17 Haziran 2024 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Ş Y alnızca Çekoslovakya’nın en önemli şairi değil, aynı zamanda Prag’ta immunoloji alanında çalışan ülkesinin ileri gelen bilim insanlarından biridir. Ted Hughes onun için, ‘dünyanın neresinde olursa olsun, en önemli yarım düzine şairden biridir’, der. A. Alvarez’e göre, ‘çağımızın en mantıklı sözcülerinden biridir’. ‘Onun özgün şiirsel tarzına bakarak, Holub’un tarih ve çağdaş yaşamla bağlantı kurmak için bir bilim insanının duygusuz gözünü getirdiğini söylemek ayartıcı olur. Aslında o, herhangi bir başka şair kadar tutkuludur, ama insani gereksinim ve savlar üstüne içe işleyen yorumlarında sakin, ölçülü ve buruk bir retorik seçer’ William Scammell. Yergi şiirinin en büyük ustalarından biridir. iir Atlası CEVAT ÇAPAN Miroslav Holub/ Şiirler/ Çeviren: Nice Damar ‘ve karanlık aktı arasından bütün çatlakların’ ve yazar: bir iki bir iki bir iki bir iki YARDIM ELİ Uzattık yardım elini çayırave mısıra dönüştü. Uzattık yardım elini ateşebir rokete dönüştü. Çekinerek, dikkatlice, uzatırız yardım elini insanlara, kimi insanlara… SİNEK Üstüne kondu bir söğüt gövdesinin izleyerek Crecy savaşının bir parçasını, çığlıklar, güçlükle solumalar, iniltiler, rap rap yürümeler ve yıkmaları. On dördüncü saldırısı sırasında Fransız süvarisinin, çiftleşti ela gözlü bir erkek sinekle, Vadincourt’tan gelen. Dişi sürttü bacaklarını birbirine üstüne otururken karnı deşilmiş bir atın, düşünerek sineklerin ölümsüzlüğünü. Rahatlamış, kondu mavi dili üstüne Clervaux Dükü’nün. Sessizlik çöktüğünde ve yalnızca çürümenin fısıltısı hafifçe sardığında gövdeleri ve yalnızca birkaç kol ve bacak hâlâ sarsıntılarla seğirdiğinde ağaçların altında sermeye başladı yumurtalarını tek gözü üstüne Kraliyet Tüfekçisi, Johann Uhr’un. Ve nitekim bu nedenle yedi onu bir ebabil kuşu kaçan Estrees’nin alevlerinden. DÜNYANIN SONU Kuş gelmişti sonuna şarkısının ve pençeleri altında eriyordu ağaç. Ve gökyüzünde deviniyordu bulutlar ve karanlık aktı arasından bütün çatlakların doğanın batan teknesinin içine. Yalnızca telgraf tellerinde bir ileti hâlâ çatırdıyordu: E.v…e. g e.l. b i.r.. o.ğ.l…u n. o.l d..u… ? SAYFA 23 BİR ŞAİRLE SOHBET Şair misin? Evet, öyleyim. Nereden biliyorsun? Şiirler yazdım. Şiirler yazdıysan eskiden şairdin demektir. Ama şimdi? Yine şiir yazacağım bir gün. Bu durumda belki yine şair olacaksın bir gün. Ama nereden bileceksin onun bir şiir olduğunu? O, bir şiir olacak tıpkı son yazdığım gibi. O zaman kesinlikle bir şiir olmayacak o. Bir şiir yalnızca bir kereliktir ve asla aynı olmaz ikinci kez. İnanıyorum neredeyse onun kadar iyi olacağına. Nasıl emin olabilirsin? Bir şiirin düzeyi bile bir kereliktir yalnız ve sana değil, bağlıdır koşullara. İnanıyorum koşulların da aynı olacağına. Buna inanıyorsan, o zaman şair olamayacaksın ve asla şair değildin eskiden. O zaman niçin kendini şairden sayıyorsun? Şey kesin olarak bilmiyorum. Ve sen kimsin? ARŞİMET’İ ÖLDÜREN ONBAŞI Korkunç bir vuruşla yok etti daireyi, teğeti ve kesişme noktasını sonsuzlukta. Dörde bölme cezası olarak yasakladı sayıların üçten yukarısını. Şimdi Syracuse’de başında bir felsefe okulunun, çömelir baltalı kargısının üstüne başka bin yıllar için CUMHURİYET KİTAP SAYI 1016
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear