Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Aylar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
l l l
Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer
İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına
l
Reklam Genel Müdürü
l l
Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan
l
Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş
ALEV COŞKUN
l Evsun Sinem Alkan
Fotoğraf: Uğur Demir l
Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım
17 OCAK 2026 SAYI: 36624
l
Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara
Reklam Yönetimi: Yenigün
l
Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih
Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş
l
mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST.
Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel
Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64
Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs
Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul
l
Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi
e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat)
Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.),
no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş.
Yazıişleri Müdürleri
l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara
Faks: (0212) 251 98 68
Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur,
Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3
Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma-
Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr
Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak
dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir.
Gecede Fazıl Say da
sahnedeydi. 2025’in en çok dinlenen türküsü: Bergüzar
USTA sanatçı Sabahat dan fazla dinlenen eser, yünde söylendiğini ve bu sa- dığını söyledi. Akkiraz, Sa-
Akkiraz’ın, 2023’te ka- sosyal medya platformu yede dikkatini çektiğini söy- bahat Akkiraz ile daha ön-
yıtlarına başlanan “Ha- “TikTok”ta, 589.3 milyon ledi. Akkiraz, eserin kayıt ce de birçok başarılı çalış-
rabati” albümündeki yeniden yaratılan videoda sürecinde uzun bir versiyo- maya imza attıklarını ancak
eserlerden birisi olan yer alıyor. nunun hazırlanmasına ka- “Bergüzar”ın rakamsal ola-
“Bergüzar” adlı rar verdiklerini aktararak, rak ayrı bir noktaya ulaştığı-
türkü, 2025 yılı- ‘Organik dinlenme’ “Sonrasında beklemediği- nı söyledi. Dijital platform-
nın Türkiye’de miz ölçekte bir ilgiyle karşı- larda sahte dinlenme tartış-
1999 yılından bu yana Ak-
en çok dinle- laştık” dedi. malarının gündemde oldu-
kiraz Müzik ve Favela Re-
nen türkü- Akkiraz, eserin herhan- ğunu da vurgulayan Akki-
cords TR bünyesinde al-
sü oldu. Di- gi bir reklam ya da özel ta- raz, “Bergüzar”ın elde ettiği
bümler üreten yapımcı Ha-
jital plat- nıtım çalışması yapılma- rakamların tamamen orga-
san Akkiraz, “Bergüzar”ın
formlar- dan geniş kitlelere ulaştığını nik olduğunu belirtti ve ge-
Fatih ve Ferhat Demirhan
da da 100 vurgulayarak, eserin farklı lecek adına umut verici ol-
kardeşlere ait olduğunu be-
Usta şair Nâzım Hikmet
milyon- türlerde yeniden yorumlan- duğunun altını çizdi.
lirterek türkünün eşinin kö-
ETKINLIKLERLE ANILDI
TÜRK edebiyatının ustası, şair Topluluğu, Timur Selçuk’un
Habip Aydoğdu’nun yeni sergisi ‘Bir Rengin Tanıklığı’, Brieflyart’ta görülebilir
Nâzım Hikmet, doğumunun Nâzım Hikmet şiirlerinden
124’üncü yılında şiirlerle, bestelediği eserler eşliğinde
sahne aldı. Müzik bölümünde
şarkılarla, resimlerle ve
ise “Tarık Akan’ın Çocukları”
danslarla anıldı.
Anmalar, Nâzım Hikmet başlığıyla Özel Taş Koleji Müzik
Kültür ve Sanat Vakfı’nın ve Korosu izleyiciyle buluştu.
Kırmızıyla açılan
(NHKSF) katılımıyla Sarıyer Gecede besteci ve piyanist
Fazıl Say da sahne alarak “Kara
Belediyesi’nin programıyla
Toprak”, “Ses” ve “Nâzım” adlı
başladı. “Nâzım’a Karanfiller”
eserlerini seslendirdi. Programın
etkinliğe Sarıyer Belediye
finalinde seslendirdiği “Yiğidim
Başkanı M.Oktay Aksu ve
Aslanım” adlı esere çocuk
Nâzım Hikmet Vakfı Yönetim
korosu da eşlik etti.
Kurulu Üyesi Nazan Moroğlu ile
HAFIZA KAPISI
yurttaşlar katıldı.
‘Mesele teslim
Aynı günün akşamında,
GÜVEN BAYKAN kaldığı yerden sürmesidir. Aydoğdu’nun imza-
Kadıköy Belediyesi Caddebostan
olmamakta’
Aydoğdu’nun dünyasında sı da bu anlamda
Kültür Merkezi’nde (CKM)
Gazetemizin yazarı, Nâzım
eyoğlu’nda bir galerinin
kırmızı, bir süs rengi değildir. kırmızıdır: “Habip
düzenlenen etkinlik “Nâzım
Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı
kapısından içeri giriyor-
Gösterişe değil, yaşanmışlığa kırmızısı” denin-
124 Yaşında” başlığıyla yapıldı.
kurucularından ve yönetim
Bsunuz, ama aslında bir
Geceye Kadıköy Belediye yaslanır. Kimi zaman bir ıs- ce akla gelen şey
kurulu üyesi Zeynep Oral
mekâna değil, bir yüzeye gi-
Başkanı Mesut Kösedağı ile tampa izi gibi keskin ve dam- tek bir ton değil,
yaptığı konuşmada, “Bu yıl
riyorsunuz: Üst üste binmiş
eşi Nihal Kösedağı, edebiyat
her zamankinden daha çok galayıcı; kimi zaman kan ka- bir skaladır: Is-
izlerin, geri dönüp yeniden
ve sanat dünyasından birçok
yılgın ve kederli değil, tam
dar yoğun; kimi zaman da bir tampa kırmızı-
isimle birlikte yurttaşlar katıldı. başlayan cümlelerin, aceley-
tersine isyan bayrağı gibi güzel,
göç yolunun tozu kadar mat. sı, koyu kırmı-
Etkinlikte şiir, dans ve müzik
olumlu, cesur, mücadeleci, le sürülmüş katmanların yü-
Üstelik bu kırmızının başlan- zı, kan kırmızı-
bir araya geldi. Şiir bölümünde azimli, inatçı olmaya ihtiyacımız
zeyine. Habip Aydoğdu’nun
gıcında çok insani bir hikâye sı... Çoğu kez
usta oyuncular Vahide Perçin, var. Zaten, Nâzım söylüyordu
“Bir Rengin Tanıklığı” sergi-
vardır: Askerlik döneminde bu kırmızının
Nâzım Hikmet’in “Yaşamaya
‘Mesele esir düşmekte değil,
si (Brieflyart, 13 Ocak-22 Şu-
Nusaybin’de, malzeme yoklu- ardına ekle-
Dair” şiirini; Altan Gördüm ise
teslim olmamakta bütün
bat 2026), resme bakma alış-
ğunda dolmakalem ve kırmızı nen siyah da
“Tuna Üstüne Söylenmiştir” mesele’. Aynen bugün içeride
kanlığını kırıp resmi bir ha-
ıstampa mürekkebiyle resim vardır: Kır-
ile “Ellerinize ve Yalana Dair” hapishanelerde haksız yere
fıza kaydı gibi okumaya ça-
yapmanın mecburiyeti. Kır- mızının omzu-
adlı şiirleri seslendirdi. Dans tutulan tüm dostlarımızın
ğırıyor. 10 yıl aradan son-
mızının “yokluk”la akrabalı- na binen gölge, gerilimi büyü-
bölümünde Mercan Selçuk Dans olduğu gibi” ifadelerini kullandı.
ra İstanbul’da yeniden kuru-
ğı belki buradan gelir ama za- ten karşı ses. Bu iki renk yan
lan bu buluşma, bir “dönüş” mesele, rengin tek başına
manla o akrabalık, yalnız ki- yana geldiğinde resim bir-
değil, bitmemiş bir anlatının parlaması değil, renk ile boş-
şisel tarihe değil memleketin den “saf estetik” olmaktan çı-
Bursa’da da unutulmadı
luğun birbirini nasıl taşıdı-
kaderine de dokunan bir çağ- kar yaşamın çelişkilerine açı-
NÂZIM Hikmet, Bursa kitabının tanıtımı yapıldı.
ğıdır. Boşluk, burada yalnız
rışıma dönüşür. Kırmızı artık lır. İsyanla sevgi aynı yüzey-
Büyükşehir Belediyesi Ardından “Denize
“boş bırakılan yer” değildir,
tek başına bir renk değil; bir de durabilir. Huzurla huzur-
Kültür, Sanat ve Sosyal Dönmek Istiyorum”
kuşatan bir alan, yaşanmamış
hatırlama biçimi olur. suzluk birbirinin içine sızabi-
Işler Dairesi Başkanlığı konserinde ise Hasan
bir zaman, varlığın eşiği gibi
lir. Gururla kırılganlık, güçle
(Bursa Kültür) tarafından, Yükselir ve Tülay Günal,
‘Habip kırmızısı’ davranır. Renk ise “şimdi ve
endişe tek bir katmanda bulu-
önceki gün, Tayyare Kültür şef Gökmen Fahlioğulları
burada”nın dürtüsüdür, zih-
Bazı sanatçılar bir rengi
şabilir.
Merkezi’nde düzenlenen yönetimindeki Anatolia
nin karmaşasını ve duyum-
kendi imzasına dönüştürür.
anma etkinliğinde anıldı. Senfoni Orkestrası Aydoğdu’nun resminde asıl
ların en küçük nüansını bi-
Gecede, geçen yıl yapılan eşliğinde büyük ustanın
le yüklenebilen canlı bir güç.
“Yaşamak Güzel Şey Be şiirlerini müzikle yeniden
Kardeşim” sergisinin yorumladı. Renk boşluğun içinde doğar,
ama aynı anda boşluğu da yu-
BIRIKEREK DÖNÜŞME
tar, yüzeyin nefesini değişti-
rir. Bu yüzden Aydoğdu’nun
AYDOĞDU’NUN “Sanat birike- yatına ait bir hatıra değildir, res-
rek dönüşür” fikri tuvalin üze- min kendi hafızasıdır. Renk, in- tuvalleri düz bir bakışla tüke-
Aksoy’dan yeni sergi
rinde açıkça görülür: Resim sanlığın bıraktığı izlere, uygarlık-
tilmez: Yaklaştıkça katman-
EVİN Sanat Galerisi, 22 ilişkiyi odağına alan Aksoy, bir anda olup bitmez, ken- ların katmanlarına, kolektif du-
lar çoğalır, geri çekildikçe bü-
Ocak-28 Şubat tarihleri ara- sergisinde bu referansları çağ- di tarihini taşır. Katman- yumlara da tanıklık eder. Binler-
tün o katmanlar tek bir ritme
sında Mehmet Aksoy’un “Şa- daş heykel dili içinde ele alıyor. lar birbirini örtmek için ce tonun içinden en eski tanıklar
dönüşür.
manlar ve Mitler” başlıklı kişi- Sanatçı bu sergisinde mitolo- değil, birbirini çoğalt- gibi duran kırmızı ve siyah, bura-
Bu ritim bazen ani bir pat-
sel sergisine ev sahipliği yapa- jik anlatıların yalnızca geçmi- mak için vardır. Bir yer- da yalnız “boya” değildir, zama-
lama gibi gelir, bazen kontrol-
cak. Yapıtlarında Anadolu kül- şe ait değil, bugün de insanın de kırmızı çekilir, baş- nın dilidir. “Bir Rengin Tanıklığı”,
lü bir gerilim gibi sürer. Jest-
türü, mitolojik doğayla ve kendisiyle kurduğu ka bir yerde yeniden izleyiciyi bir galerinin duvarların-
ler vardır ama rastgele değil-
öğeler ve do- ilişkiyi anlamlandıran bir dü- yükselir. Siyah bazen da dolaştırmaktan çok, bir yüze-
ğayla kur- şünce alanı sunduğunu görü- susturur gibi olur, ba- yin içinde dolaştırıyor. O yüzeyde
dir o jestler. Sanki her hamle-
duğumuz nür kılıyor. Sergide, Aksoy’un zen daha yüksek bir her iz, bir cümlenin yarım kalmış
nin ardında, daha önce yaşan-
mermer ve metal gibi gelenek- sesin zeminini ku- yerini tamamlıyor; her katman,
mış bir şeyin izi saklıdır. Yü-
sel malzemelerle ürettiği hey- rar. Bu karşılaş- geçmişle bugünün arasındaki me-
zey bir sahneye döner: Yaşan-
kellerinin yanı sıra, dijital or- maların içinde safeyi daraltıyor. Aydoğdu’nun
mış ve hâlâ yaşayan bir sah-
tamda üç boyutlu modelleme “tanıklık” kırmızısı, bir kez görüldüğünde
ne. İzleyicinin karşısında du-
teknikleriyle tasarladığı ve 3D dediğimiz akılda kalmıyor, daha zor bir şey
ran şey, tek bir anın fotoğrafı
yazıcı teknolojisiyle hayata ge- şey yal- yapıyor: İçeride bir yerde, unutul-
çirdiği heykelleri de ilk kez iz- nız sanat- muş bir şeyi dürtüyor. Resim bit- değil, birikerek dönüşmüş bir
leyiciyle buluşuyor. çının ha- miyor, bakışın içinde sürüyor.
sürekliliktir.
ün Adana’da Tüyap kitap sakız beyazı, jilet gibi ütülenmiş fotoğrafını seyirciye sunarak başladı. duruyorum: “Türkiye ayağa
fuarında Cumhuriyet gömleğiyle görünürdü. “Sana Onca şairin arasında bir çirkin kalk/ Yurdumsun/ Atılmaz ve
DYayınları’nın düzenlediği İtalya’da birahane açacağım” diye ördek yavrusu gibi öykücü olarak satılmazımsın/ bağımsızlığımsın!/
bir söyleşi ile Ahmet Erhan’ı seslenilirdi, “takma adı Ramazan”a. kalmasının ona açtığı yoldan da söz Türkiye! Ayağa kalk! Yurdumsun/
andık. Şairin dostları Özcan Öyle ya, İtalya’da birahane açmanın etti. Bu bir anlamda disiplinlerarası Bir sanık/ Gibi buruk/ ancak/ üç
Karabulut ve Ferruh Tunç’un hayali bile güzeldi. Bir anda at yarışı ilişkinin soylu bir aradalığıydı. yanı/ gürül gürül/ denizimsin!” Ama
konuşmacı olduğu etkinlik, oynayanların gürültüsü yükselir, Nitekim Ahmet Erhan “Köpek Türkiye ayağa kalkmadı. Nice acılar
“Alacakaranlıktaki Ülkede Bir “Kahpe felek, bir gün bize de güler Yılları” adını verdiği öykü kitabıyla denizinden geçtik. Sırat köprüsü
Adana’da
Şair” başlığını taşıyordu. Ne mi?” diye hüzünlenilirdi. Şu ikramiye bu yoldaşlığa selam çaktı. O kitabın gibi haksızlıklar, hukuksuzluklardan,
yazık ki Ahmet Erhan’ın ilk şiir bir çıksaydı! Öyle büyük hayallere yazılışında Özcan’ın muazzam hedef gösterilmelerden, sıradanlaşan
kitabı olan “Alacakaranlıktaki yer yoktu mütevazı gönülde. etkisine birebir tanığım. linç defterinden... Türkiye ayağa
Ahmet Erhan...
Ülke” deyişi günümüze ait bir Yannis Ritsos’la Atina sokaklarında Ferruh Tunç ise Alacakaranlık kalkmadı! Biz de seslendik: Türkiye
babamın yakın dostuydu. 80’li yılların
imgeyi de andırıyor! Kahrolası dolaşılacak, Kazancakis’in El Ülke’yi merceğe aldığı özel ayağa kalk dedik. Olmadı! Aynı
başından itibaren süren ilişkileri
karanlıktan çıkamadık bir türlü. Greko’suna ağlanacak, Attila çalışmasını sundu, henüz 21
hicranla. Ve Ahmet Erhan dizelerine
onları yoldaşlık, kardeşlik, ağabeylik,
“Bugün de ölmedim anne” dizesi Jozsef’in mezarına gül bırakılacak! yaşındaki şairin genç yaşına rağmen sığınarak.
babalık, evlatlık gibi kavramların yer
yalnızca 80 kuşağının değil, Ahmet Erhan’ın yazmış olduğu ölümle kurduğu ilişkiyi, trajik olanı H
değiştirdiği bambaşka bir noktaya
bizlerin de sesine dönüştü. Faili “Büyük Ekspress Kuşağı” o dönemin yakalama becerisini şiir estetiği Böylece yıllar sonra Ahmet Erhan’ı
taşımış, ayrılmaz ikili olmuşlardı. Ben
belli “meçhul” öldürümlerle nice simgesiydi: “Sula beni Ramazioni- üzerinden değerlendiren bir konuşma doğduğu ve büyüdüğü coğrafyada,
de onların gideceği mekânları ezbere
aydını, kahkahalarıyla gökyüzünü takma adı Ramazan/ Donat şu sofrayı yaptı. Adana’da andık. Sadece onu değil!
bilirdim. Sonunda da elimle koymuş
delen genç kızları, barışı ve umudu bakalım cebim ne diyecek?/ Bir Bense Ahmet Erhan’ın, yalnızca Gidenleri... Adnan Satıcı’yı, Adnan
gibi bulurdum. Mülkiyeliler’den
yüreklerine yazan delikanlıları kadın bakar sanki atlasların bütün trajik olanı yorumlayan bir şair Azar’ı ve Salih Bolat’ı... Bugün
Piknik’e, Kardelen’den Nostalji Bar’a
yeraltındaki ülkeye gönderdik. kıyılarından/ Oysa içimi çeksem değil, şiirlerindeki trajik hata yapan ise yine Adana Tüyap’ta sevgili
uzanan çizgide onca acıya karşı bir
Anaların gözyaşlarıyla kalakaldık duyup da ağlayacak?” kahramanın ta kendisi olduğunu Okan Toygar’la yakın zamanda
direniş gibi kahkahaları çınlatırdı her
öylece. Anlayacağınız çok sevmenin H imledim. İşte bu nedenle Tomris çıkan “Hayatımız Güzeldir-Ataol
yanında çok da ölmeye devam ettik! yeri. Daha çok Express Birahanesi, Ahmet Erhan’ın yakın dostlarından Uyar’ın bir öyküsünde söylediği gibi Behramoğlu’nun siyasi kimliği” kitabı
Ankara’da 80 kuşağı şairlerinin
H biri Adana Lisesi’nden arkadaşı “Ölmeyecek kadar yaralıydı” hep. ekseninde Ataol Behramoğlu’nun
Ahmet Erhan yalnızca çocukluk buluşma yeriydi. Mermer masaların Özcan Karabulut’tu. Nitekim H düşünsel kimliği başlıklı söyleşimiz
kahramanım değildi, aynı zamanda arasından esmer “Ramazioni” o konuşmasına bir ilk gençlik Şimdilerde aynı dizeleri okuyup saat 12.00’de. Okurlarımızı beklerim.

