Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
12 NİSAN 2026
2
Artemis II’ye bakarken yalnızca teknolojik başarıyı değil, onun açtığı politik ufku da görmek gerekiyor
EDITÖRDEN
ir tablo düşünün.
Işık sabit değil,
renkler kesin
Göklerdeki yeni
değil. Nesneler
Bnet çizgilerle
ayrılmıyor, her şey bir anın
içinde çözülüyor, yeniden
kuruluyor. İzlenimciler tam da
bunu resmetmeye çalışıyordu:
Gerçeğin kendisini değil, o an
sömürge!
gözde bıraktığı izi.
Claude Monet, aynı manzarayı
günün farklı saatlerinde tekrar
on tanımlanıyor. NASA’nın “in-situ yönelmesi, insanlığın hayal alanına taşıyor. Bu da keşif,
DAIRESEL
tekrar resmederken aslında şunu
günlerde resource utilization” yani yerinde gücünün genişlemesi kadar, kullanım ve sahiplenme arasındaki
FLORA
söylüyordu: Gerçek sabit değil,
gözler kaynak kullanımı yaklaşımı, çıkarma mantığının da genişlemesi sınırların yeniden tartışılmasına yol
algıya bağlıdır.
yoğun bir Ay’daki doğal kaynakların su, anlamına gelebilir. Ay’ın yeni açıyor. Üstelik 1979 tarihli “Ay
Aradan geçen yüzyıllar sonra,
Sşekilde yakıt ve çeşitli yaşam destek bir ortak bilim alanı mı yoksa 21.
Antlaşması”, ayın kaynaklarının
bu düşünce bambaşka bir zeminde
Ay’ın üzerinde. 1 sistemleri için değerlendirilmesini, yüzyılın ilk büyük uzay kaynak
bütün insanlığın yararı gözetilerek
karşımıza çıkıyor. Bugün artık
Nisan’da fırlatılan özellikle Artemis’in uzun vadeli sahası mı olacağı sorusu tam da
ele alınması gerektiğini savunsa
dünyayı yalnızca görmüyoruz.
Artemis II, sürdürülebilirlik hedefleri burada önem kazanıyor. Bu nedenle
da büyük uzay güçleri tarafından
Onu sürekli izliyoruz.
NASA’nın SLS bakımından önemli bir başlık olarak Ay madenciliği meselesi yalnızca
yaygın biçimde benimsenmiş değil.
AYÇA
HHH
roketi ve Orion uzay öne çıkarıyor. teknoloji değil, aynı zamanda etik,
CEYLAN
SIRADA ÇIN VAR
Ekranlar, akışlar, kısa videolar,
aracıyla yaptığı hukuk ve gezegen dışına taşan bir
sonsuz kaydırma... Gerçeklik, KAYNAK SIYASETI Üstelik bu süreç yalnızca
ilk mürettebatlı kaynak siyaseti meselesi.
ayca_ceylan
parçalar halinde önümüzden ABD’nin öyküsü değil. Çin de
Ay uçuşu olarak Elbette Ay’daki kaynakların Ay’a dönüşü yalnızca romantik bir
geçiyor. Bir görüntü diğerinin
2030’dan önce Ay’a astronot
yalnızca teknik bir test görevi değil, yerinde kullanılması, Dünya’dan bilim hikâyesi olarak okumak eksik
yerini alıyor, bir izlenim diğerini
indirme hedefini açık biçimde
insanlığın Ay çevresine dönüşünde sürekli yük taşımaya kıyasla daha kalır. Çünkü Artemis Accords’a
siliyor. Tıpkı bir izlenimci
koruyor. Pekin, insanlı Ay inişi
kritik bir eşik olarak görülüyor. verimli imza atan
tablodaki gibi, hiçbir şey tam
hedefinin yanı sıra Ay yüzeyinde
Yaklaşık 10 gün sürecek görev, görünebilir. ülke sayısı
olarak sabitlenmiyor.
uzun süreli araştırma altyapısı ve
yarım yüzyıldan uzun bir aradan Ancak 26 Ocak
Ancak arada önemli bir fark uluslararası Ay araştırma istasyonu
sonra yapılan ilk mürettebatlı Ay verimlilik her itibarıyla
var. İzlenimciler, gerçeğin planları üzerinde çalışmayı
çevresi uçuşu olması bakımından da zaman adalet 61’e ulaşmış
izini yakalamaya çalışıyordu. sürdürüyor. Böylece Ay, bilimsel
tarihsel önem taşıyor. Kamuoyunda anlamına durumda. Bu
Bugün ise çoğu zaman izlenimin işbirliği kadar jeopolitik rekabetin
daha çok “Ay’a dönüş”, “yeni keşif gelmiyor. anlaşmalar,
kendisi gerçeğin yerini alıyor. de sahnesine dönüşüyor. Soğuk
çağı” ve gelecekteki insanlı inişler Bugün uzay
Baudrillard’ın uyarısı tam da
öncesi büyük bir adım konuşuluyor. yeryüzünde faaliyetlerinin Savaş’ın uzay yarışı nasıl bayraklar
bu noktada anlam kazanıyor:
Ancak bu heyecanın gölgesinde doğal varlıkları güvenli ve ve prestij üzerinden okunuyorsa,
Gerçek ortadan kaybolmaz.
daha az konuşulan başka bir başlık yalnızca sürdürülebilir bugünün Ay rekabeti de su, enerji,
Onun yerini alan görüntü,
var: Ay madenciliği. Ay, aynı hammadde biçimde teknoloji ve stratejik üstünlük
gerçeği görünmez kılar.
zamanda su buzu, oksijen üretimi, olarak yürütülmesi için bir üzerinden okunuyor. İnsanlık Ay’a
yakıt üretimi ve yapı malzemesi gören anlayışın iklim krizini, çerçeve sunarken aynı zamanda gerçekten keşif için mi dönüyor,
HHH
olarak değerlendirilebilecek regolit ekolojik yıkımı ve eşitsizlikleri Ay ve diğer gök cisimlerindeki yoksa yeryüzünde alıştığı çıkarma
Bugün yaşadığımız dünya
gibi kaynaklar nedeniyle ekonomik nasıl derinleştirdiğini biliyoruz. kaynak kullanımını uluslararası düzenini şimdi gökyüzüne mi
biraz böyle. Bir yeri görmeden
ve stratejik bir alan olarak yeniden Şimdi benzer bir bakışın Ay’a normlar düzeyinde yeni bir tartışma taşıyor?
önce onun görüntüsünü
biliyoruz. Bir olayı yaşamadan
önce onun anlatısını tüketiyoruz.
Deneyim, çoğu zaman doğrudan
Mitolojiden Ay yarışına
Ay’daki ‘helyum-3’ neden önemli?
yaşanan bir şey olmaktan çıkıp
izlenen bir şeye dönüşüyor. Ay’a yönelik ilginin nedenlerinden açıdan çözülmüş bir sorun değil. Antik Yunan mitolojisinin bazı vardır: Bazı
biri de regolit içinde güneş Sorun yalnızca maliyet ya da anlatılarında Ay tanrıçası Artemis ile anlatılarda
Belki de bu yüzden artık “anı
rüzgârıyla birikmiş helyum-3 enerji yönetimi değil; Ay’dan Orion arasında güçlü bir yakınlıktan Orion’un
yakalamak” yerine kaydetmeye
gibi potansiyel kaynaklar. elde edilecek kaynakların hangi söz edilir. Bu versiyonlardan birine avcılıktaki
çalışıyoruz. Bu yeni durum, bir
Dünyada son derece nadir hukuk çerçevesinde kullanılacağı göre Artemis’in ikizi Apollon, kibrine
tür postmodern izlenimcilik gibi
bulunan bu izotop, uzun süredir sorusu da giderek daha fazla bu yakınlığı kıskanır ve denizde karşı Artemis’le
füzyon enerjisi için olası bir önem kazanıyor. Avrupa Uzay uzakta görünen Orion’u küçük bir ilişkilendirilen bir akrep tarafından
okunabilir ama fırça darbeleriyle
yakıt olarak tartışılıyor. Ancak Ajansı da Ay yüzeyinin helyum-3 hedef gibi göstererek Artemis’i ok öldürüldüğü söylenir. Bugün aynı
değil, algoritmalarla kurulan bir
helyum-3’ü Ay’dan çıkarıp biriktirdiğini ve bu izotopun enerji atmaya yönlendirir. Artemis hedefi isimler yeniden yan yana. Ama bu
biçimde.
dünyaya getirmek bugün hâlâ tartışmalarında dikkat çektiğini vurduğunda, öldürdüğü kişinin kez soru şu: 21. yüzyılda Artemis ile
O zamanlar izlenim, gerçeğe
teknolojik, ekonomik ve hukuki belirtiyor. Orion olduğunu anlar. Yasın ardından Orion’un öyküsü bir keşif öyküsü mü
yaklaşmanın bir yoluydu. Bugün
Orion bir takımyıldıza dönüşür. olacak yoksa Ay üzerinde kurulan
Ancak mitin başka versiyonları da yeni bir güç ve kaynak öyküsü mü?
ise çoğu zaman gerçeğin yerine
geçen bir yüzey.
Bu yüzden mesele yalnızca
görüntü bolluğu değil, görüntüyle
kurduğumuz ilişkinin değişmesi.
Artık bakmıyoruz, maruz
kalıyoruz. Seçmiyoruz, akışın
içinde sürükleniyoruz. Peki,
gördüğümüz şeyler gerçekten
dünyaya mı ait, yoksa yalnızca
onun izlenimlerine mi?
Çünkü her şeyin izlenime
dönüştüğü bir dünyada gerçeği
ayırt etmek giderek daha zor
hale geliyor.
Hepinize iyi pazarlar...
DENIZ ÜLKÜTEKIN
deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr
ş ş
A kın ta ı mı, kamburu mu?
özünüzün önüne bir elmas üretiminin büyük kısmını hikâyeyi destekleyince… Bir süre sonra
evlilik teklifi sahnesi KONUŞMAMIZ kontrol eden bir dev haline geldi. insanlar artık şu soruyu sormaz oldu: “Neden
LAZIM
getirin. Müzisyenleri, Öyle ki 1930’lara gelindiğinde elmas?” Ama elmasın hikâyesi yalnızca
pastayı, konfetileri, havai De Beers dünya elmas arzının pazarlama değil, aynı zamanda Afrika’nın
Gfişekleri eleyelim. Yalın
yüzde 85’ini kontrol ediyordu. Öte hikâyesi… Elmas madenlerinin önemli bir
bir an, nahif bir teklif kalsın geriye… yandan şirketin asıl başarısı
kısmı Güney ve Orta Afrika’da bulunuyor.
Yine de ne kadar sadeleşse de evlilik elmas çıkarmak değil, Bu madenlerin tarihi ise sömürgecilik,
teklifi deyince değişmeyen bir elmasın anlamını yeniden zorla çalıştırma ve eşitsiz kazançlarla
ayrıntı gelir akla: Minik bir kutu ve yazmaktı. Çünkü elmas, dolu. Yüzyıllar boyunca Afrika’dan
içinde bir tektaş… DILŞAD sanıldığı kadar nadir bir
çıkarılan zenginliklerin büyük
ÇELEBI
Eşim müzisyen olduğu için, taş değil. Jeolojik olarak bölümü kıtanın dışında birikirken
sahnede bana evlenme teklif yarı değerli sayılabilecek yerli halklar ise çoğu zaman
edeceğini düşünmüştüm ama o ters bir mineral. Eğer tüm yoksulluk, çevresel tahribat ve
köşe yaparak sahneden indikten sonra baş
çıkarılan elmaslar serbestçe güvencesiz çalışma koşullarıyla baş
başayken sordu. Elindeki kutuyu açarken “O piyasaya sürülseydi fiyatları
başa kalıyor. Aynı hikâyeyi son birkaç
zaman samimiyeti kaçar diye düşündüm, son bugünkünden çok daha düşük yıldır Türkiye’de de görmüyor muyuz?
anda karar değiştirip baş başa olmak istedim” olurdu. Bu yüzden arz bilinçli olarak
KANLI ELMAS
demişti. Biz ki hep gösterişten kaçıp doğal kısıldı. Piyasanın tekeli De Beers dünya elmas
olana yönelmeye gayret eden bir çifttik, arzının büyük bölümünü kontrol ederek Elmas madenciliğinde çocuk işçiliği ve kötü
biz bile kaçamamıştık şu tektaş tuzağından. piyasaya sınırlı miktarda elmas sundu. Yani çalışma koşulları da uzun süre uluslararası
Tanıdığım, duruş sahibi nice çift de kaçamadı. fiyatı belirleyen doğa değil, kontrollü kıtlıktı. raporlara konu oldu. “Kanlı elmaslar” kavramı,
Neyse ki kayınvalidemin tüm ısrarlarına karşın Bu ekonomik strateji de tek başına çatışma bölgelerinde çıkarılan ve savaşları
beştaş aldırmayarak en azından bir yerinden
yeterli olmadı. Insanların bu taşa duygusal finanse eden elmasları tanımlamak için
bu gidişata dur diyebilmiştim. bir anlam yüklemesi gerekiyordu. 1947’de ortaya çıktı. Yani bir yüzüğün parlaklığı bazen
Çünkü bize öğretilen şey çok net: “Gerçek üretilen “Pırlanta - Sonsuz aşkın sembolü (A binlerce kilometre uzakta görünmeyen bir
aşk pırlantayla taçlandırılır.” Ancak bu Diamond is Forever)” sloganı tam olarak bunu karanlığın üzerine kurulabiliyor.
romantik anlatının arkasında duygudan yaptı. Elmasın işlenmiş hali olan pırlantanın Bugün elmas piyasası geçmişe göre daha
çok daha sert bir gerçek var: Sömürgecilik, fazla denetleniyor. Sertifikasyon sistemleri,
dayanıklılığı ve aşkın ölümsüzlüğünü
piyasa manipülasyonu ve iyi kurgulanmış bir ilişkilendiren bir reklam cümlesi, kısa etik tedarik zinciri tartışmaları ve laboratuvar
pazarlama stratejisi. sürede bir kültürel norm haline geldi. Nişan üretimi elmaslar gibi yeni gelişmeler var.
19. yüzyılın sonlarında Güney Afrika’da yüzüğü ile pırlanta arasındaki bağ doğal Ama yine de bir daha bir yüzüğün parıltısına
büyük elmas yatakları keşfedildiğinde
bir gelenekmiş gibi kabul edildi. Hollywood bakarken o parıltının nereden geldiği de
ortaya çıkan De Beers, kısa sürede dünya filmleri, ünlüler ve moda dergileri de bu aklımızın ucunda olsun.

