22 Ocak 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 16 OCAK 2026 CUMA 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER ikisinin de özünü belirten iki kuramsal yöntem tanım yaparak, ittifak önerisinin “Reel Politika” Karne kimin aynası? açısından tartışılmasını Pazar günkü yazıya bırakacağım. HAMZA KIYE sağlayıcı konumuna Bence, Atatürkçülük ve itmektedir. Oysa Kemalizm, hemen hemen aynı EĞITIMCI YAZAR eğitim, pazarlık konusu şeylerdir: Atatürkçülük, Kemalizmi de yapılamayacak kadar 025-2026 eğitim kapsayan bir “Akıl ve bilim yolu” Siyasette yeni kamusal bir meseledir. öğretim yılında birinci YÖNTEMİ demektir. Devletin karnesine 2dönem bitti, karneler Kemalizm, Atatürkçülüğün 1920’ler, ittifak arayışları 4 baktığımızda ise tablo dağıtılıyor. Çocuklar için 1930’lar Anadolu’sunda, geri kalmış bir daha da ağırlaşıyor. ürkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Din/Tarım Toplumuna çağ atlatmak için sevinç, kimi aileler için kullanılan bir “kısa yol reçetesidir”. Eğitimin niteliği yerine Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım kaygı, öğretmenler içinse Bence, “Marksizm” ile “Sosyalizm”, TDevleti” modelinden kaynaklanan niceliğinin öne çıkması, çoğu zaman yorgunlukla “Komünizm” de hemen hemen aynı bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya. plansız okul ve üniversite karışık bir rahatlama... Sağ kesimdeki politikacılar sadece şeylerdir. artışı, mezuniyetle Peki ya eğitim sisteminin muhalefette oldukları zaman Temel Hak ve Marksizm, tarihe ve geleceğe, istihdam arasındaki toplumların üretim ilişkileri karnesi? Her yıl aynı Özgürlükleri savunuyorlar... bağlamında diyalektik mantıkla bakan bağın kopması, uzun İktidara geldikleri zaman bunları ritüel yaşanıyor: Notlar taşır. Özel okulda yüksek not, muhalefete tanımıyorlar ve Anayasaya da bir YÖNTEMDİR. süredir bilinen ama çözülemeyen konuşuluyor, takdirler sayılıyor, kurslar ve bireysel destekle uymuyorlar. Bu yöntem, genç ve olgun Marx sorunlar olarak karşımızda zayıflar gerekçelendiriliyor. Oysa pekiştirilirken; dar gelirli bir Mevcut İktidar, bu geleneksel farklarını, Leninizm, Stalincilik, Maoizm, duruyor. karne, yalnızca öğrencinin değil; ailede aynı not, çoğu zaman tek Enver Hocacılık, Titoculuk gibi bütün sapmayı, yargı organlarının oluşumlarını öğretmenin, velinin, okulun farklı ve kimi zaman birbirine düşmanca iktidarın kararlarına bağlayıp başına kalır. Eğitim sistemi, Eğitim, istihdam “yargı bağımsızlığını” yok ederek olan uygulamaları da kapsar. ve nihayetinde devletin de fırsat eşitliği üretmek yerine uyumsuzluğu gerçekleştirdi. Gerek Atatürkçülük ile Kemalizm, aynasıdır. O aynaya bakmaya ise mevcut eşitsizlikleri yeniden gerekse Marksizm ile Sosyalistlik Dolayısıyla şu anda yaşanan bütün Bugün milyonlarca öğrenci pek hevesli değiliz. üretmektedir. ve Komünistlik, BENCE*, kuramsal siyasal, ekonomik ve hukuksal sorunların eğitim sisteminin içinde Bugün Türkiye’de karne Bu eşitsizlik yalnızca okullar tartışmalarda, uygulamalarda ve temelinde yatan “Rejim Bunalımı”nın ancak bu kalabalık, nitelikli denildiğinde ilk dikkat çeken arasında değil, şehirler arasında çözümü, Temel Hak ve Özgürlükleri elbette “Reel Politik”de birbirlerinden ve bütünlüklü bir eğitim savunacak partilerin ve görüşlerin ittifakıyla çok farklı ve hatta düşmanca olgu, notların anlamını da belirgindir. Yarıyıl ve ara kamplarda da olabilen İDEOLOJİK, anlamına gelmiyor. Genç çözülebilir. yitirmesidir. Sınıf geçmenin tatiller, kâğıt üzerinde dinlenme SİYASAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK Bugünlerde yeniden gündeme getirilen işsizliği, özellikle üniversite neredeyse otomatik hale ve nefes alma zamanı olarak YÖNTEMLERDİR... Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki mezunları arasında alarm verici gelmesi, takdir ve teşekkür tasarlanır. Oysa pek çok çocuk ittifak, bu arayışlar çerçevesinde anlam Ama esas özleri, tözleri BENCE*, düzeylerde seyrediyorsa, bunun belgelerinin yaygınlığı, ilk için bu tatiller, ya hızlandırılmış ve önem kazandı. akıl, bilim, üretim ilişkileri, sömürü nedeni yalnızca ekonomik bakışta “başarı artışı” izlenimi ve diyalektiktir; bağımsızlıktan, kurslara ya da AVM’lere HHH dalgalanmalar değil, eğitim- özgürlükten, eşitlikten, laiklikten, Kuramsal olarak tartışılması en güç yaratıyor. Ancak aynı öğrenciler sıkışmaktadır. Şehirlerin adaletten ve barıştan yanadırlar... konular “Kemalizm”in ve “Sosyalizm”in istihdam uyumsuzluğudur. merkezi sınavlara girdiklerinde çocuklara sunduğu kamusal ne olduklarıdır. BENCE*, gerisi ayrıntıdır ve Karne, aslında tam da bu bambaşka bir tabloyla öğrenme alanları son derece Çünkü “Kemalizm” de, “Atatürkçülük” de, coğrafyanın, tarihin, ülkenin, toplumun yüzden önemlidir. Bir kâğıt karşılaşıyoruz. Okul karnesiyle sınırlıdır. Müze, kütüphane, koşullarına göre değişir. adlarını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu parçası olduğu için değil; hesap sınav sonuçları arasındaki bilim merkezi, sanat alanı gibi HHH Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığı için, verme olanağı sunduğu için. Yazımı bitirirken sakın yanlış bir bu derin uçurum, ölçme ve herkes tarafından saptırılan kavramlardır. mekânların yokluğu eğitimi, Ancak biz bu hesabı çocuklardan “Kemalizm”, kimi zaman Atatürk izlenim vermiş olmayayım: değerlendirmenin sağlıklı gelişimi dört duvar arasına Devrimini oluşturan Laik Cumhuriyete Kuramsal olarak aynı temel ilkelere soruyor, yetişkinleri muaf işlemediğini açıkça gösteriyor. hapseder. Oysa eğitim, yalnızca sahip görünseler de bundan önceki ve Cumhuriyet Devrimlerine karşı olan tutuyoruz. Oysa eğitimin başarısı Sorun, öğrencinin yetersizliği okulda değil; şehirde, sokakta, üç yazımda, tarih boyunca Türkiye’de, Şeriatçılar ve Etnikçiler tarafından da başarısızlığı da bireysel değil, değil; notun güvenilirliğinin kültürde de olur. Atatürkçülük ile Marksizmin Laik ve “Atatürkçülüğe” karşı olarak, sadece İstiklal kolektiftir. kalmamasıdır. Okullar arasında, Bu noktada öğretmenlerin Savaşını kapsayacak biçimde veya sadece Demokratik Cumhuriyet için bir türlü Yarıyıl tatiline girerken Jakobenlik olarak bile kullanılmaktadır. ittifak kuramadığını, tam tersine Laik ve hatta aynı okul içinde bile yükünü özellikle anmak gerekir. Demokratik Cumhuriyetin altını oyan “Sosyalizm”, “Komünizm”, “Marksizm” çocuklara “iyi tatiller” dilemek standart bir değerlendirme Öğretmen, bir yandan müfredatı gelişmelere yol açtığını anlattım. ise uzun yıllar yasalarla yasaklanmış elbette güzel. Ama asıl dilek, anlayışının olmayışı, sınavları yetiştirmeye çalışırken, diğer Pazar günkü yazıyı bekleyin lütfen. olmasından kaynaklanan nedenlerle, farklı ikinci döneme girerken eğitimi kaçınılmaz kılıyor. Bugün yandan not baskısı, veli biçimlerde dile getirilmiş ve kimi zaman *Not: BENCE* kelimesini, ukalaca gerçekten ciddiye almaktır. Daha çocuklarımızı sınavlara mahkûm memnuniyeti ve idari beklentiler birbirlerine düşmanca bakan gruplar ve bir tavırla, “Ben bilirim” anlamında adil bir ölçme sistemi, kamusal değil, tam tersine mütevazı bir tutumla, eden şey, sınavların varlığı arasında sıkışmaktadır. partiler tarafından bile değişik tanım ve “Siz elbette katılmayabilirsiniz; ben eğitimi güçlendiren politikalar, uygulamalara konu olmuşlardır. değil; okul notlarının adil ve şimdilik böyle bir öneride bulunuyorum” HHH Eğitimin ticarileşmesi öğretmeni ve öğrenciyi koruyan karşılaştırılabilir olmamasıdır. anlamında kullanıyorum. Ben bugün burada, BENCE* her Veliler açısından da durum bir anlayış olmadan dağıtılan her Eğitimde eşitsizlik farklı değildir. Eğitim giderek karne eksik kalacaktır. Karne meselesi yalnızca kamusal bir hak olmaktan Dönem kapandı ama bu pedagojik bir sorun da değildir; çıkıp satın alınan bir hizmet ülkenin eğitim defteri hâlâ Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü aynı zamanda toplumsal gibi algılanmaktadır. Bu algı, açık duruyor. Asıl soru şu: gibi davranmalarını hiç unutamamış. O da eşitsizliğin kristalize olduğu veliyi haklı taleplerden müşteri Biz yetişkinler, bu defterden MUSTAFA GAZALCI öğrencilerine aynı sevecenlikle yaklaşmış. bir alandır. Aynı karne, farklı memnuniyetine; öğretmeni ise yüzümüzün akıyla bir üst sınıfa Artvin’in, Kars’ın, Ardahan’ın köylerinde 16., 22. DÖNEM DENIZLI MV., EĞITIMCI ailelerde farklı anlamlar eğitimci kimliğinden hizmet geçebilecek miyiz? 32 yıl çalışmış. Son olarak 17 yıl görev yaptığı oğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa Ardahan’daki yatılı bölge okulundan emekli Dbile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor olmuş. Cenazesinde o okulda okuttuğu aramızdan. Her biri unutulmaz izler bırakarak CUMHURİYET YAZARLARI, 18’İNCİ ÇUKUROVA KİTAP FUARI’NDA OKURLARIYLA BULUŞUYOR öğrenciler varmış. “Yıkanmasına ben eşlik kayıp gidiyorlar bu dünyadan. edeyim, o benim hem öğretmenim, hem Soğuk bir Ankara gününde bir arkadaşım babamdı” diyen de Ardahan Yatılı Okul’da haber verdi İsmail Demirel’in kaybını. Çok okuttuğu öğrencisiymiş. 16 OCAK CUMA üzüldüm. Söyleşi yaptığım eğitim çınarlardan biriydi. Zaman geçirmeden başsağlığı için oğlu Kaymakamla anısı Nuri Kemal Demirel’i aradım. Acılı bir sesle o İsmail Demirel’e söyleşimiz sırasında bir anlattı: “Babamın çok seveni varmış. Cenazesi anısını anlatmasını istedim. Gözlerime baktı. çok kalabalıktı. Soğuğa, dar zamana karşın O kadar çok ki, birini anlatayım dedi: “1948’de tanıdık, tanımadık birçok kişi koşup geldi. Artvin’in Yusufeli İlçesi Hemrut (Deriçi) Köyü Cenaze yıkanacağı zaman görevli, bir yakını İlkokulu’na başöğretmen olarak atandım. gelsin deyince benden önce biri atıldı. Nesi Okulla ilgili kaymakamlığa gitmem gerekti. oluyorsun deyince ‘Öğrencisiyim, o benim Yağışlı ve çamurlu bir gündü. Hükümet yalnız öğretmenim değil babamdı, ona çok konağında kaymakamın kapısına vurdum, şey borçluyum’ dedi. O yıkadı. Ben de bir şey tam içeri gireceğim, bir de baktım odanın FERHAN CAN EREN AYSAN FERRUH TUNÇ ÖZCAN KARABULUT demedim.” ortasında halı var. O yıllar çoğumuzun evinde halı yoktu. Resmi dairelerde halı serildiğini de İMZA SÖYLEŞİ İMZA Cılavuz’a gidiş bilmiyordum. Tam ayakkabılarımı çıkarmaya 97 yaşında yitirdiğimiz İsmail Demirel, 10.00 “Alacakaranlıktak„ Ülkede B„r Şa„r” 15.00 çalışırken kaymakam beyin sesini duydum. 1929’da Artvin Şavşat Düzenli köyünde ‘Hocam ayakkabılarını çıkarma, öylece gel!’ 14.00 doğmuş. Köyünde okul olmadığı için beş km İçeri girince çok utandığımı anlayıp beni uzaktaki Yavuzköy’e karda kışta gidip gelerek teselli etti.” 17 OCAK CUMARTESİ 18 OCAK PAZAR 1938’de bitirmiş ilkokulu. İsmail, ilkokulu bitirdikten bir yıl sonra abisi Laik Cumhuriyet yaşayacak köyüne eğitmen olarak gelmiş. Abisi, bir gün İsmail öğretmenle söyleşiyi beş yıl önce İsmail’e şöyle demiş: “İsmail, Kars Cılavuz’da yapmıştık. “En son ne söylemek istersiniz?” diye parasız yatılı Köy Enstitüsü açıldı. Burada 5 sorunca şunları söylemişti: yıl okuyanlar öğretmen oluyorlar. Seni oraya “Ben Şavşat’ın Düzenli köyünden çıkarak götüreceğim.” Kars Cılavuz Köy Enstitüsü’nde okudum. Bugün Öğretmen olacağım diye çok sevinmiş İsmail. doksan yaşımı geçtim. Çok şükür o günlerden Zaman geçirmeden abisiyle Şavşat’a giderek bugüne geldik. Tabii ki o günlerden bugünlere başvuru için gerekli işlemleri yaptırıp Cılavuz’un gelmemizin en büyük nedeni Atatürk’ün attığı yolunu tutmuşlar. Yayan yapıldak yola sağlam temeller ve Köy Enstitüleridir. düşmüşler. Ardahan Kars arasında Sakaltutan Bu sağlam temelleri zaman zaman içeriden EREN AYSAN OKAN TOYGAR ALPER AKÇAM MUSTAFA BALBAY bölgesinde Rusların yaptığı Malakan Han’da ve dışarıdan yıkmaya çalıştılar. Ama o temeller hasırların üzerinde yatmışlar. o kadar sağlam ki dünya durdukça kimse SÖYLEŞİ İMZA İMZA İMZA İki gün sonra sonra Cılavuz’a ulaşmışlar. yıkamaz.” Eğitimbaşı Remzi Çakır, İsmail’e birtakım İsmail Demirel ve onun gibi yetişenlerin ektiği 14.00 “Ataol Behramoğlu’nun Düşünsel K„ml„ğ„” 13.00 15.00 sorular sormuş. İlkokulu nerede okudun, niçin tohumlar, demokratik, sosyal, hukuk devletine 12.00 öğretmen olmak istiyorsun gibi sorular… İsmail dayalı Cumhuriyetin en büyük güvencesidir. bunları kendine göre yanıtlamış. 1943’te girdiği İsmail Demirel öğretmenimizin kişiliğinde enstitüyü 1948’de bitirmiş. sonsuzluğa uğurladığımız bütün Köy Enstitülü ADANA ULUSLARARASI FUAR VE KONGRE MERKEZİ Enstitü müdürü Halit Ağanoğlu’nun ve öğretmenlerimizi saygıyla anıyor, yaşayanlara, öğretmenlerinin onlara ana-baba, arkadaş sağlıklı, mutlu yıllar diliyoruz. İnsan ve yurttaş: İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e miras Onlar, Cumhuriyet’in Eğitim Devrimi’nin Eğitimin eseridir bu! Ama eğitim, her özünü oluşturan “?kri hür, vicdanı hür, kalan eğitim, hem nicel hem de nitel şeyden önce ulusaldır. Bu kitap, bu can yönden perişan durumdaydı. Devralınan irfanı hür” kuşaklar yetiştirme atılımının alıcı konuda, sorunların altını bir kez özverili, çalışkan yıldızları… Onlar bir eğitimin her kademesinde okullaşma daha çizerken, kimi çözüm yolları da oranı çok düşüktü. Eğitimin temel unsuru toplumun kurtuluşunun nitelikli ve öneriyor ve aydınlığa inananların bilimsel bir eğitimden geçtiğini olan öğretmenin sayısı çok azdı, onların karanlığa karşı mücadelesine katılıyor. da çoğu gerçek anlamda öğretmen özümsemiş, çabalarıyla yolumuzu aydınlatan öncüleri… Eğitimimiz, onu olarak yetişip seçilmiş değildi. Okulların ?ziksel olanakları çok çok kötüydü. yıllardır dinselleştirmeye, özelleştirme- Ktap okuduğunuzu blyoruz. Eğitime ayrılan ödenek çok yetersizdi. ye çalışan karşıdevrimcilere karşın Eğitimde dinsel-dünyevi ikilemi yıkılmadıysa, bunu, temelini sağlam sürmekteydi. atan bu kadrolara borçluyuz. 13,5x23 – 263 sayfa – İnceleme 13,5x20,5 – 217 sayfa – İnceleme 16x24 – 349 sayfa – İnceleme
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle