08 Şubat 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

8 ŞUBAT 2026 5 Ezgi Emel, sosyal medyada ‘linçlerle’ nasıl başa çıktığını bu sözlerle anlattı: Gerçek güç ‘Fikrime saldırıldığında iptal edilemiyor endimizi kötülüğe ne kadar hazırladık? KONUŞMAMIZ Duyduğumuz LAZIM haberlerin ne kadarı kişisel almıyorum’ Kartık uykularımızı kaçırmıyor? Ben sanıyordum ki artık tamamım. Sosyal medyada zgi Emel bir eğitimci. Aldığı maruz kaldıklarım, kötülük felsefe eğitiminin ardından karşısında dehşete kapılma ‘Algoritmaya bir çocuk kitaplarıyla adını sınırlarım ittire ittire benim için duyurmuştu. Şimdilerde sosyal “kötülük” tanımını öylesine Emedyanın tüm alanlarında etkin kere dikkat ettim’ genişletti ki artık ne duysam bir biçimde düşüncelerini meraklılarına şaşırmam sanıyordum. Ben... aktarmayı sürdürüyor. Son olarak u Video paylaşırken algoritmaya DILŞAD Asfaltta yalnız kalmış çiçekle, YouTube’da kendisine ait “Kötü Emeller” ne kadar dikkat ediyorsun? ÇELEBI boynu bükük masa lambasıyla bile kanalı, “Mecbur muyum” isimli podcast’i Dikkat etmiyorum. Bir kere empati kuran ben... Beni böyle ve canlı sosyal bilimler şovu “Mahalle dikkat ettim, “Izleyiciler hissizleştiren, Pink Floyd’un Yanarken” programlarında izleyiciyle psikolojik egoizmi merak deyimiyle “comfortably numb” (rahatça uyuşmuş) yapan buluşuyor. Ezgi Emel’le sosyal medya ve ediyorlar” diye bir veri sundu sistem sanmıyorum ki sizleri de en saf halinizle bıraksın. tartışma kültürü üzerine konuştuk. YouTube. “Bir deneyeyim” Siz de alıştınız değil mi kadına, çocuğa, hayvana, insana, dedim, egoizm videosu u YouTube’daki ilk videonun tarihi Kasım doğaya şiddet haberlerine. Alışmadık demeyin, aksi halde yaptım. Ben bu işi keyfi olarak 2024. Ondan önce nasıl hayatını sürdürüyordun? delirirdiniz. Bir pazar sabahı elinizde gazete sakince yaptığım için gerçekten Ben felsefeden mezun olduktan sonra köşenizde oturup okuduğunuza göre siz de bendensiniz. merak etmediğim konuyu ne yapacağımı bilmiyordum. Gerçeklikten Tepkileriniz beşse üçe, hatta ikiye düştü değil mi? çalışasım gelmiyor. Psikolojik kopuk bir motivasyonla 20 yıl önce Passolini’nin “Salo”sunu boş koltukların egoizm benim için lisede felsefe okudum. Sonra arkasına saklana saklana izlerken “Bu gerçek değil, bir kapılıp sonra ayrıldığım bir tam mezun olurken bir sistem eleştirisi” diye teselli ediyordum kendimi. Bugün trendir. O yüzden hiç ilgimi okuldan iş teklifi aldım. sosyal medya, daha beterini, daha gerçeğini yüzümüze çekmedi, zoraki yaptım “Biz ‘çocuklarla felsefe’ vuruyor. Sontag’ın eleştirdiği televizyonun bile yavaş ve o videoda da diye bir ders sunmak kaldığı bugünün dünyasında maruz bırakıldığımız uyaran bu hissediliyor istiyoruz. Böyle bir bombardımanı bizi hem duyarsızlaştırıyor hem de kimin zaten, az izlendi. pedagoji var, Avrupa’da acısına bakacağımızı bilemez hale getiriyor: Gazze’ye Bir daha da çok meşhur, Türkiye’ye mi yanalım, Afganistan’a mı, kendi topraklarımıza yapmadım. ORHUN bunu getirmek istiyoruz” mı? Afganistan’da kız çocuklarının okula gitmesi ATMIŞ dediler. Beş yıl boyunca yasaklanıyor. çeşitli okullarda fikirler ve kişiler bu kadar steril bir şekilde paylaşıyorum. TikTok’ta videolardan kesitler Atatürk’e şükrediyoruz. Kadınlar ve çocuklar çocukların eleştirel ayrıştırılmalı mı? Bunu sorgulamaya paylaşıyorum; tam neye hizmet ediyor köleleştiriliyor. Atatürk’e şükrediyoruz. İran’da rejime düşünme becerilerini geliştirmesini teşvik başladım, belki bununla ilgili bir video bilmiyorum ama âdettendir diye yapıyorum. karşı direnenlerin kaçının öldüğünü bile tam olarak eden bu pedagojik bir program uyguladım. yapabilirim. bilmiyoruz. Atatürk’e şükrediyoruz. Ama giderek u Senin kanalın başarısına gelirsek felsefe Anaokulundan sekizinci sınıfa kadar her korkuyoruz. Artık uykularımızı başkalarının acısı değil, ve psikoloji gibi alanlarda bu kadar ilgi AVRUPALILAR NİYE GARİP? yaş grubunun dersine girdim. O benim kendi endişelerimiz kaçırıyor. Şeriat kelimesi dizlerimizi olması aslında “toplum cahil” algısıyla zıtlık için çok eğitici bir deneyimdi. Çocuklarla u YouTube’da takipçi sayını artıran ya da ilk çözüyor sonra yine akşam ne yesek diye düşünüyoruz. oluşturuyor. Bunu nasıl yorumlarsın? tartışmak... Her yaş grubuyla farklı konular sıçramayı yaptığın video hangisiydi? Öte yandan şeriatın esamesi okunmayan topraklardan Kesinlikle katılıyorum. Bir açlık var; tartışabiliyorsun. “Dördüncü sınıf şu konuyu İstikrarlı bir şekilde ilerledi ama şu başka vahşet haberleri geliyor. Epstein belgeleri yeni insanlar eksik kaldıklarını hissediyorlar anlamıyor, beşte anlıyorlar” gibi bilişsel an en çok izlenen videom “Avrupalılar iğrençliklerle meydana çıkıyor. ve bunu doldurmaya çalışıyorlar. Bilginin zıplamaları fark etmeye başlıyorsun. Çok Niye Böyle Garip?” O videom kanalımın Dert değil, yine unuturuz. Belgelerde isimler var, sunumuyla da alakalı bu. Eski yöntemlerdeki öğretici bir deneyimdi ama takdir edersiniz potansiyelinin 3-4 katı izlendi. Orada bağlantılar var, uçuş kayıtları var, tanıklıklar var. o “ezerek, aşağılayarak öğretme” yöntemini ki çocuklarla çalışmak çok da yorucu. Avrupa’ya saydırıyorum, belki de o yüzden. Sistematik olarak sömürülen, susturulan çocuklar var. dışarıda bırakınca insanlar ilgi gösteriyor. Kitap da güzeldi, Joseph Henrich’in bir Buna karşın dünyada gerçek anlamda yanan pek bir şey Jargondan kurtulup meseleyi erişilebilir ‘UZANTINIZ DEĞİLLER’ yok. Ne iktidarlar devriliyor ne servetler buharlaşıyor. antropoloji kitabı. Bir de ben yazın çektiğim kıldığınızda insanlar merak ediyor. Bazı u Sosyal medyada genelde yorumlara pek videolarda çok enerjik oluyorum çünkü akademisyenlerdeki o “bilgi satma” tavrı YETERİNCE UYANIK MIYIZ? cevap verilmez ama sen iletişime giriyorsun... tatilde oluyorum. Hem enerjim hem tonum insanları soğutuyor. Benim önceliğim karşı Tam da burada “woke culture” (uyanık kültür) devreye Yorumlara cevap vermeyi de çok çok iyiydi. Avrupa’ya saydırmak bizim tarafa fikri aktarabilmek, ne kadar bildiğimi giriyor. Woke-farkında olmak iddiası taşıyor. Eşitsizliği seviyorum. Tartışma bağımlısıyım. Orada bir ülkemizde sevilen bir olay. Hep ulaşılmak göstermek değil. görmek, şiddeti tanımak, dili düzeltmek, doğru yerde doğru tartışma olsun, beraber doğruya ulaşalım... istenen bir “ideal” var ama ulaşamıyoruz. O tepkiyi vermek... Biz “bayan” kelimesiyle uğraşadururken Benim tartışma yürütücülüğü formasyonum ‘ÇOCUĞUN SÜREKLİ yüzden “Bari gömelim” gibi bir tepkisellik her gün gelen kadın cinayeti haberleri, 6 Şubat’ta kaybolan olduğu için zaten hayatım tartışmayla geçti. de oluyor. O tarz Avrupa yeren içeriklerin HUYUNA GİTMEK YANLIŞ’ çocuklar, Afganistan’daki kadınlar, Epstein adasındaki kız Biri bir fikrime saldırdığı zaman bunu kişisel bir alıcısı var. u Bizde otorite hep olumsuz algılanır ama çocukları gösteriyor ki bu farkındalık gücün merkezine almama refleksim gelişti. Bu geliştirmesi u Peki bu süreçte “YouTube’a video otorite aynı zamanda düzen ve verimlilik de temas ettiğinde dağılıyor. “Woke kültür”, dünyayı yakması zor bir refleks bu arada, insanlar genelde yapıyorum ama sayılar artmıyor, boşa mı getirir. Z kuşağının otorite algısı, teknolojiyle iç gereken bir dosya karşısında bile etkisiz fikirlerini kendilerinin uzantısı olarak yapıyorum” diye düşündüğün oldu mu? içe büyümeleriyle birlikte nasıl değişti? Bizim kalıyor. O zaman biz neyin farkındayız? görme eğiliminde oluyorlar. Bu anlaşılır Hiç olmadı. Ben izlenmelere çok kuşaklara göre farkı ne? Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik bir durum ama ben öyle olmadığım için takılmıyorum. Milyon izlenen ama etkili Öncelikle şunu belirteyim; benim şiddet söz konusu olduğunda, “MeToo” “Tartışalım, ne diyorsun” diyorum. Kişisel olmamış, konuşulmayan bir sürü “apır sapır” çalıştığım okuldaki öğrenciler sınavda akımı bir kırılma anıydı. Bastırılmış almıyorum. Derim de kalındır. Bir insanın hata yapmadan gelen bir grup olduğu için içerik var. Ben izlenmelerime oranla epey olanlar sonunda konuşuyordu. “Woke olumsuz eleştirisinin bana dokunabilmesi örneklemim Türkiye genelini temsil etmiyor. konuşulduğumu düşünüyorum. O yüzden kültür”ün bir neticesi olarak toplumsal için gerçekten tanıdığım, sevdiğim ve fikrine beni izlenmelerden ziyade “Bir tartışma Bizim öğrenciler otoriteye biat eden, en dışlama halinde vuku bulan “Cancel culture” değer verdiğim bir insan olması lazım. Üzen yaratabildim mi” sorusu ilgilendiriyor. azından ailesinin veya sınav sisteminin (iptal kültürü) burada güçlü göründü. Ama eleştiriler aldığım zamanlar da oluyor tabii O açıdan her videom beni tatmin ediyor. otoritesine uyum sağlayan çocuklar. Ama bu güç, seçici bir güçtü. Daha çok orta ki ama alelade bir YouTube yorumundan artık bir otoriteyi sorgulama hali var, Sonuçta çalışıyorum, doğru bilgiler sınıfın, erişilebilir figürlerin üzerinde işledi. çok etkilenmiyorum, sadece o tartışmaya “Bunu niye böyle yaptın” diye soruyorlar. sunuyorum. Bazen sonradan da videolar Yukarı doğru değil, yatay düzlemde çalıştı. Düşmeleri girmekten hoşlanıyorum. Sosyal medya Hocalara dava açma aşamasına gelenler yükselebiliyor, gündem oluyor vesaire. sistem için maliyetsiz olanlar gitti. Epstein ise başka bir şey lincini şu ana kadar ufak tefek yaşadım ama var. Otoritenin sorgulanmasının bir yere İzlenmelere oranla etkimi yüksek buluyorum. söylüyor: Gerçek güç iptal edilemiyor! beni duygusal anlamda etkilemedi. kadar sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu noktada Sartre’ın “kötü niyet” kavramı rahatsız u Bir yandan diğer sosyal medya mecraları u Peki, olumsuz taraflarında ne görüyorsun Eskiden hoca bir karar verirdi, hiçbir hesap edici bir açıklama sunuyor. Kötü niyet, insanın Twitter, TikTok ve Instagram’da da etkinsin. sosyal medyanın? verilebilirlik yoktu. Şu an artık hesap özgürlükten kaçma halidir. Kişinin, kendisini başkaları Bunların hepsi farklı kitlelere hitap ediyor. Sosyal medyanın en olumsuz tarafı, verebilirlik olmak zorunda ve o kuşak tarafından verilmiş rollere, koşullara, “zaten böyle”lere Platformları ve takipçileri nasıl karşılaştırırsın? bence tartışma zeminini çok sığlaştırması bunu talep ediyor. Öte yandan, velilerden bağlaması özgür olduğu gerçeğiyle yüzleşmek yerine X’te (Twitter) hayattan nefret eden bir ve bizi “kişi ile fikri” birbirinden ayırmaya kaynaklanan problemler de var. Bir anlatı özgür değilmiş gibi davranması... Ama bu masum bir kitle var, en çok orayı seviyorum. Sosyal zorlayan bir sterilizasyona itmesi. Bu gelişti: “Çocuğa ses yükseltirsen travmatize yanılgı değil, bir kendini aldatma biçimi. Bugün woke medyanın “sigara odası” gibi. Çok yeni konuda “Safsatalar safsata mı?” diye bir culture tam da bu kendini aldatmanın güncel biçimi olur.” Hayır, çocuklar dünyanın en duygusal girdim ama kendimi buldum, X’in o video yapmayı planlıyorum. Ad hominem olabilir mi? Doğru kelimeleri kullanmak, doğru öfkeyi olarak dayanıklı varlıkları. Bir kere bağırsan karanlık, hayattan nefret eden dünyası beni vardır ya, “Kişinin kendisine değil, göstermek, doğru kişileri iptal etmek… Bunların hepsi travmatize olmazlar. Çocuğun evde deli çekiyor. Orada çok provokatif fikirlerimi fikrine saldırmalıyız, kendisine saldırırsak bir role dönüştüğünde Sartre’ın tarif ettiği sahneye varmış gibi sürekli huyuna gitmek yanlış. deniyorum, Türkiye’nin hazır olmadığı, safsatadır” diye. Bunun böyle olup giriyoruz: Rolünü kusursuz oynayan ama kendini o linç de edilebileceğim fikirler. Dozu yavaş u Duyurabileceğimiz yeni projeler var mı? olmadığına çok emin değilim. “İnsanları rolle sınırlayan insan. “Ben farkındayım” demek, artık yavaş artırıyorum. Instagram’da hayatımı fikirleriyle beraber mi almalıyız” sorusu Yaşar Altundağ ile biletli bir canlı şova bir sorumluluk değil, bir kimlik beyanı. Ve kimlikler, son zamanlarda bende canlandı. Mesela paylaşıyorum, insanlar merak ediyor. Renkli başlıyoruz: “Mahalle Yanarken.” Güncel sorumluluğu askıya almanın en güvenli yollarından biri. pedofil olduğunu bildiğim bir yönetmenin bir karakter olduğumu düşünüyorum. sosyal bilim meselelerini interaktif bir Belki de biz dünyayı değiştirecek kadar uyanık değiliz filmini izlemek gibi... İşler ve kişiler, Fikirlerimi X’te, görselleri Instagram’da formatta tartışacağız. ama değişmediği gerçeğiyle yaşamaya katlanabilmek için yeterince uyanık gibi davranıyoruz. ‘Dört gün mesai, üç gün tatil’ Indie rock u Günümüzde büyük bir çoğunluk deşarj olabiliyorsun. Bu yüzden içe kapanmış, mutsuz ve ekonomik hepimiz ufak bir dopamin almak efsanesi geliyor darboğazda hissediyor gibi. Geniş için sosyal medyaya yöneldik. Indie rock dünyasının kült kitlelere seslenen biri olarak Ekonomi insanların psikolojisini çok gruplarından The National’ın yorumlardan bu fark ediliyor mu? etkiliyor. Son zamanlarda “Dört vokalisti ve söz yazarı Matt gün mesai, üç gün tatil” konusuna Türkiye’de sosyal medya Berninger, 13 Temmuz akşamı Pulse eğildim. Avrupa’da saat bazında en kullanımının bu kadar yüksek organizasyonu ve +1 katkılarıyla JJ çok çalışan ülkeyiz ama verimlilik oluşunu ekonomik sebeplere Arena Ataşehir’de müzikseverlerle soru işareti, bir rol oynuyoruz gibi. bağlıyorum. Insanların hobilerine buluşacak. “Game of Thrones”un Patron takıntısı yüzünden ofiste 9-10 zaman veya para harcayacak soundtrack çalışmalarında da yer saat durmak artık eskide kalmalı. durumları yok. Çalışma saatleri çok alan Berninger’ın bu özel gecesine uzun. Istanbul’da iş bitiyor, iki saatte En azından maaşı artıramıyorsan tanıklık etmek isteyenler için biletler Matt eve gidiyorsun, bitik haldesin. Ne zaman ver kardeşim! Çok çalışmanın JoJo, Biletix, Bubilet ve diğer satış Berninger Ezgi Emel platformlarında yerini alacak. hobine vakit ayırabiliyorsun ne karşılığında berbat maaşlar alınıyor. Fotoğraflar: Vedat Arık
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle