Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
22 ŞUBAT 2026
3
Atatürk’ten Sadettin Kaynak’ın
sözlerine müdahale...
Çocuk çeteleri
lkemiz için yeni
sayılabilecek bir kavram
çıktı ortaya, bu da çocuk
‘Sersem’ değil
çeteleri. Bazı Güney
ÜAmerika ülkelerinde vardı,
bizde yeni. Organize çalışıyorlar
bu çeteler, çocuk yaşta birisini
öldürüyorlar bazen, sonra da şikâyetçi
Ankara istasyonu direksiyon binası
olmasınlar diye ailesini tehdit ediyorlar.
PROF. DR.
‘hissiz’
Adeta minyatür bir mafya. Minyatür
ÜSTÜN
ama sonuçta bir cana kıyıyorlar. Bazısı
DÖKMEN
da bir çeteye mensup değil fakat evden
tatürk’ün müziğe dinlendirirken onu özlem duyduğu
silah alıp bir öğretmeni öldürüyor.
ilgisinin 1913 Rumeli’ye götürüyordu.
Sonuçta farklı örüntüler içinde çocuklarda saldırganlık
İstanbul’unda
LATİFE HANIM
ortaya çıkıyor.
başladığını veya
Çocuk katil olayı yeni değil. Kırsal kesimde bekâr bir
Abu yıllarda arttığını VE ÇAYKOVSKİ
kızcağız hamile kalırdı; hamile bırakan kişi aile içinden
söyleyebiliriz. Mustafa Kemal
Sovyet Rusya, Milli Mücadele
biri olurdu bazen yani ensest olurdu. Aile meclisi toplanıp
Paşa’nın 1913’te Beyoğlu’ndaki
yıllarında Ankara’da elçilik açan
namusumuzu temizleyeceğiz gerekçesiyle bu kızı çocuk
Madam Corinne’in evindeki
nadir ülkelerden olmuştur. Rus
yaştaki erkek kardeşine öldürtürlerdi. Büyükler kendileri
TOLGA
müzikli toplantılara katıldığı
sefir Semyon İ. Aralov anılarında
öldürmezlerdi, az ceza alsın diye bir çocuğa işletirlerdi
bilinir. Cumartesi günleri
AYDOĞAN
Mustafa Kemal Paşa ile Latife
cinayeti. Çocuk çetelerinin yapısı bu durumdan farklı.
düzenlenen ve İstanbul’un
Hanım’ın bir gün elçiliğin
Çeteler kendi içlerinde, kendi inisiyatifleriyle organize
entelektüel çevresinin bir
Keçiören’deki yazlık konutunu
oluyorlar.
araya geldiği bu toplantılara Rauf Orbay
ziyaret ettiğini ve Kemal Paşa’nın
ve Halide Edip de katılmıştır. Mustafa
konuttaki piyanoyu gördükten sonra
SALDIRGANLIK DOĞUŞTAN MI?
Kemal Paşa’nın Ekim 1913-Şubat 1915
eşinden bir ricada bulunduğunu şöyle
Freud ve Lorenz gibi bazı kuramcılar saldırganlığın
Latife Hanım ve Mustafa Kemal Atatürk
arasında Sofya’da askeri ataşe olarak
aktarmıştır:
içgüdüsel olduğunu ileri sürmüşlerdir. Freud’a göre
bulunduğu dönemde müziğe ilgisi daha
“Mustafa Kemal, Latife Hanım’a
insanda doğuştan cinsel ve saldırgan dürtüler vardır.
da artmış Carmen, Aida, Tosca gibi
dönerek ‘Bir veda müziği olarak bize
Margaret Mead’e ve bazılarına göre saldırganlık doğuştan
opera klasiklerini izlemiş, orkestralarının
Çaykovski’nin şu güzel romansını çalar
değildir, öğrenilen bir şeydir.
olduğu balolara katılmıştır. Sofya,
mısın?’ dedi. İçeriye girdik. Batmakta olan
Kanımca öfke içgüdüsel olabilir, tüm insanlarda
kendisine müzikal ve sanatsal bir vizyon
güneşin son ışınlarının kızıla boyadığı
saldırganlık dürtüsü bulunabilir ancak bunların davranışa
kazandırmıştır. Bu vizyonun somut
açık pencereli büyük salonda, küçümen
dönüşmesini çevre şartları, yani öğrenme belirler.
adımı da 1 Kasım 1924 günü açılan
bir kadının güçlü ve usta ellerinin altından
Örneğin bir haksızlığa uğrayan kişi öfkesini mizahla, yani
Musiki Muallim Mektebi olur. Gazi,
büyüleyici melodiler yayılıyordu.”
yüceltilmiş (süblime edilmiş) şekilde ifade edebilir. Aynı
müzik devriminin ilk kurumsal yapısı
Aralov’un anlattığı bu ayrıntı Mustafa
haksızlığa uğrayan bir başkası sözel saldırganlığa, üçüncü
olan bu mektebin gelişmesini istemiş,
Kemal Paşa’nın müziğe ilgisini,
kişi ise fiziksel saldırganlığa başvurabilir. Kişi ailesinde,
Ankara’da bir konservatuvarın kurulması
Çaykovski’yi ve eserlerini yakından takip
çevresinde ne tür saldırgan davranışlar görmüşse bunu
için 1927’de ünlü müzik insanı Wilhelm
ettiğini gözler önüne sermektedir.
sergiler. Barışçıl ortamlarda büyüyenler barışçı olurlar.
Kempff ile görüşmüştür. 1936’da ise bu
1936’da ünlü mimar Seyfi Arkan
Çankaya Köşkü’ndeki
Bu bakış tarzı hayvanlar için de geçerlidir.
düş Alman bestekar Paul Hindemith’in
Çankaya Köşkü’nün yanında Makbule
yemek odası ve arkada
öncülüğünde gerçekleşmiştir.
piyano
PİTBULL SALDIRGAN MI? Atadan için Camlı Köşkü inşa eder. Açılış
merasimi için dönemin önemli seslerinden
Pitbull cinsi köpeklerin saldırgan, vahşi oldukları bu
MİLLİ MÜCADELEDE MÜZİK
Mualla Gökçay da geceye katılır. Gökçay,
yüzden de yasaklanmaları gerektiği konusunda genel bir
Gazi’nin klasik müziğe ilgisinin bir
kadar gündeme gelmedi. Bir röportajın satır
o gece birçok şarkı söyler. Sadettin
kanı var. Bu kanı yanlıştır. Çoğunlukla saldırgan eğilimli
yansımasını Milli Mücadele döneminde
arasında kalmış olan bu ilginç hatıra Gazi’nin
Kaynak’ın, “Gönül Nedir Bilene Gönül
kişiler pitbull ediniyorlar ve köpeklerine saldırganlık
görürüz. Ankara İstasyonu içinde bulunan
hiç bilmediğimiz bir yönünü de ortaya
Veresim Gelir” isimli nihavent eserini
eğitimi veriyorlar. Bu hayvanlar ise çocuklara,
direksiyon binasında kaldığı
çıkarmaktadır. Röportajda Atatürk’ün yazdığı
söylerken Gazi bir an araya girer
yetişkinlere ölümcül zararlar veriyorlar. Gözlediğim
dönemde bir piyano çıkar
şarkının Mualla Gökçay’ın Bostancı’daki
ve “Bu nasıl şarkı!” diyerek
kadarıyla bazı pitbull sahipleri küçük yaşlardan itibaren
karşımıza. Fikriye Hanım,
yazlık evinde muhafaza edildiği bilgisi
itiraz eder. Gazi, “Gönülden
köpeklerini barışçıl yetiştiriyorlar, onlara saldırganlık
Rumeli türkülerini binada
paylaşılırken günümüzde şarkının nerede
bilmeyene sersem diyesim
öğretmiyorlar. Bu köpekler gayet munis, sevecen ve
bulunan eski bir piyano
olduğu bilinmiyor.
gelir” dizesindeki “sersem”
sevilesi oluyorlar. Afyon’da veteriner hekim Ahmet
ile çalar. Şevket Rado o
Gazi’nin farklı bir yönü yine dönemin
kelimesinin şarkıya
Dönmez’in de belirttiği gibi pitbullar duygusal
günleri, “Bazı akşamlar
önemli seslerinden Mukadder Gökçil’in
yakışmadığını söyler,
hayvanlardır, uygun yetiştirildiklerinde sadık ve dost
geç vakit eski piyanonun
anılarında gizlidir. Gökçil, 1935’te Çankaya
yerine “hissiz” kelimesini
canlısı olurlar.
tuşları üzerinde zarif iki
Köşkü’nde Gazi’nin kendisinden “Şahane
koymayı önerir. Teklif
Peki pitbull yetiştirmek yasaklanmalı mı? Pitbullda
elin dolaştığı görülür ve
Gözler” şarkısını söylemesini istediğini
sorun yoktur, sorun saldırgan sahiplerdedir. Saldırgan kabul görür ve Sadettin
villayı hasretli bir Rumeli
ifade eder ve yaşadığı olayı şöyle anlatır:
sahipleri eğitemediğimize göre pitbull yetiştiriciliği Kaynak şarkının sözlerinde
havası sarardı” diye anlatır.
“Tam şarkının yarısına geldiğimde
değişiklik yapar, günümüzde de
sorun yaratacaktır. Ancak çoban köpeklerini de saldırgan
Ayrıca Fikriye Hanım’ın
Gazi hazretleri susmamı istedi. Sonra
Mualla Gökçay
bu şarkı “Gönülden bilmeyene
yetiştiren pek çok kişi vardır. Bunu ne yapacağız?
“Pencere Açıldı Bilâl Oğlan”,
kalktı beraberce kırmızı salona geçtik. O
hissiz diyesim gelir” şekliyle
Ben bugüne kadar iki çoban köpeğini yavruyken alıp
“Vardar Ovası”, “Manastırın
piyanonun başına geçerek çalmaya başladı.
okunmaktadır.
yetiştirdim, sahiplerini koruyan fakat aynı zamanda çok
Ortasında Var Bir Havuz”
Ben de okudum.”
Öte yandan Gökçay,
munis hayvanlar oldular. Biz evde olmadığımız zaman
gibi ritmik Rumeli
gazeteci Cemalettin
kedilerimiz onların bacaklarına sürtünüyor, göğüslerinde
EN BÜYÜK HOCAM ATATÜRK
türkülerini Gazi için
yatıyorlardı. Bildik’e 1948’de verdiği
çaldığı da bilinir. Ne büyük tesadüf ki 1950 yılında verilen
röportajda o gece
Öte yandan Mustafa bir röportajda Atatürk’ün piyano çaldığını
ÇOCUKLAR NİÇİN CİNAYET İŞLER?
yaşananları anlatırken
Kemal Paşa ile görüşmek Gökçil sayesinde öğrenmiş oluruz. Ayrıca
Teşbihte hata olmasın, pitbull örneğinden yola çıkarak
Gazi’nin bilinmeyen bir
için 1922’de Ankara’yı Gökçil, Atatürk’ün emriyle 23 gün boyunca
şunu söyleyebiliriz; çocuklar doğuştan saldırganlık
yönünü de paylaşmıştır.
ziyaret eden İngiliz Dolmabahçe Sarayı’nda hocalardan ders
eğilimine sahip değillerdir. Hele ki çete kurmak gibi
Gökçay “sersem” ifadesi
gazeteci Grace M. Ellison aldığını, böylece Ankara Radyosu’nun ses
organize saldırganlık eğilimi çocukların doğalarında
yerine “mecnun” kelimesini
Çankaya Köşkü’nde sınavını kazandığını, Atatürk’ün kendisine
yoktur. Aile, yakın çevre, toplum, kısmen de televizyon
kullanmayı düşündüğünü ancak
gördüğü piyanoyu biraz “Sevdiğim Cemalim” ile “Gün Ola Harman
ve sosyal medya onları saldırganlığa iter.
eser sahibi Sadettin Kaynak’ın
küçümseyerek şöyle anlatır: Ola” gibi şarkıları öğrettiğini anlatır.
Fikriye Hanım
Saldırganlık konusundaki laboratuvar deneyleri
yazdığı dizeye sadık kaldığını
“Ankara’nın iki piyanosundan Röportajı “En büyük hocam Atatürk’tü”
sokaktaki saldırganlığı tam olarak anlamamıza yol
belirtmiştir. Gerisini ise şöyle
biri, bir köşede duruyor. diyerek bitirir.
açmaz, ayrıca bilindiğinin aksine televizyon da birebir
anlatır:
Bu piyanolar galiba MÖ. Atatürk’ün bugüne kadar şarkı yazdığına
saldırganlığı kışkırtmaz.* Televizyonun ve bilgisayar
“Atatürk, kabahatin
55 yılında yapılmış, ve piyano çaldığına ilişkin bir bilgiye
oyunlarının çocukların saldırganlıklarında ancak belirli
çalmaktan çok süs için bende olmadığını, yazanda rastlamadık. Belki İstanbul’da bulunduğu
bir payı olabilir. Oğlan çocuklara oyuncak tabanca
oraya konmuş.” olduğunu söylemek suretiyle dönemde Madam Corinne’den veya
almanın onları ileride saldırgan yapacağı da abartılı bir
gönlümü almaktan geri
Oysa o yılların Sofya’dayken bir süre piyano dersi aldı. Bu
iddia. Benim oyuncak tabancam, kılıcım, Kızılderili
kalmadı. Oturdu ve bir şarkı
Ankara’sında bir sayede müziğe olan ilgisini piyano çalarak,
başlığım vardı fakat hiç kuş avlamadım, böcek bile
yazdı. ‘Haydi gidin içeri
mücevher kadar değerli şarkı yazarak büyük bir hevesle geliştirdi.
öldürmem.
bunu besteleyip gelin’ dedi.
ve bulunması zor olan Belki bir gün Mualla Gökçay’ın
Çocuk çetelerinin ve çocukların cinayet işlemelerinin
Bestekâr arkadaşlarla hemen
bu eski piyano Gazi için Bostancı’daki evinden Gazi’nin yazdığı o
çok karmaşık nedenleri var. Olaya bağlantısallık
ayrı bir salona geçtik, o şarkıyı
büyük önem taşımaktaydı. şarkı ortaya çıkar, belki başka bir hatırada
açısından yaklaşmak gerekir. Çocukların çeteleşmelerinin
O yorgun piyanodan yükselen besteledik, geldik ve okuduk.” Gazi’nin piyano çaldığını farklı bir sanatçı
ve cinayet işlemelerinin muhtemel nedenlerini şöyle
melodiler Gazi’nin ruhunu Mukadder Gökçil Gazi’nin bir şarkı yazdığı bugüne da bize anlatır, kim bilir.
sıralayabiliriz:
n Ekonomik ve toplumsal sorunlar. Bu sorunlar
BERRIN KARADENZI
yetişkinleri gergin kılmaktadır, bu gerginlik ise toplumun
berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr
v Mahsus v The Black Keys geliyor
tüm katmanlarını etkilemektedir. Ekonomik sıkıntı
çeken anne babalar aile içinde öfkeli olabilirler. Bu öfke
Mahal rammy ödüllü
çocuklarının saldırganlığına yol açabilir.
Kültür rotası
Gblues rock
ahsus Mahal:
n İşsizlik, toplumun her kesimindeki, özellikle gençler
grubu The Black
“MRuhi Su’ya
Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye
arasındaki gelecek kaygısı. Fırsat bulan gençlerin akın
Keys, PEACHES
Saygı” konseri, 24
akın yurtdışına gitmeleri.
kültür sanat dünyasında bu hafta
‘N KREAM turnesi
Şubat’ta ENKA
n Siyasi kavgalar, yemekteyiz türü televizyon
öne çıkan etkinlikler…
kapsamında 15 Eylül
Oditoryumu’nda
programlardaki suni gerginlikler, doktor, öğretmen
gecesi KüçükÇiftlik
Ruhi Su’nun sanatsal,
cinayetleri. “Biz artık doktor dövüyoruz” diyen kadının
Park’ta, Epifoni ve URU ortak organizasyonu
kültürel mirasını
v Ballı Süt
sosyal medya görüntüleri ve benzerleri...
ile sahne alacak. The Black Keys öncesi ise
sahneye taşıyor.
enç kuşak yazar ve
günümüzün önde gelen blues sözcülerinden Robert
Konserde Güvenç
* Freedman, J. L., Sears, D. O. ve Carlsmith, J. M. (2003).
Gyönetmenlerden
Finley sahnede olacak. Biletler satışta.
Dağüstün eserleri
Anıl Can Beydilli’nin
Sosyal Psikoloji. Çev. A. Dönmez. Ankara: İmge Kitabevi.
yazıp yönettiği Ballı seslendirirken
v Zerrin Tekindor ile ‘TOZ’
Süt oyunu 28 Şubat’ta
basgitarist Eylem Pelit
Fişekhane’de prömiyer
eserleri elektrik bas
urat Mahmutyazıcıoğlu’nun
yapıyor. Tülin Özen ve
İmtiyaz Sahibi:
22 ŞUBAT 2026 SAYI: 1872
eşliğinde seslendirecek.
Mkaleminden çıkan tek kişilik
Nilperi Şahinkaya’nın
CUMHURİYET VAKFI adına
n Yayın Koordinatörü
Ruhi Su’nun oğlu Ilgın
sahnede olduğu
ALEV COŞKUN oyun “Toz”, Hira Tekindor’un
DENİZ ÜLKÜTEKİN
Genel Yayın Yönetmeni oyun yasın ve Su’nun katkılarıyla
n Reklam Genel Müdürü
yönetiminde, Zerrin Tekindor’un
MİNE ESEN
travmanın nasıl
EVSUN SİNEM ALKAN
hazırlanan eserlerin
performansıyla seyirciyle
Sorumlu Müdür
pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr farklı şekillerde Nilperi
BETÜL BERİŞE hikâyeleri ise Derya
buluşuyor. Afife Tiyatro Ödüllü
taşındığını Şahinkaya
Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve
Tülin Özen Alabora’nın sesiyle
oyun, 23 Şubat Pazartesi akşamı
AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul anlatıyor.
Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: No:11A/41 Bahçelievler İstanbul Dağıtım: Turkuvaz
dinleyiciye yansıyacak.
Zorlu PSM’de.
reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611
Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın

