13 Mayıs 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

10 EKİM 2021 4 Aziz Hoca Türkiye’deki aşı çalışmalarını da izledi Dillerin de başına gelir Nobel ödüllü bilim Hantallık ‘Aaa Aziz insanımız Prof. Dr. Aziz alnızca insanlar hantallaşmaz, diller de Sancar geçen hafta hantallaşır. Hantallaşan insan nasıl çevik- liğini, etkililiğini hatta güzelliğini kaybe- İstanbul’daydı. Biz Y derse diller de kaybeder. Sancar geçiyor...’ de yarım günü kendisi Bugün kullanılan Türkçenin bin bir so- rununun yanında bir de “hantallaşma” sorunu var. ile geçirdik. Sohbet Çok laf, az anlam. Gereksiz sözcüklerle tıka ba- ettik, birlikte Süleymaniye Camisi’ni sa doldurulmuş, ifade gücü azaltılmış, anlamı bula- ziyaret ettik. Büyük ailesinin kendisi nıklaştırılmış, bazen yok edilmiş cümlelerle yazılıp konuşulması için hazırladığı Mardin mutfağından sorunu. oluşan öğle yemeğine katıldık. Bir örnek vereyim ama önce vereceğim örneklerimin hep- Bakın neler anlattı. sini ger- çek me- tinlerden ya da ko- ÖZLEM YÜZAK nuşmalar- dan aldığı- ORHAN BURSALI mı söylemeyi unutmayayım. “Şehir hastane- ehzadebaşı’ndan Süleymaniye leri bir kara delik olma nokta- Camisi’ne giden dar sokakta yürü- sında devam ediyor” diyen kişi- yoruz. Aziz Sancar ve biz...Yanımız- ÜLKER ye gerçekten sormak istiyorum: da Cumhurbaşkanlığı’nın iki koruma- Ş “Şehir hastaneleri bir kara delik INCE sı. Karşı kaldırımda yürüyen üniversite- olmaya devam ediyor,” dese- inceulker@ li birkaç genç Sancar’ı görür görmez şaşırıyor- niz olmuyor mu diye. Ya da ni- gmail.com lar. “Aaa Aziz Sancar” diye arkadaşına heye- çin olmuyor? O “nokta” sözcü- canla sesleniyor genç bir kız. Maskeli olması- ğünü oraya tıkıştırmanızın ne- na rağmen hemen tanıyorlar. Caminin avlusun- deni nedir? da birileri yaklaşmaya çalışıyor, fotoğraf çektir- HHH Konuşmak mek isteyenler, konuşmaya çalışanlar... Biliyorsunuz Türkiye Cum- Geçen hafta TÜBİTAK’ın davetlisi olarak anlamlı ve huriyeti Cumhurbaşkanı’nı zi- geldi. 1 hafta kaldı, TEKNOFEST’e katıldı, yarete gelen Avrupa Komisyo- sağlıklı Gebze Teknoloji Merkezi’ni gezdi. Eski dokto- nu Başkanı Bayan Ursula von ra öğrencileri ile buluştu. Programı yoğundu. bir insan der Leyen, kendisine oturacak Yine de zaman ayırdı ikimize. Biri ilk gel- yer gösterilmediği için ayak- eylemidir. diği akşam birlikte akşam yemeği. Bir de ta kalmıştı. Haber şöyle ve- Deli Türkiye’den ayrılmadan bir gün önce. Yarım rilmiş: “Ayakta kalmak duru- günü kendisi ile geçirdik, sohbet ettik, Süley- değilseniz munda kaldı”! Ali Babacan’la maniye Camisi’ni gezdik. Büyük ailesinin ken- bir söyleşi yapılacağı habe- biriyle Tabii korumaları geçememiş. Israrla Aziz Hoca disi için hazırladığı öğle yemeğine katıldık. Ba- ri, “Ali Babacan’la ilgili olarak MARDINLI ile tanışmak, fotoğraf çektirmek istediğini söy- konuşmak kın neler anlattı. bir söyleşi gerçekleştirilecek” lüyormuş. Programı dolu yanıtı almış. Kız yıl- biçiminde duyuruluyor! “Ali için VEJETARYEN mamış, “Hoca bizim için geldi ama siz görüş- TÜRKIYE ÖNCÜLERDEN OLABILIRDI Babacan’la bir söyleşi yapıla- türmüyorsunuz. Buna hakkınız yok” diye bağı- bir ABD’den önce Özbekistan’a uçmuştu. Ora- ziz Sancar Mardin’in Savur ilçe- cak” diyemiyorlar. rıyormuş, arkadaşları da kıza destek çıkmışlar. dan da İstanbul’a. Özbekistan’a bu ilk gidişi sinden. İlçede Sancar’ın doğup gerekçeniz HHH Aziz Hoca olay kendisine sonradan aktarılın- değil. Bir dönem dünya bilimine oradaki top- A büyüdüğü 3 katlı ve 36 odalı ta- Türkçe -yapısı gereği- o kadar olur. Bir şey ca üzülmüş, “Tüh keşke görüştürseydiniz” diye rakların damgasını vurmuş olması, Uluğbey rihi taş konak müzeye dönüştürülüyor. Aile ekonomik bir dildir ki Batı dille- sitem etmiş. Kafa tutan, hakkını arayan bir ne- sorarsınız, Medresesi, Buhara, Semerkant... Hepsi gözle- bir yandan da bu işlerle uğraşıyor. rinden çeviri yaparken bunu bü- sil... Önemli. rini yaşartacak kadar heyecanlandırıyor onu. Aile birbirine çok bağlı. Mersin’de- tün çevirmenler fark eder. Kay- iletirsiniz, Aziz Hoca Türkiye’deki aşı çalışmaları- 3 yıldır adım atmadığı Türkiye’ye geliş ne- ki abla, kardeşi, yeğenleri. Hepsi nak metindeki sözcüklerin bazı- öğrenmek nı da izledi. “Covid-19’a belki yetişmez ama deni TÜBİTAK’ın daveti. Kendisi de TÜBİ- Şehzadebaşı’nda konaktan bozma otel- ları çeviride artar, onları atmanız önümüzde yeni pandemiler olacak; bu yüzden TAK bursu ile yurtdışına gittiği için önemsiyor. de toplandı. Vejetaryen Aziz Sancar. “‘Ki- istersiniz... gerekir çünkü Türk- Türkiye’nin bu aşı çalışmaları yeni pandemile- TEKNOFEST’e katıldı biliyorsunuz; gençler- mi yemek için yaşar kimi yaşamak için çe fazla sözcük re hazırlıklı olmak açısından önemli” dedi. Aşı- le buluştu, projelerini gördü. Kendi dönemi ile yer’ derler ya, ben işte o ‘Yaşamak için sevmez. Sözün nın hem bilimsel hem de toplumsal yönü var. şimdiki arasındaki farkı “Bilim sadece okumak- yiyenlerdenim’” diyor. Yine de humma- gelişi, İngiliz- “Aşı karşıtlığı” örneğin diye ekledi... Bugünler- la öğrenilmez, yapmakla öğrenilir. Biz okuya- lı bir çalışma olmuş belli ki. Mardin mut- cede, “Pek de okuduğu bir kitapta tarihte çiçek aşısı ile il- rak öğreniyorduk, şimdiki çocuklar deneyerek fağından en sevdiği yemeklerin etsiz ver- çok ülkede gili paragraf ilgisini çekmiş, bize de anlattı: öğreniyorlar. Bu önemli” diye açıklıyor. siyonları yapılmış. Biz de davet edildik ai- olduğu gibi Çiçek aşısını İngiltere’ye, 1716’da Şahit olmadığı ama kendisine anlatılınca çok le sofrasına. Birbirleriyle gurur duyan, bizim ülke- İstanbul’da büyükelçisi olarak görev yapan Ed- üzüldüğü bir anekdotu aktarıyor. Mardin’in kültürel mozaiğinin zenginli- mizde de zo- ward Wortley Montagu’nu eşi Lady Monta- Teknofest’te TÜBİTAK standına ilerlerken ğini içlerinde taşıyan, sevgi dolu bir aile... runlu eğitim on gu getirdi. İngiltere’de bilinmeyen çiçek aşısı- arkasından ortaokul öğrencisi bir kız koşmuş. iki yıldır” biçi- nın Osmanlı topraklarında yay- Yaşam Sürmenin Kısa Tarihi) minde dile ge- gın kullanıldığını hayretle gör- O zaman konu şuna geliyor. “Türkiye’de bi- tirilen bir içe- dü. Hafif çiçek çıkaranlardan limin gelişmesinin önündeki en önemli engel- rik Türkçede alınan cerahat, çiçek çıkarma- ler ne?” Aziz Hoca’nın bu gelişindeki gözlem- “Pek çok ül- yanların derisine çizilerek sü- kedeki gibi leri ne oldu? rülüyordu. Oğlunu da aşılatan bizim ülke- Duraksamadan “gümrük vergileri” diyor. Bi- Montagu’nun uygulamaları, top- mizde de zo- limsel kimyasallar üzerindeki gümrük vergileri- lumda duyuldu. Önce hapisha- runlu eğitim nin kaldırılması şart. Bizim laboratuvarda örne- nedeki gönüllü mahkûmlar üze- 12 yıldır…” bi- ğin bir malzemenin eksikliği öğleden sonra fark rinde denendi. Olumlu sonuç çiminde dile getirilir. İngilizcede benzerlik ilişkisini edilse bile talep edilmesi halinde sabah 10’da ha- alınmasının ardından, variyo- kurmaya yarayan o “olduğu gibi” ifadesini Türkçede zırdır. Türkiye’de malzeme ve ekipmana erişim lasyon yöntemi tüm Avrupa’ya “deki” soneki karşılar. Ama artık Türkçede de İngi- çok yavaş işliyor. Bu da çalışma temposunu dü- ve oradan Amerika’ya yayıldı. lizcedeki gibi söyleniyor ve İngilizceleştirilmiş Türk- şürücü bir unsur. Bugün Türkiye’de önemli üni- Sonradan ABD başkanı olacak çe cümle örneklerinin sayısı hızla artıyor. Merak edi- versitelerde görev yapan eski doktora öğrencile- olan Thomas Jefferson da Virgi- yorum acaba bir gün Türkçede İngilizceleştirilmemiş ri ile buluşmasında gündeme gelmiş. Aziz Hoca nia eyaletinde aşının öncülüğü- ifade kalacak mı? konuyu ertesi gün konuştuğu Sanayi ve Teknoloji nü yapmış olan önemli bir isim. HHH Bakanı Mustafa Varank’a iletmiş. Ne yanıt verdi, Aziz Sancar şunu da vurguluyor: Bu örnekleri zararsız bulduysanız, dahası var: diye soruyoruz. “Değiştirmemiz lazım” demiş. “Türkiye aşı çalışmalarını yeni aşı AFAD ekipleri bir kaza yerine gidiyor. “Olay yeri- TEKNOFEST’te topic trend olan Cumhurbaş- teknolojilerini durdurmayıp geliş- ne 3-5 kilometre kala aracı durdurarak namaz kılma kanı Erdoğan’ın sahnede Sancar’ın elini havaya tirseydi, bugün dünyada öncü ül- hususunda daha yüksek sesli konuşmalar gerçekleş- kaldırdı mı yoksa indirdi mi, konusunu da açıyo- kelerden biri olurdu.” tiriyorlar aralarında.” Bu acayip cümleyi yazan kişi ruz. Gülüyor. Saçma şeyler bunlar diyor. Alışık Peki okuduğu kitabın adı ne? eminim kendisine “Ne demek istiyorsun?” diye sor- olmadığı durumlar hepsi de. Evi ve laboratuva- Üşenmiyor kalkıp oteldeki oda- sak hiç duraksamadan ne demek istediğini söyler, sına gidiyor ve kitabı getiriyor. rı arasında geçen bir yaşam. “Bir cumhurbaşka- “… aracı durdurarak, acaba burada namaz kılsak mı Steven Johnson’un Extra Li- nı ile nasıl davranılır bilmiyorum ki; zaten sah- diye tartıştılar” der, “konuştular” der.. E, pekiyi, bi- fe - A Short History of Living nede hep elimi tutmuştu. Selamlarken de kaldır- zim sormamızı beklemesine gerek var mı canım, ne Longer. (Ekstra Hayat- Uzun dı, o kadar...” demek istiyorsa onu söylesin. Ne demek istediğini bilmiyor olacak hali yok. HHH Konuşmak anlamlı (ve sağlıklı) bir insan eylemi- HANGI GEN NE ZAMAN AKTI F OLUYOR? dir. Deli değilseniz biriyle konuşmak için bir gerek- çeniz olur. Bir şey sormak ya da bir şey öğrenmek ya eliyoruz ABD’deki yaşama, çalışma- hangisi etkili olur? Bu konuda bir sürü çalış- kusunu ayrıntılı şekilde haritaladık. Hangi gen da bir şey iletmek, bir uyarıda bulunmak için konu- larına... ma var. Çıktıları yani sonuçları ile ilgili ise biri ne zaman aktif oluyor belirledik. Ardından şursunuz. Ama karşınızdaki kişiden bir yanıt alabil- “Laboratuvarımda 3 Türk öğrencim Fransa’da diğeri ABD’de iki araştırma yapıl- farelerde bağırsak kanserli hücreleri büyüt- meniz için söylediğiniz şey o kişi için de bir anlam Gvar, üçü de kız ve çok başarılılar. Top- dı. Ama bir sorun var ve o hep hasır altı edili- tük. Bu farelere kanser tedavisinde kulla- ifade etmelidir. Kuşkusuz yazarken de bu böyledir. lam 9 öğrenci var” diyor. Peki gün nasıl geçi- yor. Araştırmada erkeklerden bahsederken ka- nılan cisplatin adlı ilacı enjekte ettik. Şunu HHH yor? “Günde 12 saat çalışırım. Sabah yürüye- dınlar konu edilmiyor. Çünkü sonuçlara göre gördük: Normal farelerde 1800 ile 2000 gen Bir gazetenin ekinin arka sayfasında birinin bir öy- rek laboratuvara giderim, kısa bir süre kaldık- kadınlarda erkekler kadar etkili değil. Dahası biyolojik saat tarafından kontrol ediliyor. Ki- küsü yayımlandı (besbelli ki gazete yönetimi öykü- tan sonra eve dönüp çalışmayı sürdürürüm, kanser tedavisi ile biyolojik saat ilişkisinde de mi öğle saatlerinde kimi akşam saatlerinde. yü pek beğenmiş). Öykücü bana (elbette de hepimi- makaleler, grantlar vs... Öğleden sonra yine la- sorunlar var. Kanser hücreli dokulara baktığımızda ise ze) şöyle bir şey söylüyor: “...ayakkabıma aldırma- boratuvara giderim.” Biz bunları ortaya koymaya çalışıyoruz. Bi- gördük ki sadece 100 ila 150 gen biyolojik yarak geriden uzayarak koşturduğum bacağımla... se- Başka? yolojik saatin kemoterapide etkin çalışması saat tarafından kontrol ediliyor. Bunun da ke seke geçiyordum gecenin içinden.” Bu kişiye de “O kadar...” Biraz mahcup gülümsüyor. için moleküler bir mekanizmaya dayanması la- belli bir mantığı ve düzeni yok. Bundan çı- sormak gerekiyor: Ne demek istiyorsun, diye! Aca- “Çalışmaktan başka bir şey yapmasını bilmi- zım. Hangi geni korumak istiyorsun? Normal kan sonuç şu: Kanser dokusunda biyolojik ba kendisi anlıyor mu? Anlıyorsa eminim bizim de yorum ki...” dokuda ne zaman aktif, kanserli dokuda ne za- saat kopuk. İşlemiyor. anlayabileceğimiz gibi anlatmanın yolunu bulacaktır. Şu aralar yoğunlaştığı konu: Biyolojik saat man aktif? Eğer her ikisinde de aynı zaman di- Normal dokuda hangi genlere dokunmak Bir dili iyi kullanmanın gerektirdiği kafa disipli- ile kanser tedavisi arasındaki ilişki. liminde aktif ise bir faydası olmaz. Farklı za- istemiyorsan onları belirle ve onlar aktif ol- ninden, sözcük ve dilsel yapı bilgisinden habersizlik “Biliyorsunuz kemoterapi ile biyolojik sa- manlarda aktif ise ilacı da ona göre ayarlamak duğu zaman ilacı verme. Hazırladığım ma- neyin işaretidir ve sonu nereye varır, gerçekten me- at ilişkisi 50 yıl geriye gidiyor. Şu ilacı hasta- gerek. Biz Piri Reis haritalama metodu ile bu- kaleyi haziran sonunda Journal of Molecu- rak ediyorum. ya sabah versek, şunu akşam ya da tam tersi nu farelerde denedik. Farelerde genlerin do- lar Biology dergisinde yayımlattım.”
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle