Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
18 OCAK 2026
6
Denize
bakan fırça
Tahsin Siret Bey
Sanat ölüyor mu
Atatürk’ün
İstanbul’a Teşrifi
stanbul bazı sabahlar suyun Duygu burada çoğu kez doğrudan
üstünden okunur: Kıyının havanın kendisinden doğar,
dönüşüyor mu?
Diyarbakırlı
çizgisi, rüzgârın yönü, fazladan bir dramatik
göğün tonu... Kent,
yüklemeye ihtiyaç duymaz.
Tahsin, Kuleli yıllarından
İtaşın ağırlığını bile
Bu çift hat Tahsin’i
Tarihte pek çok defa olduğu gibi teknolojik
itibaren manzarasına
suyla hafifletir, kalıcılıkla
yalnız “gemi çizen
devrimler ile sanatın geleneksel üretim biçimleri
geçicilik aynı anda
bakıp büyülendiği ressam” olmaktan
görünür olur. Denize çıkarır. Onu, denizi
yine karşı karşıya. Bu kez kuşkuyu doğuran
İstanbul’u sadece resim
bakan resim tam da bu farklı düzlemlerde
yapay zekânın yükselişinin sanata olası
değil, bir duygu alanı
iki hali birlikte taşıyan bir düşünen bir sanatçıya
etkileri. Ancak tarih bize teknolojinin sanatı
bakış disiplinidir. Asker dönüştürür: Bir
haline getirdi.
ressam kuşağının denize yanda ölçü ve ayrıntı,
öldürmediğini, tersine yeni üretim biçimlerinin
yaklaşımında da aynı disiplin öte yanda hareket ve
ortaya çıkmasına olanak tanıdığını söylüyor.
vardır: Ölçüyle devinim, hava. Askeri disiplinin
düzenle doğa, planla rastlantı aynı getirdiği çizgi hakimiyetiyle
çerçevede buluşur. denizin taşkınlığını aynı tuvalde
Diyarbakırlı Tahsin’i bu tutabilmesi, bu denge arayışının
buluşmanın en belirgin isimlerinden sonucudur. İnsan figürünün geri
biri olarak anmak gerekir. 1874’te çekildiği sahnelerde de aynı yaklaşım
Diyarbakır’da doğar; askeri öğrenim hissedilir: Figür azaldıkça “olay”
GÜVEN
için İstanbul’a gelir. Kuleli yıllarında büyür; suyun dili belirginleşir.
BAYKAN
boğaziçine bakışı, bir manzara Dumanın ufku kapatışı, çeliğin suya
hevesinden çok göz terbiyesi gibidir. gömülüşü, göğün ağırlığı... Resim,
Harbiye’de Hoca Ali Rıza’nın öğrencisi yalnız bir tarih kaydı değil, duygu alanı haline
olur. 1895 Mektebi Harbiye sınıfındandır ve gelir.
binbaşılığa kadar yükselir. 1902’de Sanayi-i
İSTANBUL’UN SUYU
Nefise Mektebi’ne devam ettiği ancak
Elbette bu dünya Avrupa deniz resmi
kapalı atölye düzeninden hoşnut kalmayıp
geleneğini bilmeden düşünülemez ancak
ayrıldığına ilişkin bilgiler yer alır. 1918’e dek
asıl mesele taklit değil, yeniden kurmadır.
Erkânı Harbiyeyi Umumiye’de resimhanede
İstanbul’un suyu Hollanda’nın suyu değildir;
çalışır; I. Dünya Savaşı yıllarında tedavi için
boğazın ışığı kuzeyin ağır gökleriyle aynı
Macaristan’a gönderilir. İstanbul’a dönüşünde
tonda konuşmaz. İstanbul’da ışık “geçiş”tir:
Beyoğlu Musevi Mektebi’nde resim
apay zekâ ile üretilen Doğadan esinlendiği duvar
Sabahın gümüşü, öğlenin parlaklığı, BÜYÜK
öğretmenliği yapar, Seyr-i Sefain İdaresi’nin
içeriklerin giderek kâğıtlarını el oyması ahşap bloklarla
akşamüstünün yumuşak sarısı, mehtabın serin r Es i M
resimhanesinde görev alır.
yaygınlaştığı internetin, bastı, kumaşlarını bitkisel boyalarla
mavisi... Su her saat başka bir renge döner; bu
Bu çizgi, bir hayat hikâyesinden çok bir
gündelik yaşamın ve
boyadı, mobilyalarını özenle işledi,
yüzden İstanbul’da deniz resmi çoğu zaman
“gözün eğitimi”dir. İç karadan suya, taşradan
Y iş tanımlarının yanı
vitray camlar tasarladı, halılar
“hava değişimi”nin resmidir.
payitahta, karargâhtan kıyıya uzanan bir
sıra sanat alanının da önemli ölçüde
dokuttu. En ünlü deseni, 1881 tarihli
Tahsin’in kıymeti burada belirir: O, değişimi
bakış... Tahsin’in denizi, yalnız bir konu
dönüşmekte olduğu bir dönemden
“Strawberry Thief” (Çilek Hırsızı),
yalnız gözlemlemez; kompozisyonun içine
seçimi değildir. Bilgiye yaslanan bir çalışma
geçiyoruz. Artık gördüğümüz
bahçesinde çilek çalan kuşları
taşır. Taşın sertliğine
rejimidir. Deniz resmi
görsellerin, okuduğumuz metinlerin
gözlemleyerek yarattığı üretimi
yaslanmak yerine
romantik bir heyecanla
ve dinlediğimiz şarkıların önemli bir
günler süren, Morris & Co.’nun en
suyun kırılganlığına
başlamaz: Geminin
bölümünün yapay zekâ dokunuşu
BAl A
pahalı ama en sevilen kumaşlarından
yaklaşır; bu kırılganlık
anatomisini bilmek,
taşıdığına tanıklık ediyoruz. Bu
biri oldu. Morris’in ikilemi buydu:
GÜ AN
resme hem incelik
donanımı tanımak,
durum kültür-sanat dünyası için
Güzel nesnelerin herkesin evinde
hem gerilim katar. MAd r A
çizgiyle ölçüyü
şaşırtıcı senaryolara yol açabilir.
olmasını isterken el emeği ve kalite,
Dahası, İstanbul’un
kurmak gerekir. M.
Tarih boyunca benzer büyüklükte
ürünlerini yalnızca varlıklı kesimin
denizi yalnız doğa
Sami Yetik’in işaret
buluşlara ev sahipliği yapan dönemlerde
alabileceği fiyatlara taşıdı.
değildir: Liman, iskele,
ettiği gibi bu alanda
sanatta neler olduğuna bakmak, günümüze de
Yine de işlevsellik, doğaya dönüş ve
vapur, kıyı... Deniz
ilerlemek için yalnız
ışık tutabilir.
işçiliğin değeri gibi ilkeleriyle, 20. yüzyılın
gündeliğin içindedir;
fırça cesareti değil,
Ege Gemisi
Bauhaus’undan modern tasarıma, tasarım
tarih de gündelikle
FOTOĞRAFIN İCADI
irfan sermayesini
dünyasının temellerini attı.
aynı suya karışır.
büyütmek, deniz Aklımıza gelen ilk örnek tabii ki fotoğrafın
Tahsin’in atmosferi
nakliye vasıtalarını icadı. Resim sanatı, tüm tarihi boyunca
YAPAY ZEKÂ VE SANATIN GELECEĞİ
böylece “romantik
teferruatıyla öğrenmek gerçekliği yansıtma güdüsü taşıyordu. 1839’da
Bugün yapay zekâ ile yaşadığımız dönüşüm,
fon” olmaktan çıkar;
ve peyzajla figürde fotoğraf makinesinin icadı, resmin geleceği
hem fotoğrafın icadına hem de Sanayi
gündeliğin ve tarihin
olgunlaşmak şarttır. ile ilgili kuşku doğurdu. Örneğin, 19. yüzyıl
Devrimi’ne benzer sorular doğuruyor. Bir
birbirine değdiği bir
boyunca Fransa’da, fotoğrafın ticarileşmesi
yapay zekâ saniyeler içinde yüzlerce görsel
İKİ AYRI YÜZ
zemin haline gelir.
nedeniyle naturalist yağlı boya tablolara olan
üretebiliyorken, bir müzik yazılımı dakikalar
Tahsin’in resminde Deniz her şeyi unutur
talep önemli ölçüde azaldı. Artık gerçekliği
içinde besteler yaratabiliyorken, sanatçının
deniz iki ayrı yüzüyle gibi görünür ama çoğu
birebir yansıtabilecek bir alet varken resmin
rolü ne olur? İnsan yaratıcılığının benzersiz
belirir; ikisi de denizdir zaman geri getirir.
Dalgalı Denizde Gemi
nasıl bir işlevi olabilirdi? Paradoksal olarak
değeri nedir?
ama aynı deniz Kıyıya vuran bir parça
bu durum resmin en duyusal, en lekesel
Tarih bize şunu gösteriyor: Teknolojik
değildir. İlki “gemi portresi”dir. Burada deniz, tahtayı da getirir, bir dönemin gölgesini de.
haline yaklaşmasında bir adım oldu. Zamanla
devrimler sanatı öldürmüyor, dönüştürüyor.
Tahsin’in tuvalinde deniz, bu geri getirme
gemiyi taşımak için vardır. Dalga geri çekilir,
bu arayış “izlenimcilik” gibi modern sanat
Fotoğraf resmi öldürmedi, izlenimciliği,
halinin içinden konuşur: Boğazın bir sabahı,
atmosfer yatışır, gövde öne çıkar. Ressamın
akımlarının doğmasına zemin hazırladı.
kübizmi, soyut sanatı doğurdu. Makineler
limanın durağanlığı, geminin ağır yürüyüşü...
dikkati, bir yüz çizer gibi ayrıntıya yönelir:
Claude Monet’nin “İzlenim, Gündoğumu”
el sanatlarını yok etmedi, Arts & Crafts gibi
Suyun üstünde ilerleyen tarih, onda renk ve
Oran, biçim, bacanın duruşu, direğin eğimi,
tablosundan ismini alan bu akım, anlık ışık
hareketlerle zanaat yeniden değer kazandı ve
gövdenin çizgisi... Gemi bu resimlerde bir taşıt çizgiyle kayda dönüşür.
etkilerini, renk titreşimlerini ve doğadaki
modern tasarımın temellerini attı.
olmaktan çıkar, kişilik kazanır. Hatta bazen bir Diyarbakırlı Tahsin’i anarken onu tek bir
değişimleri yakalamaya odaklandı.
Yapay zekâ da olasılıkla benzer bir yol
dönemin gururu gibi durur: Yalnız teknolojiyi etiketin içine sıkıştırmamak gerekir. “Deniz
İzlenimciliğin gelişimi, kısmen sanatçıları
izleyecek. Sanatçılar, yapay zekânın kolayca
değil, memleketin dünyaya görünme arzusunu ressamı” doğru bir işarettir ama eksik bir tarif.
fotoğrafla rekabet etmekten özgürleştiren bir
yapabildiği şeyleri yapmaktan uzaklaşıp yapay
da sırtlar. Bu yüzden gemi portreleri estetik Çünkü Tahsin’in denizi yalnız resmedilen bir
dönüşüm olarak düşünülebilir. Artık gerçekliği
zekânın yapamadığı şeylere odaklanacaklar:
nesneler olmanın ötesinde, görsel bellek yüzey değildir: Bakışın sınandığı bir alan,
birebir kopyalama sorumluluğundan kurtulan
Derinlik, özgünlük, kişisel anlatı ve insan
belgeleridir. hafızanın kurulduğu bir yer, zamanın kendini
ressamlar, fotoğrafın yakalayamadığı şeylere
deneyiminin benzersiz ifadesi. Belki de
İkinci yüz “dalga/atmosfer”dir. Burada gösterdiği bir aynadır. Gemi portrelerinde
odaklandılar.
yapay zekâ çağında sanat, hiç olmadığı kadar
gemi bazen küçülür. Asıl mesele suyun ayrıntının titizliğiyle çalışan el, dalga
ARTS & CRAFTS HAREKETİ “insani” olacak.
halidir. Rüzgârın yüzeyi nasıl kırdığı, ışığın resimlerinde havanın nabzını tutar; İstanbul
Bir başka olasılık ise, yapay zekânın
su üstünde nasıl dağıldığı, ufkun nasıl manzaralarında ise ışığın geçiciliğini kalıcı Benzer bir tepki, Sanayi Devrimi’nin
kendisinin yeni bir sanat aracı haline gelmesi.
ağırlaştığı... Tahsin’in bu tür resimlerinde bir biçime dönüştürmeye uğraşır. Belki getirdiği seri üretim ve makineleşmeye
Nasıl ki fotoğraf sonunda kendi sanat dilini
deniz bir olay yerine dönüşür: Anlık de bu yüzden resimleri bugün hâlâ karşı da gelişti. 19. yüzyılın ikinci yarısında
geliştirdiyse yapay zekâ ile çalışan sanatçılar
bir yön değişiminin, bir gerilimin, tanıdıktır: Boğazın ışığı değişse de İngiltere’de ortaya çıkan “Arts & Crafts”
da bu teknolojiyi özgün ifade biçimlerine
bir hareketin kaydı. Ressam suyun huyu değişmez; dalga her (sanatlar ve zanaatler) hareketi, tam da bu
dönüştürebilirler. Önemli olan, her dönemde
dalgaya bakarken “karakter” arar. defasında başka bir yüzle gelir endüstriyel dönüşüme bir karşı duruştu.
Kabarmanın sertliğini, çekilişin ama aynı soruyu kıyıda bırakır: William Morris, bu hareketin en etkili ismi olduğu gibi teknolojiye kör bir şekilde teslim
yorgunluğunu, sönüşün Biz bu kente, bu suya, bu ufka nasıl olarak, fabrikalardan çıkan ucuz ve ruhsuz olmamak, onu eleştirel ve yaratıcı bir gözle
dinginliğini yakalamaya çalışır. bakıyoruz? ürünlere alternatif yaratmaya koyuldu. kullanmak.
KAYNAKÇA
cumhuriyet.com.tr’de
rc

