Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
10 EKİM 2021
4
Aziz Hoca Türkiye’deki aşı çalışmalarını da izledi
Dillerin de başına gelir
Nobel
ödüllü bilim
Hantallık
‘Aaa Aziz
insanımız
Prof. Dr. Aziz
alnızca insanlar hantallaşmaz, diller de
Sancar geçen hafta
hantallaşır. Hantallaşan insan nasıl çevik-
liğini, etkililiğini hatta güzelliğini kaybe-
İstanbul’daydı. Biz
Y
derse diller de kaybeder.
Sancar geçiyor...’
de yarım günü kendisi
Bugün kullanılan Türkçenin bin bir so-
rununun yanında bir de “hantallaşma” sorunu var. ile geçirdik. Sohbet
Çok laf, az anlam. Gereksiz sözcüklerle tıka ba-
ettik, birlikte Süleymaniye Camisi’ni
sa doldurulmuş, ifade gücü azaltılmış, anlamı bula-
ziyaret ettik. Büyük ailesinin kendisi
nıklaştırılmış, bazen yok edilmiş
cümlelerle yazılıp konuşulması
için hazırladığı Mardin mutfağından
sorunu.
oluşan öğle yemeğine katıldık.
Bir örnek vereyim ama önce
vereceğim örneklerimin hep- Bakın neler anlattı.
sini ger-
çek me-
tinlerden
ya da ko-
ÖZLEM YÜZAK
nuşmalar-
dan aldığı-
ORHAN BURSALI
mı söylemeyi
unutmayayım. “Şehir hastane-
ehzadebaşı’ndan Süleymaniye
leri bir kara delik olma nokta-
Camisi’ne giden dar sokakta yürü-
sında devam ediyor” diyen kişi-
yoruz. Aziz Sancar ve biz...Yanımız-
ÜLKER
ye gerçekten sormak istiyorum:
da Cumhurbaşkanlığı’nın iki koruma-
Ş
“Şehir hastaneleri bir kara delik
INCE
sı. Karşı kaldırımda yürüyen üniversite-
olmaya devam ediyor,” dese-
inceulker@ li birkaç genç Sancar’ı görür görmez şaşırıyor-
niz olmuyor mu diye. Ya da ni-
gmail.com
lar. “Aaa Aziz Sancar” diye arkadaşına heye-
çin olmuyor? O “nokta” sözcü-
canla sesleniyor genç bir kız. Maskeli olması-
ğünü oraya tıkıştırmanızın ne-
na rağmen hemen tanıyorlar. Caminin avlusun-
deni nedir?
da birileri yaklaşmaya çalışıyor, fotoğraf çektir-
HHH
Konuşmak
mek isteyenler, konuşmaya çalışanlar...
Biliyorsunuz Türkiye Cum-
Geçen hafta TÜBİTAK’ın davetlisi olarak
anlamlı ve huriyeti Cumhurbaşkanı’nı zi-
geldi. 1 hafta kaldı, TEKNOFEST’e katıldı,
yarete gelen Avrupa Komisyo-
sağlıklı
Gebze Teknoloji Merkezi’ni gezdi. Eski dokto-
nu Başkanı Bayan Ursula von
ra öğrencileri ile buluştu. Programı yoğundu.
bir insan
der Leyen, kendisine oturacak
Yine de zaman ayırdı ikimize. Biri ilk gel-
yer gösterilmediği için ayak-
eylemidir.
diği akşam birlikte akşam yemeği. Bir de
ta kalmıştı. Haber şöyle ve-
Deli
Türkiye’den ayrılmadan bir gün önce. Yarım
rilmiş: “Ayakta kalmak duru-
günü kendisi ile geçirdik, sohbet ettik, Süley-
değilseniz
munda kaldı”! Ali Babacan’la
maniye Camisi’ni gezdik. Büyük ailesinin ken-
bir söyleşi yapılacağı habe-
biriyle
Tabii korumaları geçememiş. Israrla Aziz Hoca
disi için hazırladığı öğle yemeğine katıldık. Ba-
ri, “Ali Babacan’la ilgili olarak
MARDINLI
ile tanışmak, fotoğraf çektirmek istediğini söy-
konuşmak kın neler anlattı.
bir söyleşi gerçekleştirilecek”
lüyormuş. Programı dolu yanıtı almış. Kız yıl-
biçiminde duyuruluyor! “Ali
için
VEJETARYEN
mamış, “Hoca bizim için geldi ama siz görüş-
TÜRKIYE ÖNCÜLERDEN OLABILIRDI
Babacan’la bir söyleşi yapıla-
türmüyorsunuz. Buna hakkınız yok” diye bağı-
bir
ABD’den önce Özbekistan’a uçmuştu. Ora-
ziz Sancar Mardin’in Savur ilçe-
cak” diyemiyorlar.
rıyormuş, arkadaşları da kıza destek çıkmışlar.
dan da İstanbul’a. Özbekistan’a bu ilk gidişi
sinden. İlçede Sancar’ın doğup
gerekçeniz
HHH
Aziz Hoca olay kendisine sonradan aktarılın-
değil. Bir dönem dünya bilimine oradaki top-
A büyüdüğü 3 katlı ve 36 odalı ta-
Türkçe -yapısı gereği- o kadar
olur. Bir şey
ca üzülmüş, “Tüh keşke görüştürseydiniz” diye
rakların damgasını vurmuş olması, Uluğbey
rihi taş konak müzeye dönüştürülüyor. Aile
ekonomik bir dildir ki Batı dille-
sitem etmiş. Kafa tutan, hakkını arayan bir ne-
sorarsınız, Medresesi, Buhara, Semerkant... Hepsi gözle-
bir yandan da bu işlerle uğraşıyor.
rinden çeviri yaparken bunu bü-
sil... Önemli.
rini yaşartacak kadar heyecanlandırıyor onu.
Aile birbirine çok bağlı. Mersin’de-
tün çevirmenler fark eder. Kay-
iletirsiniz,
Aziz Hoca Türkiye’deki aşı çalışmaları-
3 yıldır adım atmadığı Türkiye’ye geliş ne-
ki abla, kardeşi, yeğenleri. Hepsi
nak metindeki sözcüklerin bazı-
öğrenmek nı da izledi. “Covid-19’a belki yetişmez ama
deni TÜBİTAK’ın daveti. Kendisi de TÜBİ-
Şehzadebaşı’nda konaktan bozma otel-
ları çeviride artar, onları atmanız
önümüzde yeni pandemiler olacak; bu yüzden
TAK bursu ile yurtdışına gittiği için önemsiyor.
de toplandı. Vejetaryen Aziz Sancar. “‘Ki-
istersiniz...
gerekir çünkü Türk-
Türkiye’nin bu aşı çalışmaları yeni pandemile-
TEKNOFEST’e katıldı biliyorsunuz; gençler-
mi yemek için yaşar kimi yaşamak için
çe fazla sözcük
re hazırlıklı olmak açısından önemli” dedi. Aşı-
le buluştu, projelerini gördü. Kendi dönemi ile
yer’ derler ya, ben işte o ‘Yaşamak için
sevmez. Sözün
nın hem bilimsel hem de toplumsal yönü var.
şimdiki arasındaki farkı “Bilim sadece okumak-
yiyenlerdenim’” diyor. Yine de humma-
gelişi, İngiliz-
“Aşı karşıtlığı” örneğin diye ekledi... Bugünler-
la öğrenilmez, yapmakla öğrenilir. Biz okuya-
lı bir çalışma olmuş belli ki. Mardin mut-
cede, “Pek
de okuduğu bir kitapta tarihte çiçek aşısı ile il-
rak öğreniyorduk, şimdiki çocuklar deneyerek
fağından en sevdiği yemeklerin etsiz ver-
çok ülkede
gili paragraf ilgisini çekmiş, bize de anlattı:
öğreniyorlar. Bu önemli” diye açıklıyor.
siyonları yapılmış. Biz de davet edildik ai-
olduğu gibi
Çiçek aşısını İngiltere’ye, 1716’da
Şahit olmadığı ama kendisine anlatılınca çok
le sofrasına. Birbirleriyle gurur duyan,
bizim ülke-
İstanbul’da büyükelçisi olarak görev yapan Ed-
üzüldüğü bir anekdotu aktarıyor.
Mardin’in kültürel mozaiğinin zenginli-
mizde de zo-
ward Wortley Montagu’nu eşi Lady Monta-
Teknofest’te TÜBİTAK standına ilerlerken
ğini içlerinde taşıyan, sevgi dolu bir aile...
runlu eğitim on
gu getirdi. İngiltere’de bilinmeyen çiçek aşısı-
arkasından ortaokul öğrencisi bir kız koşmuş.
iki yıldır” biçi-
nın Osmanlı topraklarında yay-
Yaşam Sürmenin Kısa Tarihi)
minde dile ge-
gın kullanıldığını hayretle gör-
O zaman konu şuna geliyor. “Türkiye’de bi-
tirilen bir içe-
dü. Hafif çiçek çıkaranlardan
limin gelişmesinin önündeki en önemli engel-
rik Türkçede
alınan cerahat, çiçek çıkarma-
ler ne?” Aziz Hoca’nın bu gelişindeki gözlem-
“Pek çok ül-
yanların derisine çizilerek sü-
kedeki gibi leri ne oldu?
rülüyordu. Oğlunu da aşılatan
bizim ülke- Duraksamadan “gümrük vergileri” diyor. Bi-
Montagu’nun uygulamaları, top-
mizde de zo- limsel kimyasallar üzerindeki gümrük vergileri-
lumda duyuldu. Önce hapisha-
runlu eğitim nin kaldırılması şart. Bizim laboratuvarda örne-
nedeki gönüllü mahkûmlar üze-
12 yıldır…” bi-
ğin bir malzemenin eksikliği öğleden sonra fark
rinde denendi. Olumlu sonuç
çiminde dile getirilir. İngilizcede benzerlik ilişkisini
edilse bile talep edilmesi halinde sabah 10’da ha-
alınmasının ardından, variyo-
kurmaya yarayan o “olduğu gibi” ifadesini Türkçede
zırdır. Türkiye’de malzeme ve ekipmana erişim
lasyon yöntemi tüm Avrupa’ya
“deki” soneki karşılar. Ama artık Türkçede de İngi-
çok yavaş işliyor. Bu da çalışma temposunu dü-
ve oradan Amerika’ya yayıldı.
lizcedeki gibi söyleniyor ve İngilizceleştirilmiş Türk-
şürücü bir unsur. Bugün Türkiye’de önemli üni-
Sonradan ABD başkanı olacak
çe cümle örneklerinin sayısı hızla artıyor. Merak edi-
versitelerde görev yapan eski doktora öğrencile-
olan Thomas Jefferson da Virgi-
yorum acaba bir gün Türkçede İngilizceleştirilmemiş
ri ile buluşmasında gündeme gelmiş. Aziz Hoca
nia eyaletinde aşının öncülüğü-
ifade kalacak mı?
konuyu ertesi gün konuştuğu Sanayi ve Teknoloji
nü yapmış olan önemli bir isim.
HHH
Bakanı Mustafa Varank’a iletmiş. Ne yanıt verdi,
Aziz Sancar şunu da vurguluyor:
Bu örnekleri zararsız bulduysanız, dahası var:
diye soruyoruz. “Değiştirmemiz lazım” demiş.
“Türkiye aşı çalışmalarını yeni aşı
AFAD ekipleri bir kaza yerine gidiyor. “Olay yeri-
TEKNOFEST’te topic trend olan Cumhurbaş-
teknolojilerini durdurmayıp geliş-
ne 3-5 kilometre kala aracı durdurarak namaz kılma
kanı Erdoğan’ın sahnede Sancar’ın elini havaya
tirseydi, bugün dünyada öncü ül-
hususunda daha yüksek sesli konuşmalar gerçekleş-
kaldırdı mı yoksa indirdi mi, konusunu da açıyo-
kelerden biri olurdu.”
tiriyorlar aralarında.” Bu acayip cümleyi yazan kişi
ruz. Gülüyor. Saçma şeyler bunlar diyor. Alışık
Peki okuduğu kitabın adı ne?
eminim kendisine “Ne demek istiyorsun?” diye sor-
olmadığı durumlar hepsi de. Evi ve laboratuva-
Üşenmiyor kalkıp oteldeki oda-
sak hiç duraksamadan ne demek istediğini söyler,
sına gidiyor ve kitabı getiriyor. rı arasında geçen bir yaşam. “Bir cumhurbaşka-
“… aracı durdurarak, acaba burada namaz kılsak mı
Steven Johnson’un Extra Li- nı ile nasıl davranılır bilmiyorum ki; zaten sah-
diye tartıştılar” der, “konuştular” der.. E, pekiyi, bi-
fe - A Short History of Living
nede hep elimi tutmuştu. Selamlarken de kaldır-
zim sormamızı beklemesine gerek var mı canım, ne
Longer. (Ekstra Hayat- Uzun
dı, o kadar...”
demek istiyorsa onu söylesin. Ne demek istediğini
bilmiyor olacak hali yok.
HHH
Konuşmak anlamlı (ve sağlıklı) bir insan eylemi-
HANGI GEN NE ZAMAN AKTI F OLUYOR?
dir. Deli değilseniz biriyle konuşmak için bir gerek-
çeniz olur. Bir şey sormak ya da bir şey öğrenmek ya
eliyoruz ABD’deki yaşama, çalışma- hangisi etkili olur? Bu konuda bir sürü çalış- kusunu ayrıntılı şekilde haritaladık. Hangi gen
da bir şey iletmek, bir uyarıda bulunmak için konu-
larına... ma var. Çıktıları yani sonuçları ile ilgili ise biri ne zaman aktif oluyor belirledik. Ardından
şursunuz. Ama karşınızdaki kişiden bir yanıt alabil-
“Laboratuvarımda 3 Türk öğrencim Fransa’da diğeri ABD’de iki araştırma yapıl- farelerde bağırsak kanserli hücreleri büyüt-
meniz için söylediğiniz şey o kişi için de bir anlam
Gvar, üçü de kız ve çok başarılılar. Top- dı. Ama bir sorun var ve o hep hasır altı edili- tük. Bu farelere kanser tedavisinde kulla-
ifade etmelidir. Kuşkusuz yazarken de bu böyledir.
lam 9 öğrenci var” diyor. Peki gün nasıl geçi- yor. Araştırmada erkeklerden bahsederken ka- nılan cisplatin adlı ilacı enjekte ettik. Şunu
HHH
yor? “Günde 12 saat çalışırım. Sabah yürüye- dınlar konu edilmiyor. Çünkü sonuçlara göre gördük: Normal farelerde 1800 ile 2000 gen
Bir gazetenin ekinin arka sayfasında birinin bir öy-
rek laboratuvara giderim, kısa bir süre kaldık- kadınlarda erkekler kadar etkili değil. Dahası biyolojik saat tarafından kontrol ediliyor. Ki-
küsü yayımlandı (besbelli ki gazete yönetimi öykü-
tan sonra eve dönüp çalışmayı sürdürürüm, kanser tedavisi ile biyolojik saat ilişkisinde de mi öğle saatlerinde kimi akşam saatlerinde.
yü pek beğenmiş). Öykücü bana (elbette de hepimi-
makaleler, grantlar vs... Öğleden sonra yine la- sorunlar var. Kanser hücreli dokulara baktığımızda ise
ze) şöyle bir şey söylüyor: “...ayakkabıma aldırma-
boratuvara giderim.” Biz bunları ortaya koymaya çalışıyoruz. Bi- gördük ki sadece 100 ila 150 gen biyolojik
yarak geriden uzayarak koşturduğum bacağımla... se-
Başka? yolojik saatin kemoterapide etkin çalışması saat tarafından kontrol ediliyor. Bunun da
ke seke geçiyordum gecenin içinden.” Bu kişiye de
“O kadar...” Biraz mahcup gülümsüyor. için moleküler bir mekanizmaya dayanması la- belli bir mantığı ve düzeni yok. Bundan çı-
sormak gerekiyor: Ne demek istiyorsun, diye! Aca-
“Çalışmaktan başka bir şey yapmasını bilmi- zım. Hangi geni korumak istiyorsun? Normal kan sonuç şu: Kanser dokusunda biyolojik
ba kendisi anlıyor mu? Anlıyorsa eminim bizim de
yorum ki...” dokuda ne zaman aktif, kanserli dokuda ne za- saat kopuk. İşlemiyor.
anlayabileceğimiz gibi anlatmanın yolunu bulacaktır.
Şu aralar yoğunlaştığı konu: Biyolojik saat man aktif? Eğer her ikisinde de aynı zaman di- Normal dokuda hangi genlere dokunmak
Bir dili iyi kullanmanın gerektirdiği kafa disipli-
ile kanser tedavisi arasındaki ilişki. liminde aktif ise bir faydası olmaz. Farklı za- istemiyorsan onları belirle ve onlar aktif ol-
ninden, sözcük ve dilsel yapı bilgisinden habersizlik
“Biliyorsunuz kemoterapi ile biyolojik sa- manlarda aktif ise ilacı da ona göre ayarlamak duğu zaman ilacı verme. Hazırladığım ma-
neyin işaretidir ve sonu nereye varır, gerçekten me-
at ilişkisi 50 yıl geriye gidiyor. Şu ilacı hasta- gerek. Biz Piri Reis haritalama metodu ile bu- kaleyi haziran sonunda Journal of Molecu-
rak ediyorum.
ya sabah versek, şunu akşam ya da tam tersi nu farelerde denedik. Farelerde genlerin do- lar Biology dergisinde yayımlattım.”

