08 Şubat 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

18 OCAK 2026 5 Genç yönetmen Andan Gizem İbak, kameraya Sanatçının da neden tutku içi sıkılıyor duyduğunu anlattı. koparıp u Türkiye’de insanlar, farklı nedenlerle iç sıkıntısı ve umutsuzluk içinde diye düşünüyorum. Sizce böyle zamanlarda tiyatro ve sanat nasıl bir rol üstlenmeli? O “içi sıkılan, umutsuzluk içindeki” insanların bir kalıcı kısmı da tiyatrocu ve başka sanatçılardan oluşuyor. (Gülüyor) Bir başka şekilde söylersek, sanatçılar da bu toplumun bir parçası. Ressamın da içi sıkılıyor. unhor Bunu da sanatına yansıtıyor. Bu yansımayla mış bağ kurabilenler kurar ama bu bir çaba da kılmak... gerektiriyor. Görmek için o tarafa bakmak gerekiyor. Duymak için bazen kulak kabartmak gerekiyor. dz i inkteül Çukur’un Metin’i, sahnelerin üretken kalemi Cem Uslu, zanaatın sonuna izem İbak, sinemaya Ben film çekecektim. Gerçekten tutkulu bir yönetmen. başka da hiçbir şey düşünmedim. yaklaşıldığını Çok küçük yaşlardan u Üniversite bittikten sonra ama itibaren bakmadan profesyonelliğe geçişiniz nasıl oldu? ‘Yapay zekâ özgünlüğün her G duramadığı kamera Üçüncü sınıfta biraz ne vizörü, bugün, 32 yaşında onu hâlâ zamankinden yapacağımı düşünmeye başlamış “anları” kaydetme aşkıyla peşinden ve sorgulayan bir genç haline daha kıymetli sürüklüyor. Sohbet ederken bilgili, gelmiştim. O dönem sinemaya özgüvenli ve ne istediğini bilen olacağını devam edip etmemek konusunda, genç bir yönetmenle karşı karşıya “Sinema neye yarar? Kime hizmet Çehov olamaz’ düşünüyor. olduğunuzu hissediyorsunuz. eder? Neden film çekilir? Filmler Geçen yıl “Eudaimonia” isimli nereye ulaşır” gibi soru işaretlerim kısa filmiyle Türkiye ve dünyada vardı. O soruları takip ederek ıskanmak dizisinde üzerinde çok düşünüyordum. Hem geçirdiği bir planı var ve yaptığının festival yolculuklarına çıktı, kendimi başka bir serüvenin içinde Cemil Şevket kendi hayatımda kaçtığım şeyler, arkasında duruyor. Korkularıyla Atina’da uluslararası Monthly Art buldum. 2015 yılında hayranı karakterine yaşam veren kaçmayı neden istediğim hem de kucaklaşarak yürüyor yolunu artık. Bu Film Festivali’nden ödülle döndü. olduğum aktör Aamir Khan’a bir Cem Uslu, aynı zamanda gördüğüm sürekli “bir şeylerden Kâmil, eskisine göre daha “iyi”, bunu Başrolünde Mehmet Aslantuğ’un mektup yazdım ve setine gitmek K kendi yazıp yönettiği kaçma” arzusu. Sorunlardan kaçmak, söyleyebilirim en azından. yer aldığı 13 dakikalık filmde istediğimi söyledim. Şansım yaver tek kişilik oyunu “Başka Hayat” ile gerçeklerden kaçmak ve tabii ki u Kırsala yerleşen beyaz yakalının boşandıktan sonra oğluyla bağ gitti, beni Hindistan’a davet etti. tiyatro sahnesinde yer alıyor. Salı şehirden kaçmak. İstanbul’dan trajikomik hikâyesi genellikle doğayı kurmaya çalışan bir babayı izliyoruz. Orada hem bambaşka bir kültürde akşamı Fişekhane’de İstanbullu ayrılıp daha sakin bir yerlere gitmek “romantik” bir dekor sanmasından Baba ve oğul arasındaki mesafe film üretimini gördüm hem de tiyatroseverlerle buluşacak oyun benim de hayalimdi son birkaç yıldır. kaynaklanıyor. Kâmil’in doğayla anılarla kapanırken Yiğit (Mehmet yeni hikâyelerim için motivasyon öncesi Uslu ile hem kamera önünü Pandemiyle bir anda çok fazla insanın imtihanı, aslında modern insanın Aslantuğ) boşandığı eşiyle yaşadığı kazandım. Sonraki iki üç yıl hem sahneyi hem de yapay zekâyı ele hayali oluverdi. Gideyim, köyde bir kendi içindeki “vahşilikle” mi yoksa aşkı, mutlulukları ve sessizce çöken Hindistan’a gidip gelmeye devam alan keyifli bir sohbette buluştuk. yer alayım… Bir arazi, bir taş ev… teknolojiden arınamamış “konfor evliliği yeniden hatırlıyor. Göl ettim, orada iki kısa belgesel çektim, Keçilerim, tavuklarım olsun… Bu arayışıyla” mı yüzleşmesi? u Kıskanmak dizisi izleyicinin kıyısında alınan küçük bir cesaret, bir tanesi festivallere katıldı hatta. meseleler üzerine uzun zamandır Kâmil’in asıl imtihanı kendiyle. oldukça beğenisini kazandı. Projeye suskunluk ve acıyı geleceğe uzanan Okulu kendi yolumu çizme isteğiyle düşünüyordum zaten. Aylarca çadırda yatmış, günlerce nasıl dahil oldunuz? kırılgan bir umuda dönüştürüyor. biraz ihmal edip yedinci senede beton kırmış. Yanlış yeri kırmış bir Evet, bu beğeniyi ben de sokakta, Teknik açıdan kısa filmlerin eSKiSine GÖre DaHa ‘iyi’ bitirebildim. daha yapmış. Yanlış yere yapmış, sosyal medyada görüp mutlu ortalama standardını aşan başarılı u Dediğiniz gibi başka bir hayat bir daha kırmış. Ancak bunlardan u Hindistan’da ne gözlemlediniz? oluyorum. Projeye son derece normal yapımın görüntü yönetmenliğini de özlemi bugünlerde ülkemizdeki hiç öyle yakınarak söz etmiyor. Beni en çok etkileyen, bir şekilde dahil oldum aslında: Uğur İçbak üstlendi. pek çok insanı kapsayan bir konu Aksine, keyifle, gururla anlatıyor o sinemanın bir değişim Audition verdim, anlaştık. Yönetmen Gizem başlığı. Karakteriniz başka bir hayatı günlerini. Çünkü ilk kez gerçekten ve dönüşüm aracı İbak ile hem kısa u Dizinin bence şöyle ilginç kentten kırsal göç ederek arıyor. Peki “bir şey yaptığını” hissetmiş. Evini olarak kullanılmasıydı. filmini hem de sinema bir yönü var. Tarihi bir öyküyü ve bu yolda yaşadıkları onu ne kadar inşa ederken, bir yandan kendini de Aamir Khan bana, yolculuğunu konuştuk. karakterlerini bir ölçüde günümüze “iyileştiriyor”? yeniden kurmuş. Acele etmeksizin, “Dünyanın her yerinde taşıyor. Dolayısıyla 1930’lu yılların Kaçacak bir yer olmadığını fark u Sinema aşkı özenle, kendince. Hava güzelmiş, yaşayabilirim ama ruhuyla kaleme alınmış bir olay örgüsü ediyor Kâmil. Meselenin kaçmak nereden geliyor, film evini yapmış. Hava kötüymüş, o kendi ülkemdeki günümüz şartlarında sunuluyor. değil, kalıp alanını savunmak çekme hikâyeniz nasıl havada yapılabilecek kadarını yapmış. insanların gözlerinin Evet, Kıskanmak bir roman olduğunu. Kaçmanın sonu olmadığını. başladı? Hava çok kötüymüş girmiş çadırına, içine bakarak onlar uyarlaması ama serbest bir uyarlama. Çünkü nereye gidersen git, gelir Aslında çocukken çekmiş fermuarını, evini yapabileceği için bir şey yapmak Dizideki karakterlerin büyük kısmı seni bulur. Onu da buluyor. Bu annemin 36’lık pozu havayı beklemiş. Doğayla istiyorum” demişti. romanda yer almıyor bile. Yılmaz yolda yaşadıkları onu iyileştirmiş olan analog bir fotoğraf inatlaşılmayacağını öğrenirken Dangal’dan sonra Şahin ve Melike Vatansever, mi? Bir dereceye kadar evet ama makinesi vardı ve geçmişiyle de inatlaşmanın bir anlamı Hindistan’da kız çocukları için romandan yola çıkarak yepyeni iyileşmesini sağlayan şey yaşadıkları fotoğraf çekmeyi çok severdi, ben olmadığını kavramış bir yandan. vakıflar kuruldu, güreş müsabakaları bir dünya kurdular. Oynadığımız değil de yaşadıklarını değerlendirme de hep peşinde gezerdim. Her filmde yapıldı, daha değerli hale gelmeye karakterler de bugünün insanının u Oyun yazarlığı ve seslendirme biçimi. Sorumluluğu üzerine alıyor. sadece bir poz hakkım olurdu. O başladılar. Bu benim “Neden film gibi alanlar son zamanlarda yapay ruhunu taşıyor. Bu yüzden, bu konuda Dibe vurduğu yerden sıçrayarak hakkım bitmesin diye makineyi yapıyoruz” sorumun cevabı oldu. zekânın işin içine dahil olmasıyla özel bir çaba sarf etmem gerekmedi geliyor. Akılcı ya da değil, eyleme boynuma asar, bir tane fotoğraf gündemde. Siz bu konu hakkında ne açıkçası. aSlantuğ ile işbirliği çekebilmek için günlerce vizörden düşünüyorsunuz? u Kendinizin yazıp yönettiği tek etrafa bakarak gezerdim. Bu durum Zanaatın büyük ölçüde sona u “Eudaimonia” filminizden kişilik oyununuz “Başka Hayat” ile benim için o kadar büyük bir tutkuya ereceğini düşünüyorum. Yapay zekâ bahsedelim. Mehmet Aslantuğ ile tiyatro sahnesindesiniz. Kâmil Osman dönüştü ki... nasıl bir araya geldiniz? her şeyin en beğenilenini hem de Dilek, kendi kişisel öyküsünü anlatıyor. usta bir teknikle üretebilir. Çünkü Genelde aktörler kısa filmcilere Sinema neye yarar? Ancak bu öykü izleyiciler arasında pek kullanıcısını memnun etmek üzerine yardımcı olmaya çalışırlar ama çok insanın da sıkışmışlığına dokunan u 90’lardan mı söz ediyorsunuz? kurulu bir yapısı var ve bu konuda Mehmet abiyle olan sürecimiz çok bir yere temas ediyor. Evet, 90’ların sonundan çok da becerikli! Sanatınsa böyle bir özeldi. Kendisini tanımıyordum, Bir süredir “kaçmak” teması bahsediyorum. Bizim kuşak tam amacı yok. Sanatçı eserini, kendini replikleri yazarken hep onun sesiyle bir geçiş dönemine denk geldi. en özgün ve heyecan verici biçimde hayal ediyordum. Ona yazdım, 2000’lerin başında küçük ekranlı ifade etmek arzusuyla tasarlayıp üretir. daha önce hiç kısa filmde yer Çukur dijital makineler çıktı, bana da bir Beğenilmesini isteyebilir tabii ama almamıştı, işlerinin de biraz yoğun tane aldılar. O makinenin video herkesten önce kendisi beğenmek olduğunu ama yine de bir kahve unutulmadı kısmındaki kırmızı tuşa bastığımda ister. Çoğunlukla da beğenemez. içebileceğimizi söyledi. Gittiğimde hissettiğim heyecanı tarif edemem. u Pek çok insan sizi Çukur ve Metin Yaman karakteriyle tanıdı. Aradan (Gülüyor) Bu yüzden yapay dört saat sohbet ettik. Sohbetin Çok duygusal bir çocuktum, geçen yıllarda Çukur kendine nasıl bir miras edindi? zekânın sanatı tehdit edebileceğini sonunda bana “Takvim ne, ne zaman 2000’lerin başında dedem vefat Televizyon suya yazı yazmak gibi. Her şey çok hızlı bir biçimde üretilip düşünmüyorum. Özgünlüğe her çalışıyoruz” dedi ve filmde yer etmeden önce onun son videosunu aynı hızda tüketiliyor. Bu sürat içinde bir dizinin izleyicide kalıcı bir iz zamankinden daha ender rastlanacak almayı kabul etmiş oldu. Teknik çekmiştim. Bir şeyi andan koparıp bırakması çok zor. Çukur bunu başarabilmiş ender işlerden. İzleyicisiyle bir çağa giriyoruz. Bu da onu daha olarak çok zor bir filmdi; Mehmet kalıcı kılabilmek kalbimi çarpan bir çok derin, çok katmanlı bağlar kurdu. Bu bağlar hâlâ kopmadı, kopacağa da da kıymetli hale getirecek. Yapay abinin tevazusu, işi sahiplenişi ve tutkuya dönüştü. Sonra uzun yıllar benzemiyor. Sokakta hâlâ “Metin ağabey” diye çağrıldığım oluyor, sosyal zekâ, Çehov’u çok iyi taklit ettiği mutfaktan bakan tavrı olmasaydı tiyatro sahnesinde oyunculuk yaptım medyada hâlâ Çukur hayranlarından mesajlar alıyorum. Bu tabii ki çok belki yüzlerce oyun yazacak, hatta bu bu filmi yapamazdım. O yanıyla sevindirici bir şey. Ayrıca seti, çalışma arkadaşlarımı, o günleri hatırladığımda oyunlara aylarca bilet bulunamayacak ama hep yönetmenin işine karışan, çok şanslıydım. Hayatım boyunca da hâlâ yüzümü güldüren bir iş. Bu tarafı daha da paha biçilmez. belki ama hiçbir zaman bir Çehov yönetmeyi arzulayan o çocuk olarak unutmayacağım bir süreç diye tarif olamayacak. kaldım. Sonunda kararımı verdim: edebilirim onunla çalışmayı. kü en at
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle