18 Mayıs 2026 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

14 TEKNOLOJİ ÜSSÜ Mahmut LICALI http://teknolojiussu.blogspot.com 11 Kasım 2011 Cuma 384 ‘Ankara’da bir kız vardı...’ ünyaca ünlü Uncharted serisinin bir hafta önce oyuncularla buluşan üçüncü oyunu “Uncharted 3 Drakes’s Deception”da Ankara’ya atıf yapılması Türk oyunseverlere sürpriz oldu. Naughty Dog’un hayat verdiği ve milyonlarca satan Uncharted serisinin son oyunu, İngilizce’nin yanı sıra Türkçe dublaj seçeneğiyle de geçen hafta satışa sunuldu. Playstation 3 platformuna özel yapılan oyunda Türkçe dublaj seçeneğinde “Sully” takma adıyla tanınan Victor Sullivan adlı karakterin bir konuşmasında Ankara’ya atıf yapması Türk oyunseverlerin beğenisini kazandı. Serinin ana kahramanları Naten Drake’i oyuncu Okan Yalabık’ın, Victor Sullivan’ı ise tiyatro oyuncusu Ege Aydan’ın seslendirdiği oyunda, Sul D Figaro, ‘opera komik’ kurgusuyla sahnede Napoliliberberin komikyaşamı SELDA GÜNEYSU A livan, simgelerden oluşan bir bulmacayı çözmeye çalışan Naten Drake ile yaptığı konuşmada, “Anka kuşu demişken, Ankara’da bir kız vardı...” demesi oyunu Türkçe oynayan oyunseverlere sürpriz oldu. Behzat Ç’deki performansıyla da tanınan Ege Aydan’ın doğaçlama yaparak Ankara’ya atıf yapması oyunun Türkçe dublaj seçeneğindeki konuşma yapısına yakışan bir özellik olarak dikkat çekti. Uncharted 2’de Türkiye bölümü vardı Aksiyon ve macera türüne yeni bir soluk kazandıran Uncharted serisinin son oyunu; oyuncuları adeta bir filmin içindeki sahnelerde yer alıyormuş hissi yaşatırken, oyun gerek senaryosu, gerek oyun dinamikleriyle yılın en iyi yapımı olarak nitelendiriliyor. 2009 yılında çıkan ve yılın en iyi oyunu seçilen serinin ikinci oyunu olan Uncharted 2 Among Thieves’te de İstanbul Topkapı Sarayı’nda geçen bir bölüm yer alıyordu. NKARA İtalyan yönetmen Angelo Savelli’nin yazıp yönettiği “Figaro” adlı oyun, Fransız Devrimi’nden 10 yıl sonra Napoli’de, Fransızlar ve yerli devrimcilerin yaptıkları, sadece 9 ay süren bir devrim sırasında, Napolili bir berberin başından geçenleri anlatıyor. “Opera komik” kurguyla izleyici ile buluşan oyun, Durdu Kundakçı’nın “Türkçeye çeviride gösterdiği özen”le dikkat çekiyor. Ankara Devlet Tiyatrosu’nun yeni sezon oyunları arasında yer alıyor “Figaro.” Operaseverler için “ideal” denilebilecek bir oyun. Komedi tarzında sahneye taşınıyor. Aynı opera eserinde olduğu gibi “Figaro”da, aryalar seslendiriliyor. Ancak bu kez sahnedekiler opera sanatçıları değil, oyuncular. Yazar ve yönetmen Angelo Savelli’ye göre oyundaki temel öge, “jakoben ütopya ile Napoli halkının uyuşukluğu, aklın acımasız hızı ile vücudun onları özümsemekteki önlenemez yavaşlığı arasındaki çatışma.” Çatışmanın merkezinde de Figaro (Şivan Binici) yer alıyor. Oyun aslında, Napolili bir berberinden başından geçen komik olayları konu ediniyor. Ancak oyundaki çatışma, berber Figaro üzerine kurulunca, “berberin kur nazlığı ile her türlü olaydan sıyrılıverip kurtulmasına” tanık oluyor izleyici. Çevrideki başarı Oyunu izlediğimizde, en dikkat çeken yönün “İtalyancadan Türkçeye uyarlanışındaki başarı” olduğu gözümüze çarptı. Çevirmen Durdu Kundakçı da oyunun tanıtım broşüründe bu noktanın üzerinde duruyor. Kundakçı, “Çeviri yapanlar iyi bilir, çoğu zaman bir yabancı sözcüğün Türkçedeki sözlük anlamını vermek yeterli olmaz. Her iki dilin kendine özgü söylemlerini de gözden kaçırmamak gerekir. Bunu basit bir örnekle anlatmak isterim: Bizim ‘Bir çiçekle bahar olmaz’ deyişimizin İtalyancadaki söylenişi ‘Bir kırlangıçla bahar olmaz’ biçimindedir. Bu basit cümleyi biz bir İtalyana Türkçedeki biçimiyle söylersek, hiçbir anlamı olmaz. Aynı biçimde bunun tersi de geçerlidir. Bu nedenle İtalyanlar ‘çevirmen haindir’ derler” diyor. Kundakçı, “hain olmamak için” eserin çeviri aşamasında İtalyancada ses benzerliğine dayanan bazı esprileri Türkçeye aktarmakta epeyce zorlandığına dikkat çekiyor. Beaumarchais üçlemesi Yönetmenin verdiği bilgiye göre oyun, “Beaumarchais’nin üçlemesinin stilistik gelişimini yeniden ortaya koyuyor.” Bu üçleme, “Sevil Berberi farsı”, “Figaro’nun Düğünü komedisi” ve “Suçlu Anne dramı.” Yönetmen oyunu, şu şekilde kurgulamış: Oyun, “Sevil Berberi farsı” ile başlıyor, “Suçlu Anne dramı” ile sürüyor ve “Figaro’nun Düğünü komedisiyle” eğlenceli bir şekilde son buluyor. Bu açıdan bakıldığında oyunu izlemeye giden izleyicilere bir rol düşüyor. O da oyunu izlemeden önce bu üçlemelere en azından göz gezdirmek. Zira oyun, bu üçlemeyi temel aldığından, esere konu olan Napoli’de, Fransızlar ve yerli devrimcilerin yaptıkları, sadece 9 ay süren bir devrimi anlattığından oyundaki tarihe göndermeler “bazen anlaşılamayabilir.” Bununla birlikte, yönetmen Savelli oyunu yönetirken oyunculardan özellikle şarkı söylemelerini talep etmiş. Hatta kast “şarkı söyleyebilecek oyunculardan” seçilmiş. Bu nedenle oyuncular provaların “zorlu geçtiğini” belirtiyor. Oyun, sezon sonuna dek Küçük Tiyatro’da izleyici ile buluşacak.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear