22 Ocak 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş ALEV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Fotoğraf: Uğur Demir l Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım 17 OCAK 2026 SAYI: 36624 l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Reklam Yönetimi: Yenigün l Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş l mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul l Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. Gecede Fazıl Say da sahnedeydi. 2025’in en çok dinlenen türküsü: Bergüzar USTA sanatçı Sabahat dan fazla dinlenen eser, yünde söylendiğini ve bu sa- dığını söyledi. Akkiraz, Sa- Akkiraz’ın, 2023’te ka- sosyal medya platformu yede dikkatini çektiğini söy- bahat Akkiraz ile daha ön- yıtlarına başlanan “Ha- “TikTok”ta, 589.3 milyon ledi. Akkiraz, eserin kayıt ce de birçok başarılı çalış- rabati” albümündeki yeniden yaratılan videoda sürecinde uzun bir versiyo- maya imza attıklarını ancak eserlerden birisi olan yer alıyor. nunun hazırlanmasına ka- “Bergüzar”ın rakamsal ola- “Bergüzar” adlı rar verdiklerini aktararak, rak ayrı bir noktaya ulaştığı- türkü, 2025 yılı- ‘Organik dinlenme’ “Sonrasında beklemediği- nı söyledi. Dijital platform- nın Türkiye’de miz ölçekte bir ilgiyle karşı- larda sahte dinlenme tartış- 1999 yılından bu yana Ak- en çok dinle- laştık” dedi. malarının gündemde oldu- kiraz Müzik ve Favela Re- nen türkü- Akkiraz, eserin herhan- ğunu da vurgulayan Akki- cords TR bünyesinde al- sü oldu. Di- gi bir reklam ya da özel ta- raz, “Bergüzar”ın elde ettiği bümler üreten yapımcı Ha- jital plat- nıtım çalışması yapılma- rakamların tamamen orga- san Akkiraz, “Bergüzar”ın formlar- dan geniş kitlelere ulaştığını nik olduğunu belirtti ve ge- Fatih ve Ferhat Demirhan da da 100 vurgulayarak, eserin farklı lecek adına umut verici ol- kardeşlere ait olduğunu be- Usta şair Nâzım Hikmet milyon- türlerde yeniden yorumlan- duğunun altını çizdi. lirterek türkünün eşinin kö- ETKINLIKLERLE ANILDI TÜRK edebiyatının ustası, şair Topluluğu, Timur Selçuk’un Habip Aydoğdu’nun yeni sergisi ‘Bir Rengin Tanıklığı’, Brieflyart’ta görülebilir Nâzım Hikmet, doğumunun Nâzım Hikmet şiirlerinden 124’üncü yılında şiirlerle, bestelediği eserler eşliğinde sahne aldı. Müzik bölümünde şarkılarla, resimlerle ve ise “Tarık Akan’ın Çocukları” danslarla anıldı. Anmalar, Nâzım Hikmet başlığıyla Özel Taş Koleji Müzik Kültür ve Sanat Vakfı’nın ve Korosu izleyiciyle buluştu. Kırmızıyla açılan (NHKSF) katılımıyla Sarıyer Gecede besteci ve piyanist Fazıl Say da sahne alarak “Kara Belediyesi’nin programıyla Toprak”, “Ses” ve “Nâzım” adlı başladı. “Nâzım’a Karanfiller” eserlerini seslendirdi. Programın etkinliğe Sarıyer Belediye finalinde seslendirdiği “Yiğidim Başkanı M.Oktay Aksu ve Aslanım” adlı esere çocuk Nâzım Hikmet Vakfı Yönetim korosu da eşlik etti. Kurulu Üyesi Nazan Moroğlu ile HAFIZA KAPISI yurttaşlar katıldı. ‘Mesele teslim Aynı günün akşamında, GÜVEN BAYKAN kaldığı yerden sürmesidir. Aydoğdu’nun imza- Kadıköy Belediyesi Caddebostan olmamakta’ Aydoğdu’nun dünyasında sı da bu anlamda Kültür Merkezi’nde (CKM) Gazetemizin yazarı, Nâzım eyoğlu’nda bir galerinin kırmızı, bir süs rengi değildir. kırmızıdır: “Habip düzenlenen etkinlik “Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı kapısından içeri giriyor- Gösterişe değil, yaşanmışlığa kırmızısı” denin- 124 Yaşında” başlığıyla yapıldı. kurucularından ve yönetim Bsunuz, ama aslında bir Geceye Kadıköy Belediye yaslanır. Kimi zaman bir ıs- ce akla gelen şey kurulu üyesi Zeynep Oral mekâna değil, bir yüzeye gi- Başkanı Mesut Kösedağı ile tampa izi gibi keskin ve dam- tek bir ton değil, yaptığı konuşmada, “Bu yıl riyorsunuz: Üst üste binmiş eşi Nihal Kösedağı, edebiyat her zamankinden daha çok galayıcı; kimi zaman kan ka- bir skaladır: Is- izlerin, geri dönüp yeniden ve sanat dünyasından birçok yılgın ve kederli değil, tam dar yoğun; kimi zaman da bir tampa kırmızı- isimle birlikte yurttaşlar katıldı. başlayan cümlelerin, aceley- tersine isyan bayrağı gibi güzel, göç yolunun tozu kadar mat. sı, koyu kırmı- Etkinlikte şiir, dans ve müzik olumlu, cesur, mücadeleci, le sürülmüş katmanların yü- Üstelik bu kırmızının başlan- zı, kan kırmızı- bir araya geldi. Şiir bölümünde azimli, inatçı olmaya ihtiyacımız zeyine. Habip Aydoğdu’nun gıcında çok insani bir hikâye sı... Çoğu kez usta oyuncular Vahide Perçin, var. Zaten, Nâzım söylüyordu “Bir Rengin Tanıklığı” sergi- vardır: Askerlik döneminde bu kırmızının Nâzım Hikmet’in “Yaşamaya ‘Mesele esir düşmekte değil, si (Brieflyart, 13 Ocak-22 Şu- Nusaybin’de, malzeme yoklu- ardına ekle- Dair” şiirini; Altan Gördüm ise teslim olmamakta bütün bat 2026), resme bakma alış- ğunda dolmakalem ve kırmızı nen siyah da “Tuna Üstüne Söylenmiştir” mesele’. Aynen bugün içeride kanlığını kırıp resmi bir ha- ıstampa mürekkebiyle resim vardır: Kır- ile “Ellerinize ve Yalana Dair” hapishanelerde haksız yere fıza kaydı gibi okumaya ça- yapmanın mecburiyeti. Kır- mızının omzu- adlı şiirleri seslendirdi. Dans tutulan tüm dostlarımızın ğırıyor. 10 yıl aradan son- mızının “yokluk”la akrabalı- na binen gölge, gerilimi büyü- bölümünde Mercan Selçuk Dans olduğu gibi” ifadelerini kullandı. ra İstanbul’da yeniden kuru- ğı belki buradan gelir ama za- ten karşı ses. Bu iki renk yan lan bu buluşma, bir “dönüş” mesele, rengin tek başına manla o akrabalık, yalnız ki- yana geldiğinde resim bir- değil, bitmemiş bir anlatının parlaması değil, renk ile boş- şisel tarihe değil memleketin den “saf estetik” olmaktan çı- Bursa’da da unutulmadı luğun birbirini nasıl taşıdı- kaderine de dokunan bir çağ- kar yaşamın çelişkilerine açı- NÂZIM Hikmet, Bursa kitabının tanıtımı yapıldı. ğıdır. Boşluk, burada yalnız rışıma dönüşür. Kırmızı artık lır. İsyanla sevgi aynı yüzey- Büyükşehir Belediyesi Ardından “Denize “boş bırakılan yer” değildir, tek başına bir renk değil; bir de durabilir. Huzurla huzur- Kültür, Sanat ve Sosyal Dönmek Istiyorum” kuşatan bir alan, yaşanmamış hatırlama biçimi olur. suzluk birbirinin içine sızabi- Işler Dairesi Başkanlığı konserinde ise Hasan bir zaman, varlığın eşiği gibi lir. Gururla kırılganlık, güçle (Bursa Kültür) tarafından, Yükselir ve Tülay Günal, ‘Habip kırmızısı’ davranır. Renk ise “şimdi ve endişe tek bir katmanda bulu- önceki gün, Tayyare Kültür şef Gökmen Fahlioğulları burada”nın dürtüsüdür, zih- Bazı sanatçılar bir rengi şabilir. Merkezi’nde düzenlenen yönetimindeki Anatolia nin karmaşasını ve duyum- kendi imzasına dönüştürür. anma etkinliğinde anıldı. Senfoni Orkestrası Aydoğdu’nun resminde asıl ların en küçük nüansını bi- Gecede, geçen yıl yapılan eşliğinde büyük ustanın le yüklenebilen canlı bir güç. “Yaşamak Güzel Şey Be şiirlerini müzikle yeniden Kardeşim” sergisinin yorumladı. Renk boşluğun içinde doğar, ama aynı anda boşluğu da yu- BIRIKEREK DÖNÜŞME tar, yüzeyin nefesini değişti- rir. Bu yüzden Aydoğdu’nun AYDOĞDU’NUN “Sanat birike- yatına ait bir hatıra değildir, res- rek dönüşür” fikri tuvalin üze- min kendi hafızasıdır. Renk, in- tuvalleri düz bir bakışla tüke- Aksoy’dan yeni sergi rinde açıkça görülür: Resim sanlığın bıraktığı izlere, uygarlık- tilmez: Yaklaştıkça katman- EVİN Sanat Galerisi, 22 ilişkiyi odağına alan Aksoy, bir anda olup bitmez, ken- ların katmanlarına, kolektif du- lar çoğalır, geri çekildikçe bü- Ocak-28 Şubat tarihleri ara- sergisinde bu referansları çağ- di tarihini taşır. Katman- yumlara da tanıklık eder. Binler- tün o katmanlar tek bir ritme sında Mehmet Aksoy’un “Şa- daş heykel dili içinde ele alıyor. lar birbirini örtmek için ce tonun içinden en eski tanıklar dönüşür. manlar ve Mitler” başlıklı kişi- Sanatçı bu sergisinde mitolo- değil, birbirini çoğalt- gibi duran kırmızı ve siyah, bura- Bu ritim bazen ani bir pat- sel sergisine ev sahipliği yapa- jik anlatıların yalnızca geçmi- mak için vardır. Bir yer- da yalnız “boya” değildir, zama- lama gibi gelir, bazen kontrol- cak. Yapıtlarında Anadolu kül- şe ait değil, bugün de insanın de kırmızı çekilir, baş- nın dilidir. “Bir Rengin Tanıklığı”, lü bir gerilim gibi sürer. Jest- türü, mitolojik doğayla ve kendisiyle kurduğu ka bir yerde yeniden izleyiciyi bir galerinin duvarların- ler vardır ama rastgele değil- öğeler ve do- ilişkiyi anlamlandıran bir dü- yükselir. Siyah bazen da dolaştırmaktan çok, bir yüze- ğayla kur- şünce alanı sunduğunu görü- susturur gibi olur, ba- yin içinde dolaştırıyor. O yüzeyde dir o jestler. Sanki her hamle- duğumuz nür kılıyor. Sergide, Aksoy’un zen daha yüksek bir her iz, bir cümlenin yarım kalmış nin ardında, daha önce yaşan- mermer ve metal gibi gelenek- sesin zeminini ku- yerini tamamlıyor; her katman, mış bir şeyin izi saklıdır. Yü- sel malzemelerle ürettiği hey- rar. Bu karşılaş- geçmişle bugünün arasındaki me- zey bir sahneye döner: Yaşan- kellerinin yanı sıra, dijital or- maların içinde safeyi daraltıyor. Aydoğdu’nun mış ve hâlâ yaşayan bir sah- tamda üç boyutlu modelleme “tanıklık” kırmızısı, bir kez görüldüğünde ne. İzleyicinin karşısında du- teknikleriyle tasarladığı ve 3D dediğimiz akılda kalmıyor, daha zor bir şey ran şey, tek bir anın fotoğrafı yazıcı teknolojisiyle hayata ge- şey yal- yapıyor: İçeride bir yerde, unutul- çirdiği heykelleri de ilk kez iz- nız sanat- muş bir şeyi dürtüyor. Resim bit- değil, birikerek dönüşmüş bir leyiciyle buluşuyor. çının ha- miyor, bakışın içinde sürüyor. sürekliliktir. ün Adana’da Tüyap kitap sakız beyazı, jilet gibi ütülenmiş fotoğrafını seyirciye sunarak başladı. duruyorum: “Türkiye ayağa fuarında Cumhuriyet gömleğiyle görünürdü. “Sana Onca şairin arasında bir çirkin kalk/ Yurdumsun/ Atılmaz ve DYayınları’nın düzenlediği İtalya’da birahane açacağım” diye ördek yavrusu gibi öykücü olarak satılmazımsın/ bağımsızlığımsın!/ bir söyleşi ile Ahmet Erhan’ı seslenilirdi, “takma adı Ramazan”a. kalmasının ona açtığı yoldan da söz Türkiye! Ayağa kalk! Yurdumsun/ andık. Şairin dostları Özcan Öyle ya, İtalya’da birahane açmanın etti. Bu bir anlamda disiplinlerarası Bir sanık/ Gibi buruk/ ancak/ üç Karabulut ve Ferruh Tunç’un hayali bile güzeldi. Bir anda at yarışı ilişkinin soylu bir aradalığıydı. yanı/ gürül gürül/ denizimsin!” Ama konuşmacı olduğu etkinlik, oynayanların gürültüsü yükselir, Nitekim Ahmet Erhan “Köpek Türkiye ayağa kalkmadı. Nice acılar “Alacakaranlıktaki Ülkede Bir “Kahpe felek, bir gün bize de güler Yılları” adını verdiği öykü kitabıyla denizinden geçtik. Sırat köprüsü Adana’da Şair” başlığını taşıyordu. Ne mi?” diye hüzünlenilirdi. Şu ikramiye bu yoldaşlığa selam çaktı. O kitabın gibi haksızlıklar, hukuksuzluklardan, yazık ki Ahmet Erhan’ın ilk şiir bir çıksaydı! Öyle büyük hayallere yazılışında Özcan’ın muazzam hedef gösterilmelerden, sıradanlaşan kitabı olan “Alacakaranlıktaki yer yoktu mütevazı gönülde. etkisine birebir tanığım. linç defterinden... Türkiye ayağa Ahmet Erhan... Ülke” deyişi günümüze ait bir Yannis Ritsos’la Atina sokaklarında Ferruh Tunç ise Alacakaranlık kalkmadı! Biz de seslendik: Türkiye babamın yakın dostuydu. 80’li yılların imgeyi de andırıyor! Kahrolası dolaşılacak, Kazancakis’in El Ülke’yi merceğe aldığı özel ayağa kalk dedik. Olmadı! Aynı başından itibaren süren ilişkileri karanlıktan çıkamadık bir türlü. Greko’suna ağlanacak, Attila çalışmasını sundu, henüz 21 hicranla. Ve Ahmet Erhan dizelerine onları yoldaşlık, kardeşlik, ağabeylik, “Bugün de ölmedim anne” dizesi Jozsef’in mezarına gül bırakılacak! yaşındaki şairin genç yaşına rağmen sığınarak. babalık, evlatlık gibi kavramların yer yalnızca 80 kuşağının değil, Ahmet Erhan’ın yazmış olduğu ölümle kurduğu ilişkiyi, trajik olanı H değiştirdiği bambaşka bir noktaya bizlerin de sesine dönüştü. Faili “Büyük Ekspress Kuşağı” o dönemin yakalama becerisini şiir estetiği Böylece yıllar sonra Ahmet Erhan’ı taşımış, ayrılmaz ikili olmuşlardı. Ben belli “meçhul” öldürümlerle nice simgesiydi: “Sula beni Ramazioni- üzerinden değerlendiren bir konuşma doğduğu ve büyüdüğü coğrafyada, de onların gideceği mekânları ezbere aydını, kahkahalarıyla gökyüzünü takma adı Ramazan/ Donat şu sofrayı yaptı. Adana’da andık. Sadece onu değil! bilirdim. Sonunda da elimle koymuş delen genç kızları, barışı ve umudu bakalım cebim ne diyecek?/ Bir Bense Ahmet Erhan’ın, yalnızca Gidenleri... Adnan Satıcı’yı, Adnan gibi bulurdum. Mülkiyeliler’den yüreklerine yazan delikanlıları kadın bakar sanki atlasların bütün trajik olanı yorumlayan bir şair Azar’ı ve Salih Bolat’ı... Bugün Piknik’e, Kardelen’den Nostalji Bar’a yeraltındaki ülkeye gönderdik. kıyılarından/ Oysa içimi çeksem değil, şiirlerindeki trajik hata yapan ise yine Adana Tüyap’ta sevgili uzanan çizgide onca acıya karşı bir Anaların gözyaşlarıyla kalakaldık duyup da ağlayacak?” kahramanın ta kendisi olduğunu Okan Toygar’la yakın zamanda direniş gibi kahkahaları çınlatırdı her öylece. Anlayacağınız çok sevmenin H imledim. İşte bu nedenle Tomris çıkan “Hayatımız Güzeldir-Ataol yanında çok da ölmeye devam ettik! yeri. Daha çok Express Birahanesi, Ahmet Erhan’ın yakın dostlarından Uyar’ın bir öyküsünde söylediği gibi Behramoğlu’nun siyasi kimliği” kitabı Ankara’da 80 kuşağı şairlerinin H biri Adana Lisesi’nden arkadaşı “Ölmeyecek kadar yaralıydı” hep. ekseninde Ataol Behramoğlu’nun Ahmet Erhan yalnızca çocukluk buluşma yeriydi. Mermer masaların Özcan Karabulut’tu. Nitekim H düşünsel kimliği başlıklı söyleşimiz kahramanım değildi, aynı zamanda arasından esmer “Ramazioni” o konuşmasına bir ilk gençlik Şimdilerde aynı dizeleri okuyup saat 12.00’de. Okurlarımızı beklerim.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle