Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
2 AĞUSTOS 2026
5
Matt Damon
filmin başrolünde.
Filmin dünya çapında yarattığı çılgınlık üzerine biraz soluk almışken çağdaş Odysssey anlatısının yapı taşlarını inceleyelim
Nolan’ın kusursuzlaştırdığı Odisseus
hristopher Nolan’ın, Batı izlediğimiz sahnelerden amaçlarından saptıklarını kusursuz ancak bu yorumda neredeyse filmin
AY’A SEYAHAT
edebiyatının en eski ve itibaren, Odisseus’un askerleri ona hatırlatır. “The en başından itibaren bu “hüzünlü adam”,
en temel metinlerinden Truva Atı’nın mimarı Oddyssey” ise Homeros’un “vicdanı kanayan kahraman” halini görmek
birini sinemaya uyarladığı olarak, tüm yıkımın metnindeki farklı Nolan’ın metni modernize etme, yeniden
C“The Odyssey”, ve vahşetin epizotları birleştirerek yorumlama çabasının ötesine geçen bir
gösterime girdiği andan itibaren “farkında” olma onun Kalipso’nun tercih. Başka bir deyişle, Nolan karakterini
gündemi ele geçirdi: Herkesin 70 haline tanıklık adasında kalışını, “derinleştirmeye”, “Batı’nın yaptıklarının
mm IMAX versiyonuna ulaşamıyor ediyoruz. iradesini ortadan suçluluğunu” omuzlarına yüklemeye
BAŞAK BIÇAK
oluşundan, metnin Nolan’ın Sanki hiç kaldıran bir unutma çalışırken, onu tümüyle bağlamından koparıp
basakbicak
ellerinde modernize edilme biçimine kötülük hâliyle açıklamaya tektipleştiriyor.
@gmail.com
değin “The Odyssey”e ilişkin her yapmak çalışıyor. Böylece Son olarak Athena’nın, Odisseus’un
ayrıntıyı konuşuyoruz. Peki, teknik istemiyor Odysseus’un yolculuğundaki belirleyici rolünün
düzeyde sinema tarihinde ilerleyen yıllarda veya yaptığı kötülüğün sorumluluğunu azaltılmasını bir kenara bırakırsak onun
Christopher
“kanon”laşabilecek bir eser, kanonik bir eseri hemen o anda farkına azaltan, başına Odysseus’un vicdanına dönüştürülmesi
Nolan
nasıl ele alıyor? varıyormuşçasına, her gelenleri giderek daha fikrini sevdiğimi söylemeliyim. Öte yandan
İlkin, vurgulamakta yarar var: Burada şey onun etrafında olup fazla dışsal güçlere bu tercih bile karakterin daha Truva’dayken
ele almak istediğim konu, bir edebi eserin bitiyor. Ve o “hüzünlü” -vicdan, savaş travması yaptıklarının bütünüyle farkında ve ahlaki
sinemaya nasıl uyarlandığı veya ona ne derece gözlerle olan biteni ile de içsel motivasyonlara- bakımdan uyanmış biri olarak inşa edilmesine
sadık kaldığı değil. Mesele, Batı edebiyatının izliyor. Neye yol açtıklarının, bağlayan bir kahraman hizmet ediyor. Dahası, diyaloglarda geçen
mihenk taşlarından birinin merkezindeki ana nasıl büyük bir vahşete nedne yorumu ortaya koyuyor. Ancak isimler dışında -bana kalırsa Athena sadece
karakterinin “nasıl yorumlandığı”. Ve pek olduklaırnın daha o andan ayrımına Odisseus, Homeros destanında bu denli isim olarak varlık gösteriyor, görevini icra
tabii, bu tercihin beraberinde getirdiği varıyor. net bir “kurban” değildir. Tanrıların etmediği için onu mitolojik bir unsur
metnin tersyüz edilmesi hali. Şu Halbuki Homeros’un metni cezalandırdığı bir kahramandır. değil, fantastik bir unsur olarak
bir gerçek ki karşımızda bir kahramanının yalnızca Hem kendi kararlarının hem addediyorum- herhangi bir
sinema şöleni var. Açılıştan fiziksel değil, bir tür içsel de mürettebatının hatalarının Tanrı görmüyor oluşumuz,
itibaren her bir estetik yolculuğuna da dayanır. Bu bedelini öder. Ancak The kanonik metnin “mitoloji”
seçim, her bir imge sizi içsel yolculuk bir bakıma, Odyssey’de Odisseus, özünün çekirdeğinin
ele geçiriyor ve bu dönüşümdür. Yaptığı neredeyse masumiyet zarar görmesine
“sözde” Homerik metnin hataların bedelini ödediği, zırhı giymiş, suçluluk yol açıyor. Sonuçta
içinde kayboluyorsunuz. karakter özelliklerinin duygusuyla yanıp kavrulan karşımıza çıkan, Batı
Tepegöz Polyphemos’un, sınandığı bir yolculuktur. biri. “Bronz çağın” -bu edebiyatının başlangıç
Goya’dan esinli Polyphemos sorduğunda bilinçli anakronizm de yine eserlerinden birinin,
sahnelerinden Kirke’nin “hiç kimseyim” demesinin bugüne yergi girişiminin “denizden gelenler”
Tom Holland Mia
adasındaki domuza çevirme nedeni kurnazlığındandır bir uzantısı- yasını tutan öğretisiyle Batı kültürünün,
Anne Hathaway
Goth
sekansına dek korku türüne ancak bundan vazgeçtiği bir kral. Polyphemos’a ok bugününün eleştirisine
yaklaştığımız nefis anlar anda lanetlenmesinin nedeni atması dışında bir kibir örneğini dönüştürüldüğü ana
var “The Oddyssey”de ve bu yine seçimlerindendir. Odisseus göremediğimiz, neredeyse her karakterinin psikolojik acı, yas
başarının hakkını teslim etmemek karakteri ve seçimleri -keza tayfasının şeyin onun kontrolü ve isteği dışında ve vicdan kavramlarıyla neredeyse
yanlış olur. da- yüzünden bir türlü evine dönemez geliştiği, yalnızca karısına ve oğluna ulaşmak kusursuz bir Hollywood kahramanına evrildiği
Öte yandan, bir adadan diğerine Odisseus veya dönmez. Kalipso tarafından lotusla isteyen “zavallı” bir Odiseus bu. ve ana unsuru mitolojiden yoksun bir film
ve tayfasıyla bu ıstırap dolu geri dönüş yolunu beslenerek (lotusyiyenlerin adası farklı bir var. “The Odyssey”, görkemli bir film. Ancak
TEKTİPLEŞEN KAHRAMAN
bitirmeye çalışırken bir şey fazlaca göze yerdir) her şeyi unuttuğu için bir adada yedi Homeros›un metnindeki kahramanla ve
The Odyssey›de ise Matt Damon›ın,
batmaya başlıyor: O da Odisseus’un “aşırı” yıl kalan değildir Odisseus. Hatta Kirke›nin Homeros›un metniyle ne yazık ki pek ilgisi
kendisine verilen karakter için performansı
idealize edilmiş karakteri. Truva Savaşı’nı yanında da kendi isteğiyle kalandır aslında, yok.
‘Kahramanın
BERRIN KARADENIZ
berrin.karadeniz@cumhuriyet.com.tr
yolculuğu’
v Müzede Sahne
anlatısı
10. yılında
Kültür rotası
hiç eskimez
Konserden tiyatroya, sinemadan sergiye
akıp Sabancı Müzesi’nin, Sabancı
SVakfı desteğiyle düzenlediği Müzede
kültür sanat dünyasında bu hafta
Sahne, bu yıl 10. yaşını “Oyunlarla
öne çıkan etkinlikler…
Dönüşüm” temasıyla kutluyor. Ayşe
Draz’ın sanat yönetmenliğindeki etkinlik,
27–30 Ağustos tarihlerinde tiyatro, dans
ve performans disiplinlerini bir araya
v ENKA
Tunç Yıldırım - Sinema tarihçisi
getirecek. Müzedeki Yoko Ono: İçses ve
Hangi çağda yazılırsa yazılsın hatta yazarının adı belli olsun veya
Açıkhava v Meşher’den
İçyapı sergisiyle de diyalog kuran program
anonim kalsın fark etmez, “eve dönüş” temalı yolculuk anlatıları
kapsamında, Onur Ünsal’ın sahnelediği
her zaman insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Çünkü başkahramanın,
Sineması çocuklara...
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ile
farklı sınavlardan geçerek sonunda ailesine, evine kısaca yurduna
Begüm Erciyas’ın Attika’dan Mektuplar
eşher, Seyahat Sanatı
başlıyor
dönmesine olanak sağlar. Bu ibret verici serüven sonunda da
performansı öne çıkan yapımlar arasında
Msergisi kapsamında
başkahramanın kişiliği çoğunlukla değişir yani daha olgun,
bulunuyor.
ağustos ayında çocuklara
anlayışlı ve bilge bir insana doğru evrilir. Peki, neden Mezopotamya
yönelik ücretsiz atölyeler edebi kültürünün bilinen en eski örneği, Gılgamış Destanı değil
ğustos ayı boyunca sinemaseverleri
de antik Yunanda yazarının adı belli olan
düzenliyor. 4-6 ve 7-12 yaş
Aseçkin yapımlarla buluşturan ENKA
bir ozan (Homeros) tarafından derlenmiş
gruplarına özel hazırlanan
Açıkhava Sineması, sezonu üç özel gösterimle
Odysseia sinema tarihinde tekrar tekrar
programlarda 11-22 Ağustos
açacak. 3 Ağustos’ta Hamnet, 5 Ağustos’ta
ve döngüsel olarak uyarlanır? Çünkü
tarihleri arasında yapılacak
Sarı Zarflar, 7 Ağustos’ta ise Uğultulu Tepeler
modern Batı yazılı kültüründe çok bilinen
atölyelere katılım ücretsiz,
filmleri seyirciyle buluşacak. Tüm film
bu popüler destan sessiz sinema döneminde,
kontenjan sınırlı olup kayıt
gösterimlerinde “1 bilet alana 1 bilet bedava”
1950’lerde, 1960’larda, 1990’larda hatta
gerektiriyor.
kampanyası uygulanacak.
2000’lerde büyük bütçeli yapımlarla sürekli
olarak ekrana taşınmıştır.
Günümüz sinema dünyasında el üstünde
Tunç Yıldırım
v 23. Uluslararası Bodrum tutulan yönetmen Christopher Nolan’ın
destandan çıkarıp trajedi türüne soktuğu
Bale Festivali başladı
“The Odyssey” de görünüşte bilim kurmaca
türüne giren ama aslında hem kahramanın yolculuğu hem serüven
Uluslararası Bodrum Bale Festivali, İzmir
hem de eve dönüş/özlem/nostalji temalarını aynı anda işleyen
23.Devlet Opera ve Balesi’nin sahneleyeceği Kuğu
“Interstellar” filminin tematik özellikleri ile örtüşüyor. Zaten dikkatli
Gölü ile açıldı. Programda ayrıca 4-5 Ağustos’ta Zorba,
bir sinemasever, Stanley Kubrick’in, “2001: A Space Odyssey” ve
8-9 Ağustos’ta Carmina Burana, 12- 13 Ağustos’ta
George Lucas’ın, “Star Wars” serisinin bile Batı’da hiç eskimeyen
Kosova Ulusal Balesinin Boléro ve Correr o Fado
“kahramanın yolculuğu” anlatısını uzay destanı biçiminde işlediğini
eserleri ile 16-17 Ağustos tarihlerinde MDTistanbul’un
fark eder. Demek ki kahramanın yolculuğu teması, tür sinemasının
çağdaş dans yapımı PİNOKYO.EXE de sanatseverlerle
hemen hemen her türüne sirayet etmiştir. Evine, yani ana yurduna
buluşacak. Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi’nde
varmak isteyen bir insan kahramanın (İthaka kralı) bu anlatısı, o
yapılacak tüm temsiller saat 21.45’te başlayacak.
yüzden belirli aralıklarla da Batı sinemalarına uyarlanmaktadır.

