29 Mart 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 28 MART 2026 CUMARTESİ 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER ‘Yurtta sulh, cihanda sulh!’ EKREM İMAMOĞLU coğrafyamızda ve dünyada nasıl düzeninin alabora olduğu bir tanımaz kuralsızlık, anayasaya, gaspı, ahlak dışı teklif ve ele geçirme güçlü olacağının kılavuzu olan dönemde ne denli önemli bir strateji kanunlara uymayan ucube yöntemlerine devam eden bir zihniyet. SEÇİLMİŞ İBB BAŞKANI bu söz, sorumluluk ve görev olduğunu kavramak gerekir. İç “cumhurbaşkanlığı sistemi” ile Parti devleti anlayışı urtta sulh, cihanda sulh!” bilinciyle hareket edenler için her siyasette kazanç ve kişisel ilişkiler otokrasiyle tanışmamıza neden Demokrasi tarihimizin yüz karası Atatürk’ün devletimizin dönemde ısrarla hatırlatılmıştır ve üzerine oturtulan dış siyaset hattı, olan, kutuplaştıran, ayrıştıran, ve uydurma gerekçelerle, yargı eliyle “Yaklına nakşettiği bu hatırlatılmaya devam edecektir. Türkiye’ye ciddi itibar ve irtifa muhalife düşman, rakibini yok İstanbul seçimini de iptal ettiren bu sözler, Cumhuriyetin dış politika Fakat ne yazık ki bugünün iktidarı kaybı yaşatmıştır. Yalnızca son eden, demokrasinin, Cumhuriyet’in iktidarın siyasi anlayışıdır. Bu dönemle, anlayışının kısa ve öz fakat bir o bu sözleri doğru anlayamadı. İşine 15 yılda, dış siyasetteki zikzaklar bütün kurallarını ihlal ve imha yargının iktidar gücünün ve bir parti kadar da en derin halidir. geldiğinde Cumhuriyetin, “Yurtta ile, esneklikle tariflenemeyecek etme gayretindeki bir iktidar devleti anlayışının kullanışlı aparatı Yüzyıllar boyunca nice coğrafyada sulh, cihanda sulh” anlayışının ve söylemlere ve alınan kararlardaki dönemini yaşıyoruz. Rakibine oluşunun ayrı bir dönemi yaşanmaktadır. savaşmaktan geri durmamış, akılcı dışsiyasetin temel ilkelerini U dönüşleriyle kadim devlet kumpas, montaj, yalan, iftira düzeni Bir hâkimin bakan yardımcısı, ardından gerektiğinde yalın ayak cepheden yok sayan; sıkıştığında ise “iç anlayışımıza hiç uymayacak bir kuran; devletin ve kurumlarının İstanbul cumhuriyet başsavcısı, sonra cepheye koşan cesur ve güçlü tahkim”, “dünya barışı” hatırlatması tutarsızlık dönemi yaşadığımız bir bütün gücüyle saldıran, yargıyı siyasi darbe sistemi sürecinin aparatı milletimizin elindeki en büyük yaparak ülkemize itibar ve irtifa gerçektir. Daha fazla muhtaç, gerçek araçsallaştıran, güçler ayrılığını olduktan sonra, adalet bakanı olarak gücün barışı kurmak, korumak ve kaybı yaşatan bir anlayış, bugün bir tavır alamayan ve Türkiye’nin imha ederek büyük bir kriz yaratan HSK’nin başına geçmesi, 19 Mart siyasi yaymak olduğunu bu sözler bizlere kez daha Atatürk’ün “Yurtta sulh, birikimlerine zarar verilen bir ve zararı büyük olan bir dönemi darbesinin tescilli ispatıdır. öğütlemiştir. cihanda sulh” iradesine sığınmaya ortamdayız. yaşıyoruz. Milli irade hırsızlığını Dolayısıyla sıraladığım bu siyasetin İçinde güçlü olan Türkiye’nin, çalışıyor. “Yurtta sulh” ise tümüyle kayyımlarla başlatan, artık 200’e önemli birkaç örneğine sayfalarca örnek doğru bir barış diplomasisiyle “Cihanda sulh”un, güncel dünya trajik! İstikrarlı bir kötülük, sınır yakın kayyımın olduğu, belediye ekleyebiliriz. Her biri “dünya otokrasi uygulamaları” kitabına yeni sayfalar ekletecek örneklerdir. Ne “cihanda sulh” ne de “yurtta sulh” prensibine uyan Geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran kitaplar... iktidar, zorda kaldığında bu hatırlatmayı yaparken hiçbir sağlıklı siyasi hat oluşturmamış ve Türkiye’ye 24 yıllık Cumhur?yet K?tapları’nda yen?... süreçte çok büyük zararlar vermişken iktidarının sonuna da yaklaşmaktadır. Otokrat zihniyet Ocak 1919, yer Berl?n, Spartak?stler B?rl?ğ? bar?katlarında Tanıyı doğru koymazsak tedaviyi b?r Türk genc?: Mehmet Vehb? Sarıdal… Nâzım’ı sosyal?st gerçekleştiremeyiz. 24 yılda, Avrupa’da f?k?rlerle tanıştıran, devr?mc? hareketler?n ön safhaların- da yer alan, Marx’tan çev?r?ler yapan b?r enternasyol?st, her alanda sonuncu, dünyada ise dip b?r öğretmen, b?r ?kt?sat Profesörü… sıralarda boğuşan bir duruma geldik. Ekonomik ve toplumsal direnci büyük Aynı zamanda b?r yurtsever; Kuvayı M?ll?ye hareket?ne hasar almış, içeride birlik iradesi gönülden bağlanmış, M?ll? Mücadele’ye ve TBMM zarar görmüş ve dışarıdaki tehlikelere Hükümet? kadrolarına katılarak kurucu Cumhur?yet bürokras?s? ?ç?nde yer almış b?r Kemal?st… hazırlanamamış bir Türkiye’yiz. Enerjisi bitmiş, yozlaşmış, tükenmiş, çökmüş bir Türk?ye İşç? ve Ç?ftç? Sosyal?st Fırkası kuruculuğundan iktidar düzeni ve ucube cumhurbaşkanlığı bağımsızlık savaşında Atatürk’ün yanında yer almaya sistemi ve dönemi kapanmak zorundadır. uzanan, Naf? Atuf Kansu ?le b?rl?kte eğ?t?m davasının bayraktarlığını yapan Mehmet Vehb? Sarıdal’ın yaşamöy- Bugün Ortadoğu’nun göbeğindeki küsünü soluksuz okuyacaksınız… savaşlara ve Türkiye’nin çevresinde olan bitene rağmen, cennet vatanımızı ve 103 13,5x21 / Yaşamöyküsü/ 88 sayfa yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ayakta tutan; kuruluşundaki laik, demokratik hukuk devleti olma ilkeleri, Eğ?t?m-İş’?n katkısıyla yayına hazırlanan bu derlemedek? yazılar, toplumun inanmışlığı, gücü ve Atatürk’ün farklı zaman ve bağlamlarda yazılmış olsalar da aynı bütünün 86 milyona emaneti “Yurtta sulh, cihanda parçalarıdır. O bütün; Türk?ye’n?n eğ?t?m alanında yıllar ?ç?nde sulh” ve “Egemenlik kayıtsız şartsız adım adım örülmüş b?r kuşatmayı, der?nleşen ?deoloj?k yönlend?rmey? ve g?derek s?stemat?kleşen çöküşü anlamlandır- milletindir” ilkelerinin genetiğimize maya çalışmaktır. Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın da ustalıkla saptadığı işlemiş halidir. g?b? eğ?t?m yalnızca b?r düzenleme alanı değ?l; s?yasal, sınıfsal ve Yüzde 30’lar ile dünyanın en yüksek kültürel ?kt?dar mücadeleler?n?n düğüm noktasıdır. enflasyonunun yaşandığı ülkemizde, Bu k?tap, yalnızca b?r eleşt?r? derlemes? değ?l; aynı zamanda b?r milletin yüzde 80’e yakını adalete yüzleşme metn?d?r. Neol?beral ve teokrat?k kuşatmanın altındak? inanamaz, yüzde 70’e yakını iktidara bugünkü eğ?t?m yapısına karşı kamucu, la?k ve b?l?msel b?r eğ?t?m?n hem mümkün hem de zorunlu olduğunu savunmaktadır. güvenemez hale gelmiştir. Adalete inancın ve hükümete güvenin yerlerde olduğu bu Çünkü b?z, bu ülken?n çocuklarının yalnızca “başarılı b?reyler” olmasını değ?l; ?nsanca b?r yaşam süreb?lecekler?, adalet?n, dönemde, iktidarı tahkim etmenin yolu ise özgürlüğün ve ortak ?y?n?n hüküm sürdüğü b?r toplumun b?l?nçl? yargı koridorlarına ve korku politikalarına özneler? olab?lmeler?n? ?st?yoruz. mahkûm edilmiştir. Adalet sistemini, tümüyle kendi siyasi 16x24 / İnceleme / 80 sayfa ikbali için kullandığı bir dönemde, kitapları... ZEYNEP ORAL toplumdaki adalet duygusunu yerle bir Bağımsızlığın ve devr?m?n önder? Atatürk’ün büyük başarıları- eden bir hükümet dönemini yaşıyoruz. nın gözalıcı parlaklığında, k?m? dava arkadaşları gölgede Türkiye’ye en pahalı faizle, paranın kalmıştır. İşte, bu k?tap gölgede kalanlardan b?r?n?, Ömer dışında, dış yatırımın dip yaptığı bir Nâc?’y? anlatıyor. Atatürk hakkında yazılan b?yograf?lerde dönemi yaşıyoruz. Savunma sistemimizi Ömer Nâc?’den, sadece Mustafa Kemal’?n okul ve gençl?k arkadaşı olarak söz ed?lm?şt?r. Mustafa Kemal’? ş??rle, S400 meselesiyle kitleyen, 20 yıldır edeb?yatla tanıştıran ve güzel konuşmasıyla etk?leyen odur. uçak alamayan, mevcut F16 uçaklarının Ömer Nâc?, edeb? gücünü hat?pl?ğ?nde kullanmasıyla k?tleler? modernizasyonunu dahi yapamamış, peş?nden sürükleyen, İtt?hat ve Terakk? kurucu ve yönet?c?le- hatta üzülerek söylüyorum ki Umman’ın r?nden b?r? olmakla kalmayıp farklı s?yas? teşk?latlar da kurup eski uçaklarını satın almaya çalışacak yöneten b?r ?ht?lalc?d?r. K?ş?l?ğ?nde topladığı bütün bu özell?kler?n? vatan ve hürr?yet yoluna vakfetmes?yle Türk hale gelmiş, gururumuz Kaan uçağına tar?h?ndek? yer? eşs?zd?r. Onu farklı kılan b?r başka özell?ğ? de, motor alamayacak şekilde ilişkilerimizi hürr?yet ve meşrut?yet aşkının Osmanlıyla sınırlı kalmayışıdır. zedelemiş bir durumdayız. Avrupa O, bütün mazlum m?lletler?n de Ömer Nâc?’s?d?r. Birliği’nden uzaklaşmış; yorgun, El?m?zdek? k?tapta okuyacağınız satırlar, “M?ll? Hat?p” olarak bitkin, demokrasi ve hukuk devletinin anılan Ömer Nâc?’ye ve aydınlanmanın önderler?ne duyulan kurallarını hiçe sayarak itibarsızlaşmaya 13x21 / Yaşamöyküsü / 384 sayfa m?nnettarlığın saygı duruşudur. başladığımız bir dönemdeyiz. Muhalefete saldıran, rakibinden korkan, memleketi “Yıl 1946 kendisinin sanan, antidemokratik ve Düz?ç? Köy Enst?tüsü’nde otokrat bir zihniyetin uygulamalarıyla Bu dünyaya ayak bastım ben karşı karşıyayız. Ekmeğ?me ışık sürdü Tonguç Eş?tl?k özgürlük sürdü beyn?me Demokrasi, adalet ve milli birlik B?n yıllık uykudan uyandım Meşruiyetini ABD’de arayan, dünya B?r gramcık b?lg? ?ç?n liderliğini çılgın bir ejderhaya dönüşmüş Tırmanmadık yokuş koymadım ben haliyle Kanada’dan Grönland’a, Saç döktüm ömür tükett?m Öğrenmeye doymadım ben” Venezuela’dan İran’a, kuralları yerle Al? Yüce bir ederek her tarafa ağzından çıkan ateş toplarını püskürten ve o hışımla N?yaz? Altunya, 21 Köy Enst?tüsünün kuruluş öyküler?n? kuyruğunu bütün evrensel değerlere anlatıyor. karşı savuran bir anlayışın kuyruğuna tutunarak durum idare etmeye çalışan zihniyet; ülkemize, milletimize ve 16x24 / İnceleme / 494 sayfa geleceğimize hiçbir şey veremez. Yolumuz; demokrasi, hukuk devleti, laik Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon Karanlığa karşı aydınlık taşıma görev?n? üstlenm?ş bu sanatçılar, insanına her yönüyle eşit yurttaşlığı çağdaşlığın barış elç?s? olarak tar?htek? saygın yerler?n? çoktan aldılar. Her b?r?n?n ötek?nden ayrı öyküler?yle sarmalandığı bu yaşatan bir gelecektir. Silivri’deki k?tap, akıcı b?r anlatımla yen?den yaşamımıza katılıyor. B?zler mücadelemiz büyüktür. Bireysel değil yalnızca b?r sanat eylem?yle yüzleşm?yoruz. Sanatçı tanıklıkla- toplumsaldır. Mücadelemiz, demokrasi rıyla Anadolu ?nsanının yaşam koşullarını, yoksulluğunu, mücadelesidir. “Egemenlik kayıtsız hastalıklarla boğuşmasını, özlem be kuşkularını da öğren?yoruz. şartsız milletindir” ve “Yurtta cihanda Genç Cumhur?yet ?ç?n f?gür, hem ç?zg?sel hem de kültürel b?r sulh” ilkeleri ile ancak tarifsiz tehditlere ?faded?r. B?r duruşta d?renç, b?r bakışta geçm?ş?n ?zler?, b?r ve gelişen bir rejime karşı bir ve birlikte durakta göçebel?k, b?r kalabalıkta yoksulluk h?ssed?l?r. İşte bu olup, tüm muhalifler birlikte mücadele yüzden, Yurt Gez?ler? res?mler?ne bakmak, aynı zamanda Anadolu’nun yüzünü tanımak demekt?r. ederek Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını akıl, bilim, demokrasi, adalet ve milli Güven Baykan, fırçanın tanıklığında b?r memleket belleğ? ortaya birlikle aydınlatmalıyız. koyuyor, her b?r sanatçının yüzleşt?ğ? gerçekl?kler? yapıtlarına yansıyan yönler?yle b?rl?kte okura anlatıyor. Biz Cumhuriyetiz. Biz demokrasiyiz. 13,5x21 / Gez?-İnceleme / 264 sayfa Biz Türkiye’yiz! Her şey çok güzel olacak... 13,5x21 / Portreler / 415 sayfa 13,5x20,5/ Yaşamöyküsü/ 300 sayfa 13,5x21 / Röportaj-İnceleme / 368 sayfa 13,5x20,5 / Gez? / 200 sayfa 12,5x19,5 / Öykü / 208 sayfa 13,5x21 / Anı / 220 sayfa
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle