Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
14 HAZİRAN 2026
2
EDITÖRDEN
Neden bu kadar
ünümüz
insanının
odaklanma
süresinin
Ggiderek
düştüğü artık kabul edilmiş
bir gerçek. Filmler yerine
meşgul ve mutsuzuz?
diziler, kitaplar yerine
maddelenmiş içerikler,
baştan sona izlemek yerine
Dikkatimizin, zamanımızın ve enerjimizin sürekli tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Mark Fisher’ın “depresif hedonizm” kavramı,
özetler...
bireysel tatminsizlik ile doğayla kurduğumuz ilişkinin zayıflaması arasındaki görünmez bağa işaret ediyor.
İnsan yaşamı giderek
önemli anlara odaklanmak,
altı önceden çizilmiş
DAİRESEL
maddeleri bilmek üzerine
Dikkatimizi yeniden
FLORA
kurgulanıyor. Peki bu
durum yalnızca tükettiğimiz
çağırmak için
içerikler için mi geçerli?
Yoksa yaşamlarımızı da
aynı şekilde mi algılamaya
6 ADIM
başladık?
u DİJİTAL DETOKS: Günün ilk 30
HHH
AYÇA
dakikasını veya son 30 dakikasını ekransız
Bugün bir insanı
CEYLAN
geçirmek. Sürekli akan bilgi akışından kısa
tanımak için çoğu zaman
süreliğine uzaklaşmak, dikkatin yeniden
birkaç fotoğrafına, kısa ayca_ceylan
toparlanmasına ve günün daha farkında
biyografisine, sosyal medya
yaşanmasına yardımcı olur.
hesabına veya birkaç
u ALIŞVERİŞ DİYETİ: Yeni bir şey satın
dakikalık videolarına
almadan önce kendinize şu soruyu sorun:
bakıyoruz. Birkaç saniye
“Buna gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa
içinde o kişi hakkında bir
bir boşluğu doldurmaya mı çalışıyorum?”
kanaat oluşturuyor, kim Bu küçük duraklama, tüketim
alışkanlıklarını yeniden değerlendirmek
olduğunu anladığımızı
için bir fırsat yaratır.
düşünüyoruz.
u DOĞA MOLASI: Haftada en az bir
Oysa bir insanın
kez bir parkta, kıyıda ya da bir ağacın
yaşamı bir özete sığmaz.
altında 20 dakika geçirmek. Doğayla
Mutlulukları, düş
temas, yaşadığımız çevreyle yeniden ilişki
kırıklıkları, korkuları,
kurmanın en basit yollarından.
pişmanlıkları, çelişkileri...
ün boyunca onlarca bildirim, yüzlerce kurmamızı, bilgiye erişmemizi, üretmemizi ve yeni
u YAVAŞ GÖZLEM: Bir ağacı, kuşu,
İnsan dediğimiz şey biraz
içerik ve bitmek bilmeyen bir bilgi fikirler geliştirmemizi sağlıyor.
bitkiyi ya da gökyüzünü düzenli olarak
da görünmeyenlerden
akışı arasında hareket ediyoruz. Akşam Sorun teknolojinin kendisinde değil, onunla
gözlemlemek. Dikkati sürekli değişen
oluşur. Ancak dijital çağ,
olduğunda ise yorgun hissediyoruz ama kurduğumuz ilişkinin dengesini kaybettiğimiz anlarda
ekranlardan yaşadığımız çevreye
görünmeyeni giderek daha
Gçoğu zaman gerçekten dinlenmek için pek başlıyor. Bu dengesizliğin önemli sonuçlarından biri
yöneltmek, aidiyet hissini güçlendirir.
az değerli hale getiriyor.
de bir şey yapmıyoruz. Belki bir diziyi art arda izliyor, de doğayla ilişkimizde ortaya çıkıyor. İnsan, tarihinin
u TOPLULUK TEMASI: Bir arkadaşla yüz
Artık hikâyelerin tamamını
sosyal medyada saatler geçiriyor veya çevrimiçi alışveriş büyük bölümünü gökyüzüne bakarak, mevsimleri
yüze görüşmek, komşuyla sohbet etmek
değil, fragmanlarını
siteleri arasında dolaşıyoruz. Sürekli meşgulüz, sürekli takip ederek, toprağa dokunarak geçirdi. Oysa bugün
veya bir topluluk etkinliğine katılmak.
izliyoruz. Belki de bu
uyarılıyoruz. Ancak bütün bu hareketliliğin ortasında birçok kişi günün büyük kısmını ekranlar aracılığıyla
Anlamlı ilişkiler kurmak hem bireysel
yüzden birbirimizi hiç
giderek daha fazla insan kendisini boşlukta, yorgun, deneyimliyor. Bir ağacın gölgesinde oturmak, kuş hem de toplumsal dayanıklılığın önemli
olmadığı kadar çok görüyor parçalarından biridir.
neşesiz ve bağlantısız hissediyor. seslerini dinlemek veya yağmurun kokusunu fark etmek
ama hiç olmadığı kadar az
İngiliz kültür kuramcısı ve yazar Mark Fisher, bu sıradan deneyimler olmaktan çıkıp neredeyse lüks anlara
u BOŞLUK HAKKI: Günün küçük bir
tanıyoruz.
durumu tanımlamak için dikkat çekici bir kavram dönüşüyor. bölümünü herhangi bir amaç gütmeden
geçirmek. Bazen iyileşme daha fazlasını
ortaya koymuştu: “Depressive hedonia” (depresif
HHH
TÜKETIM VE TATMINSIZLIK DÖNGÜSÜ
yapmakta değil; durabilmekte ve rahatça
hedonizm). Türkçeye, kabaca “haz odaklı depresyon”
Çünkü fragmanlar
nefes alacak alan açabilmektedir.
Sürekli daha fazlasını satın almanın, daha çok içerik
olarak da çevrilebilecek bu kavram, günümüz insanının
merak uyandırabilir ama
tüketmenin veya yeni deneyimler biriktirmenin bizi
ikilemlerinden birini anlatıyor. Burada sorun haz
karakter inşa etmez. Bu
daha mutlu edeceği fikri yıllardır tekrarlanıyor. Ancak
alamamak değil, sürekli haz arayışı içinde olmak. Ancak
durum yalnızca başkalarını
araştırmalar, bir noktadan sonra mutluluk ile tüketim
bu haz derin bir tatmine, anlam duygusuna veya
değil, kendimizi algılama
arasındaki ilişkinin zayıfladığını gösteriyor. Buna
iyilik haline dönüşemiyor. İnsan mutsuz
biçimimizi de etkiliyor.
karşın sistem, eksiklik hissini canlı tutarak yeni
olduğunu hissediyor ama yine de kendisini
Yaşamlarımızı giderek bir
arzular üretmeye devam ediyor. Böylece hem
sürekli oyalayacak yeni uyaranlar aramaya
özgeçmişe, bir biyografiye,
bireysel tatminsizlik hem de çevresel baskı aynı
devam ediyor.
birkaç önemli başarıya
döngü içinde büyüyor. Belki de bu nedenle
veya paylaşılabilir anlara
DIKKAT EKONOMISI ÇAĞI
günümüzün önemli sorularından biri şu:
indirgeme eğilimindeyiz.
Bağ kurduğumuzu
Bu durum yalnızca bireysel bir ruh hali Gerçekten neye ihtiyacımız var? Daha fazla
Sanki yaşamın geri kalanı
değil. İçinde yaşadığımız kültürün de bir uyarana mı yoksa daha derin ilişkilere mi?
bir dipnotmuş gibi.
koruruz
yansıması. Dikkat ekonomisinin hâkim Daha fazla tüketime mi, daha fazla temas ve
Belki de çağımızın temel
olduğu bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji deneyime mi?
DOĞAYLA kurduğumuz ilişkinin zayıafl ması
yanılgılarından biri bu.
şirketleri, dijital platformlar ve Sürdürülebilirlik çoğu zaman enerji yalnızca duygusal bir sorun değil, aynı
Bir insanı tanıdığımızı
zamanda ekolojik bir konu. Çünkü insanlar
reklam sistemleri dikkatimizi sistemleri, karbon emisyonları ve
sanıyoruz çünkü onun
çoğu zaman bağ kurdukları şeyleri korumak
mümkün olduğunca uzun geri dönüşüm politikaları üzerinden
fragmanını izledik. Ama
ister. Bir dereyi, ormanı ya da kıyıyı
süre ekranda tutmak için konuşuluyor. Oysa konunun
filmin tamamını neredeyse yaşamının parçası olarak hisseden kişi, onun
tasarlanıyor. Her kaydırma görünmeyen bir boyutu daha var:
yok oluşuna karşı daha duyarlı olabilir. Ancak
hiç kimse görmüyor.
hareketi, her bildirim ve Dikkatimiz! Sürekli parçalanan,
doğa deneyiminin yerini ekran deneyimi
Hatta çoğu zaman,
her öneri algoritması bizi dağılan ve yönlendirilen
aldığında, çevresel sorunlar da giderek
kendimiz bile. Hepinize iyi
biraz daha içeride tutmaya dikkatimiz hem kendi iç
daha soyut hale gelir. İklim krizi haberlerde
pazarlar.
çalışıyor. Elbette teknoloji dünyamızla hem de yaşadığımız
okunan bir başlığa dönüşür, günlük yaşamın
yaşamımızın vazgeçilmez gezegenle kurduğumuz ilişkiyi
hissedilen bir parçası olmaktan uzaklaşır.
DENIZ ÜLKÜTEKIN
bir parçası. İletişim etkiliyor.
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr Mark Fisher
Bacon ve idollerimiz
ilozof Francis Bacon (1561- dayanıyor ve Bacon, idolü “dış Tiyatro idolleri: Bu idol, araştırmayı ve
1626) Avrupa uygarlığının keşfetmeyi engelleyen bir engeldir. Daha
gerçekliğe ilişkin bilgimizi bulandıran
entelektüel açıdan bir kriz çok bilgi araştırmalarında kullanılan hatalı
çarpıtma” anlamında kullanıyor.
yaşadığını ve bu krizden yöntemlerdir kastedilen. Geçmişin felsefi
Filozofa göre zihnimizde bulunan
Fçıkılabilmesi için ortadan sistemlerindeki dogmatik bilgiler insan
idoller dört gruba ayrılıyor.
kaldırılması gereken birtakım engeller
zihnindeki önyargıların en önemli nedenidir.
Soy idolleri: Bu idoller insan
olduğunu düşünüyordu. Ona göre
Sözü edilen geçmişe ait felsefe her şeyden önce
doğasında var olan, tercih ettiği şeyin
bu engellerin başında ortaçağda bir Aristoteles felsefesidir. Aristoteles’in hatalı
doğru olduğunu kabul etmesine neden
AYŞE ACAR
otorite kabul edilen Aristoteles’in bilim metotlarını, ampirik okul ve batıl inançlara
olan putlardır. İnsanlar kendi düşünce
anlayışı ve hatalı mantığı vardı. dayalı felsefeler alır.
ve kararlarını destekleyen şeyleri görme,
Bacon, bilimde reform işine girişirken
onları sevme eğilimdeyken kendi düşünlerine
NE IÇIN BILGI?
beşeri bilginin tüm alanlarında bir yeniden
aykırı olan şeyleri görmezden gelme eğiliminde
Bu tespitlerin büyük bir bölümüne
inşanın yaşamsal önem taşıdığını ifade eder.
olurlar. Soy idolleri insan soyunda ortak bir
katılmamak mümkün değil ancak Bacon’ın
O, insan zihninin bilgiye erişmek için gerekli
eğilimdir.
şu cümlesini de hatırlamakta yarar var:
yeteneğe sahip olduğuna inanmaktadır. Ancak
Mağara idolleri: Bu grupta ortak eğilimden
“Bilgi güç içindir”’ Modern dünyada bilginin
öncelikle bu yeteneğin önündeki engeller bir bir
çok bireylere ait bazı kusurları öne çıkarır.
yalnızca anlamak, öğrenmek için değil, insana
ortadan kaldırılmalıdır.
Bireyden bireye değişen bazı putlardır bunlar.
sağladığı güç için istendiğini söylemektedir.
İnsan zihnindeki önyargılar, yanlış fikirler,
Aile ve okul yaşamında edindiği eğitimler
Oldukça tehlikeli bir istek! Bacon’ın kendi
bozuk, çarpık düşünceler temizlenmeden
sonucu ortaya çıkan önyargılar kişiyi belli
özel yaşamında da güç istemi gerekçesiyle
insanın bilgiye ulaşamayacağını söyleyen
bir düşünceye karşı özel bağlılığa, birtakım
tarihe geçmiş birtakım girişimleri olmuştur.
Bacon, “Zihnimizde idoller var” der.
otoritelere yüksek değer vermeye, kendi
Politikaya girmiş, bir süre sonra yeterince
Temizlenmesi gereken idoller putlardır; sağlam
eğitim alanının dar kalıplarından olan biteni
güçlenince birtakım yolsuzluklara bulaşmıştır.
kavrayışa erişmemizi engelleyen doğal eğilim
anlamlandırmaya yöneltir.
Mahkemede savunmasını verirken işlediği suçu
veya kusurlardır bunlar.
Çarşı-pazar idolleri: Sözcüklerin insan
devrin bozukluğuna bağlamış ve af dilemiştir.
DÖRT FARKLI IDOL zihnindeki olumsuz etkileridir bunlar. Gündelik
Yukardaki idol tespitlerinden hareketle
yaşamda kullandığımız sözcükler muğlaktır hiç farkına varmadan konuşabileceklerini
“İdol” sözcüğü bugün yaygın olarak, “çok özellikle soy ve mağara idollerinin kendisinden
sevilen, örnek alınan kimse” anlamında ve biz onları gayet açık olan sözcüklermiş gibi söyler. Zihindeki sözcükler çarşı pazar yerini iş yaptığını söylememiz mümkündür.
kullanılıyor. Bu sözcük Grekçe “imge” ve değerlendiririz. Bacon, iki insanın aynı sözcüğü andırırken konuştuğumuzu zannetmek pek Ne diyelim? İnsana en uzak mesafe insanın
farklı anlamlarda kullanabileceği ve bunun mümkündür. ağzıyla kulağı arasındaki mesafedir.
“suret” anlamına gelen “eidolon” sözcüğüne

