “sigara odası” gibi. Çok yeni
konuda “Safsatalar safsata mı?” diye bir
culture tam da bu kendini aldatmanın güncel biçimi
olur.” Hayır, çocuklar dünyanın en duygusal
girdim ama kendimi buldum, X’in o
video yapmayı planlıyorum. Ad hominem
olabilir mi? Doğru kelimeleri kullanmak, doğru öfkeyi
olarak dayanıklı varlıkları. Bir kere bağırsan
karanlık, hayattan nefret eden dünyası beni
vardır ya, “Kişinin kendisine değil,
göstermek, doğru kişileri iptal etmek… Bunların hepsi
travmatize olmazlar. Çocuğun evde deli
çekiyor. Orada çok provokatif fikirlerimi
fikrine saldırmalıyız, kendisine saldırırsak
bir role dönüştüğünde Sartre’ın tarif ettiği sahneye
varmış gibi sürekli huyuna gitmek yanlış.
deniyorum, Türkiye’nin hazır olmadığı,
safsatadır” diye. Bunun böyle olup
giriyoruz: Rolünü kusursuz oynayan ama kendini o
linç de edilebileceğim fikirler. Dozu yavaş u Duyurabileceğimiz yeni projeler var mı?
olmadığına çok emin değilim. “İnsanları
rolle sınırlayan insan. “Ben farkındayım” demek, artık
yavaş artırıyorum. Instagram’da hayatımı
fikirleriyle beraber mi almalıyız” sorusu Yaşar Altundağ ile biletli bir canlı şova
bir sorumluluk değil, bir kimlik beyanı. Ve kimlikler,
son zamanlarda bende canlandı. Mesela paylaşıyorum, insanlar merak ediyor. Renkli başlıyoruz: “Mahalle Yanarken.” Güncel
sorumluluğu askıya almanın en güvenli yollarından biri.
pedofil olduğunu bildiğim bir yönetmenin bir karakter olduğumu düşünüyorum. sosyal bilim meselelerini interaktif bir
Belki de biz dünyayı değiştirecek kadar uyanık değiliz
filmini izlemek gibi... İşler ve kişiler, Fikirlerimi X’te, görselleri Instagram’da formatta tartışacağız.
ama değişmediği gerçeğiyle yaşamaya katlanabilmek için
yeterince uyanık gibi davranıyoruz.
‘Dört gün mesai, üç gün tatil’
Indie rock
u Günümüzde büyük bir çoğunluk deşarj olabiliyorsun. Bu yüzden
içe kapanmış, mutsuz ve ekonomik hepimiz ufak bir dopamin almak
efsanesi geliyor
darboğazda hissediyor gibi. Geniş için sosyal medyaya yöneldik.
Indie rock dünyasının kült
kitlelere seslenen biri olarak
Ekonomi insanların psikolojisini çok
gruplarından The National’ın
yorumlardan bu fark ediliyor mu?
etkiliyor. Son zamanlarda “Dört
vokalisti ve söz yazarı Matt
gün mesai, üç gün tatil” konusuna
Türkiye’de sosyal medya
Berninger, 13 Temmuz akşamı Pulse
eğildim. Avrupa’da saat bazında en
kullanımının bu kadar yüksek
organizasyonu ve +1 katkılarıyla JJ
çok çalışan ülkeyiz ama verimlilik
oluşunu ekonomik sebeplere
Arena Ataşehir’de müzikseverlerle
soru işareti, bir rol oynuyoruz gibi.
bağlıyorum. Insanların hobilerine
buluşacak. “Game of Thrones”un
Patron takıntısı yüzünden ofiste 9-10
zaman veya para harcayacak
soundtrack çalışmalarında da yer
saat durmak artık eskide kalmalı.
durumları yok. Çalışma saatleri çok
alan Berninger’ın bu özel gecesine
uzun. Istanbul’da iş bitiyor, iki saatte En azından maaşı artıramıyorsan tanıklık etmek isteyenler için biletler
Matt
eve gidiyorsun, bitik haldesin. Ne zaman ver kardeşim! Çok çalışmanın JoJo, Biletix, Bubilet ve diğer satış
Berninger
Ezgi Emel
platformlarında yerini alacak.
hobine vakit ayırabiliyorsun ne karşılığında berbat maaşlar alınıyor.
Fotoğraflar: Vedat Arık

