Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
12 NİSAN 2026
6
Şeşen: Müzik yorumcularının yüzde 65.2’si yapay zekâya yönelik yasal düzenleme istiyor
Müzik hikâyesini
kaybediyor
ürk popuna unutulmaz parçalar tirdiği alışkanlıklara özellikle gençlerin müziğe
armağan eden Gündoğarken MELODİ YAPICI bakış açısı ve tüketme biçimleri de bir hayli
topluluğuyla tanınan müziğin usta değişti. Artık pek çok müzisyenin önünde viral
ismi Burhan Şeşen, bir süredir Müzik olma potansiyeli taşıyan şarkı üretmek gibi bir
Yorumcuları Meslek Birliği’nin (MÜYORBİR) zorunluluk var.
T
başkanlık görevini yürütüyor. Müzisyenlerin geçim sıkıntısı ve Bugün müziğin üretimi ile tüketimi arasındaki ilişki ciddi
yasakların yarattığı belirsizliklerle örtüşen sorunlarına yönelik şekilde değişti. Şarkılar artık yalnızca dinlenmek için değil,
çalışmalar yapan oluşumun bulgularını ve çözüm önerilerini paylaşılmak ve kısa sürede yayılmak için de üretiliyor. Bu da
Şeşen’le konuştuk. müzisyenler üzerinde görünürlük baskısını artırıyor. Viral olmak
elbette bir fırsat yaratabilir. Ancak müziği yalnızca algoritmalara
l Yıllardır sürdürdüğünüz müzik kariyerinizde aynı zaman-
uygun içerik üretmeye indirgediğinizde, uzun vadede yaratıcılık
da MÜYORBİR yönetim kurulu başkanlığı da yapıyorsunuz.
zarar görebilir. Müzik bir trend üretme aracı değil, bir ifade
Bu görevi üstlenmenizin nedenleri nedir? Müzisyenlerin sizden
biçimidir. Bu dengeyi kaybetmemek gerekiyor.
beklentileri nasıl?
Müzik kariyerim boyunca sanatçıların üretim tarafında güçlü
ALGORİTMALARIN ROLÜ
olsalar da haklarını koruma konusunda yalnız kaldıklarını
l Dediğiniz gibi algoritmalar da müziğin sunuluş ve tüketiliş
gördüm. MÜYORBİR’de görev almamın en temel nedeni de bu
biçiminde ciddi söz sahibi. Hem müzisyen hem de müzisyenlerin
yalnızlığı ortadan kaldırma ihtiyacıydı. Bugün müzisyenlerin
hakları için çalışan bir kurumun başkanı olarak bu yeni duruma
beklentisi çok net: Ürettikleri eserin karşılığını alabilecekleri,
bakışınız ve yarattığı etkilere yönelik çözüm önerileriniz neler?
emeklerinin görünür olduğu ve haklarının korunabildiği bir
Algoritmalar müziğin görünürlüğünü belirleyen en önemli
sistem. Sırf gelir değil, zamanda emeğe saygı talebi var. Biz de bu
faktörlerden biri oldu. Ancak bu sistemler çoğu zaman eşit bir
beklentiyi karşılamak için hem müzik yorumcularının haklarını
rekabet alanı sunmuyor. Büyük yapımcıların ve belirli içeriklerin
korumaya hem ülkemizde telif hakları konusundaki farkındalığın
öne çıktığı, bağımsız sanatçıların ise görünürlük mücadelesi
gelişmesine hem sektörde daha adil bir yapı kurulmasına hem de
verdiği bir yapı söz konusu. Daha şeffaf ve adil algoritma
müzik yorumcularının seslerini kamuya, sektöre ve kamuoyuna
Güçlü bir lisanslama modeli
sistemlerine ihtiyaç var. Aynı zamanda meslek birliklerinin rolü
duyurmaya odaklanıyoruz.
daha da kritik hale geliyor. Bizim önceliğimiz, müzisyenlerin
l Müzikle ilgili en tartışmalı konulardan birisi de yapay zekâ. Sizin
haklarının bu yeni dijital ekosistemde de korunmasını sağlamak.
l Ülkemizde müzisyenlerin en öncelikli sorunları neler?
kurumsal olarak bu konuya bakış açınız nedir? Önerdiğiniz belli etik
Gelir adaletsizliği, sosyal güvence ve örgütlenme eksikliği en
l Günümüzde şarkılar için belli bir süre sınırı konuşuluyor.
sınırlamalar var mı?
temel sorunlar. Ancak bunların da ötesinde daha derin bir mesele
Yine albüm yapmaya sıcak bakılmıyor ve genelde tekliler üze- 600’e yakın müzik yorumcusu üyemizin katkılarıyla yaptığımız
var ki o da müzisyenliğin, yorumculuğun hâlâ gerçek bir meslek
“Müzik Sektöründe Yapay Zekâ Etkisi” başlıklı araştırmamıza göre
rinden süregelen bir müzikal iklim söz konusu. Bu “yenilikler”
olarak görülmemesi. Oysa sahnede gördüğünüz her performansın
müzik yorumcularının yüzde 65.2’si yapay zekâ uygulamalarına
müziğe neler kaybettiriyor?
arkasında yıllar süren bir emek, disiplin ve eğitim var. Buna
yönelik sıkı bir yasal düzenleme talep ediyor. Yani mesele yapay
Müzik üretimi daha hızlı ama aynı zamanda daha yüzeysel
karşın müzisyenlerin emeği çoğu zaman görünmez kalıyor. Öte
zekâyı durdurmak değil. Onu adil, şeaff f ve hak temelli bir çerçeveye
bir hale gelme riski taşıyor. Albüm kültürü, bir hikâye anlatma
yandan bir eserin telif hakkının 70 yıllık bir ömrü olduğu için oturtmak. Özellikle izinsiz kullanım, ses klonlama ve gelir paylaşımı
biçimiydi. Sanatçının dünyasını bütünlüklü şekilde aktarmasını
gibi alanlarda yaşanan belirsizlikler, sanatçıların haklarının
sanatçının ancak çocuğu onun telif haklarından yararlanabiliyor,
sağlıyordu. Teklilerle ilerleyen bir sistemde ise bu derinlik zaman
korunmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. MÜYORBİR
ikinci kuşağa, torunlara bu haklar devrolmuyor. Yanı sıra,
zaman kaybolabiliyor. Şarkı sürelerinin kısalması, dinleyici
olarak beklentimiz; yapay zekâ uygulamalarının sanatçıların
dijitalleşmeyle birlikte erişim arttı ama gelir aynı oranda artmadı.
dikkatine uyum sağlama açısından anlaşılabilir ama müziğin
haklarını gözeten, şeaff f ve adil bir çerçevede düzenlenmesi, ses ve
Bu da sektörde sürdürülebilirliği zorlaştıran en önemli kırılma
duygusal ve anlatısal gücünü sınırlayabiliyor. Yine de bunu
performans kullanımının açık rızaya tabi olması ve bu alanda güçlü
noktalarından biri.
tamamen olumsuz okumamak lazım. Önemli olan bu yeni form
bir lisanslama modeli oluşturulması.
l Son yıllarda TikTok gibi sosyal medya mecralarının ge- içinde de nitelikli üretimi sürdürebilmek.
Her korku kitabı çocuklar
için tehlikeli değildir
ocuk kitaplarının bizden biri gibi durur karanlıkta. Canavarlar aslında
ÇOCUKLARLA
Evde deneyin
içerikleriyle ilgili çoğu insanın kabul etmekte zorlandığı, kapı önüne koyduğu
BİR ÖMÜR
zaman haksız eleştiriler duygulara bir beden verir. Ve biz sonunda yine
Çedebiyata bakışı olumsuz kendimizi okuruz.
etkiliyor. Güney Kore
ASIL EBEVEYNLER KORKUYOR
seyahatimde gittiğim bir kitapçıda
çocuklar için üretilen korku kitaplarını
- Peki ebeveynlerin bu konuda tutucu yaklaşması
görmüştüm. Benzerlerinin Japonya
nasıl önlenebilir?
ve Çin’de de olduğunu öğrendim.
Çocuklar için korku kitaplarından söz edince
Nihayetinde “korku” bir duygu ve
korkan da genelde çocuklar değil de ebeveynler
saklanılması, kaçılması gereken
oluyor aslında. İnsan bilmediği şeyden korkar çünkü.
ÖMÜR KURT
bir duygu değil. Oysa ülkemizde
Okur (ebeveyn) önyargısı da işte burada devreye
“sakıncalı” görülüyor. Dolayısıyla
omur@
giriyor. Tanımadığımız “canavarlar”dan korkuyoruz.
cocuklarlabiromur.
fantastik çocuk kitaplarına karşı da
Kendi korkularımızı ne yazık ki çocukların sırtlarına
com
bir mesafeye neden oluyor. Oysa
bindiriyoruz. Oysa korkuyu diğer duygularla bir arada,
fantastik edebiyat insan zihnini
onların parçası gibi düşünmeye çalışsak her şey yoluna
geliştiren, yaratıcılığı artıran, hayal gücünün sınırlarını
girebilir.
Kitap ayracı
zorlayan bir tür ve kökü de masallara dayanıyor.
Çocukların kitapları sevmesi
‘BAZI DİDAKTİK KİTAPLAR DAHA ZARARLI’
Konuyu fantastik çocuk edebiyatının ülkemizdeki önde
için kitaplarla ilgili eşyalar
gelen isimlerinden Göktuğ Canbaba ile konuştuk.
- “Güvenilir” olduğu düşünülen kitaplarla “korku”
önemli. Örneğin çocukların
kitaplarının arasında nasıl bir fark var peki?
‘HEP AYDINLIK OLMAK ZORUNDA DEĞİL’
kendi kitap ayraçlarını
Üzerinde durmamız gereken konu “korku kitapları”
tasarlaması kitaplarla bağ
- Çocuk kitaplarının “fazla güvenli”
olmamalı. Aksine “fazla güvenli” çocuk kitaplarını
kurmalarını kolaylaştırır. Biz
olması gibi bir istek var. Doğru mu bu?
sorgulamalıyız. Etliye sütlüye karışmayan, anlatısı
bu hafta Hipp Türkiye’nin
Çocuk edebiyatı her zaman iyi tanıyacağımızı fısıldarlar. Fantastik
öğüt vermekten öteye geçemeyen, didaktik, kurgusu
desteğiyle Cin Ali Müzesi’nde
aydınlık olmak zorunda değildir ve ve korku edebiyatı tam da bunun için
birbirini tekrarlayan o “zararlı” kitaplardan. Bu tarz
bir kitap ayracı atölyesi
unutmayalım ki korku hikâyeleri vardır. Korku kitaplarının, fantastiğin
kitaplar duygunun dolaşımını keser. Ne dünya ne de
düzenledik. Çocuklar,
çocuğu korkutmak için değil, olmazsa olması canavarlar çoğu zaman
insan hakkında söyleyecek bir şeyleri vardır. İşte asıl
atık malzemelerden kendi
Göktuğ
merakını uyandırmak için vardır. dışarıdan gelmezler. Onlar pekâlâ
zararlı olan da budur. Çünkü edebiyat başta birbirimizi
Canbaba
ayraçlarını yaptılar. Ardından
Böylece çocuk karanlıkta yolunu yüzleşmeye çalıştığımız duygulardır.
daha iyi anlamamıza olanak tanır. İnsan duygularının
onlara “Soli’nin Maceraları”
bulmayı öğrenir. Varolan bir Vampirler, kurt adamlar, hayaletler...
kaosunu gösterip farklı yaşamlara uyanıp ölmemizi
adlı kitabımı imzaladım.
duyguyu çocuktan esirgemek, yokmuş Garip görünümlerinin ardında aslında
sağlar. Her uyanışta ve yok oluşta bir şeylerin farkına
Ayraçları kitaplarını içine
gibi göstermek onun karanlıkla ilk insanları anlatırlar. Onlar sınırda
varırız. Yeni bir şeylere dokunuruz. Güvenilir çocuk
koydular ve atölyeden öyle
karşılaştığında donakalmasına neden bekleyen yansımalarımızdırlar. Frankenstein
kitapları ise çocukları ve ebeveynleri “kandırmak”
ayrıldılar. Siz de evde deneyin.
olur. Oysa kitaplar bize kendimizi anlatır. ötekileşmiş, sevilmek, kabul edilmek isteyen bir
için vardır. Güvenilir sayfalarda anlatacak bir şeyleri
Yolumuzu nasıl bulacağımızı, kendimizi nasıl daha canavardır. Drakula hırsı, güç isteği ve arzularıyla
yoktur. Bu da onları tehlikeli hale getirir.
Haftanın şarkısı
Bu hafta
Köy Enstitüleri Anı Evi’ni “Yamuk Keçe Pabuçlar”
çocuklarınızla
çocuklarınızla birlikte gezin. Enstitüler kusursuz olanı değil, uyumlu
birlikte Ezo
hakkında çok özel belgelerin yer aldığı olanı fark etmek üzerine bir
Sunal’dan “Zıt
etkileyici bir mekân. kitap.
Kelimeler”
Yayınevi: Kronik Çocuk
Yer: İzmir-Konak
Ezo
şarkısını dinleyin
Yazan: Beyza Akyüz
Tarih: Hafta içi her gün açık Sunal
ve bu şarkı üzerine
Resimleyen: Sümeyra Özdemir
Saat: 09.00-17.00 Yaş: Her yaşa uygun
sohbet edin. Acaba kelimelerin
Yaş: 7+ Sayfa: 48
İletişim: (0232) 293 39 00
zıtlıkları bize neler anlatıyor?
Haftanın etkinliği
Köy Enstitüleri
Anı Evi
Haftanın kitabı

