Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
18 EKİM 2026
3
Kurtuluş Savaşı’nın görünmeyen cephesinde telgraf telleri, İstanbul ile Ankara’yı birbirine
bağlayan ve isimleri zamanla unutulan kahramanların en güçlü silahlarından biriydi
Dil ile illüzyon
ayvanlar
neokorteksleri
olmadığı için işaret
dilini kullanırlar.
Kod adı zafer
H İnsan ise neokorteksi
olduğu için sembollere dayanan
ustafa Kemal Paşa’ya, “Bu
bir dil kullanır. İnsan ve hayvan
savaşı nasıl kazandınız”
dilleri arasındaki bu temel farklılığın
sorusu yönetildiğinde
PROF. DR.
yanı sıra iki dil türü arasında bir
verdiği yanıt nettir:
ÜSTÜN
benzerlik vardır. Gerek hayvanlar
M“Telgraf telleriyle!” Telgraf
DÖKMEN
gerekse insanlar dillerini kullanarak
telleri bu zaferin gizli öznesidir.
yalan söyleyebilirler, birilerini
Gazi Paşa, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a
kandırabilirler.
çıktıktan sonra telgraf onun sesi olur.
Atmaca gelirse diğer arı kuşlarını haberdar etsin
İzmir’in işgalinin protesto edilmesi için
diye gözcü bırakılan arı kuşu bazen güzel bir böceğin
kolordu komutanlarına, yerel yöneticilere
uçtuğunu görünce havada atmaca olmadığı halde sahte
telgraf çekerek protesto mitingleri
atmaca sinyali verir. Bu sinyali duyan diğer arı kuşları
yapılması için çağrıda bulunur. Ayrıca Türk
saklanınca da o böceği gözcü arıkuşu yakalar. (Söz
milletinin yabancı devlet temsilcilerine ve
konusu işlem sahte borsa sinyaline ne kadar benziyor.)
Babıali’ye yine telgraf çekmesini, işgalin
sona ermesini için çağrıda bulunulmasını
DİLLE İLLÜZYONA ÖRNEKLER
ister. Bu telgraflar milleti harekete
Sembolik dil kullanan insanlar, dillerinin
geçirirken Mustafa Kemal Paşa da Harbiye
inceliklerinden yararlanarak kelime oyunları yaparak
Nezareti’ne 30
daha karmaşık, organize yalanlar söyleyebilirler, hatta
Mayıs günü şu
illüzyonu bir gösteri, bir sanat haline getirebilirler.
dikkat çekici telgrafı
İllüzyonistler teknolojideki en son yenilikleri izleyerek
gönderir:
Ziraat mektebinde
mesleklerini icra ederler. Aslında bir illüzyonist “İstanbul’a
kandırmaz, onu izleyenler yanlış kanıya kapılırlar. çekilen telgrafların
“Zafer” yani Rami 1920 tarihli Akşam gazetesinde bu
Bazen bir siyasi parti, bir ülkede “Kadınlara özgürlük tamamen milletin
Bey bu istihbarat
olay ayrıntılarıyla sayfalara taşınırken
sinesinden fışkıran
getireceğiz” diye vaatte bulunarak iktidara gelebilir.
işleri için Galata’da
Rami Bey ailesiyle birlikte Kartal’dan
teessüratın birer
Aslında özgürlükten kastı kadınları çalıştırmamaktır.
Ömer Abit Han’da
taşınmak durumunda kalır. Akabinde
aksi olduğunu arz
Kadınlar işe gitmeyerek 09.00-17.00 mesaisine esir Ankara Telgrafhanesi
göstermelik bir büro
Anadolu’ya geçmek yerine farklı bir görev
eylerim. Bu heyecan
olmayarak özgür olacaklardır. Tabii ki bu arada
tutar, bilgiler burada
üstlenir. Yaklaşık bir yıl boyunca İtalya
memleketin en ıssız
para da kazanamayacaklardır. Bir başka siyasi parti toplanır, gece yarısı Ankara’ya telgrafla
ve Avusturya’da kalarak Türk esirlerin
köşesine kadar şamildir, umumidir.”
ise erkeklere iş bulma vaadiyle iktidara gelebilir. iletilir. Hukukçu Refik İsmail Kakmacı
İstanbul’a dönebilmesini için çalışır.
Mustafa Kemal
da kendisine yardım eder. Rami Bey
Erkeklere nasıl iş bulacaktır? Kadınların çalışmalarını
Kurtuluş Savaşı’nın ardından da vatana
Paşa, 27 Aralık 1919
geceleri Kartal yakınlarındaki çiftliklerinde
yasaklayarak onların işlerini erkeklere verecektir.
hizmetlerinden dolayı beyaz kurdeleli
günü Ankara’ya
perdeleri sıkı sıkıya kapatırken yerdeki gaz
Bu örneklerde gizli gündemler söz konusudur, dilin
İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Oğlu
geldiğinde Keçiören
lambasının ışığında haberleri şifreli olarak
inceliklerinden yararlanılarak topluma bir tür illüzyon
Hıfzı Bey babasına birçok defa “O günleri
yakınlarında, karargâh
kaleme alır. Gece yarısından sonra pantolon
uygulanmaktadır.
anlat yazalım” dese de aldığı yanıt hep aynı
olarak seçilen Ziraat
kemerinin arkasına gizlediği istihbaratla
En büyük siyasi yalanlardan birisini Hitler söylemiş olur: “Biz vatani görevimizi yaptık!”
Mektebi’ne yerleşir.
kasabaya gider, kendisini bekleyen Kartal
halkına, “Size bin yıllık barış vaat ediyorum” demiştir.
“Zafer” parolalı o telgrafçı yani Rami
Telgrafın önemini
telgrafhanesi müdürü ile Ankara’ya bildirir.
Yalanın, kandırmacanın böylesi görülmemiştir. Bey kahramanlıklarını anlatmaz. Bize bu
bildiği için buranın da
İşgal güçlerine hissettirmeden bu kutsal
TOLGA
Sonuçta 13 yaşına kadar çocukları askere almış, bilgileri oğlu Hıfzı Bey yazdığı kitapta
haberleşmeye uygun
görevi yerine getirir.
ülkesini kaputt (perişan) hale getirmişti. anlatır. O da annesi Melahat Hanım’ın tanık
AYDOĞAN
hale gelmesini ister. Öte
Dilde illüzyona başvurarak yalan söyleyen olduğu, öğrenebildiği
TEHLİKELİ GÜNLER
yandan baş gösteren
siyasetçiler her zaman olumlu bir şey söyleyerek ve anlattığı olaylar
isyan hareketlerinin akisleri Ankara’ya Rami Bey’in ikinci
ışığında... Rami
olumsuz bir sonuç ortaya çıkarırlar. “Size diktatörlük
kadar ulaşırken Nutuk’ta bu durumu şöyle görevi de Anadolu’ya
Bey, 1944’te vefat
vaat ediyorum” diyerek başa geçen hiçbir siyasetçi
anlatır: adam kaçırmaktır. Kuvayi
ederken anılarını da
sonuçta demokrasi getirmez. “Size özgürlük
“Karargâhımızla şehir arasında telefon Milliyecileri önce Kartal’a
beraberinde götürür.
getireceğim, barış getireceğim” diyenler sonuçta esaret,
ve telgraf hatlarını kesmeye kadar varan gizlice taşır sonra atlarla
Arkasında sadece bir
diktatörlük, bölünme, savaş getirirler. Kısacası sopa
kuduzca davranışlar karşısında kaldık.” Samandıra’ya naklederek
Rami Topuz
İstiklal Madalyası
vaat eden havuç vermez, havuç vaat eden sonuçta
Yani telgrafın ve haberleşmenin önemini Paşabahçeli Şükrü gibi
bırakır. O da çok şeyi
sopayı çıkarır ortaya.
dost da düşman da gayet iyi bilmektedir. yurtseverlere teslim eder.
anlatır aslında.
Tarihte dilin inceliklerini kullanarak başkalarını
Atatürk ayrıca 16 Mart 1920 günü Bu yurtseverler İzmit üzerinden Ankara’ya
Rami Bey tıpkı İhsan Pere gibi unutulan
aldatanlara çok rastlanır. Rivayet edildiği kadarıyla
İstanbul’un işgal haberini gizlice Ankara’ya sevk edilir.
bir isimdir. Mustafa Kemal Paşa ile “Zafer”
bir tanesi şöyledir: Bir padişah düşmanları tarafından bildiren Manastırlı Hamdi’den Nutuk’ta Ve bir gün Kartal telgrafhanesinden
parolasıyla yazışarak İstanbul-Ankara
aranan bir kişiyi ülkesinde saklamaktadır. Daha güçlü övgüyle söz eder. çektiği bu telgraflar ortaya çıkar.
arası haberleşmeyi sağlayan, Anadolu’ya
bir padişah ise saklanan kişiyi ele geçirip öldürmek “Bu hamiyetli ve cesur Manastırlı Hamdi Telgrafhane müdürü tutuklanır. İstanbul-
adam kaçıran Rami Bey hepimizin tanıdığı
Efendi olmasaydı İstanbul felaketinden kim Ankara arası bu gizli haberleşme ağı
istemektedir. Saklayan, “Söz konusu kişi benim
gazeteci Hıfzı Topuz’un da babasıdır.
bilir haber almak için ne kadar bekleyip kesilmek zorunda kalır. Rami Bey’in
ülkemde değil, bu konuda yemin edebilirim” der. Belli
Kimbilir Rami Bey gibi kahramanlıklarını
duracaktık. Kendisine borçlu olduğum işin içinde olduğunu telgrafhane müdürü
günde ve saatte güçlü padişah adamlarını gönderir,
anlatmayı “övünmek” sayan ve bu nedenle
teşekkürü burada alenen ifade etmeyi milli söylemez ancak bir Rum çetesi kuşkulanır.
saklayan padişah ise Kuran’a el basarak o kişinin ülkesi
“Biz vatani görevimizi yaptık” diyerek
ve vatani vazifelerimden sayarım” Rami Bey’in çiftliğini basar. Rami Bey
toprakları üzerinde olmadığını söyler. Halbuki saklanan
susmayı yeğleyen ne çok kahramanımız
Hamdi Bey’in ardında ise yakın döneme ve ailesi olay yerine gelen Türklerin
kişi o sırada onun ülkesindedir ancak bir hamaktadır.
vardır. Ruhları şad olsun.
kadar unutulmuş olan bir kahraman yardımıyla ölümden kurtulur. 18 Aralık
Yani fiziksel olarak onun topraklarına basmamaktadır.
vardır: İstanbul Merkez Telgrafhanesi
Burada dilin inceliğinden yararlanılmakta, yalan
Baş Memuru İhsan Pere. Halil
söylenmektedir. Gençliğinde Şah İsmail’in de bu
Özcan’ın izini sürerek kitaplaştırdığı
şekilde hamağa konduğu rivayet edilir.
İhsan Pere, İngilizlerin işgali altındaki
Osmanlı topraklarına giren bir büyük komutan
telgrafhanenin bodrumunda kurduğu
Sivas’ı kuşatır, şehirdeki askerler eğer kan dökmezse
haberleşme sistemi ile Ankara’yla
şehri teslim edeceklerini bildirirler. Komutan da kan
irtibatı sağlayan ve sağlatan kişidir.
dökmeyeceği konusunda söz verir. Şehir silahlarını
bırakıp teslim olur. Ancak ertesi gün komutan büyük
BİR BAŞKA KAHRAMAN
çukurlar açtırıp gazileri içine koydurur ve üzerlerine
Telgrafın ardında birçok kahraman
toprak attırır. Böylece kan dökmemiş olur. Burada da
vardır. Onlardan biri de “Atatürk’ün
kelime oyununa baş vurularak yalan söylenmesi söz
Bütün Eserleri”nin yedinci cildinde
konusudur. (Bunun bir iftira olmasını diliyorum.)
karşımıza çıkar. Sözü edilen eserde
Yalanla kandırma konusunda bir zamanlar Avrupa’da
“Nuh” isimli kişiden “Zafer” isimli
ortaya çıkmış “kauizm” isimli bir yaklaşım vardı.
kişiye 3 Nisan 1920 tarihinde
(Bu kelime muhtemelen Arapça “kizb” kelimesine gönderilen bir telgraf yer alır. “Nuh”
dayanmaktadır.) Kauizm’de Tanrı’ya karşı yalan telgrafta “Yüce mebuslara acele
duyurulmak üzere yazılan aşağıdaki
söylenmemek esastı. Diyelim ki bir Cizvit papazına
bildirinin çok güvenilir şekilde
Cizvit olup olmadığını sordular. Eğer Cizvit olduğunu
ulaştırılması, İstanbul’da yayılmasına
söylerse öldürecekler. Papaz yalan söylemeden hayatını
çalışılması ve sonucun bildirilmesi
nasıl kurtarabilir? Yüksek sesle “Hayır, değilim”
rica olunur” diye yazılır. Ardından da
derdi. Ancak bu sırada içinden bu iki kelime arasında
bildiride Meclisi Mebusan üyelerinin
“Marangoz” derdi. Karşısındaki kişi hayır değimlimi
reisi Celalettin Arif Bey’in ağzından,
duyardı, ama Tanrı hayır marangoz değilim cümlesini
“Meclisi Mebusan’ın özgür bir
duyardı. Bu şekilde Tanrı’ya yalan söylememiş
biçimde görev yapmasını imkânsız
olurdu. Burada da bir tür illüzyona baş vurulmuş
gördüğümden hemen Anadolu’ya
olurdu. Aslında kauizmde kişilerin kendi kendilerini
sığınmak zorunda kaldım. Yüce
kandırmaları söz konusudur. Kauizm kapsamında
mebusları da Ankara’da vazife
yalan söyleyen kişi adeta kendi kendisine illüzyon
yapmaya davet ediyorum” cümlesine
yapmaktadır.
yer verilir.
Belli alışkanlıklarını değiştirmek isteyen bazı
Bu telgrafın ardından 11 Nisan
kişiler bunda başarılı olurlar. Ancak bazıları ise kendi
günü de Meclisi Mebusan kapatılır.
kendilerini kandırmakla kalırlar. “Sigarayı kesin
Telgrafta sözü edilen “Nuh” Mustafa
bırakacağım, kesin zayıflayacağım” diye yola çıkan
Kemal Paşa’dır. “Zafer” ise İstanbul-
bazıları bu kararlarını pek çok kez tekrarladıkları
Ankara arasındaki haberleşmeyi
halde kendilerine söz geçiremezler, sonuçta istemeden
sağlayan “Rami Bey” adında bir
kendilerini kandırmış olurlar.
kişidir.
Yunus Nadi’nin “Ankara’nın İlk
Günleri” kitabında da “Zafer” parolalı
İmtiyaz Sahibi:
18 EKİM 2026 SAYI: 1906 bu kişiden söz edilir ve Yunus Nadi
CUMHURİYET VAKFI adına
n Yayın Koordinatörü
şöyle anlatır:
ALEV COŞKUN
DENİZ ÜLKÜTEKİN
“İstanbul ile gece yarısından sonra
Genel Yayın Yönetmeni
n Reklam Genel Müdürü
MİNE ESEN
EVSUN SİNEM ALKAN o zaman ‘Zafer’ parolasını taşıyan,
Sorumlu Müdür
pazar.dergi@cumhuriyet.com.tr
hâlâ kim olduğunu bilmediğim bir
BETÜL BERİŞE
Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. telgrafçıdan haberler alıyor ve onun
AŞ. Yeşilce Mah. Emektar Sk. No-7/A, Kağıthane/İstanbul Yenibosna Merkez Mh. 29 Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82) Tel: 0212 454 32 90-0212 454 34 83. aracılığıyla İstanbul’a istediğimiz
e-posta: reklam@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999-15079-37611
Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yaygın süreli yayın
haberleri veriyorduk”.

