Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
6 TEMMUZ 2026 PAZARTESİ
EKONOMİ 9
Büyük şehirlerde üç kişilik özel yurt odaları 400 bin liraya dayanıyor
Öğrencilik hayalleri söndü
‘Hava kurşun
Üniversite öğrenci adayları sonuç beklerken aileleri geçim
gibi ağır’
kaygısı sardı. Özellikle büyük şehirlerdeki özel yurt ve kiralar
bütçeleri zorlayacak, temel giderler 30 bin lirayı bulacak.
BB davaları sürüyor, İmamoğlu 9
Temmuz’da ne olacak, operasyon
aklaşık 2 buçuk milyon tercih etmeyen öğrencilerin bir
İmu var diye soruyor. Medya, NATO
üniversiteli adayı ve aileleri diğer seçeneği kiralık evlerde de
toplantısı bitince Özgür Özel’e bir
Yheyecanla sınav sonuçlarını durum iç açıcı değil.
şey mi yapacaklar tartışmasına
beklerken bu heyecana şehir dışı Endeksa tahminlerine göre dalıyor, NATO vesilesiyle baskılar,
tutuklamalar, Turkuaz operasyonu
yaşam masraflarının eylülde Türkiye geneli kira
Ankara’yı bir “Potemkin köyüne”
kaygısı ekleniyor. Bu ortalaması 1+1’de 22 bin lira,
çeviriyor, popüler bir sanatçı kutsala
sene öğrencilerin büyük 2+1’de 26 bin 397 lira olacak. Bu
hakaret ettiği iddiasıyla ters kelepçe
şehirlerdeki aylık temel kapasitelerdeki daire kiralarının
ile tutuklanıyor, geçim sıkıntısı krizi
masrafları en az 30 bin Ankara’da 30-32 bin; İstanbul’da
ELİF derinleşmeye devam ediyor. Hava
ÖZGE YALÇIN lira civarında olacak. 38 - 40 bin; Eskişehir’de 17-20 bin
gerçekten çok ağır. Gelin havayı biraz,
Bütçelerden en lira bandında olması bekleniyor. “entel gevezeliği” yaparak hafifletelim.
enetelektüel gelişime yönelik Zehra Kulalı Gezici’nin söyledikleri,
büyük pay her zaman olduğu gibi Bir yetişkinin sağlıklı ve dengeli
Christopher Nolan ve
ihtiyaçlara gelmeden cüzdanlar bu tablonun öğrenci ve ailelerin
barınmaya ayrılacak. beslenmek için yapması gereken
sıfırlanıyor. tutum ve psikolojisi üzerindeki ağır
Odisseia
2026 -2027 akademik yılı gıda harcaması ise 10 bin lirayı
yansımasını ortaya koyuyor:
Christopher Nolan’ın Odisseia filmi,
yaklaşırken özel öğrenci yurtları da aşıyor. 2 kişinin ortak yaşadığı
Şimdiden iş arıyorlar
“Çocukların şehirleri dışında daha gösterime girmeden tartışılıyor.
yeni ücretlerini belirlemeye başladı. bir evde doğalgaz, elektrik, su ve
Çünkü Homeros’un Odisseia destanı,
Dijital dünyanın vazgeçilmezi
bir üniversite hayatı hayali yok.
Öğrencilerin tercih listelerinde üst internet faturalarından kişi başına
Batı uygarlığının kurucu metinlerinden
haline gelen film ve dizi
Ekonomik gerçeklikler tercih
sıralarda yer alan İstanbul, Ankara en az 1300 lira düşüyor. Bir aylık
biridir. Özellikle klasik filoloji çevreleri,
platformlarına üye olmak, ders dışı
zamanlarında ciddi bir bariyer
ve Eskişehir’deki özel yurtlarla ulaşım bedeli ocak ayına kadar
“diversity” (etnik çeşitlilik kaygısı)
kitap satın almak ayda ekstra bin
olarak karşımıza çıkıyor. Başarılı
konuştuk. Geçen seneye göre yüzde şehirlere göre 450 lira ile 600 lira
yaklaşımını eleştiren yorumcular,
lirayı; haftada bir dışarıda sosyal
öğrenciler bile şakayla karışık
27-40 aralığında artışların telaffuz arasında olacak.
adeta “bu olmamış” demeye
aktivite ise ayda en az 2 bin 500
da olsa üniversite zamanını getirdiler. Kimi klasikçiler, Odisseia’nın
edildiği yurtlarda üç kişilik odalar Üniversite yılları temel yaşam
lirayı gerektiriyor. tanrıların, kaderin ve mitolojik
kayıp zaman olarak ifade ediyor.
için yıllık ücret KDV ve depozito harcamalarından fazlasını
düşüncenin belirleyici olduğu,
Çalışanların neredeyse yarısının
Gelecek hayalleri gündelik geçim
hariç İstanbul’da 180 bin lirayla gerektiriyor. Başta da olmazsa
tarihsel bir serüven, şiirsel bir evren
asgari ücret ve civarında ücret
telaşına heba oluyor. Çocuklar
390 bin lira arasında, Ankara’da olmaz ders materyalleri geliyor.
olduğunu; modern gerçekçilik adına
aldığı Türkiye’de bu ağır fatura, renkli kampüs hayallerinden uzak,
150 bin ile 350 bin lira arasında Hukuk, mühendislik, işletme ve
aşırı rasyonelleştirilmesinin özünü
üniversite okumanın bir ayrıcalık okul ve bölüm tercihinden önce
değişiyor, Eskişehir’de ise 110 bin iktisat gibi belli başlı fakültelerin
zedelediğini; Miken dönemine ait
haline geldiğini kanıtlıyor. 2026’da
liradan başlıyor. Görece düşük fiyat ana ders kitaplarının piyasadaki ‘acaba nerede nasıl yarı zamanlı
zırhlar, silahlar, kostümler ve mimari
yüzde 33 artışla 3 bin liradan 4 konusunda tarihsel tutarlılığın ikinci
segmentinde yer alan yurtlarda sıfır fiyatları toplam 13 bin iş bulurum’ diye araştırıyor.
plana atıldığını ileri sürüyorlar. Öte
bin liraya çıkarılan KYK burs ve
sadece kahvaltı öğünü fiyata dahil liraya kadar çıkabiliyor. İkinci Bayramda seyranda otobüs
yandan, “etnik çeşitlilik” ilkesinin
ediliyor. Genelde en fazla 10 aya el alışveriş sitelerinde ise her öğrenim kredisinde ise yeni yılda da ücretinin ne kadar tutacağına bile
oyuncu seçiminde tarihsel ve
kadar vade uygulanıyor. bir sınıf için oluşturulmuş ders anlamlı bir artış beklentisi yok. bakıyorlar. Artık aileler de ‘Sen
kültürel bağlamdan bağımsız
Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) kitabı setleri 4 bin ila 8 bin liradan Öğrenci Veli Derneği Bolu Şube yeter ki oku, gerisine kaygılanma,
biçimde uygulandığı, Heleni siyah
yurduna hak kazanamayan ya da satışa sunuluyor. Sıra kişisel ve Başkanı ve lise rehberlik öğretmeni bir şekilde hallederiz’ diyemiyor. “
bir oyuncunun temsil etmesinin,
antik Yunanın dünyasına uymadığı
savunuluyor. Yunan oyuncuların
TGSD: Rekabet gücümüzün önündeki temel engel makro politikalar
ve Yunan kültürel perspektifinin
neredeyse hiç yer almadığı
da vurgulandı. Nolan’a kolay gelsin.
Aslında, Odisseia, İngilizce dilinde,
“klasik dönem çalışmaları” alanında
Giyimin engeli finansman
son yıllarda çeviri etiği bağlamında
sert tartışmalara yol açmıştı. Emily
ELİF ÖZGE YALÇIN
Wilson, Odisseia’yı çeviren ilk kadın,
bu nedenle olsa gerek feminist, siyasi
ürkiye Giyim Sanayicileri Derneği
boyutları öne çıkarmakla eleştirildi;
‘Emekli bıktı
T(TGSD), hazırgiyim sektörünün
sade, güncel bir dil kullanma iddiasıyla
ana metni kısalttığı iddia edildi. Erkek
küresel rekabetteki konumunu 23
getirin sandığı’
çevirilerde, Kral Odisseus’un karısı
ülke arasında sekiz ana parametre
EYT ve Tüm Emekliler Federasyonu Penolope’nin taliplerine hizmet ettikleri
ve 21 alt gösterge üzerinden analiz
düşük aylıklar ve emeklilik için öldürülen kadınları “orospu”,
eden bir çalışma yayımladı. Başkan
“şıllık” gibi sıfatlarla nitelemesine
sistemindeki sorunlara karşı
Toygar Narbay tarafından hazırlanan
karşın, aslında köle, yani seçeneksiz
dün İstanbul Kadıköy İskele
“Küresel Rekabetçilik Matriksi”nde
oldukları sergilendi. Kadınları, kendi
Meydanı’nda eylem yaptı. “TÜİK
konumlandırıldı. Raporda şu ama değer üretebiliriz. Rakipsiz
Türkiye’nin üretim stratejisinde bedenleri hakkında daha doğrudan
şaşırma sabrımızı taşırma”, “Emekli
konuşturdu.
ifadelere yer verildi: tarife erişimimiz, derin tekstil
“fason fiyat rekabetinden” değer
bıktı, getirin sandığı” sloganlarının
Bir diğer ilginç örnek de Homeros’un
“Ancak yüzde 37’lere varan altyapımız ve nitelikli işgücümüz,
atıldığı eylemde, EYT ve Emekliler odaklı modele geçiş yapması
Odysseus’a verdiği ilk sıfat
Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi
gerektiği vurgulandı. finansman maliyetleri bu segmentin doğru finansman desteğiyle
“Polytropos” etrafında oluştu. Hep
şunları söyledi: “Burada sadece
getirdiği avantajlardan yararlanmayı Türkiye’yi premium segmentte
Alıcıların sipariş kararında en
kurnaz, hileci, dolambaçlı anlamında
bir maaşın değil bir ömrün, alın
engellemektedir. Tasarım, kalite konumlandırabilir.”
etkili maliyet kaleminin yüzde
çevrilen bu sıfat için Wilson “karmaşık”
terinin yasını tutuyoruz. Yıllarını
ve lojistik gibi yapısal avantajların TGSD Başkanı Toygar Narbay
52 ile işçilik maliyeti olduğu (complicated) sözcüğünü kullanarak
verdiğin devlet sana bir avuç
sahaya yansıması için finansal ise işçilik maliyetinin yüzde 52’lik kararı okuyucuya bırakıyordu. Nolan’ın
belirtilen rapora göre Türkiye’de
maaşı çok saydı. Ey rüzgâr götür
filmi Wilson çevirisi üzerin inşa ettiği
işçilik maliyetleri dolar bazında ekosistemin üretim yapısıyla etkisi yüzde 31’e simüle edilse bile
sesimi, vicdanı olana duyur. De ki
söyleniyor.
uyumlu hale getirilmesi şarttır; Türkiye’nin rekabetteki yerinin
Hindistan’dan 18 kat, Bangladeş’ten
emeklinin ahı ağırdır, iki cihanda
Bu film ve çeviri tartışması,
aksi takdirde bu avantajlar tek sadece iki basamak yükseldiğine
8 kat daha yüksek. Türkiye’nin
da ne hal bırakır ne huzur. Emekli
kültürel, siyasi bir duruma da
başına yeterli değildir. Stratejik dikkat çekti. Narbay, “Konu
sustu sanmayın. Bizlere bu 18. sırada yer aldığı saf maliyet
işaret ediyor. Homeros’un, bu
sefaleti çektirip insanlığımızdan
yarışının yapısal olarak ve geri yön, hacim odaklı fason fiyat işçi ücretleri değil. Türkiye’de
destanı, MÖ 800’de ürettiği, destan
ettiniz. Taleplerimiz aylık
ağızdan ağıza dolaşırken MÖ 5.
dönüşsüz şekilde kaybedildiği ifade rekabetinden; tasarım, marka, işçi maliyetimiz azaldığında
bağlama oranlarının adil
yüzyılda Atina’da Tiran Peisistratos
edilirken raporun esas vurguladığı hız ve sürdürülebilirliğe geçiştir. sektörlere yararı olmayacağı gibi
seviyeye çıkarılması, kök maaş döneminde, o kültürün, siyasi
ABD’deki yüzde 10 tarife avantajı işçi maaşlarının artması da gerçek
ise bu kayıp karşısında Türkiye’nin
mağduriyetine son verilmesi, iklimin altında yazılı hale getirildiği
“değer” ölçümündeki yeri. Değer ve AB gümrüksüz erişim kalkanı, enflasyon karşısında işçinin alım
söylenir. O köleci ama demokrasiyi,
büyümeden pay, intibak
endeksinde Türkiye 100 üzerinden bu geçişi finanse edecek stratejik gücünü artırmayacak. Temel konu
belediye/kanton sistemini, jüri
düzenlemesi, en düşük emekli
tasarımda 80, tekstil altyapısında penceredir. Yapısal avantajlar ancak finansal/makro sorunlarımız.
mahkemesini kurumsallaştıran
aylığının 50 bin liraya çekilmesi ve
90 ve yetişmiş işgücünde 88 puanla finansman engeli aşılırsa sahaya Enflasyonun düşürülmesi ve kurun toplumun duyarlılıkları da bize
50 bin lira da seyyanen zam, 5 bin
dili kadar yabancıdır. Karşımızda,
İtalya ve Portekiz’le aynı segmentte
gün prime kısmi emeklilik hakkı.” yansır. Ucuz üretemeyebiliriz olması gereken yere taşınması lazım.”
köleci, göçebe üretim tarzları gibi
antik çağların birinden, artık günlük
vrupa Komisyonu’nun üç üyesi diplomatik bir gecikme değil; yeniden yazıyor.
yaşamda kullanılmayan bir dilde gelen
Kaja Kallas, Marta Kos ve Tedarik zincirlerinin kısaldığı, jeopolitik
doğrudan sanayicinin, ihracatçının,
temel/kurucu metinlerden biri var.
A Magnus Brunner, NATO zirvesi yatırımcının sırtına yüklenen ve risklerin arttığı, Çin’e aşırı bağımlılığın
Bu gibi geçmişin “kurucu” metinleri
öncesinde geçen hafta Ankara’daydı. sorgulandığı bir dönemde Türkiye’nin
geleceğini tehdit eden bir maliyet.
yaşamımızı hâlâ, birçok dolayımdan
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Hazine Avrupa için önemi azalmıyor; tersine
Komiserin konuşmasında
geçerek de olsa, etkilemeye devam
ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le
altını çizdiği gibi Avrupa da artık artıyor. Ama bu önem eşit ortaklığa
ediyorlar. Ve biz eğer uzmanlık
görüşmeler yaptılar. dönüşmüyor.
eski Avrupa değil. Brüksel’in
alanımız değilse o metinleri bizzat
Avrupa Birliği temsilcileri bu ziyarette yeni sözlüğünde rekabet gücü, Türkiye, üretim üssü olarak değer
Türkiye’ye yine bildik cümleler kurdu: görüyor ama karar masasına oturamıyor; okuyup değerlendiremiyoruz, seçkin
ekonomik güvenlik, temiz
AB’nin niyeti
“Sizi önemsiyoruz ama...” tedarik zincirinin parçası kabul ediliyor
sanayi, stratejik sektörler, yapay uzmanların yorumlarına bağımlı
Bu “ama” bazen Kıbrıs oluyor, bazen ama kuralları belirleyen çemberin dışında
zekâ, savunma ve tedarik zinciri
kalıyoruz.
Türkiye’ye ortaklık
siyasal uyum, bazen de üye ülkelerin tutuluyor.
dayanıklılığı var.
Peki, ya toplumsal yapısı, kültürü,
oybirliği. Sonuç ise hiç değişmiyor. İşte bu yüzden “teknik güncelleme”
Avrupa bir yandan “Korumacılık
dili, duyarlılıkları bugünden çok farklı
değil tamir paketi
Ekonomiyi ilgilendiren önemli önerisi yetersiz. Evet, mevcut sistemdeki
istemiyoruz” diyor, diğer yandan
temel/kurucu bir metin, vatandaşların
bir buluşma ise İstanbul’da, AB bazı aksaklıkları giderebilir. Ama büyük
kendi sanayisini koruyacak yeni
değil, “teknik güncelleme” adı verilen
karşısına, bugün toplumsal yaşamı
Komiseri Valdis Dombrovskis’in resmi değiştirmez.
kalkanlar örüyor. Çin’in sübvansiyonlu
sınırlı bir tamir paketi koydu.
belirlemek amacıyla konursa? O
katılımıyla TÜSİAD’da gerçekleşti. İşin daha rahatsız edici tarafı ise şu:
üretimine karşı önlem alıyor; kritik
zaman özgün bir bilginin üretimi,
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Avrupa, Türkiye’ye siyasi engelleri işaret
sektörlerde kamu alımlarını ve destek
Hazır değiliz
Orhan Turan’ın ev sahipliği yaptığı ediyor. Kuşkusuz Türkiye’nin demokrasi, dolaşımı, tüketimi bağlamında sınıfsal
mekanizmalarını yeniden tasarlıyor;
Türkiye ile AB arasındaki ticaret
toplantıda, Avrupa Komisyonu’nun hukuk devleti ve kurumsal öngörülebilirlik
bir yarılma, şekillenme oluşmaz mı?
savunma ve temiz teknoloji gibi
hacminin 217 milyar Avro’ya ulaştığını,
ekonomi ve verimlilikten sorumlu üyesi karnesi ekonomiden bağımsız değil.
Bu kurucu metni anlayan, yorumlayan,
alanlarda içeridekini kollayan yeni bir
AB’nin Türkiye’nin en büyük ihracat
Dombrovskis, AB’deki sorunları anlattı. Ama Avrupa da kendi ikircikli tavrını
ekonomik mimari kuruyor. buna dayalı bir “hakikat rejimini”
pazarı olduğunu, Avrupa sermayesinin
Birliğin bu dönemde iki ana önceliğinin artık gizleyemiyor.
toplumu düzenlemek amacıyla
Türkiye’deki payının arttığını anlattı.
rekabet gücü ile güvenlik-savunma Kısacası mesele sadece Gümrük
Peki Türkiye bu yeni
dayatan, siyasi kültürel seçkinler ve
Ardından da asıl cümleyi kurdu:
olduğunu söyledi. Birliği’nin güncellenmesi değil. Mesele,
bunların sunduğu “bilgiyi”, tartışma,
Kapsamlı modernizasyon için siyasi mimarinin neresinde?
Avrupa’nın verimlilik açığını Avrupa’nın Türkiye’ye nasıl baktığı: Eşit
mutabakat yok. Özetle, “Ticaret sürsün, yorumlama eleştirme, sorgulama
Kâğıt üzerinde yanıt olumlu gibi. “Made
kapatabilmesi için inovasyona daha bir ekonomik ortak olarak mı? Yoksa
sistem yürüsün ama kuralları birlikte in Europe” değil, “Made with Europe” olanağına, hakkına sahip olmayan,
fazla yatırım yapılması, yüksek enerji gerektiğinde kullanılan, gerektiğinde
yeniden yazmaya henüz hazır değiliz”
deniliyor. Gümrük Birliği hatırlatılıyor.
maliyetlerinin düşürülmesi, işgücü kapıda bekletilen bir çevre ülke olarak hatta izin verilmeyen, sunulan bilgiyi
dedi.
Türkiye’nin bazı kamu alımları ve destek
becerilerinin geliştirilmesi, tek pazardaki mı? kabul etmek, uymak zorunda olan
AB ile sorunların düğümlendiği nokta programlarında tamamen dışarıda
engellerin azaltılması ve finansmana Türkiye’nin de artık bu ilişkiye sadece
vatandaşlar. Hiç şüphesiz bu sınıfsal
tam da bu. bırakılmayacağı söyleniyor. Ama
erişimin güçlendirilmesi gerektiğini “ihracat kapısı” olarak bakmayı bırakması
yarılma ve şekillenmeyi destekleyecek
Türkiye ile Avrupa arasındaki
satıraralarına bakıldığında tablo soğuk.
vurguladı. gerekiyor. Avrupa ile entegrasyon
siyasi bir yapı ve bir ekonomik temel
ekonomik ilişki artık 1990’ların dünyasına Savunma gibi stratejik alanlarda kapılar
Komiserin Türkiye’ye ilişkin yalnızca daha fazla mal satmak için mi
de aynı hızla şekillenecektir. İyi ki
göre yönetilemez durumda. O günden daralıyor. Çin’in üçüncü ülkeler üzerinden
söyledikleri ise yıllardır duyduğumuz isteniyor; yoksa karar mekanizmalarında
Odisseia karşımıza böyle bir metin
bu yana dünya değişti. Avrupa Birliği,
cümlelerin yeni versiyonları gibiydi. Avrupa pazarına girmesini önlemek için söz sahibi olunan, hukuktan demokrasiye
olarak gelmiyor. Gelseydi köleler,
Kanada’dan Mercosur’a, Hindistan’dan yeni bariyerler hazırlanıyor. Yani Avrupa,
Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik kadar kuralların birlikte yazıldığı bir
cariyeler, krallar, cinler-periler keyfi
ilişkinin omurgasını oluşturan Gümrük Meksika’ya kadar ticaret mimarisini Türkiye’ye “Önemli ortaksın” diyor ama ortaklık için mi?
infazlar dünyasında yaşamaya
yenilerken Türkiye hâlâ eski bir metnin
Birliği’nin artık eskidiğini kabul eden aynı anda oyunun kurallarını kendi İki tarafın da samimiyet testi, tam da
Dombrovskis de masaya yenileme dar kalıpları içinde tutuluyor. Bu yalnızca güvenlik ve sanayi önceliklerine göre bu soruların yanıtında yatıyor zorlanıyor olacaktık.

