Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
8 ŞUBAT 2026
3
Charlie Chaplin’in unutulmaz karakteri Şarlo’yu taklit eden Şarlo Şükrü’nün öyküsü
Tükenmişlik
Dehalar taklit edilemez!
(burnout)
zmir’de 1923’ün sıcak bir temmuzu.
Lale Sineması’nın önünde iskemlede
sendromu soluklanan sinemacı Cemil Filmer
bağrışmalar yükselince sesin
İgeldiği yöne doğru çevirir başını.
ükenmişlik (burnout)
Biraz sonra Atatürk’ün aracı yaklaşır.
sendromu ilk önce
İzmirlilerin coşkun tezahüratları eşliğinde
hekimler ve öğretmenler
için ortaya atılmış, sinemanın önünden
Tdaha sonra tüm meslek aracıyla geçerken
grupları için düşünülmüştür. Cemil Bey’i fark eder
Kanımca yoğun bir şekilde sınavlara ve kalmakta olduğu
hazırlanan öğrenciler, birkaç çocuğa Uşakizade köşküne
bakan anneler ve hasta yakınları davet eder. Cemil Bey,
PROF. DR.
için de tükenmişlikten söz etmek
cephede çekilen filmleri
Atatürk ve Makbule Hanım, Elhamra Sineması’nda
ÜSTÜN
mümkündür.
beraberinde götürür ve
1920’lerin başında Charlie Chaplin’in
DÖKMEN
Kişinin işyerinde çok yoğun Gazi Paşa’ya izlettirir.
yaşam verdiği Şarlo filmleri Türkiye’de
TOLGA
“Şarlo”
çalışması, uzun nöbetler tutması, Sonra da Konak İki
büyük etki yapar. 1927’de Peyami Safa
Şükrü
AYDOĞAN
kötü mekânlarda çalışması, kişiler arası iletişim Çeşmelik’teki işlettiği
“Bedia Servet” mahlasıyla 16 sayılık “Şarlo
açısından olumsuz koşullar içinde bulunması, yaptığı Ankara Sineması’na
Polis Hafiyesi ve Gülünçlü Sergüzeştleri”
işi giderek anlamlı bulmamaya başlaması zamanla
davet eder. Daveti kabul eden Gazi ertesi
adıyla Şarlo hikâyeleri yazar.
tükenmişliğe yol açabilir. Türkçemizde, “Ayaklarım
gün sinemaya gider ve hınca hınç dolu
1925’te gösterime giren “Altına
geri geri gidiyor” şeklinde bir ifade vardır. İşe giderken
salonda kadınların olmadığını görür.
Hücum” filmi Şarlo’yu daha da ünlendirir.
tükenmişlik içinde bulunanların ayakları gerçekten
Nedenini sorunca Cemil Bey, “Hanımlar
Hatta Kemal Salih Sel’in idaresindeki
geri geri gider. Kendilerini zorlanma, stres içinde
için salı günleri matine yapıyoruz paşam”
yazıda Şükrü’nün Haydarpaşa Garı’nda
“Haftalık Mecmua” ABD’de yaşayan
hissederler. yanıtını verir. Gazi son derece kızgın
bir yankesicilik olayını görerek hırsızı
Charlie Chaplin’e mektup yazıp imzalı bir
bir ifadeyle kadınların artık ikinci sınıf yakalayıp Emniyet’e teslim ettiğini, mağdur
fotoğrafını ister. Chaplin, büyük bir incelik
TÜKENMİŞLİĞİN BELİRTİLERİ
vatandaş olmayacağını söyler ve “Dışarıda kişiye de altın kaleminin iade edildiğini
göstererek imzalı bir fotoğrafını postalar ve
Aşağıdaki belirtilerin çoğunluğuna sahip olmak
bekleyen tüm kadınları içeri alın! Onlar
aktarır. Şükrü bir kahraman olur.
derginin kapağına gururla konur.
çalışanın tükenmişlik hissettiği anlamına gelir:
da film izleyecek” emrini verir. Kadınlar
15 Eylül 1934 tarihli Vakit gazetesinde
n Kişinin enerjisi tükenmiş, motivasyonu düşmüştür;
salona alınır, ilk defa kadınlarla erkekler
TÜRK ŞARLO: ŞÜKRÜ ilginç bir haber yer alır. Gazete, okurları
n Kişi yeterince uyusa bile kendini sürekli yorgunluk
bir arada film izler. Cemil Bey bu özel
için Şirketi Hayriye’nin 71 numaralı
Şarlo o kadar sevilir ki onu taklit eden
hisseder;
günü anlatırken Atatürk’e “Şarlo İdama vapurunu kiralar ve ücretsiz bir Boğaz
kişiler de çıkar. O günlerin tanığı Malik
n İşinde başarılı olduğu konusunda ciddi şüpheler
Mahkûm” filmini izlettiğini, Gazi’nin filmi turu yaptırır. Güvertede caz orkestrası
Aksel, Şarlo Şükrü’den söz eder. Başında
geliştirir, yaptığı işin anlamlı olmadığını düşünmeye
çok sevdiğini ve “Hayatımda bu kadar kurulurken Şarlo Şükrü mola verildiği
melon şapkası, elinde hezaren boğumlu
başlar, işinde tatminsizlik yaşar;
güldüğümü hatırlamıyorum” diyerek bir zaman sahne alarak taklitler yapar ve
bastonu ile Divanyolu, Direklerarası’nda
n Hafta sonunu iple çeker, pazartesi sabahları okula
daha seyretmek istediğini aktarır. Film, para toplar. Vâlâ Nureddin’in de içinde
Şükrü Bey’in dolaştığını ve insanların
gitmek istemeyen öğrenciler gibi işe gitmemek için
ikinci kez gösterilir ve Atatürk’ün Şarlo ile bulunduğu bu etkinlikte, “Şarlo Şükrü
alaya aldığını yazar. 8 Nisan 1926 tarihli
çeşitli mazeretler üretir ancak işe gitmek zorundadır,
tuhaflıklarıyla herkesi güldürdü” ifadesiyle
tanışması böyle başlar.
“Resimli Perşembe” dergisinde Şarlo
ayakları geri geri gitse de işe gider;
haber okuyuculara sunulur.
Yıllar geçer ve Gazi, 1931 de ise
Şükrü’nün yaptığı bu taklitle günde 10 ila
n Duyarsızlık geliştirir, işine ve çevresine ilgisi
Chaplin’in “Şehir Işıkları” filmini Ankara Şarlo Şükrü ayrıca yardım kartları
30 lira arasında para kazandığı, 7 Ağustos
azalır;
Yeni Sinema’da seyreder. O bastırarak para toplamaya çalışır. Kartta
1927 tarihli “Resimli Gazete”de
n Uyku sorunları yaşar;
günlerde sesli filmler yeni yeni şunlar yazar: “Şarlo’nun taklitçisi, bir
ise Şükrü’nün Anadolu turnesine
n İştah azalabilir veya artabilir;
çıkmakta ancak Charlie Chaplin, Türk sanatçısı olan Şükrü Bey maalesef
çıkacağı belirtilir. Şükrü’nün bir
n Grip ve benzeri hastalıklara yakalanma ihtimali
henüz tanınmamış bir sanatkârımızdır.
Şarlo filmlerini yine sessiz diğer adresi de tren garları ve
artar;
çekmektedir. Gazi filmi izlerken vapurlar olur. Kalabalıklara Yegâne arzusu sinema artisti olmaktır.
n Gelecekten beklentisi azalır, umutsuzluğu artar;
bir ara Chaplin’i överek, karşı gösteri yaparak para Bu da her şeyden evvel maddi bir imkân
n Sürekli gergindir, sık sinirlenir, öfke patlamaları
“Büyük sanatkâr (Şarlo) meselesi olduğu için bu kart
toplar. 8 Ağustos 1931 günkü
yaşar, zaman zaman saldırganlık sergiler; asıl öfkesi
filmlerde konuşmamakta ısrar mukabilinde kendisine
Cumhuriyet gazetesinde
yoğun ve sağlıksız iş ortamınadır ancak öfkesini iş
ediyormuş. Belki de hakkı var. vereceğiniz ufak bir
Abidin Daver “Hem Nalına
arkadaşlarına, müşterilere veya aile fertlerine yöneltir.
Kim bilir konuşma ilave edilirse Hem Mıhına” köşesinde Şarlo meblağ ile yarının parlak
Anadolu’muzda, “Davacının aptalı derdini mübaşire
Charlie
eserin sihri bozulabilir” cümlesini Şükrü’den övgüyle bahseder. sanatkarına yardım
anlatır” denir. Tükenmişlik içinde olan kişi de derdini
Chaplin
kurar. “Şarlo Şükrü’ye Teşekkür” başlıklı etmiş olacaksınız.”
adeta mübaşire yöneltir. (Şüphesiz ki tükenmişlik
aptallık değildir, sadece bir zorlanma halidir.)
ATATÜRK’LE
TANIŞMA
ANNELERDE VE BAKICILARDA TÜKENMİŞLİK
Halim
Tükenmişliğin iş ortamları dışında da ortaya
Tokmakçıoğlu
çıkabileceğini söylemiştim. Ev dışında sistematik bir
1933’te Yalova’da
çalışma yaşamları olmayan ev kadınları da tükenmişlik
bulunan Atatürk’ü
hissedebilirler. Özellikle evde kalıp birkaç çocuk
korumakla görevlidir.
büyütmeye çalışan ev kadınları bunalabilirler, sinirli
olurlar ve tükenmişlik içine girebilirler. Bakıma muhtaç Bir gün köşkün
yakınlarına, engelli aile üyelerine evlerinde bakan yakınlarında bir
kişiler için de aynı sorun geçerlidir. Bu kişiler bir hobi uğultu geldiğini fark
edinmeden önce sıkıldıklarını kendilerine veya bir
eder. Şarlo Şükrü
başkasına ifade etmelidirler. taklitleriyle insanları
Yakınlarına bakanlar, özellikle anneler genelde güldürmektedir.
sıkıldıklarını kendi kendilerine bile ifadeden çekinirler.
Atatürk durumu
Eğer çocuklarından bunaldıklarını söylerlerse ayıp,
fark ederek Şarlo
günah olacağını düşünürler. Oysa kişinin sıkıntısını
Şükrü’yü çağırır,
ifade etmesi en doğal hakkıdır. İfade edilen sıkıntı
ne yaptığını sorar
sıkıntı olma özelliğini büyük ölçüde kaybeder.
ve Şükrü Bey
Divanu Lügâtit-Türk’te artık fazla kullanılmayan bir
“Şarlo’yu taklit
atasözü var, “Ateş demekle ağız yanmaz” diyor. Bir
ederek beş on kuruş
annenin çocuklarından bunaldığını ifade etmesi onları
para kazanıyorum”
sevmediği, onlara bakmayacağı anlamına gelmez.
yanıtını verir.
Sadece söyleyeni bir ölçüde rahatlatır.
Atatürk, Şükrü’nün
Şarlo’yu kötü
METAL YORGUNLUĞU TÜKENMİŞLİK Mİ?
bir şekilde taklit
Siyasi ortamlarda metal yorgunluğu tükenmişlik
etmesini, üzerinden
anlamında kullanılıyor. Oysa metal yorgunluğu uzun
para kazanmasını
yıllar çalışmaktan kaynaklanan, yaşlanmayla gelen
doğru bulmaz.
bir sorun olsa gerek. Tükenmişlik ise her yaşta ortaya
Ardından “Şarlo
çıkabilir.
kimdir biliyor
TÜKENMİŞLİĞE KARŞI NE YAPILABİLİR? musun? O, bir büyük
sinema sanatçısıdır
Öncelikle işyerlerindeki psikologların ve psikolojik
ama sanatında dehaya
danışmanların bu konuda duyarlı olmaları, çalışanlarla
tükenmişlik konusunda etkileşim (encounter) grupları erişmiştir. Dehalar
taklit edilemez
yapmaları iyi olabilir;
u Kendilerini tükenmiş hisseden kişiler işleri dışında anlıyor musun”
uğraşlara yönelmelidirler, hobi edinmelidirler; sınavlara karşılığını verir.
yoğun olarak hazırlanan öğrencilerin sadece ders Nasihatte bulunur.
çalışmaları sağlıklı değildir. Haftada yarım gün, en
“Madem hasta, sakat
azından birkaç saat ders dışı uğraşları olmalıdır. Bu
değilsin, bırak bunu
uğraş arkadaşlarla gezmek veya bir folklor çalışması
ekmeğini çalışarak
olabilir;
başka yollardan
u Tükenmişlik karşısında fiziksel egzersiz yapmak,
kazan.” Şükrü,
herkesin bildiği ama yapmaya üşendiği bir şeydir;
uzaklaşırken Atatürk
u Dengeli beslenmek;
köşk komiserini
u Yaşam amaçlarını belirlemek, tek amaç iş ise
çağırır. Geçimini
tükenmişlik artar.
sağlaması için üç ay
yetecek para verir.
Atatürk’ün koruması
Halim Bey, “Atatürk,
İmtiyaz Sahibi:
8 ŞUBAT 2026 SAYI: 1870
CUMHURİYET VAKFI adına
n Yayın Koordinatörü
büyük bir sanatkârın
ALEV COŞKUN
DENİZ ÜLKÜTEKİN
sokak ortasında
Genel Yayın Yönetmeni
n Reklam Genel Müdürü
MİNE ESEN
alelade bir kimse
EVSUN SİNEM ALKAN
Sorumlu Müdür
pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr
tarafından taklit
BETÜL BERİŞE
Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve edilmesine tahammül
AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul
Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: No:11A/41 Bahçelievler İstanbul Dağıtım: Turkuvaz edememişti” diyerek
reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611
Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın
hatırasını sonlandırır.
KAYNAKÇA
cumhuriyet.com.tr’de

