02 Mart 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

22 ŞUBAT 2026 3 Atatürk’ten Sadettin Kaynak’ın sözlerine müdahale... Çocuk çeteleri lkemiz için yeni sayılabilecek bir kavram çıktı ortaya, bu da çocuk ‘Sersem’ değil çeteleri. Bazı Güney ÜAmerika ülkelerinde vardı, bizde yeni. Organize çalışıyorlar bu çeteler, çocuk yaşta birisini öldürüyorlar bazen, sonra da şikâyetçi Ankara istasyonu direksiyon binası olmasınlar diye ailesini tehdit ediyorlar. PROF. DR. ‘hissiz’ Adeta minyatür bir mafya. Minyatür ÜSTÜN ama sonuçta bir cana kıyıyorlar. Bazısı DÖKMEN da bir çeteye mensup değil fakat evden tatürk’ün müziğe dinlendirirken onu özlem duyduğu silah alıp bir öğretmeni öldürüyor. ilgisinin 1913 Rumeli’ye götürüyordu. Sonuçta farklı örüntüler içinde çocuklarda saldırganlık İstanbul’unda LATİFE HANIM ortaya çıkıyor. başladığını veya Çocuk katil olayı yeni değil. Kırsal kesimde bekâr bir Abu yıllarda arttığını VE ÇAYKOVSKİ kızcağız hamile kalırdı; hamile bırakan kişi aile içinden söyleyebiliriz. Mustafa Kemal Sovyet Rusya, Milli Mücadele biri olurdu bazen yani ensest olurdu. Aile meclisi toplanıp Paşa’nın 1913’te Beyoğlu’ndaki yıllarında Ankara’da elçilik açan namusumuzu temizleyeceğiz gerekçesiyle bu kızı çocuk Madam Corinne’in evindeki nadir ülkelerden olmuştur. Rus yaştaki erkek kardeşine öldürtürlerdi. Büyükler kendileri TOLGA müzikli toplantılara katıldığı sefir Semyon İ. Aralov anılarında öldürmezlerdi, az ceza alsın diye bir çocuğa işletirlerdi bilinir. Cumartesi günleri AYDOĞAN Mustafa Kemal Paşa ile Latife cinayeti. Çocuk çetelerinin yapısı bu durumdan farklı. düzenlenen ve İstanbul’un Hanım’ın bir gün elçiliğin Çeteler kendi içlerinde, kendi inisiyatifleriyle organize entelektüel çevresinin bir Keçiören’deki yazlık konutunu oluyorlar. araya geldiği bu toplantılara Rauf Orbay ziyaret ettiğini ve Kemal Paşa’nın ve Halide Edip de katılmıştır. Mustafa konuttaki piyanoyu gördükten sonra SALDIRGANLIK DOĞUŞTAN MI? Kemal Paşa’nın Ekim 1913-Şubat 1915 eşinden bir ricada bulunduğunu şöyle Freud ve Lorenz gibi bazı kuramcılar saldırganlığın Latife Hanım ve Mustafa Kemal Atatürk arasında Sofya’da askeri ataşe olarak aktarmıştır: içgüdüsel olduğunu ileri sürmüşlerdir. Freud’a göre bulunduğu dönemde müziğe ilgisi daha “Mustafa Kemal, Latife Hanım’a insanda doğuştan cinsel ve saldırgan dürtüler vardır. da artmış Carmen, Aida, Tosca gibi dönerek ‘Bir veda müziği olarak bize Margaret Mead’e ve bazılarına göre saldırganlık doğuştan opera klasiklerini izlemiş, orkestralarının Çaykovski’nin şu güzel romansını çalar değildir, öğrenilen bir şeydir. olduğu balolara katılmıştır. Sofya, mısın?’ dedi. İçeriye girdik. Batmakta olan Kanımca öfke içgüdüsel olabilir, tüm insanlarda kendisine müzikal ve sanatsal bir vizyon güneşin son ışınlarının kızıla boyadığı saldırganlık dürtüsü bulunabilir ancak bunların davranışa kazandırmıştır. Bu vizyonun somut açık pencereli büyük salonda, küçümen dönüşmesini çevre şartları, yani öğrenme belirler. adımı da 1 Kasım 1924 günü açılan bir kadının güçlü ve usta ellerinin altından Örneğin bir haksızlığa uğrayan kişi öfkesini mizahla, yani Musiki Muallim Mektebi olur. Gazi, büyüleyici melodiler yayılıyordu.” yüceltilmiş (süblime edilmiş) şekilde ifade edebilir. Aynı müzik devriminin ilk kurumsal yapısı Aralov’un anlattığı bu ayrıntı Mustafa haksızlığa uğrayan bir başkası sözel saldırganlığa, üçüncü olan bu mektebin gelişmesini istemiş, Kemal Paşa’nın müziğe ilgisini, kişi ise fiziksel saldırganlığa başvurabilir. Kişi ailesinde, Ankara’da bir konservatuvarın kurulması Çaykovski’yi ve eserlerini yakından takip çevresinde ne tür saldırgan davranışlar görmüşse bunu için 1927’de ünlü müzik insanı Wilhelm ettiğini gözler önüne sermektedir. sergiler. Barışçıl ortamlarda büyüyenler barışçı olurlar. Kempff ile görüşmüştür. 1936’da ise bu 1936’da ünlü mimar Seyfi Arkan Çankaya Köşkü’ndeki Bu bakış tarzı hayvanlar için de geçerlidir. düş Alman bestekar Paul Hindemith’in Çankaya Köşkü’nün yanında Makbule yemek odası ve arkada öncülüğünde gerçekleşmiştir. piyano PİTBULL SALDIRGAN MI? Atadan için Camlı Köşkü inşa eder. Açılış merasimi için dönemin önemli seslerinden Pitbull cinsi köpeklerin saldırgan, vahşi oldukları bu MİLLİ MÜCADELEDE MÜZİK Mualla Gökçay da geceye katılır. Gökçay, yüzden de yasaklanmaları gerektiği konusunda genel bir Gazi’nin klasik müziğe ilgisinin bir kadar gündeme gelmedi. Bir röportajın satır o gece birçok şarkı söyler. Sadettin kanı var. Bu kanı yanlıştır. Çoğunlukla saldırgan eğilimli yansımasını Milli Mücadele döneminde arasında kalmış olan bu ilginç hatıra Gazi’nin Kaynak’ın, “Gönül Nedir Bilene Gönül kişiler pitbull ediniyorlar ve köpeklerine saldırganlık görürüz. Ankara İstasyonu içinde bulunan hiç bilmediğimiz bir yönünü de ortaya Veresim Gelir” isimli nihavent eserini eğitimi veriyorlar. Bu hayvanlar ise çocuklara, direksiyon binasında kaldığı çıkarmaktadır. Röportajda Atatürk’ün yazdığı söylerken Gazi bir an araya girer yetişkinlere ölümcül zararlar veriyorlar. Gözlediğim dönemde bir piyano çıkar şarkının Mualla Gökçay’ın Bostancı’daki ve “Bu nasıl şarkı!” diyerek kadarıyla bazı pitbull sahipleri küçük yaşlardan itibaren karşımıza. Fikriye Hanım, yazlık evinde muhafaza edildiği bilgisi itiraz eder. Gazi, “Gönülden köpeklerini barışçıl yetiştiriyorlar, onlara saldırganlık Rumeli türkülerini binada paylaşılırken günümüzde şarkının nerede bilmeyene sersem diyesim öğretmiyorlar. Bu köpekler gayet munis, sevecen ve bulunan eski bir piyano olduğu bilinmiyor. gelir” dizesindeki “sersem” sevilesi oluyorlar. Afyon’da veteriner hekim Ahmet ile çalar. Şevket Rado o Gazi’nin farklı bir yönü yine dönemin kelimesinin şarkıya Dönmez’in de belirttiği gibi pitbullar duygusal günleri, “Bazı akşamlar önemli seslerinden Mukadder Gökçil’in yakışmadığını söyler, hayvanlardır, uygun yetiştirildiklerinde sadık ve dost geç vakit eski piyanonun anılarında gizlidir. Gökçil, 1935’te Çankaya yerine “hissiz” kelimesini canlısı olurlar. tuşları üzerinde zarif iki Köşkü’nde Gazi’nin kendisinden “Şahane koymayı önerir. Teklif Peki pitbull yetiştirmek yasaklanmalı mı? Pitbullda elin dolaştığı görülür ve Gözler” şarkısını söylemesini istediğini sorun yoktur, sorun saldırgan sahiplerdedir. Saldırgan kabul görür ve Sadettin villayı hasretli bir Rumeli ifade eder ve yaşadığı olayı şöyle anlatır: sahipleri eğitemediğimize göre pitbull yetiştiriciliği Kaynak şarkının sözlerinde havası sarardı” diye anlatır. “Tam şarkının yarısına geldiğimde değişiklik yapar, günümüzde de sorun yaratacaktır. Ancak çoban köpeklerini de saldırgan Ayrıca Fikriye Hanım’ın Gazi hazretleri susmamı istedi. Sonra Mualla Gökçay bu şarkı “Gönülden bilmeyene yetiştiren pek çok kişi vardır. Bunu ne yapacağız? “Pencere Açıldı Bilâl Oğlan”, kalktı beraberce kırmızı salona geçtik. O hissiz diyesim gelir” şekliyle Ben bugüne kadar iki çoban köpeğini yavruyken alıp “Vardar Ovası”, “Manastırın piyanonun başına geçerek çalmaya başladı. okunmaktadır. yetiştirdim, sahiplerini koruyan fakat aynı zamanda çok Ortasında Var Bir Havuz” Ben de okudum.” Öte yandan Gökçay, munis hayvanlar oldular. Biz evde olmadığımız zaman gibi ritmik Rumeli gazeteci Cemalettin kedilerimiz onların bacaklarına sürtünüyor, göğüslerinde EN BÜYÜK HOCAM ATATÜRK türkülerini Gazi için yatıyorlardı. Bildik’e 1948’de verdiği çaldığı da bilinir. Ne büyük tesadüf ki 1950 yılında verilen röportajda o gece Öte yandan Mustafa bir röportajda Atatürk’ün piyano çaldığını ÇOCUKLAR NİÇİN CİNAYET İŞLER? yaşananları anlatırken Kemal Paşa ile görüşmek Gökçil sayesinde öğrenmiş oluruz. Ayrıca Teşbihte hata olmasın, pitbull örneğinden yola çıkarak Gazi’nin bilinmeyen bir için 1922’de Ankara’yı Gökçil, Atatürk’ün emriyle 23 gün boyunca şunu söyleyebiliriz; çocuklar doğuştan saldırganlık yönünü de paylaşmıştır. ziyaret eden İngiliz Dolmabahçe Sarayı’nda hocalardan ders eğilimine sahip değillerdir. Hele ki çete kurmak gibi Gökçay “sersem” ifadesi gazeteci Grace M. Ellison aldığını, böylece Ankara Radyosu’nun ses organize saldırganlık eğilimi çocukların doğalarında yerine “mecnun” kelimesini Çankaya Köşkü’nde sınavını kazandığını, Atatürk’ün kendisine yoktur. Aile, yakın çevre, toplum, kısmen de televizyon kullanmayı düşündüğünü ancak gördüğü piyanoyu biraz “Sevdiğim Cemalim” ile “Gün Ola Harman ve sosyal medya onları saldırganlığa iter. eser sahibi Sadettin Kaynak’ın küçümseyerek şöyle anlatır: Ola” gibi şarkıları öğrettiğini anlatır. Fikriye Hanım Saldırganlık konusundaki laboratuvar deneyleri yazdığı dizeye sadık kaldığını “Ankara’nın iki piyanosundan Röportajı “En büyük hocam Atatürk’tü” sokaktaki saldırganlığı tam olarak anlamamıza yol belirtmiştir. Gerisini ise şöyle biri, bir köşede duruyor. diyerek bitirir. açmaz, ayrıca bilindiğinin aksine televizyon da birebir anlatır: Bu piyanolar galiba MÖ. Atatürk’ün bugüne kadar şarkı yazdığına saldırganlığı kışkırtmaz.* Televizyonun ve bilgisayar “Atatürk, kabahatin 55 yılında yapılmış, ve piyano çaldığına ilişkin bir bilgiye oyunlarının çocukların saldırganlıklarında ancak belirli çalmaktan çok süs için bende olmadığını, yazanda rastlamadık. Belki İstanbul’da bulunduğu bir payı olabilir. Oğlan çocuklara oyuncak tabanca oraya konmuş.” olduğunu söylemek suretiyle dönemde Madam Corinne’den veya almanın onları ileride saldırgan yapacağı da abartılı bir gönlümü almaktan geri Oysa o yılların Sofya’dayken bir süre piyano dersi aldı. Bu iddia. Benim oyuncak tabancam, kılıcım, Kızılderili kalmadı. Oturdu ve bir şarkı Ankara’sında bir sayede müziğe olan ilgisini piyano çalarak, başlığım vardı fakat hiç kuş avlamadım, böcek bile yazdı. ‘Haydi gidin içeri mücevher kadar değerli şarkı yazarak büyük bir hevesle geliştirdi. öldürmem. bunu besteleyip gelin’ dedi. ve bulunması zor olan Belki bir gün Mualla Gökçay’ın Çocuk çetelerinin ve çocukların cinayet işlemelerinin Bestekâr arkadaşlarla hemen bu eski piyano Gazi için Bostancı’daki evinden Gazi’nin yazdığı o çok karmaşık nedenleri var. Olaya bağlantısallık ayrı bir salona geçtik, o şarkıyı büyük önem taşımaktaydı. şarkı ortaya çıkar, belki başka bir hatırada açısından yaklaşmak gerekir. Çocukların çeteleşmelerinin O yorgun piyanodan yükselen besteledik, geldik ve okuduk.” Gazi’nin piyano çaldığını farklı bir sanatçı ve cinayet işlemelerinin muhtemel nedenlerini şöyle melodiler Gazi’nin ruhunu Mukadder Gökçil Gazi’nin bir şarkı yazdığı bugüne da bize anlatır, kim bilir. sıralayabiliriz: n Ekonomik ve toplumsal sorunlar. Bu sorunlar BERRIN KARADENZI yetişkinleri gergin kılmaktadır, bu gerginlik ise toplumun berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr v Mahsus v The Black Keys geliyor tüm katmanlarını etkilemektedir. Ekonomik sıkıntı çeken anne babalar aile içinde öfkeli olabilirler. Bu öfke Mahal rammy ödüllü çocuklarının saldırganlığına yol açabilir. Kültür rotası Gblues rock ahsus Mahal: n İşsizlik, toplumun her kesimindeki, özellikle gençler grubu The Black “MRuhi Su’ya Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye arasındaki gelecek kaygısı. Fırsat bulan gençlerin akın Keys, PEACHES Saygı” konseri, 24 akın yurtdışına gitmeleri. kültür sanat dünyasında bu hafta ‘N KREAM turnesi Şubat’ta ENKA n Siyasi kavgalar, yemekteyiz türü televizyon öne çıkan etkinlikler… kapsamında 15 Eylül Oditoryumu’nda programlardaki suni gerginlikler, doktor, öğretmen gecesi KüçükÇiftlik Ruhi Su’nun sanatsal, cinayetleri. “Biz artık doktor dövüyoruz” diyen kadının Park’ta, Epifoni ve URU ortak organizasyonu kültürel mirasını v Ballı Süt sosyal medya görüntüleri ve benzerleri... ile sahne alacak. The Black Keys öncesi ise sahneye taşıyor. enç kuşak yazar ve günümüzün önde gelen blues sözcülerinden Robert Konserde Güvenç * Freedman, J. L., Sears, D. O. ve Carlsmith, J. M. (2003). Gyönetmenlerden Finley sahnede olacak. Biletler satışta. Dağüstün eserleri Anıl Can Beydilli’nin Sosyal Psikoloji. Çev. A. Dönmez. Ankara: İmge Kitabevi. yazıp yönettiği Ballı seslendirirken v Zerrin Tekindor ile ‘TOZ’ Süt oyunu 28 Şubat’ta basgitarist Eylem Pelit Fişekhane’de prömiyer eserleri elektrik bas urat Mahmutyazıcıoğlu’nun yapıyor. Tülin Özen ve İmtiyaz Sahibi: 22 ŞUBAT 2026 SAYI: 1872 eşliğinde seslendirecek. Mkaleminden çıkan tek kişilik Nilperi Şahinkaya’nın CUMHURİYET VAKFI adına n Yayın Koordinatörü Ruhi Su’nun oğlu Ilgın sahnede olduğu ALEV COŞKUN oyun “Toz”, Hira Tekindor’un DENİZ ÜLKÜTEKİN Genel Yayın Yönetmeni oyun yasın ve Su’nun katkılarıyla n Reklam Genel Müdürü yönetiminde, Zerrin Tekindor’un MİNE ESEN travmanın nasıl EVSUN SİNEM ALKAN hazırlanan eserlerin performansıyla seyirciyle Sorumlu Müdür pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr farklı şekillerde Nilperi BETÜL BERİŞE hikâyeleri ise Derya buluşuyor. Afife Tiyatro Ödüllü taşındığını Şahinkaya Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Tülin Özen Alabora’nın sesiyle oyun, 23 Şubat Pazartesi akşamı AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul anlatıyor. Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: No:11A/41 Bahçelievler İstanbul Dağıtım: Turkuvaz dinleyiciye yansıyacak. Zorlu PSM’de. reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611 Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle