21 Mayıs 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
11 KASIM 1989 HAVA DURUMU . w . c . v . u ~ , Genel Mudurtüjü'nden aiınan Mgıye oöre, yunhın kıaey ve doOu fcesmtari parça» yer yer çok bututkı. Karadenc. (ç Anadolu'nun dojusu I t Ooju ve Güneydoğu aıadokı Mlgetai safianak yafti. Atekı yerter az Muftı w aç* geçecek. H H SlCAKUĞI Yafrşafcnyeriertelıirazdahaa»laçak, ötekı yerlerde dejışiıeyecek RÜZGAfl Yurdun batıteannenndelaray ve baı* yeriente güney ve batı yântenten orta kuncft yafrş anında kumefce esecek. De nderimızde ruzgar Doju AkOenirtfc gunbat» »e lodos Dofrı Karadenizfe krt* ve keşışleme ötekı dertaenmude fUa ve pojrazdan 46 Batı Karademrte 78 kuvvetinde doiayında butumcak Van Gdüı nde hao: Çok bukıtlu ve sajanak yajısiı saatte 1627 uatı Karadenc'de 3340 denz geçecsk. Gârusuzattft 1Skm dotaymdabuluncık. Ru2gâr gun c a ' > A h3rnıS hızla esecek Oenız mutedıl dalgalı "1 sekkğr 12 Balı Kaıadenzde ?54 m Adana Acapaarı Mıyaman Atyon AJn Ankara Antakya Antalya Artvın /Vtn Battesır Bıleok &ngdl Bıths TÜRKIYEDE BUGÜN A A Y A Y Y A A Y A A A Y Y Y A A Y A 23° 14° ÛyartBkır 14° 6°Edırne 19° B°Efancan 10° 3°Eraırunı 12° 1° Estoşetıtr 13° 3°Gaaafflep 24° 15° Oırssun 19° 7°GümüşhaneY 15° 10° Hattân 14° 8°isı>am 14° 5°lsOnbul 14° Ptonır 15° 7°Kare 13° 6°Kastamonu Y 12° 3°Kayserı 14° 6° Kımlaretı 13° 8°Konya 13° 4°Kütahya 14° 6°Mat»tya 17° 5°MamM 14° PKMaraş 14° 7°Meısn 10° 0°Mujb 22" 1°Muş 18° 10° Nıjde 16° 13° Oniu 12° 16° 12° 14° 11° 13° 14° 14° 12° 10° 15° 14° Bolu 8yrsa Çorum Oenızh ( «Ka^^.zkatadalgaboiacakOaŞayuk. J I " ^ ^ T S t A A A A Y Y Y Y 3°RBB 3°Samsun Y Y 7°S«t Y 9°&no() Y 8°S™as A O°Tekırdağ Y 3°TratEDn Y 3°1unce* A 6°Uşak 1°Van Y 3°YiHgiil Y 7°Zonguklak Y 13° 8° 20° 11° 23° 15° 14° 4° 16° 7° 13° 2° 16° 13° 17° 13° 15° 12° 18° 12° 15° 13° 12° 2° 13° 8° 16° 13° 15° 7° 10° 4° 12° 6° 1 ° 1° 1 14° 10° ^, * i» € f ^ n r / J) T CUMHURİYET/17 T DÛNYA'DA BUGÜN Amsterdam Amman Atna Bajjdat Barcekma Basel Beigral Bertin Bonn Bruksei Budapeşie Onem Cejayir Odde Oubayı Frankiurl Srne Y 7° Y 8° B 19° B 15° B 8° e 6° B 13° Y 15° Oslo Y 6° Pans Y 13° Prag Y 13° A 31° ftoma B 19° Sofya B 12° Şam Y 23° A 25° A 26° Y 11° B 16° Kalm B 23° * n « * k B 9° Kopenlug v «• Vıyana Köln V 12° Washmgîon A 18° B 12° B 24° Zünh Y 11° Y 24° B 12° B 25° 8 18° B 12° B 13° Y 11° Y 12° Y 12° Y 12° B 12° A 23° A 29° A 31° Y 13° 8 2«° Lenıngrad Londra Madnd Mfeno Montrea) Moskova Mumh A f Helsınkı L J *£5* Lemngrad Moskova POLinKA VE OTESI MEHMED KEMAL ı tKJlUtlli .«* Aaçık B bukıikı Gguneş* Kkarl. Sse» BULMACA SOLDAN SAĞA: 1/ Deniz aşındırması. 2/ Budun ö n kısmından elde edilen dana eti... tyi huylu kimse. 3/ Tuzak, kapak... Arzu. 4/ Demiryolu... DOzeltme, iyüeştirme. 5/ Tek sıra elmastan ya da inciden gerdaııhk... Yüz. 6/ Bir nota... Uygarlaşmamış. 7/ Bir işi yerine getirme... Genişlik, bolluk anlamında eski sözcük. 8/ Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.... Thjpikal bölgelerde yetişen ve nişastaca zengin y u m m köksaplan yiyecek olarak kııllanılan bitki. 9/ tki yön10 bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirnıeye yarayan aygıt. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Koku ve duman çıkannadan, büyük bir ısı vererek yanan bir tür taşkömürü. 2/ Bir gösterme sıfatı... Yeraltı suyunu taşıyan geçirimli katman. 3 / Giyim süslemede, şapka, çanta, sepet önnede kullanılan parlak, renkli ve dayanıklı şerit... Bir cins Ingiliz birası. 4 / Renk renk parlak tüyleri olan iri gövdeli bir papagan... Rubidyum elementinin simgesi... Şöhret. 5/ Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü aynı biçimde uygulayarak cezalandırma. 6/ Hayır anlamında kullanılan bir söz... Asya'da bir iilke. 7/ Bey denilen bir dişi anyla kovandan çıkan a n topluluğu... Bazı Arap ulkelerinde faaliyet gösteren sol egilirali parti. 8/ Hile, dttzen... "Milattan ö n c e " anlamında kullanılan kısaltma. 9 / Ortaoyununda taklitçi. IART1SMA Şw anda öğrenimlerini sürdüren ve ilerde bu mesleğe başlamayı düşünen üniversiteli kardeşlerime sesleniyorum. Binbir zorlukla fakültelerinizi bitirecek, hayata atıhyorum diye sevineceksiniz Ama durum hiç de öyle değil. Gazetemizin Tartışma sütununda Hasan Açıksöz imzasıyla Serbcst MuhasebeciKk, Scrbest Muhascbecilik Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik yasası ile ilgili açıklanan görüşlere aynen katılıyoruz. 3568 sayılı bu yasa ile biz bu mesleğin gerçekten rayına oturacağını umuyorduk. Ancak Geçici Kurul'un uygulamasıyla, muhasebecilik mesleğine başlayacak fakülte mezunlarına buyflk haksızlıklar getirilmektedir. 1 M a n 1989 tarihinden önce bir gün dahi olsa vergi dairelerinde kaydı olanlara hiçbir okul bitirmemiş olsa bile muhasebeci unvam verilip faaliyetlerinisürdurmelerine izin verilirken, konularında üniversite bitirmiş fakülte mezunlanna muhasebeci unvam verilmeyip iki yıl staj ve sınav şartı getirilmektedir. "Ali O k a h ı " mezunları bu uygulamayla muhasebeci sayılabilirken, fakülte mezunlarının muhasebecilik mesleğine başlamalan, büro açıp meslek icra etmeleri engellenip yasaklanabilmektedir. "Ali O k u l u " mezunu vergi kaydı var diye mesleğe devam edebilirken, fakülte mezunlan iki yıl gibi uzun bir süre staj görecek, okulu bitirirken başardığı sınavlara yeniden tabi tutulacak ve ondan sonra büro açıp meslek icra edebilecek. tlgililere soruyorum: Bu bir haksız rekabet değil de nedir? Kahıre* Iktisatçı ve Lşletmeeîleriıı Smamları bizi meslekten uzaklaştırmaya çahşıyorsunuz? "Ali Okulu" mezunlarıyla bu meslek daha iyi yurüdüğü için mi fakülte mezunlanna zorlukİar çıkarıyorsunuz? Şu anda öğrenimlerini sürdüren ve ileride bu mesleğe başlamayı düşünen üniversiteli kardeşlerime sesleniyorum. Bin bir zorlukla fakültelerimizı bitirecek, hayata atılıyorum diye sevineceksiniz. A m a durum hiç de öyle değil. Mimarlar, mühendisler, kimyacılar ve bunlar gibi niceleri okulundan mezun olduktan sonra kendi bürolannı açıp mesleklerine başlayabilecekken, sizler de bizler gibi muhasebeci unvam alabılmek için iki yıl staj yapacaksınız. Dün okulunuzu bitirirken başarıyla verdiğiniz sınavlara yeniden tabi tutulacaksınız. Ancak bundan sonra muhasebeci olabilecek ve büro açıp mesleğinizi icra edebileceksiniz. Bütün bunlara rağmen bizler, yasanın amacımn bu olmadığına inamyoruz. Bu sütunlardan hükümete, Maliye Bakanlıgı'na, siyasi parti başkan ve yönetimlerine, milletvekillerimize, tum meslek kuruluşlarımıza, bilim adamlarımıza, gazetelerimize, gaz«tecilerimize, köşe yazarlanmıza, ileride mesleğe atılacak üniversiteli kardeşlerimize şöyle sesleniyoruz; Maliye Bakanlığı Geçici Kurulu taraftndan "Ali Okulu" mezunlanna verilen muhasebecilik unvam, hiçbir koşula bağlı kalmaksızın "iküsat ve işletme" mezunlanna verilmelidir. Mevcut yasanın amacına ve özüne aykırı olan bu durum acilen dilzeltilmelidir. 6 0 YIL ONCE Cumhuriyet işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlannı ilgili mevzuat çerçevesinde denetfemeye, degerlendirmeye tabi tutarak, gercek durumun ilgiliierini ve rcsmi dairelerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yıiksek mesleki slandartlan gercekleştirmek" ise, bunu fakülte mezunu ve bu işin uzmanı olacak bizlere muhasebeci unvam vermeyerek, raesleği kendi büromuzda icra etmemizi engelleyip yasaklayarak mı bu yasanın amacına ulaşacaksınız? Fakülte mezunlan yasanın amacımn gerçekYasanın amacı "işletmelerde faaliyetlerin leşmesine engel mi teşkil ediyor ki bizlere, iki HİKMET BAYAR ve isJemlerin saghklı ve güvenilir bir şekilde yıl gibi uzun bir staj ve sınav şartı getirerek Bir Grup İktisatçı ve İşletmeci Adına Trikotajcıların durumu 11 KASIM 1929 Milli Sanayii Birliği dün toplanarak oktruva tarifesi hakkında müzakeratta bulunmuştur. Toplantıya trikoıajcılarla yağcılar ve diğer sanayi erbabı da iştirak etmiştir. E\vela Şehrematinden gelen bir tezkere okunmuştur. Bu tezkerede Cemiyeti Belediyede oktruva tarifesinin tetkikine başlandığı ve sanayii erbabının çarsamba sabahı Emanete giderek mütelaalarını bildirmeleri rica edilmekteydi. Bu davete icabet edilmesi takarriir etmis ve dört kişilik bir heyetin mütelealarını bildirmelerine karar verilmiştir. Bu heyete Sanayi Birliği Umumi Kâtibi Nazmi Nuri, mensucatçı Atıf Sureyya, çorap fabrikatörü Cemil ve trikotajcı Haydar Beyler irrtihap olunmuştur. Birlikçe, Cemiyeti Belediyede şu esasatın müdafaa edilmesi takarriir etmiştir. İstanbul Türkiye'nin en asaslı sanayi merkezlerinden biridir. Fabrikalar, bu şehirde temerküz etmiştir. 14 milyon nüfusun ihtiyacmı tstanbul fabrikaları temin ediyor. Istanbulun istihsalat ve Anadoluya olan ihracatı kolaylıkla anlaşılabilir. Binaenaleyh, Emanet ihraç edilen eşyadan oktruva almamahdır. Bundan • I• başka mevadı iptidaiye C Cumhuriyet Kitap Kulübü Bakırköy Temsilciliği Karya Kültür ve Sanat Merkezi ARMAĞANLI KİTAP GÜNLERİ 115 Kasım 10.000 TL.'nin üzerinde alışveriş eden herkese 2 kitap ya da poster armağanı. YENİ CIKTI EHLİBEYT DAVASI ARAŞTIRMA İNCELEME İsteme Adresi: P.K. 25 Bostancıİstanbul Telefon: 362 39 95 İSLAM TARİHİNDE Atatürk'ün ölümünden sonra hemen toplanan TBMM, İsmet Paşa'yı oyların tümüyle (348) cumhurbaşkanı seçti. İsmet Paşa'nın gücü ordunun ardında olmasıdır. Seçilirken de başkenti ve Meclisin çevresini bir askeri varlık' kuşatmıştır. İnönü seçilişinin hemen ardından CHP birinci kurultayını toplamıştır. Kurultay 375 milletvekili ve 216 delegeden oluşuyor. ismet Paşa artık CHP'nin 'değişmez genel başkanı', ülkenin de 'milli şef'idir. Bir benzetmeye göre Hitler nasıl 'Führer'se, Musolini nasıl 'Duçe' ise İnönü de öyle 'milli şef'tir. Günümuzde cumhurbaşkanının başkanlığında Bakanlar Kurulu toplanır mı toplanmaz mı tartışması var. Toplanırsa her gün mü toplanır? inönü döneminde, İnönü nerde ise Bakanlar Kurulu da ordaydı. Bu bakımdan böyle bir tartışmanın yeri yoktur. 46'ya değın böyle sürdü gitti. Ülkenin üstünde 'milli şef'in iradesinden başka bir irade yoktu. Adı üstünde İsmet Paşa 'milli şef'ti. 1950 yılında DP iktidara gelince, partinin genel başkanı Celal Bayar cumhurbaşkanı oldu. Anayasaya göre tarafsız olması gerekirdi. Ama olamadı, DP armalı bastonla ortalıkta dolaştı. Bu davranışı partiye olan bağlılığını gösteriyordu. Adnan Menderes hem başbakanlığa, hem de parti başkanlığına geçince siyasi güçler ve yetkiler Adnan Menderes'te toplandı. Clç seçim döneminde de (195019541957) partinin başında ve başbakanlıkta Adnan Menderes vardı. Bayar, arada bir Bakanlar Kurulu'nda bulunmak istese bile Menderes kurulu toplamazdı. Bakanlar Kurulu'nu toplamadan da devlet yönetme becerisini biliyordu. Hatta 1955'lerde istifa etmiş, istanbul'da Park Otel'e yerleşmış, aylarca 'müstafi' hükümetle memleketi yönetmiştir. Bu aylarda Bayar'la dargın oldukları söylenirdi. Bunlar siyasi cilveleş melerdi. Ne onun gücü ötekine, ne ötekinin gücü berikine yeterdi. 1960 yılından sonra cumhurbaşkanı ile başbakanlar arasında bu tür sürtüşmeler olmadı. Her biri partiden değil, başka başka yerlerden geliyordu. 1960'tan 1980 yılına değın secılen cumhurbaşkanlannın ardında partiler değil asker vardı. Bir cunta devleti kimin yöneteceğını kendi gücüyle kestiriyordu. Evren'in cumhurbaşkanlığı sırasında partilerle bir çatışması olamazdı. Kendi de bir gazeteciye verdigı demeçte (Güneri Cıvaoğlu, Sabah) ihtilalle (devrim değil) geldiğini açıkça söylüyordu Bakanlar Kurulu da hükümet de onun buyruğunda olacaktı. Bugün ayrılık saati çalınca demokratik görüntülere gırıyorlar. Törenler, plaket vermeler muktedirlerin hoşlandığı gösterılerdir. Belki de askerlikte böyle bir gelenek vardır. Eh, Evren veda edip gıttiğine, Özal da Çankaya'ya oturduğuna göre 'şef'in buyruğunda bir başbakan aranmaktadır. Bu başbakan da CHP'de olduğu gibi parti başkanlığını ve başbakanlığı elinde tutmak ıstiyordu. Nasıl olacaktı? Yasalara göre devlet başkanı tarafsızdı. Bayar gibi elinde bastonla gezemezdi. Öyleyse atayacağı başbakan ve parti başkanı aracılığıyla egemenliğinı sürdürecekti. Bızde cumhurbaşkanlığının son onaylama gibi bir yetkisi vardı ki az yetkı değildi. Yasalar da kararnameler de gelir, yukarda tıkanırdı. Evren bu konuda sürekli bir inatlaşmaya gitmedi, ama başkalarının bu konuda sonuna değın varan bir inatlaşması olabilirdi. Bugünkü bunalım eski uygulamalardan kaynaklanıyor Bunalım, devlet başkanını seçen grupla. parti arasında başlayarak tepeye doğru tırmanmaktadır. İçındeki çoğunluk gücüyle tepeye çıkılır da dışındaki çoğunluk gücüyle tepede oturulabılinir mi? Siyasal tarihimiz bunu da yaşayacaktır. Geçmişten Geleceğe Dogru... Karya Külfur ve Sanat Merkezi, Istanbut Cad. Adliye lcorşısı, Bakırköy ffi gülbay AHMET UKZf GUL6AY FFRIT I L l l l I (|İ> IIUUIIIIU • > l '^ U X ° fabrikada yani fıre veriyor. Bu, yüzde yirmi kadardır. Bu kısmın oktruvası da alınmamalıdır. Istanbulda sarfedilen kısmın oktruvası da maktu olarak alınmabdır. Bu suret Belediye vergileri ve resimleri kanununa da muhalif değildir. Bu kanunun bir maddesinde senelik aboneman usulü de kabul edilmiştir. zayiata uğruyor, SEVECEN'LER... İLHAN İREM 11 Kasım 1989 Cumartesi günü TÜYAP Barış ve Kitap Fuarı'nda sızlerle olacak... Kıtaplarını ve kasetlerini imzalayacak. Saat 16.0018.00 arası YAPRAK YAYINEVİ'NDE ARİF DAMAR'la şiir üzerine söyleşi OLUR ŞEY DEGIL!.. BİR HAFTADA İKİ BASKI !.. TÜYAP'ta 2 . imza günü METİN ÜSTÜNDAĞ tukenmeden tuketiniz! • 11 KASIM CUMARTESİ (BUGÜN) 11 Kasım 1989 Saat: 14.00 Kimya Mühendisleri Odası istanbul Şubesi Mis Sok. No. 22/4 Beyoğlu/İST. IANGADANK'.İMZAIIYOR 3 0 YIL ÖNCE Cumhurivet Sacrt: 14.OO18.00 arası GÜNEŞ YAYINLARI STANDI'nda Kıbrısta anlaşma 11 KASIM 1959 Kıbns'ta bir müddetten beri "Kıbns Cumhuriyeti Anayasasının icra yetkisi" bahsinde devam etmekte olan müzakereler sona ermiş ve delegasyonlar arasında tespit edilen maddelerin musveddeleri bugün saat 13'te Başpiskopos Makarios, Dr. Fazıl Küçıik Türkiye Hukümeti Başdelegesi Profesör Nihat Erim ve Yunan DrTfazıl Kuçuk Hukümeti Başdelegesi Tzatsos tarafından parafe edilmiştir. Varüan mütabakat karma anayasa komisyonuna arzolunacaktır. Bugünkü anlaşmayı yorumlayan Başpiskopos Makarios: "Bu meselede anlaşmaya vardığımızdan dolayı memnunum. Bütün taraflar arüayış ve iyiniyet gösterdiler" şeklinde konuşmuş, Kıbns Türklerininlideri Dr. Fazıl Küçük: "Anlaşmaya vaıdık. Bunun için hem kendi öz camiamı hem bütün Kıbns halkını tebrik ederim. Kıbns halkının bizden beklediği iyi neüceleri gerçekleştireceğimiz hususunda son derece umutluyum" demiştir. Başpiskopos Makarios, Anayasa Komisyonunun çalışmalarını bu yıl sonundan evvel bitireceği umidini de izhar etmiştir. Romaya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü 7x>rlunun FAO toplantısmda Yunanistanı temsil eden Averof ile Kıbns konusunda müzakereler yapacağı burada ısrarla Hakânös söylenmektedir. TÜM BELİRLİ GÜNLER VE HAFTAUR MRENCILER, VEÜLER, ÖĞRETMEHLER, SİZlN İÇİN... CIKTI Reu Tum 12 Eylül . Demır Ku(uka,ttm TttTkiyt Solu . Samı &,n Surtkli Drvrim Kııramı • Stm&tr Stnnın Sovjct Madencikr Crevi . £m,u Muiklrl Prkin KomÛDÛ . lm XliKKİuınK Soykşi . Yumf GıJaf/ur Sorytt Ekonomisj vc Kapitaiiun . MıaalJtr Bal Stalin, Corbafov'vc Kjlleter . Engm Erdem SBKP 19. Kongrtsi . Aııllu Karagıa Moskova Duruşmalan . Ortıan DSbtr Ertıtğnıl kurk^ı,. Mımet Ural. Tcmju Akad Sosyalist D*mokrasi (Panel) . Ortum Mbtr M a n t a n IV. EntcrnasjronaTc Örgflt Sorunu . Aıılta Aksel İnkılap Dal vr Hamdullah Erbil İlk ve Örta Dereceli Okullar İçin TUM BELİRLİ GUNLER VE HAFTALAR Renkli, Resimli^ ÖNER KEMAL İsteme Adresi: İNKILAP KİTABEVİ İNKILAP KİTABEVİ Ankara Cad No: 95, 34410İstanbul Yazarın Diğer Kitaplan: SEVGI YAZILARI / Yaprak Yayınları NUTUK (Atatürk) / İnkılap Krtabevi 1402'likJerden eski bir devlet memunıyum. 1944 dogumJuyum. Vfemurluğa 1968 yılında başladım. 1982'de görevime son verildi. Emekli Sandığı'na baglı 14 yıl 4 ay hizmetim var. Hizmet birleştimıesi yaptırdım. 19841985 yıllan arasında Uk SSK'b çalı^mam oldu ve 150 gün prim odedim. 19851987 arası, Türkiye ile sosyai güvenlik sözleşmesi yapmış bir dış ülkede çalıştım. 1987 yılı haziran ayından bu yana da Türkiye'de SSK'lı olarak çalışıyonım. SSK'dan emekli'olacagımı ve bunun için en az 1261 gün SSK'ya prim ödemem gerektigini, emekli aylığımın son 5 yılın ortalamasına göre saptanacağını bili>orum. Temmuz 1990'da emekli olmak için başvuracağım. 1987 yılı maaş ortalaması 200 bin. 1988 ortalaması 410 bin, 1989 ortalaması 780 bin ve 1990 temmuz ayına kadar maaş ortalamam ise 900 bin lira olsa: 1) Yurtdışındaki iki yıllık çalısmayı borçlanma. mın, emekli aylıgına bir katlusı olur mu ve bu çalışma hizmete yansır mı? 2) Maaş bağlama oranı % 50 mi, yüzde 70 mi olur? 3) SSK'da 3 yıl 6 ay çalışmam nedeniyle 5 yıllık maaş ortalaması nasıl saptaıur? *.O. YANITİ 1) Yurt dışında, çahşılan ülke ik Sosyai Güvenlik Sözleşmesi yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın vatandaşlarımız yurtdışında geçen çalışmalanndan diledikleri kadarını borçlanabilirler. Sosyai Sigortalar Kurumu'nca, yaşlılık aylıkları son 5 takvim yıhnın sigorta primine esas kazanç toplamırıın ortalamasına göre bağlandığından, 1990 yılında yaşlılık aylığı almak için başvuruda bulunanların yaşlılık ayhkları 1985198619871988 ve 1989 takvim yılı göz önüne ahnarak hesaplanacaktır. Ancak, bu hesaplamada 1990 yıh prirne esas kazançlar yok sayılacaktır. Bu nedenle, 19851987 yılları arasındaki yurtdışı çalışmalarıruzı borçlanırsanız, belirli bir ölçüde yaşlılık aylıgına esas alınacak derece ve kademe ile gösterge olumlu yönde etkilenecektir. Ayrıca, bu 2 yıl karşılığı 728 günlük prim ödeme gün sayısı da bağlanacak aylık oranını % 3 arttıracaktır. 2) Prime esas kazanç ortalamasına göre aylığınızın ust gösterge tablosundan bağlanması gerektigi anlaşılmaktadır. Temmuz 1990'a kadar Erneklı Sandığı ile SSK'da geçen çalışmalarınız toplamı 19 yıl 9 ay dolayındadır. Bu da 7.110 prim ödeme gün sayısı karşılıjpdır. 7.110 prim ödeme gün sayısı karşıhğı, gösterge tablosundan % 68, üst gösterge tablosundan ise °?o 58 oran üzerinden aylık bağlanacağı anlamına gelmektedir. 3) Temmuz 1990'da yaşlılık aylığı için başvuruda bulunacağmızı varsaysak, 1 Ocak 1985 ile 31 Aralık 1989 arasında 5 takvim yılı içinde bölünerek ortalama kazanç bulunacaktır. ÇAU$A]\LAR1N SORULAR1/SORUNLARI YILMAZ ŞİPAL U 1 9 8 2 ' d e Görevime Son Verildi" SORU: i&EÇEN YEL BUGÜN cumhun^t DAĞITIM: İLETİŞİM YAYINLARI Klodfarer Cd. İletişim Han Cağaloğlu / İstanbul GERÇEKÇİLİK YOLUNDA eleşiin/inceJeme/denome 311 KJtfo/8 000 IL cemyaymevl FERIDUN ANDAÇ TURKİYETNİN KALBİ ANKARA Mehmed Kemal 2000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yayınları Türkocağı Cad. 3941 Cağaloğtulstanbul Ödemeli gonderilmez. F. Almanya'da skandal 11 KASIM 1988 Federal AJmanya Parlamento Başkanı Philipp Jenninger'in Hitler döneminin ilk yıllannı "parlak başarı günleri" olarak nitelemesi muhalefetin büyük tepkisine yol açtı. Parlamento Başkanı Jenninger, Almanya'nın "Kristal Gecesi" yıldönumü nedeniyle parlamentoda dün yaptığı konuşmasında Nazi döneminde yaşamış birçok Almamn Hitler'in kendilerine "büyük zaferler" yaşattığına inandıklarını da söyledi. Bu konuşma üzerine muhalefetteki So'syal Demokrat ve Yeşiller salonu terk ederek parlamento başkanınm derhal istifa etmesinı istediler. Jenninger'in konuşması Federal Alman TV'sinden naklen verildi. ADAM/Yeniçıktı! REFİK DURBAŞ ADAM/veniçıktı! /VIEUHCEVDET Nuruosmanıve Cad Kardeşler Han 1 /3 Tel 526 <?7 42 CaöaloğtuISI GEÇTÎM GEÇEN Guı şıır güneşte şiir İMZA GÜNÜ: 11 KASIM CUMARTESİ 14.°° / 18.°° 8 ICUJKİTAP FUARI'NDA T.Y.S. STANDINDA TOPKAPI SARAYTNDA YAŞAM J.B. Tavernier 2000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yayınları Türkocağı Cad. 3941 Cağaloğluhtanbul Ödemeli göaderilmez. l/IHl değerli kitaplar yayımlar. I l/llll değerli kitaplar Yayımlar.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle