Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Days
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
4 EKİM 2026
3
Atatürk ve
Kazım Özalp
yan yana
Atahualpa’dan
Srebrenitsa’ya yalan
ocuğunuza, kan dökmeyeceğine söz
müşterinize, eğer verdi. Kalenin kapıları açıldı,
siyasetçiyseniz askerlerin silahları ellerinden
Ç vatandaşınıza yalan alındı. Rivayete göre ertesi gün
söylemek sizi kısa kale dışında büyük çukurlar
vadede rahatlatabilir ancak kazdırdı komutan, gazileri içine
uzun vadede sıkıntı yaşatır, koydurdu ve üzerlerini toprakla
güvenirliğinizi kaybedersiniz. örttürdü. Bu durumda, kendince
PROF. DR.
Bu yazıda İnka İmparatoru verdiği sözü tutmuş oluyordu.
Atahualpa’dan Srebrenitsa’ya ÜSTÜN Aslında burada bir kandırmaca,
yalan konusunu irdelemek yalan söz konusudur. Ancak
DÖKMEN
muhtemelen çok büyük işlerle
istiyorum. Çocuklardan
başlayalım. uğraşan komutan, bunca işi
arasında insanlara küçük bir beyaz bir
ÇOCUĞA YALAN
yalan söylediğini düşünmüş olabilir.
Toplumda, “Çocukların iyiliği için
Küçük kelimesi görecelidir.
onlara küçük beyaz yalanlar söylenebilir”
SREBRENİTSA’DA YALAN
düşüncesi vardır. Bu mantık yanlıştır,
İnkalara, Anadolu’daki gazilere
ileride ahlaksızlığa uzanacak yolda bir ilk
Ulu önderin şiirle ilişkisi yalnızca sevdiği şairleri okumakla sınırlı değildi
söylenen yalanın bir benzeri Bosna’da
basamaktır. Siz bugün çocuğunuzun iyiliği
için beyaz yalan söylerseniz çocuğunuz Srebrenitsa’daki gazilere de söylenmiştir.
da büyüdüğünde sizi üzmemek için yalan Yugoslavya iç savaşı sırasında kalabalık
bir grup Boşnak savaşçı, aileleriyle
söyler. Örneğin üniversiteyi bitiriyor
birlikte kendilerini izlemekte olan
zannettiğiniz çocuğunuzun alttan dersi
vardır, size söylememiştir. Çocuklarınız Sırbistan kuvvetlerinden kaçıyorlardı.
Atatürk’ün
küçükken ezberledikleri bir kitabı size Srebrenitsa’ya ulaştılar. Şehir Birleşmiş
Milletler’in denetimi altındaydı. Birleşmiş
ellinci defa okuturlar. Bunun nedeni
Milletler’in komutanı Boşnaklara
bu dünyanın tutarlı bir yer olduğunu,
şehre girebileceklerini ancak silahlarını
bilgilerin akşamdan sabaha değişmediğini
bırakmaları gerektiğini, kendileri
hissetmek içindir. Siz çocuğunuza onu
TOLGA
tarafından korunacaklarını söyledi. Onlar
düşünerek küçük bir yalan söylediğinizde
AYDOĞAN
manzumeleri
da bu komutana güvendiler, silahlarını
çocuğunuzun dünyanın tutarlı ve güvenilir
bırakıp şehre girdiler.
bir yer olduğuna ilişkin inancını sarsmış
Az sonra Sırp kuvvetleri geldi. Aynı
olursunuz.
tatürk’ün edebiya- işaret ettiği hatıra şöyledir: Günümüzde bu şiirin Atatürk’ün ol-
komutan onların silahlarını bırakmalarını
ta ilgisi Manastır “Daha kurmay yüzbaşıyken İs-
duğu konusunda kesin bir yanıt bulun-
ATAHUALPA’YA YALAN
istemedi, silahlı olarak şehre girdiler.
Askeri İdadisi’nde tanbul Vezneciler- mazken bu konu dö-
Atahualpa son İnka imparatoruydu.
11 Temmuz 1995’ten itibaren silahlı
Ömer Naci’nin et-
de sık sık görme- nem basınını da ilgi-
Adındaki “ata” kelimesi İnka dilinde ata
Sırp birlikleri silahsız Boşnak erkekleri
Akisiyle başlar. Anı- ye gittiği arkadaşı
lendirir. 1942’de ga-
anlamına, “alp” kelimesi ise yine alp,
kurşuna dizdi. (Temmuz 1533’te de
larında, “Eğer kitabet hocam Alay Evrenoszade Ma-
zeteciler Nurettin Ar-
savaşçı anlamına geliyordu. Binlerce
Atahualpa kandırılarak öldürülmüştü.)
Emini Mehmet Asım Efendi imda-
hir Bey’in kona-
tam ile Hakkı Tarık
yıl önce Bering Boğazı’ndan geçerek
O Birleşmiş Milletler komutanı
dıma yetişmeseydi şair olup çıka-
ğında haftanın ba- Us arasında hararet-
önce Kuzey Amerika’ya sonra da Güney
yargılandı mı, bilmiyorum. Ancak tarih
caktım” cümlesiyle şairliğin kıyı-
zı geceleri toplanıp
li tartışmalar yaşanır.
Amerika’ya geçen ön Türkler, dillerinde
unutmaz, kahramanları, dürüst insanları
sından döndüğünü anlatır. Şair ol-
şiir okuduklarını,
Şiiri yazan asıl kişinin
benzeri pek çok kelime gibi bu kelimeleri
da hatırlar, insanları kandıran yalancıları
masa da şiirle hep iç içedir; Namık
bu arada Mustafa
Mustafa Kemal ile ay-
de yaşatmışlardı.
Kemal’in, Ziya Gökalp’in, Tevfik da hatırlar. Çocuklara küçük beyaz yalan
Kemal’in de kendi
nı adı taşıyan Anka-
Yıl 1927.
İspanyollar az sayıda askerle İnka söyleyebilirim diye başlayan yalancı tavır
Fikret’in şiirlerine tutkundur. Hatta
şiirlerini arkadaşla-
Atatürk ralı bir avukat oldu-
yurduna ulaştıklarında ateşli silahları
dönemin saygın şairlerinden Rıza büyük felaketlere yol açabiliyor.
vapurda
rına -dikkati çeken
ğu ifade edilir. Avukat
olduğu için imparatorluk ordusunu
Tevfik’e 20 Mart 1903 günü hay-
bir içtenlikle- oku-
bulunup kendisine bu
YAPAY YALAN
yendiler, imparator Atahualpa’yı bir odaya
ranlığını ifade eden bir de kart gön-
duğunu babam an-
soru sorulduğunda şii-
İnsanın yalancılığının sonu yok. Yapay
derir. Gençleri de takip eder; 19 hapsettiler. Ardından da İnkalara eğer
latırdı.”
ri kendisinin yazdığını savunur.
zekâ bugün kendi başına yalan söylemiyor
odayı altınla doldururlarsa imparatorlarını
Ağustos 1918 günü Fikret’i anma
Öte yandan 26 Mayıs 1942 tarihli Ulus
MERSİYE GÜFTESİ fakat birileri yapay zekâdan yararlanarak
serbest bırakacaklarını söylediler. İnkalar
etkinliklerinde Aşiyan’daki kala-
gazetesinde dilbilimci İbrahim Nec-
başka birilerine yalan söyleyebiliyor.
balığın arasında yirmili yaşlarında- Atatürk, 1936’nın kasım ayın- odayı altınla doldurdular fakat işgal
mi Dilmen’in bir demecine yer verilir.
İnsanlara söylemedikleri sözleri yapay
ki İbrahim Alaeddin Gövsa’yı fark da Şükrü Naili Paşa ve Korgene- kuvvetleri sözlerini tutmadılar. 26 Ağustos
Dilmen’in anlattığı üzere Mustafa Kemal
zekâ ile söyletmek, yapmadıkları
eder ve Tanin’deki yazılarını il-
ral Ahmet Derviş Paşa’nın ölümü- 1533’te Atahualpa’yı öldürdüler. Bu olay
Paşa 1918 yılında Karlsbad’da tedavi-
davranışları yapmış gibi göstermek artık
giyle okuduğunu dile getirir. Göv- nün ardından büyük bir üzüntü du- bu yazıda sözünü etmek istediğim bilinci
de bulunduğu sırada Tevfik Fikret’inkile-
mümkün. Bir süre önce rakipleri bir siyasi
sa, Anafartalar Kahramanı Musta- yar. Hafız Yaşar Okur’u yanına ça- yalandır.
re benzer bir manzumeyi yazmış ve orada
liderine söylemediği sözleri yapay zekâ
fa Kemal’in gencecik bir yazarı ta-
ğırır ve “Söylediklerimi not et” de-
okumuştur. Dilmen bu olayı Atatürk’ün
GAZİLERE YALAN
vasıtasıyla söylettiler. Bu tür bir şeyle
kip etmesinden duyduğu mutluluğu
dikten sonra bir şiir yazdırır, bes-
kendisine anlattığını ifade eder.
Çok büyük bir Türk komutan toplum ilk kez karşılaşıyordu, o siyasi
ve şaşkınlığı anılarında bizlere ak-
telemesini de ister. Yaşar Okur da
* Manzumeler şiir gibi estetik kaygı taşımayan
Anadolu’da bir şehri kuşatmıştı. Beni liderin kendisi dahil herkes gözlerine,
tarır. Atatürk’ün edebiyata düşkün-
Atatürk’ün yazdırdığı sözleri to-
ve dizelerle bir olayı anlatan türdür.
üzdüğü için bu komutanın adını söylemek kulaklarına inanamadı. Sonra yapay
lüğünü gösteren en güzel örnek de
parlar, mersiye olarak besteler. Ga-
- S. Borak - Atatürk ve Edebiyat, Varlık Yayınla-
Büyük Taarruz öncesi Akşehir’de- istemiyorum. Rivayete göre kaledekiler zekâ yoluyla bu yalanın söylettirildiği
zi, bu mersiyeyi dinledikten son-
rı, 1972.
eğer kan dökmemeye söz verirse şehri anlaşıldı. Sorun yapay zekâda değil bazı
ki karargâhta Reşat Nuri’nin Çalı-
- İ.H. Sevük - Atatürk İçin, Kültür Bakanlığı Ya-
ra içlenerek “bunu yarın Derviş
kuşu eserini okumasıdır. yınları, 1981. teslim edeceklerini belirtiler. Komutan insanlardaydı.
Paşa’nın kabrinde de okuyunuz”
- Ulus, 10 Kasım 1939.
emrini buyurur. Mersiyenin bir bö-
‘TUNA’ ŞİİRİ
lümü şöyledir:
Atatürk’ün şiirler, manzumeler*
“Büyük Türk Ordusu.
Musiki Muallim Mektebi
yazdığı ve dikte ederek yazdırdı-
Büyük bir kahramanını toprağa
ğı manzumeler olduğu hatıralar-
veriyor.
da karşımıza çıkar. Bunlardan biri
Ulu Türk milleti.
1932’de İstanbul vali konağındaki
Değerli bir evladını toprağa ve-
bir baloda geçer. Reşit Galip’in de
riyor.
tanık olduğu gecede Atatürk, zih-
Toprak!/Bu değeri koynuna al-
nindeki dizeleri doğaçlama olarak
maktan zevk mi duyuyorsun?”
İsmail Habip Sevük’e okur. Ardın-
Bununla birlikte yine bir baş-
dan da “Ben yalnız fikri dikte et-
ka hatırada Atatürk’ün dikte ettir-
ÇOCUKLARA ŞİİR
tirdim. Bunların veznine, kafiyesi-
diği bir şiir karşımıza çıkar. Necil
ne filan bakma, onları sen bir şek-
Atatürk şiir yazdı mı yazmadı mı,
Kazım Akses’in bestelediği, libret-
le koy” cümlesini kurar. İsmail Ha-
tartışması bir kenarda dursun,
tosunu Münir Hayri Egeli’nin ka-
bip Bey bu vezinsiz, kafiyesiz şiir
şiiri ve edebiyatı ne denli sevdiği
leme aldığı ilk Türk operaların-
taslağını kâğıda döker, Gazi’nin is-
bilinmektedir. Ancak şu bir gerçek
dan “Bayönder”, 1934’te Anka-
tediği gibi bir manzumeye dönüş-
ki yazdığını bildiğimiz bir şiiri vardır,
ra Halkevi’nde sahnelenirken Mü-
türür ve adını da “Tuna Üstündeki
hem de çocuklarla!
nir Hayri Bey eserin yazımı sıra-
Ses” koyar. Tamamladıktan sonra
24 Ekim 1933 günü Atatürk,
sında Atatürk’ün kendisini Mar-
Vali Muhittin Üstündağ ile birlik-
Celal Bayar ile Cebeci’deki Musiki
mara Köşkü’ne çağırdığını ve eser-
te birkaç kez Dolmabahçe’ye git-
Muallim Mektebi’ne gider, sınıftaki
deki “Bayönder” şiirini yazdırdığı-
se de Gazi’nin meşguliyetinden do-
çocuklara, “Şimdi size bir mısra
nı anlatır.
layı manzumeyi gösterme olanağı
söyleyeceğim. Bunun gerisini
bulamaz. Sevük bu olayı anlatırken
beraberce yazacağız. Meydana
ŞİİR YAZDI MI?
“Yazılar vakıa benimdir fakat ona
çıkan güfteyi hemen besteleyip
“Atatürk şiir yazdı mı” sorusu-
üflenen nefes onun. Burada yazı-
bana söyleyeceksiniz” diyerek sınıfa
na en kesin yanıt Prof. Dr. Mela-
ya değil Ebedi Şef’in aziz nefesin-
seslenir. Ardından da ilk dizeyi verir:
hat Özgü’nün 1963’te, Türk Ta-
den sinen hatıranın vecdine bakma-
“Büyük karakterli Türk, çalışır
rih Kurumu bünyesinde yapılan
lı” diyecektir. Atatürk’ün yazdırdı-
yorulmazsın.”
konferanstaki konuşmasıdır. Öz-
ğı bu manzume taslağı Faruk Na-
Ardından da çocuklar parmak
gü, Atatürk’ün yazdığı şiiri ve ga-
fiz Çamlıbel’in Cumhuriyetin 10.
kaldırarak öneri dizelerini söyler.
zeli bulunduğunu, bununla birlikte
yılında çıkarmaya başladığı Ana-
Hatta bir dizenin bir bölümünü
Fransızcadan da şiir çevirisi yaptı-
yurt dergisinin ikinci sayısında ya-
de Celal Bayar ekler. Şiir kısa
ğını belirtir. Özgü, Atatürk’ün yaz-
yımlanır. sürede çocuklarla birlikte yazılır
dığını iddia ettiği “Kadidi İstib-
ve bestelenir. Atatürk böylece
GECE TOPLANTILARI dat yahut Kırmızı İzler” isimli şii-
çocuklarla bir şiir yazmış olur. Şiir
rinin 24 Kasım 1908 tarihli “Şan-
Ressam Arif Bedii Kaptan da ba-
şöyledir:
bası Deniz Çarkçı Üsteğmen Sü- lı Ordu” gazetesinde yayımlandığı-
“Büyük karakterli Türk, çalışır
nı söyler. Hatta bu şiir 1945 yılının
leymaniyeli Bedii Efendi’den duy-
yorulmazsın.
duğu bir hatırayı paylaşır bizler- kasım ayında Yücel dergisinde de
Zekân cihandan büyük, müspet
le. Arif Kaptan’ın 1906/1907 yılını yayımlanır.
ilme bağlısın.
Güzel sanat sevgisi, yüreğine
ateştir
İmtiyaz Sahibi:
4 EKİM 2026 SAYI: 1904
CUMHURİYET VAKFI adına Türk’ün büyük ülküsü, bu
n Yayın Koordinatörü
ALEV COŞKUN
DENİZ ÜLKÜTEKİN
dünyaya güneştir.”
Genel Yayın Yönetmeni
n Reklam Genel Müdürü
Biz de soralım bu güzel hatıranın
MİNE ESEN
EVSUN SİNEM ALKAN
Sorumlu Müdür
ardından; dünyada çocuklara bir
pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr
BETÜL BERİŞE
bayram armağan eden ve onlarla
Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş.
birlikte şiir yazan başka bir lider var
AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 e-posta: (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83.
mıdır?
reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611
Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın

