22 Mayıs 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün 2026 logosu 17 MAYIS 2026 2 Biyoçeşitlilik kaybı gıdadan suya, iklim dayanıklılığından insan sağlığına kadar yaşamın birçok alanını etkiliyor. EDITÖRDEN Türkiye’nin yüksek endemizm oranı ise doğa korumanın yerel ölçekte ne kadar kritik olduğunu gösteriyor erkes en kusursuz, en güzel, en yakışıklı, en pürüzsüz ve steril Hhalini paylaşıyor. Küresel etki Buna zaten alıştık. Peki Ay’ın karanlık yüzü nasıl görünüyor? Kötü, çirkin, kırılgan hallerimizin de bir estetiği hâlâ var mı, yoksa onların sadece üzerini mi örtebiliyoruz? yerelden başlar Yeni norm bu: “İyiyim” demek. Peki bu durum aslında ne kadar Mayıs’ta kutlanan üzerinde bir iz bırakıyor. Logodaki ve insanın da hikâyesi. normal? DAIRESEL Uluslararası Bu yüzden yerel eylem küçük bir jest değil. renkler ise Kunming-Montreal Belki de çağımızın en güçlü FLORA Biyolojik Çeşitlilik Balkona bitki dikmek, pestisit kullanımını Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin reflekslerinden biri, iyi görünmeye Günü, yaşamın azaltmak, kuşların camlara çarpmasını 23 hedefine gönderme yaparak farklı çalışmak. Gerçekten iyi olmak 22 birbirine bağlı büyük önlemek, sulak alanları savunmak, yerel hedeflerin ancak birlikte anlamlı bir değil. İyi, enerjik, üretken ve ağını yeniden düşünmek için önemli bir üreticiyi desteklemek, kent parklarını yalnızca bütün oluşturabileceğini anlatıyor. yaşamın kontrolü elimizdeymiş hatırlatma. Bu yılın teması: “Küresel etki rekreasyon değil canlıların yaşam alanı olarak gibi görünmek. Sosyal medya bunu VERILERE DEĞIL, görmek, biyoçeşitliliğin gündelik politikasına için yerelden harekete geçmek.” Tema, sırf görünür kılmadı, bir davranış dahildir. Çünkü küresel yaşam ağı, yerel biyoçeşitlilik kaybını durdurmanın ÇEVRENIZE BAKIN biçimine dönüştürdü. Artık yalnızca AYÇA bağların toplamından oluşur. yalnızca uluslararası anlaşmalarla bedenler değil, ruh halleri de Biyoçeşitlilik kaybı çoğu zaman CEYLAN değil, kentlerden mahallelere, vitrinde. büyük rakamlarla, raporlarla, kırmızı BIRLIKTE YAŞAMANIN DILI okullardan üretim alanlarına, bireysel İş yaşamında motivasyon dili, listelerle anlatılıyor. Oysa kayıp ayca_ceylan Biyoçeşitliliği korumak, doğayı romantik alışkanlıklardan yerel politikalara sosyal medyada pozitiflik kültürü, bazen çok daha sessiz başlıyor: Bu yıl bir manzara olarak sevmekten daha fazlasını uzanan somut adımlarla mümkün olduğunu gündelik ilişkilerde otomatik mahallede daha az serçe görmek, çocukken gerektiriyor. Doğayla ilişkimizi yeniden gösteriyor. “iyiyim” refleksi… İnsan, kendi iç bildiğimiz bir çiçeğin artık aynı yerde kurmayı, kendimizi yaşam ağının dışında değil Birleşmiş Milletler’in tanımıyla biyolojik dünyasını bile dışarıya uygun bir açmaması, yaz akşamlarında böcek seslerinin içinde görmeyi, insan dışındaki canlıların da çeşitlilik, yeryüzündeki yaşamın çeşitliliği ve bu forma sokmaya çalışıyor. Çünkü azalması, göçmen kuşların beklenen zamanda kentlerin asli sakinleri olduğunu kabul etmeyi yaşamın oluşturduğu doğal örüntüler anlamına yorgunluk, kırılganlık ve belirsizlik; gelmemesi… İklim krizi, habitat kaybı, gerektiriyor. geliyor. Bu çeşitlilik yalnızca uzak ormanların, modern dünyanın estetik anlayışına pestisitler, ışık kirliliği, kentleşme ve aşırı 22 Mayıs yaklaşırken şu soru çok değerli: mercan resiflerinin veya belgesellerde çok uygun görünmüyor. tüketim aynı ağın farklı düğümlerini zorluyor. Küresel etki için bugün yakınımızda neyi gördüğümüz canlıların sorunu değil. Yediğimiz Bir türün eksilmesi yalnızca o türün değil HHH koruyabiliriz? Bir ağacı, bir kuşu, bir tohumu, gıdanın, içtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın, onunla çalışan toprağın, suyun, böceğin, kuşun Öte yanda hüzün, kaygı, bir su yolunu, bir parkı, bir üreticiyi, bir sağlığımızın ve kentlerdeki dayanıklılığımızın isteksizlik, yalnızlık... Bunlar yaşam biçimini... Biyoçeşitlilik uzak bir da temeli. yalnızca “bozulmuş” ruh halleri kavram değil. Kapımızın önünde, pazar Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün değil, insan olmanın doğal tezgâhında, toprağın altında, kuş sesinde, 2026 logosunda kullanılan parmak izi de bu parçalarıydı. Sorun mutsuz çiçeğin renginde, suyun akışında başlıyor. fikri taşıyor: Her yerel eylem, yaşam ağı olmamız değil; mutsuzluğun Ve onu korumak da tam oradan başlıyor. artık gösterilemeyen bir duyguya dönüşmesi. Üstelik ilginç bir çelişki de var burada. Son yıllarda özellikle sosyal medyada “gerçeklik” ve “samimiyet” yükselen değerler haline geldi. İnsanlar ağladıkları anları, tükenmişliklerini, kötü Türkiye'nin günlerini paylaşmaya başladı. Ancak bu bile çoğu zaman yeni bir zenginliği estetik forma dönüşüyor. Sanki artık yalnızca mutlu görünmek değil, “doğru şekilde Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı’ndaki güncel istatistiklere göre kırılgan görünmek” de yeni bir Türkiye’de 13 bin 343 takson kayıt altında. performans alanı. Bu taksonların 3 bin 301’i endemik, Bugün karşımızda garip bir tablo 1 milyon tür yok olma 391’i ise lokal endemik. Buna göre kayıtlı var: İnsanlar hiç olmadığı kadar taksonların yaklaşık dörtte biri endemik, görünür ama aynı zamanda hiç tehdidi altında endemik ve lokal endemikler birlikte olmadığı kadar gizli. Çünkü çoğu değerlendirildiğinde oran yüzde 28’e BM’nin paylaştığı verilere göre karasal zaman paylaşılan şeyin kendisi yaklaşıyor. çevrenin dörtte üçü ve deniz çevresinin değil, paylaşılabilir versiyonu. Bu zenginlik, Türkiye’nin biyoçeşitlilik yaklaşık yüzde 66’sı insan faaliyetleri Belki de bu yüzden artık açısından özel konumunu gösterirken aynı sonucu önemli ölçüde değişime uğramış “Nasılsın” sorusuna gerçekten zamanda büyük bir koruma sorumluluğu durumda. Bugün 1 milyon hayvan yanıt vermek zorlaştı. Oysa insan da yüklüyor. Endemik türlerin yaşam ve bitki türü yok olma tehdidiyle bazen yalnızca yorgun olabilir. alanları daraldığında, dünyada başka hiçbir karşı karşıya. BM’nin biyoçeşitlilik Bazen kırılgan. Bazen nedensizce yerde bulunmayan bir yaşam formunun planı ise 2030 yılına kadar bozulmuş mutsuz. yok olma riski de artıyor. Bu nedenle ekosistemlerin yüzde 30’unu restore Belki de çağımızın en yaygın biyoçeşitliliği korumak; ormanlardan etmeyi ve kara, iç su ve deniz alanlarının duygusu mutsuzluk değil, mutsuz sulak alanlara, bozkırlardan kıyılara, tarım yüzde 30’unu korumayı hedefliyor. görünme korkusu. Hepinize iyi alanlarından kent içi yeşil dokulara kadar Ancak bugün kara alanlarının yalnızca pazarlar... tüm yaşam alanlarını birlikte düşünmeyi yüzde 17’si, deniz alanlarının ise yaklaşık gerektiriyor. DENIZ ÜLKÜTEKIN yüzde 8’i koruma altında. deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr Deneysel çizgiler Antroposen mi, kapitalosen mi? Sanatçı Yetkin ntroposen kelimesine artık grupları bile ‘ekolojik duyarlılık’ ile iklim kavramsallaştırması insanlık adına ekolojik Gülmen’in çizginin birçoğumuz aşinayız. İnsanın krizine karşı tavır takınma yarışına” girmiştir. felaketlere karşı duran çevreci sermayenin, fiziksel sınırlarını yeryüzünün işleyişini değiştiren krizi kâr etme fırsatı olarak görenlerin daha ve karikatürün INSANIN ZAFERI! bir jeolojik kuvvet olduğunu çok işine yaramaktadır. geleneksel Sermaye gruplarının ekolojik duyarlılık A ve yeryüzündeki etkinliği Esgün, “Dolayısıyla tüm dünyayı etkileyen kalıplarını zorlayan yarışına girmesi oldukça önemli bir ayrıntı. sayesinde artık yeni bir çağa geçildiğini felaketler çağını antroposen olarak değil, yerleştirme sergisi Bu ayrıntı bize antroposenle kapitalosen söyleyen “antroposen” kelimesi, “insan çağı” kapitalosen olarak adlandırmanın hem “Esnek ile Geniş: arasındaki ayrımı verebilecek niteliktedir. anlamına gelmektedir. kapitalizmin sonunu düşünmek bakımından Taşan Çizgiler”, Toros Güneş Esgün, dikkatimize sunduğu Antroposen ne zaman başlamıştır? İklim hem de felaketlerin önüne geçmek bakımdan 16 Mayıs’ta çalışmasında Jason W. Moore’un bazı değişikliği ve ekolojik yıkımın hızlandığı, sahici bir alternatif” oluşturabileceğini Eskişehir’deki PinArtSpace’te kapılarını açtı. görüşlerini öne çıkarır: Post-hümanistlerin sanayi devrimi veya düşünmektedir. Sanatçının tarama ucu, mürekkep ve marker “antroposen” isimlendirmesi insan merkezci 1950’lerle başladığı yaygın Çalışmasında, dünya çapında küresel kullanarak ürettiği el çizimlerinden oluşan bu olduğu için değil, tam tersine insanlığı temsil olarak belirtilse de sözü düzeyde kabul gören bu felaketlere ilişkin deneysel yapı, karikatürü sadece bir mizah aracı etme iddiasında olan ancak aslında insanlık edilen insan çağını, Tarım farkındalık çok uzun süredir geliştiği olmaktan çıkarıp düşüncenin kendisi olarak içindeki bir azınlığı temsil eden egemen Devrimi’nden itibaren halde gerçek anlamda bir şeylerin yeniden tanımlıyor. Kontrol ile sezgi arasındaki sınıfın faillerinin üzerini örttüğü gerekçesiyle başlatan görüşler de var. değiştirilememesinin açıklaması da kapitalizm sınırların belirsizleştiği üretim sürecini yansıtan hatalıdır. Ancak başlangıç tarihi ne sorununu görmezden gelen bu hantallıkta sergi, 23 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Antroposen kavramsallaştırması, insan- olursa olsun bize söylenen yattığını belirten Esgün’e hak vermemek doğa ikiliğinin artık insanın doğayla şeyin bir “felaketler” vurgusu mümkün değil. mücadele etmesine gereksinim duymayacağı AYŞE ACAR içerdiği açık. Ortada olan felaket, insanlığın topyekûn ‘Mutluluk Kaçtı Benden’ şekilde insanın üstünlüğü ile sonuçlandığı Doç. Dr. Toros Güneş doğa üzerinde yıkıcı baskı sergilediği düşüncesine dayanırken aynı zamanda tüm Karadeniz müziğinin Esgün şöyle diyor: “Felaket ve bunun sonuçlarını yaşadığı şeklinde gezegeni etkileyen felaketlerden etkilenen karakteristik vokal geleneğini öngörülerinde bulunmanın artık ‘felaket yorumlanamaz. Yaşadığımız felaketin nedeni tekil ve homojen bir özne olarak insanlıktan modern bir dokunuşla tellallığı’ olarak görülmediği, bilakis kapitalizm ve onun doğa stratejisidir. Bu söz eder. harmanlayan Engin Orta, yeni sıradanlaştığı, hatta doğa bilimlerinden felsefe nedenle çözüm kapitalizmi değerlendirme Oysa durum böyle değildir. Felaketlerin teklisi “Mutluluk Kaçtı Benden” ve sosyal bilimlere kadar ‘felaket’in akademik hantallığının bir an önce terk edilmesi ve esas nedeni soyut bir insanlığın yerküre ile müzikseverlerin karşısına araştırmaların popüler bir teması haline geldiği sorunun asıl kaynağının ekonomik sistem üzerindeki artan etkinliği değil, insanlığın çıkıyor. Fifth Floor etiketiyle zamanlarda yaşıyoruz.”* olduğunun farkına varılması ve sistemde içindeki egemen sınıf olarak burjuvazinin ve yayımlanan eser, geleneksel Her geçen yıl şiddeti artan iklim krizinin yapısal dönüşüm yaratılmasıdır. Engin Orta hakim ekonomik sistem olarak kapitalizmin tınıları çağdaş bir prodüksiyon önümüzdeki yıllarda gittikçe büyüyeceği, gıda aşırı üretim ve aşırı tüketim hırsı, “küresel diliyle buluşturuyor. Sözleri Recep Piral’a, * Toros Güneş Esgün, Tinin Felaketleri: Hegel ve ve su krizlerinin ana gündem olacağı tüm bilim birikimin temelini oluşturan karşılıksız Antroposen/Kapitalosen Tartışmaları, ViraVerita müziği ise Onay Şahin ve Hakan Şengül’e ait çevreleri tarafından sıkça dillendirilmekte. emek”tir. E-Dergi: Disiplinlerarası Karşılaşmalar / Sayı 15, olan çalışma, Karadeniz’in sert ve dalgalı ruhunu Artan ekolojik duyarlılık öylesine genişlemiştir Yaygın kabul gören antroposen May, 2022. yansıtan melodik yapısıyla dikkat çekiyor. ki Esgün’ün ifadesiyle, “Hatta büyük sermaye Şarkının aranjörlüğünü Seçkin Özer üstleniyor.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear