24 Nisan 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 20 NİSAN 2026 PAZARTESİ 2 olaylar ve görüşler Faturanın büyüğü Unutulan bir buzdağının altında kavram: İstifa ünümüzün sıkça kullanılan klişe- kuruş ödemektedir. Tarifenin asıl 48.2 kuruşa aldıkları elektriği 49.4 bir tabloyu doğruladı. EÜAŞ’ın 2024 MehMet Özdağ si: “Hayat hızlı akıyor, gündem ça- büyük bileşen olan dağıtım bedeli kuruşa faturalayabilmektedir. Düşük yılında piyasadan ortalama 224 ElEktronik MühEndisi Gbuk değişiyor. Teknolojik gelişmeler ise her iki mesken grubunda kademede dahi yaklaşık yüzde 2.5 kuruştan satın aldığı enerjiyi 48.2 ChP saMsun il Başkanı rüzgâr gibi esip geçiyor; durmak, beklemek kWh başına 242.5 kuruş olarak oranında kâr etmektedirler. kuruştan sattığını açıkladı. Ednan geride bırakıyor...” Oysa eğer bir ülkenin geleceğinden bahsediyorsak hızla birlikte KP iktidarının enerji faturalandırılmaktadır. Bu tarife Arslan’ın hesaplamalarına göre dengeli bir şekilde durup düşünmek, stra- 165 milyar TL’lik kamu zararı politikaları, kamu yapısı, elektrik dağıtım şirketleri sadece 2024 yılında bu uygulama, tejik planlamalarla, demokratik ilkeler izin- Uzun yıllardır yatırım yapmasına kaynaklarının şirketlere açısından hiçbir risk yaratmamakta; EÜAŞ’ta 165 milyar TL’lik kamu A de akıl-bilim temelli yol almak, yapılanın ya- izin verilmeyen ve bünyesindeki aktarıldığı bir finansal mekanizmaya her koşulda bu şirketlere sabit bir zararı oluşturmuştur. pılmayanın hesabını sorgulamak da önem- santralların çoğu özelleştirilen EÜAŞ, dönüştü. İktidar sözcülerinin bedel aktarılmaktadır. Öyleyse Sonuç olarak; iktidarın “devlet li olsa gerek. Özellikle de eğitim konusunda izlenen politikalar açısından. Ancak akıllar- bu miktardaki enerjiyi tek başına “Faturalara devlet desteği sağlanıyor” dağıtım bedelinde bir devlet desteği desteği” olarak sunduğu bu daki sorular, kaygılar çok. Örneğin, hepimi- üretemez. Bu nedenle EÜAŞ, piyasa şeklinde ifade ettiği sübvansiyon söz konusu değildir. enerji politikası, gerçekte kamu zi büyük bir acıya boğan okul katliamını, ör- mekanizmasından yalnızca elektrik koşulları altında özel şirketlerden Enerji bedelini incelediğimizde kaynaklarını planlı bir şekilde neğin yıllar boyu karanlıkta bırakılan kadına enerji satın alarak ucuza yine özel dağıtım şirketleri ve bunların yan ise düşük kademede 49.4 kuruş özel şirketlere aktarmaktadır. Bu yönelik ölümcül şiddet dosyalarını, örneğin şiddet sarmalında çocukların çetelerin elin- enerji şirketlerine satmaktadır. Tüm kuruluşu olan şirketler faydalanıyor. olan 1 kWh’lık enerji bedelinin, çarpık sistem, vatandaşı korumak de kayıp gitmelerini ele alırsak... Durup dü- elektrik dağıtım holdinglerinin, EPDK’nin 4 Nisan 2026 tarihinden yüksek kademede 189.6 kuruşa bir yana, elektrik üretim ve dağıtım şünmek, ortak geleceği aydınlatacak bir yol tedarik şirketleri yanında üretim itibaren yürürlüğe koyduğu yükseldiği görülmektedir. Aradaki tekelleri için bir servet transferi aracı haritası oluşturmak hemen şimdinin işi. şirketleri de vardır. Fiilen EÜAŞ, bu elektrik tarifesi, sübvansiyon bu fark bahsedilen devlet desteğiyle yaratmıştır. Katlanarak büyüyen Sorunların çözümü ilk olarak sorunun ne- şirketlerden pahalıya enerji satın denlerini konuşmakla, eleştiriyi de sorgu- mekanizmasının işleyişini daha net karşılanıyor olabilir mi? kamu zararı, nihayetinde yine lamayı da kabullenmekle başlar. Bugünkü alıp aynı şirketlere kâğıt üzerinde bir biçimde ortaya koymaktadır. Faturalardaki enerji bedeli, yoksullaşan halkın sırtına ikincil dehşet tablosunun öyle birdenbire karşımı- ucuza geri satmaktadır. Enerji Bakanı Destek sağlandığı iddia edilen günlük görevli enerji tedarik şirketinde ve ağır bir fatura yüklemektedir. za çıktığını hangimiz söyleyebilir? Şiddet, ortalama tüketimi 8 kilovatsaat kalmaktadır. Dağıtım şirketlerinin Alparslan Bayraktar, CHP İzmir Elektrik faturasının buzdağının etik-liyakatten uzaklaşma, yolsuzluk, yok- (kWh) altında kalan aboneler 1 yan kuruluşu niteliğindeki bu enerji Milletvekili Ednan Arslan’ın 2025 altında kalan kısmı, vatandaşın sulluk gibi pek çok sorun çok uzun süre- dir farklı biçimlerde toplumun pek çok kesi- kWh enerji için 49.4 kuruş öderken tedarik şirketleri; Kasım 2023’ten sonu bütçe görüşmelerinde yönelttiği ödediği vergilerden oluşan bütçeye mine yayılmış durumda. Kimimiz bunu top- bu sınırı aşan aboneler ise 189.6 bu yana kamu şirketi EÜAŞ’tan soruya verdiği yazılı yanıtta kritik yansımaktadır. lumsal çürüme yolundayız diyerek de yo- rumluyor. Siyaset üstü bakışla çözüm bulmak ye- rine dini siyasete alet edenlerin; tarikat-ce- maatler üzerinden çağdaş, laik, akıl-bilim- den yana eşitlikçi eğitim sistemini aşındı- ranların, cinsiyet eşitliğinde gerekli adımları Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? atmayanların, güçler ayrılığı ilkesini görmez- den gelenlerin, kadına şiddete karşı müca- delede yetersiz uygulamaların bugünün acı ve insanca yaşama olanaklarından MUSTAFA KÜPÇÜ tablosundaki sorumluluğu ortada. Suç ve yoksun kalanların “güçlüye YaZar cezada caydırıcılık dengesinde, bireysel si- sığınma” çaresizliği!   lahlanmada, sosyal medyanın-teknolojik Kirli yollardan zenginleşenlerin ocukluk yıllarımda anımsadığım gelişmelerin yarattığı olumlu-olumsuz etki- fedailiğine boyun eğen ve “insani Ç lere karşı öğretmenden veliye ve çocuğa, bir olaydır; Dükkân komşumuzun saflığını” yitiren, gerektiğinde eğitim sisteminin tüm bileşenlerini hazırla- atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk yacak altyapıda, pedagojik destekte karne ölen ya da öldüren, “yaşarken sesi ile irkildik. Babam, komşunun işyerine kırıklarla dolu. çürüyen insanlar”!  koşarken ben ve kardeşim de peşinden gittik. Nasıl bu noktaya gelindi vurgulu top- Bu kirli süreç içinde Komşumuz, küçük oğlunu dövüyordu. Babam, lumsal tepkiyi iktidarın duyup görmesi, ya- kirlenmemek olası mı?  komşumuzu azarladı! Çocuk ağlamıyordu! nıt vermesi şart. Şeffaflık ve hesap verilebi- Kamuda görev üstlenenler, Ama gözlerindeki “nefreti” ve yüksek sesli iç lirlik demokratik işleyişin temellerinden. İs- “kamu düzeni” için görev hırıltısını bugün gibi anımsıyorum.  tifa derseniz bu sistemin önemli bir parça- alanlar da zamanla sı. Gelgelelim, ülkemizde çoktandır unutu-  Bu çocuk, yıllar sonra, adı şiddetle ve kirlendiler! Uyuşturucu ticaretine lan bir kavram. yasadışı olaylarla anılan acımasız bir insan Öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve- boyun eğdiği için “kirlenen oldu! Ve bu çocuk bugün de cezaevinde!  remeyen, vermek isteyenleri engelleyen, nice kamu görevlileri” geliyor Yıllar sonra, bir akşam, İstanbul sosyologlarından biri olan hocam Prof. Dr.  Çöküş süreci  okulların kalabalık sınıflarına, hijyen sorun- aklıma! Kimileri öldü, kimileri Gümüşsuyu’nda bir adamın feryat, “imdat” İbrahim Yasa, “toplumsal şiddet” konusunu larına çözüm bulamayan; tarikatları, imam- Yine çocukluk yıllarımı cezaevlerinde, kimileri paçayı sesleri ve peşinde onu kovalayan bir çocuğu işliyordu. Sözlerinden aklımda kalan en ları okullara sokan, öğretmenlerin atamala- anımsıyorum. “Büyük aile” sıyırmış, bir gün çarpacakları gördüm!  önemlisi: “Çocukluğunda anne babasından rından eğitimlerine sorunlarına çözüm üre- düzeni içinde yaşadık. Büyükbaba “adalet duvarını” bekliyorlar!   Yanımdaki arkadaşım, “Güzelim İstanbul dayak yiyen çocuk, büyüdüğünde önce temeyen, MESEM’lerle gençleri sermaye- ailenin temel direği idi. Annem ile  Ya eğitim düzenimiz? Aklı, ye kullandırma yolunu açan MEB’in ve ba- ne hale geldi. Bu çocuk uyuşturucu bağımlısı eşini sonra da çocuklarını döverse kimse yengemiz “öz kardeş” gibiydiler. Yaradan’ın verdiği yetenekleri kanının karnesi geleceğimiz açısından umut olmalı. Adamdan para istemiş, o da şaşırmamalı!”   Biz, “amca çocukları” olarak “öz kullanabilen insanımız, ülkemizi vermiyor. Ama bunu konuşacağımız gün- vermeyince peşine düşmüş olmalı. Bu tür Ben ve kardeşim, ne annemizden ne de kardeşler” olarak yaşadık. Belki de demde, hem de geçen hafta kalpleri ya- geliştirecek, güçlü bir hale olaylara çok sık tanık oluyoruz” dedi.   babamızdan “fiske” yiyerek büyüdük. Bizler de “esnaf çocukları” olarak “birlikte kan haberler arasında bir bakıyorsunuz ik- getirecek kadar yeterli mi? Üniversite yıllarımda, ülkemizin en değerli çocuklarımızı dayakla terbiye etmedik!  tidar, yine kendi gündeminden sapmamış! emek verip birlikte ve eşit Yeterli olsa, hayatın her alanında CHP’li belediyelere yönelik operasyon dal- koşullarda yaşama” kültürünü hak etmedikleri yerlerde olan gaları tam gaz devam. Peki muhalefetsiz bir içselleştirdiğimiz için sevgi ve takozlara kurban olur muyduk? O iktidar nedir, nasıl bir sistemin adıdır soru- CUMHURİYET YAZARLARI, saygıyla yaşadık.   güzel insanlar yurtlarını terk su ise akıllarda...  Yıllar sonra, yaşadığımız ederek başka toplumlara hizmet İZMİR’DE OKURLARIYLA BULUŞUYOR... kentte ve ülkemizde, hızla artan verirler miydi?  Cumhuriyet Eğitim Zirvesi nüfus, ülke yönetimlerinde  İnandığını söylediği dinin Adını Atatürk’ün koyduğu 102 yaşındaki görev üstlenen kimi “siyaset kutsal kitabını okuma zahmetine Cumhuriyet gazetesi, aynı zamanda okur- tüccarlarının” yanlışları ları, çalışanları açısından da bir okul gibi- bile katlanmayan sahtekârların ile “ekonomik, toplumsal ve dir. Eğitimin bir ülkenin geleceğine yöne- yalanlarıyla toplum uyutulup lik yaşamsal öneminin bilincindeyiz. Bu açı- kültürel” bir çöküş sürecine uyuşturulabilir miydi? Hıristiyan dan da küresel çapta öngörülemezliğin art- girdik! Önce “siyaset aktörleri” din adamları, zamanın tığı yeni bir dönemin içindeyken, teknolojik Y. BEKİR YURDAKUL eliyle “siyasal kutuplaşmalar” derebeyleriyle “iş ortaklığı” gelişmeler baş döndürücü hızla ilerleyip ya- içine sürüklendik!   19 Nisan - 15.00 kurdukları ve “cennetten arsa pay zekâ hayatımızın her alanına girerken Ekonomik düzendeki yanlışlar, sattıkları” için İslam dininde 21 Nisan - 16.00 geçen yılın ardından ikinci kez eğitim zirve- toplumsal düzenimizde de ruhban sınıfı yasaklanmadı si düzenledik. Yoğun ilginin olduğu etkin- ayrışmalar oluşturdu! Bir likte konusunda uzman isimler, akademis- mı? Öyleyse dün üzerinden yanda “sürekli yoksullaşma” diğer yenler gençlerin geleceğe nasıl hazırlana- “kirli ticaret” yapan, bu yolla yanda siyasal gücün neden cağı konusunu masaya yatırdı. Geçen yıl- zenginleşip sonra “miras kavgası” ki zirvede eğitimde dijital dönüşüm, insan- olduğu “sürekli zenginleşme” ve içine düşenler ne arıyorlar bu yapay zekâ üzerine felsefi bakışları da içe- bu haksız düzenin oluşturduğu ülkede?   ren konular ele alınmıştı. Temel vurgular- toplumsal bozulma!  Bilim ve teknolojiye “haram” dan biri de Cumhuriyet ilkeleri, Aydınlanma- diyenlerin elindeki cep telefonları nın izinde akıl, bilimden yana eşitlikçi yak-  ‘Güçlüye sığınma hangi din kardeşlerimizin eseridir? laşımların önemiydi. Bir eğitim devrimi olan çaresizliği’  Köy Enstitüleri projesi de önemli konu baş- Hangisi MR cihazını üretti?  AHMET GÜREL lıklarındandı. Bir yanda lüks yapılar, köşkler, Şimdi, aynı kafaların 20 Nisan - 15.00 Bu yılki zirvemizde de yine geleceğin eği- öte yanda kentlerin ücra dört yaşındaki çocuğa timinin nasıl şekilleneceğini konuşurken köşelerinde oluşan “gecekondu” dinini öğretmesi mümkün teknolojik gelişmelerin mesleklere yönelik düzeninde yaşamaya çalışan mü? Çocuğuna “dini telkinde yansımalarını, uyumun nasıl olabileceği ko- yoksullar!  bulunmak” anne-babanın görevi nusunu ele aldık. Ufuk açan görüşleri dinle- O yoksul mahallelerde ve hakkı değil mi?  me olanağı bulduk. Öne çıkan başlıklar he- toz toprak içinde yaşanan Ve bu koşullarda; “teknoloji pimize ders niteliğindeydi; Cumhuriyet bir dır. Cumhuriyet ışığını kaybet- çocukluklar!  hasreti” duyan o çocukların eline, ulus inşası memek önemli. Düşünen, sorgulayan, ya- Türk filmlerinde birçok başkalarının ürettiği ve yönettiği, pay zekâ çağında bilgiyi nasıl kullanaca- örneklerini gördüğümüz vurdulu kırdılı, öldürmeyi ğını bilen gençler yetiştirmek gerekiyor. sahneler!  anlatan “özel imalat” çizgi Gençlere tarih bilincini vermeliyiz ki sahip- Ardından gelen ve her dizesiyle filmleri verirseniz, nasıl bir sonuç lenme duygusu oluşsun. Çocukların gele- KÜLTÜRPARK yoksulu ağlatan “yakınma ve alacağınız belli değil midir?  ceklerine yönelik umudu beslemek ülke- isyan” türküleri!  Birileri çıldırttılar nin geleceği için hayati. Yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik çocuklarımızı! Farkında mısınız? 
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle